12 Eylül tutanakları ortaya çıktı

12 Eylül tutanakları ortaya çıktı
12 Eylül darbesinden önce gerçekleştirilen sıkıyönetim toplantılarının tutanakları 32 yıl sonra ortaya çıktı.

12 Eylül darbesinden kısa bir süre önce gerçekleştirilen ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in de katıldığı Sıkıyönetim Koordinasyon toplantısında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, ülkenin geleceği için askeri ‘teminat’ olarak gördüğünü belirtirken, yaşanan “anarşi” konusunda “Bunu; devletin, meşru zeminlerde kalarak, meşru yollardan giderek, meşru gücü ile mağlup etmesi lazımdır. Bu çizgileri çizişimin sebepleri hukuk devletine gösterdiğim itinadır. Aksi halde birçok şeyi kontrol altında tutamayız” dediği ortaya çıktı.

Demirel de, askerler gibi polisin yetersizliğinden yakınırken “Aslında Türkiye’in çok iyi yetişmiş polisi olsaydı belki sıkıyönetime hacet kalmazdı. Polis teşkilatı görevini yapamadığı için o zaman Silahlı Kuvvetlerimize görev düşmüştür” ifadesini de kullandı.

Genelkurmay Başkanlığı, 12 Eylül davasının görüldüğü Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne darbe öncesi yapılan “Sıkıyönetim Koordinasyon toplantısı teyp bandı metinleri”ni 4 cilt halinde gönderdi. Buna ilişkin mahkemeye verilen tutanakta, bu metinlerin 14 Haziran 2007 tarihinde emekli Orgeneral Kenan Evren tarafından Genelkurmay’a teslim edildiği bildirildi. 1980 yılı içinde ve darbeden önce yapılan Sıkıyönetim koordinasyon toplantısında komutanların ülkedeki duruma ilişkin Başbakan Demirel’e sunum yaptığı, önerilerde bulunduğu ve taleplerini dile getirdiği anlaşıldı.

Yaklaşık 9.5 saat süren bir toplantının sonunda söz alan Demirel; toplantıda, ülkenin içinde bulunduğu “büyük bela” karşısında yapılan cansiperane mücadelenin yeniden gözden geçirildiğini anlattı. Bu mücadelenin bir stratejiye dayandığını ifade eden Demirel, mücadelenin sınırları konusunda şöyle dedi:

“Stratejinin özünde devlete musallat olan bu tecavüzü mutlaka mağlup etmesi lazımdır. Tecavüz devlete müteveccihtir (Bir şeye doğru giden, yönelen)... Ülkenin bölünmezliğine müteveccihtir ve Cumhuriyete müteveccihtir. Binaenaleyh bunu devletin meşru zeminlerde kalarak meşru yollardan giderek meşru gücü ile mağlup etmesi lazımdır. Bu çizgileri çizişimin sebepleri hukuk devletine gösterdiğim itinadır. Aksi halde birçok şeyi kontrol altına tutamayız. Daha da çok büyük işlerle karşı karşıya kalırız.”

Askerleri teminat olarak görmüş

Konuşmasında toplantıya katılan komutanlar ile onların emri altında bulunan subaylar, astsubaylar ve erlere takdir, teşekkür ve tebriklerini sunduğunu belirten Demirel, “Yapılan değerlendirmenin meseleyi vukufla bildiğimizi ortaya koyduğunu ifade etmeliyim ve görev yapan değerli komutanlarımızın büyük bir vatanperverlik şuuru içinde devlete sahipliğini takdirle karşılıyorum. Ve bunu gelecek için teminat sayıyorum. Bu meselenin içinden çıkmak için teminat sayıyorum” dedi.

Demirel, istihbarat eksikliği konusunda ise “Bu mücadelede istihbarat ihtiyacının giderilmesi, kaldırılması şarttır. Bu mücadelede istihbarat ihtiyacının giderilmesi fevkalade önem taşıyor. O olmadığı takdirde karanlıkta kalıyoruz. Tamamen ne kadar gayret sarf etsek hedefini bulmuyor. Gayret onun içindir ki memleketi kim rahatsız ediyor, onun peşine düşülecektir. O biliniyorsa hizmetler daha kolaylaşacaktır” görüşünü kaydetti.
 

İyi yetişmiş polis olsaydı..

Askerlerin, olaylara müdahalede polisi eleştirmesi konusunda Demirel, şunları söyledi: “Evet aslında Türkiye’nin çok iyi yetişmiş polisi olsaydı belki sıkıyönetime hacet kalmazdı. Türk devleti aslında masrafını az tutmak için polisi fevkalade dar tutmuştur. Zaten Türkiye sakin memleketti. Yani polisle koca vilayetler idare ediliyordu. Ondan sonra Türkiye kalkınmaya başlayınca, çeşitli cereyanlara maruz kalınca demokrasi vesaire memlekette bugünkü şekilde anlaşılınca ve komünizan hareketler, malum çevrelerden beynelminel emelleri; Türkiye’yi parçalamak için bu işe tahsis edilmiş çeşitli teşkilatların kaynattığı kazan bugünkü polis teşkilatı ile Türkiye’yi idare etmenin mümkün olmadığını göstermiştir. Polis teşkilatı görevini yapamadığı için o zaman Silahlı Kuvvetlerimize görev düşmüştür. Ve biz istiyoruz ki Silahlı Kuvvetlerimize bu çeşit görevler çok az düşsün. Onun için fevkalade hal kanunu meydana getirelim diyoruz. Silahlı Kuvvetlerimiz daha çok caydırıcılık vasfını kaybetmeyecek iç ve dış tehditin boyutları büyüme ihtimali olduğu zaman işin içine girsinler yoksa kolluk kuvvetleri hizmeti yapar durumda kalmasınlar. Polis meselesindeki zorlukları hep biliyorsunuz maalesef polis bölünmüştür. İçine fitne sokulmuştur ve bu fitneyi de ne kadar zamanda Türkiye temizleyebilir bilmiyorum. Canla başla tedavi edilebileceklerini tedavi ederek ama edemiyeceklerini mutlaka sayarak bu işin içinden çıkmak lazım.”
(SRK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com