23 yıl önce de düşürülmüştü

23 yıl önce de düşürülmüştü
Genelkurmay Başkanlığı’nın dün internet sitesine koyduğu 47 numaralı bilgi notu, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın da gündemine bomba gibi düştü.
Suriye vurdu
 
Gün boyunca iddialar birbirini kovalarken Brezilya gezisinden dönen Başbakan Erdoğan güvenlik zirvesini topladı. Gece yarısı yazılı açıklama gündemi bir kez daha sarstı: Türk savaş uçağını Suriye düşürdü.
 
Üçgen koordinat
 
Genelkurmay’ın notunda, “22 Haziran tarihinde görev uçuşu için saat 10.30’da Malatya-Erhaç Meydanı’ndan kalkış yapan bir uçağımızla saat 11.58’de Hatay ili güneybatısında deniz üzerinde radar ve telsiz teması kesilmiştir. Arama kurtarma çalışmalarına derhal başlanmıştır” bilgisi yer aldı. Bu bilgiden uçağın Akdeniz’de Kıbrıs’ın Karpaz burnu, Hatay’ın Samandağ ilçesi ile Suriye’nin Lazkiye limanı arasındaki bir üçgen içinde düştüğü anlaşıldı.
 
‘ANA’, rota değiştirdi
 
Genelkurmay’ın internet sitesindeki bu açıklamasından kısa süre sonra Brezilya’dan Türkiye’ye dönüş yolunda olan Başbakan Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyeti getiren ANA uçağının rotasının değiştiği, uçağın daha önceden planlandığı gibi İstanbul’a değil Ankara’ya ineceği ve Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanları ile Genelkurmay Başkanı, Hava Kuvvetleri Komutanı’nın katılımıyla bir güvenlik zirvesi yapılacağı belirtildi.
 
Güvenlik zirvesi
 
Sürpriz güvenlik zirvesi, uçağın Suriye tarafından düşürüldüğü iddialarını artırdı. Ancak ANA, İtalya semalarındayken Erdoğan’a eşlik eden basın mensuplarının indirilmesi için rota yeniden İstanbul’a çevrildi. Erdoğan, İstanbul’dan Ankara’ya gelerek düzenlediği basın toplantısının ardından güvenlik zirvesine geçti.
 
Yabancı ajanslar da Türk savaş uçağının Suriye tarafından düşürüldüğünü “flaş gelişme” olarak duyururken, Ankara’da başta Genelkurmay ile Dışişleri olmak üzere tüm ilgili kurumlar sessizliğini korudu. Tüm dünya Başbakan Erdoğan’ın Ankara’da yapacağı açıklamaya kitlendi.
 
Uçağımız düşürüldü
 
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen ve 2 saat 10 dakika süren güvenlik zirvesinin ardından yapılan yazılı açıklamada, “Uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğü anlaşılmıştır” denildi. Başbakanlık Resmi Konutu’nda gerçekleştirilen güvenlik toplantısının ardından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, 22 Haziran’da görev uçuşu için Malatya Erhaç Meydanı’ndan kalkış yapan uçakla radar ve telsiz temasının kesilmesinin akabinde yaşanan gelişmelerin yapılan toplantıda ele alındığı belirtilerek, şunlar kaydedildi: “İlgili kurumlarımızın sağladığı verilerin değerlendirilmesi ve Suriye ile yürütülen ortak arama kurtarma faaliyetleri çerçevesinde elde edilen bilgiler neticesinde uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğü anlaşılmıştır. Pilotlarımız dahil arama kurtarma çalışmaları halen devam etmektedir. Türkiye olayın tam olarak aydınlatılmasının ardından nihai tavrını ortaya koyacak, atılması gereken adımları kararlılıkla atacaktır.”
 
Basına kapalı gerçekleştirilen, Başbakan Erdoğan başkanlığındaki zirve 2 saat 10 dakika sürdü. Zirveye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan katıldı.
 
Birlikte arıyoruz
 
Erdoğan’ın, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı, “Türk uçağıyla ilgili ‘Düşürüldü’ diyemiyorum” açıklaması, uçağın düştüğü veya düşürüldüğüne dair belirsizliği ortadan kaldırmadı. Erdoğan’ın uçağın düşmesine ilişkin ilk açıklaması, “Uçağımızın kaybı, düştüğü noktasında, ‘düşürüldü’ diyemiyorum. Kesin bilgiler olmadan bunu söylemek mümkün değil” şeklinde oldu. Erdoğan şöyle devam etti: “Hatay’ın güneyinde, Lazkiye’ye 8 mil uzaklıkta olduğu söyleniyor. Pilotlarımızla ilgili bir haber yok ama şu anda 4 tane hücum botumuz, helikopterlerimiz, Suriye’nin hücum botları, müşterek arama sürdürüyor. Ne gibi bulgular elde edilecek göreceğiz, bu çalışmalar netice alıncaya kadar inşallah orada devam edecek.
‘Suriye’den özür’ iddiası Kesin bilgi yok, özür dilenmiş mi, dilenmişse ne için dilenmiş ortaya çıkar.
Pilotlar Suriye’de rehin iddiası Böyle bir bilgi kesinlikle yok.
Neden oradaydı sorusu Bu konuda henüz elimizde kesin bir bilgi yok.”
 
İddiaların önü kesilmedi
 
ANA Türkiye’ye yaklaştıkça hem Türkiye’den hem de dünyadan olayla ilgili birbiri ardına gelen iddialar kafaları karıştırdı. İran ve Lübnan’da Hizbullah’a yakın haber kaynakları da spekülasyon zincirine katıldı. Öne çıkan iddialar şunlar oldu:
- 14 Mayıs’ta İsrail’e ait bir uçak KKTC hava sahasını 8 dakika ihlal ettiği için, Erhaç’taki uçaklar KKTC hava sahasını korumak ve Rum Kesimi’nin İsrail’le birlikte yürüttüğü petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını fotoğraflıyordu. Uçak bu görevi yaparken düştü. (Malatya Erhaç’ta keşif ve gözetleme yapmada kullanılan iki pilotlu RF-4E uçakları konuşlu.)
- Uçak Suriye’nin Akdeniz kıyılarında Rusya’ya ait savaş gemilerinin hareketliliğini izliyordu. Fark edilince Suriye savaş uçakları ile it dalaşına girdi ve düştü.
- Türk uçağı bir Rusya savaş gemisinden atılan füzeyle düşürüldü.
- Uçak Suriye Hava Sahası’nı ihlal etti. Suriye’nin karadan fırlattığı füzeyle düşürüldü.
- Uçak uluslararası hava sahasında uçarken arızalandı.İrtifa kaybetmeye başladı ve Suriye karasularına düştü.
- Pilotlar fırlatma koltuğunu kullanarak kurtuldu.
- Uçak Suriye karasularına düştüğü için Türkiye ve Suriye ortak çalışma başlattı.
- Pilotlar kurtuldu ve Suriye Türk uçağını düşürmek zorunda kaldığı için üzüntülerini dile getirdi.
- Pilotların fırlatma koltuğundan sinyal alındı. Suriye’ye ait bir sahil güvenlik hücum botu tarafından kurtarılan pilotlar rehin alındı.
 
23 yıl önce de düşürmüştü
 
TÜRK Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçağının Suriye karasularına düşmesi, akıllara 1989 yılında Suriye ile yaşanan krizi getirdi. 21 Ekim 1989’da meydana gelen olayda, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ne ait BN-2A-3 Islander tipi çift motorlu uçak, Suriye sınırında kadastro çalışmaları yapmak üzere kalktıktan sonra Suri-ye Hava Kuvvetleri’ne ait 2 Mig-21 savaş uçağı tarafından ateş açılarak düşürülmüştü. Olayda Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nde görevli pilotlar Talat Gencer, Faik Aytan ile teknisyenler Yusuf Gören, Selahattin Çelik ile Fikri Köşker şehit olmuştu. Olay sonrasında Suriye yetkilileri, uçağın 20 km. sınırı ihlal ettiğini iddia etmiş ancak bir yıl sonra Türkiye’ye ailelere verilmek ve düşürülen uçak için 3 milyon 430 bin dolar tazminat ödemişti. Suriye karasularında düşen RF-4E Phantom uçağı Malatya Erhaç 7’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda konuşlu 173’üncü Filo’ya aitti. F-4E Phantom II uçağından geliştirilen bu model, İngilizce’de “reconnaissance” yani keşif anlamını taşıyan kelimenin baş harfi R’yi taşıyor. Burun bölümün-de makineli top yerine özel kameralar bulunuyor. Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine 1974’te giren F-4E Phantom’ların kaza sayısı 56’ya yükseldi. Kazalarda 58 pilot ve silah sistem subayı şehit oldu.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com