27. Vakıflar Haftası kutlamaları DPÜ'de başladı

27. Vakıflar Haftası kutlamaları DPÜ'de başladı
Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından organize edilen ve “Vakfet, Yaşa Yaşat” sloganıyla 3-9 Mayıs tarihleri arasında kutlanan 27. Vakıflar Haftası kutlama programı, Dumlupınar Üniversitesi Konferans Salonu'nda yapıldı.

Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından organize edilen ve “Vakfet, Yaşa Yaşat” sloganıyla 3-9 Mayıs tarihleri arasında kutlanan 27. Vakıflar Haftası kutlama programı, Dumlupınar Üniversitesi Konferans Salonu'nda yapıldı.

Açılış konuşmalarıyla başlayan programda söz alan Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Hasan Gök, vakıfların ve vakıf kurumların kültür ve medeniyetimizin gelişmesinde, toplumun huzur ve refaha kavuşmasında, toplumsal dayanışmanın en üst seviyeye çıkmasında önemli bir yeri olduğunu belirterek, Genel Müdürlüğün, yurdun dört bir yanına dağılmış, 20 bin civarında abide eserin bakım onarımını yürüttüğünü, korumaya ve yaşatmaya çalıştığını hatırlatarak, sayıları hızla artan imarethanelerde binlerce vatandaşımıza sıcak yemek ve gıda yardımı ile muhtaçlarımıza nakdi yardımda bulunulduğunu ve çalışmaların aç ve açıkta bir tek vatandaşımızın kalmaması yönünde devam ettiğini ifade etti.
Konferansta DPÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atilla Batur, “Toplumsal Sorunların Çözümünde Vakıfların Yeri ve Önemi” konulu bir konuşma yaptı. Konuşmasında, vakıflarla ilgili yeni dönem envanter çalışmalarının başlatıldığını, kendisinin de görev aldığı çalışmada yurdun dört bir yanından çeşitli üniversitelerden 685 öğrencinin projelerini sunarak çalışmalarını sürdürdüğünü, 1, 2 ay içinde vakıflarımızın envanterinin açıklanacağını söyledi.
Vakıfları, asırlar boyunca kişilerin mallarını belli amaçlara tahsis etmesiyle doğmuş, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma esasına dayalı hukukî bir müesseseler olarak tanımlayan Yrd. Doç. Dr. Atilla Batur, 'İnsanların olgunlaşarak kemale ermek amacıyla içinde yaşadıkları toplumun medeniyet seviyesini yükseltme çabalarında, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygusunun rolü inkar edilemez. Çünkü insanların her alanda ilerlemelerine engel olan isyan, ihtilal ve anlaşmazlıklardan meydana gelen felaketlerin ilacı karşılıklı yardımlaşmadır' diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü “İnsanlar gerek fikri kapasite açısından, gerekse bedensel ve parasal güç açısından birbirinden farklı yaratılmış olup kuvvetli ve zayıf olmak üzere ikiye ayrılmaktadırlar. Zayıfta, korunma ve yardım isteme arzusu; kuvvetlilerde ise sahip çıkma ve himaye etme duygusu görülür ki bu hisler insanları toplum halinde yaşamaya sevk eder. Toplum hayatının varlığını koruyan intizam ve asayişin en önemli şartı ise, insanların bu iki tabakası arasında boşluk kalmaması ve sosyal dengenin korunmasıdır ki bu tabakalar arasında yakınlaşmayı sağlayan temel faktör karşılıklı yardımlaşmadır. Karşılıklı yardımlaşmanın iki şeklinden biri de zekat ve vakıftır.Vakıf müessesesi asırlar boyunca insanların mal varlıklarını belirli amaçlarla tahsis etmeleriyle doğmuş ve gelişmiştir. Zaten insanların yaratılışlarında hayır işlerine karşı sevimli bir eğilim vardır ve fertlerin hayat sürecinde bu eğilim sürekli olarak hissolunur. Vakfın en makbulü, insanların en acil ihtiyaçları olan şeyi vakfetmektir anlayışından hareketle, Allah'a yakın olma ve sevap kazanma amacıyla insanlara faydalı olabilecek her türlü dini ahleki ve sosyal hizmet vakıflar kanalıyla sağlanmıştır. Bölgelere, zamana ve vakıf kurucusunun şahsi kabiliyet ve düşünce tarzına göre ihtiyaç duyulan şeyler sürekli olarak değişkenlik arz ettiğinden, vakıf kanalıyla yürütülen hizmetler de aynı oranda farklılık arz eder.'
Konferansın sonunda, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde 20. yılını doldurarak vakıf insan seçilen kişi ve personele plaket takdim edildi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com