28 Şubat postmodern darbesinin 17. yılı

28 Şubat postmodern darbesinin 17. yılı
Eski Darbe ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyonu Başkanı Karayel:

TBMM (AA) - ESİN IŞIK - Eski TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel, 28 Şubat postmodern darbesi ile 17 Aralık arasında büyük benzerlik bulunduğunu ifade ederek, "İkisi de silahsız kuvvetler vasıtasıyla yapılmaya çalışılıyor, ikisi de ekonomiye zarar veriyor" dedi.

Karayel, 28 Şubat postmodern darbesinin 17. yılı dolayısıyla AA muhabirinin sorularını cevaplandırdı. Karayel, Türkiye'nin son 50 yıllık tarihinin "darbeler tarihi" gibi olduğunu, bu süreçte 4 darbe yaşandığını belirtti.

Türkiye'nin genç bir demokrasiye sahip olduğunun altını çizen Karayel,  demokrasiyle idare edilen hiçbir ülkede darbeden söz etmenin mümkün olmadığını söyledi.

Türkiye'de milletin iradesini temsil eden TBMM'nin fonksiyonlarının askıya alındığı dönemlere değinen Karayel, "Bazen bunları asker yapmıştır. Silahlı kuvvetler önde gözükmüştür. 28 Şubat gibi postmodern darbelerde de silahsız kuvvetler öne çıkmıştır. Silahsız kuvvetler tamamen silahların gölgesi altında, onların korkusuyla toplumu yeniden dizayn etmek istemişlerdir" dedi.

 

- "Demokrasiyi çocuğumuz, canımız gibi korumamız gerekir"

 

Karayel, Meclis'te grubu bulunan 4 siyasi partinin müşterek önerileriyle TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu kurulduğunu anımsatarak, bu komisyonun çok büyük bir görev ifa ettiğini, Türkiye'nin darbelerle yüzleşmesini sağladığını kaydetti.

Komisyonun çalışmaları sonucu çözülmesi istenen konulardan bazılarının çözümü için adımlar atıldığını  belirten Karayel, şöyle devam etti:

"Türkiye'de son 10 yılda sivil siyaset güçleniyor, hak ve özgürlükler güçleniyor. Buna rağmen bugün içinde yaşadığımız durumlar gibi maalesef hoş olmayan 3, 5 savcının, 5, 10 polisin organize ettiği paralel yapılanmalardan da zarar görüyoruz. Demokrasiyi çocuğumuz, evladımız, canımız gibi korumamız gerekir. Bu ülkenin geleceği demokratikleşmededir, insan hakları ve sivil siyasetin güçlenmesindedir. Eğer Türkiye'de bir daha darbelerin olmasını istemiyorsak mutlaka darbecilerin yapmış olduğu militarist anayasadan kurtulmamız gerekir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin mutlaka bir an önce sivillerin yaptığı ve içeriğinin de sivil olacağı bir sivil anayasaya kavuşması gerekir."

Karayel,  Türkiye'de özellikle eğitim sistemini güçlendirerek gelecek nesillerin demokrasiye sahip çıkmasını sağlaması gerektiğini belirterek, "Gelecek nesiller demokrasiye, hak ve özgürlüklere sahip çıkarlar, sivil siyaseti güçlendirirlerse Türkiye o zaman darbelerden kurtulmuş olur" diye konuştu.

 

- "Darbenin iyisi veya kötüsü, yandaşı olmaz"

 

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bazı kırılganlıklardan istifade etmek isteyen dışarıda ve içeride güçler olabileceğini vurgulayan Karayel, dışarıdaki emperyalist güçlerin içeride her zaman uzantılarının bulunabileceğini anlattı.

Türkiye'nin demokrasisini güçlendirmesinin gerekliliğine ve sivil anayasasını yapmasının önemine işaret eden Karayel, sivil anayasanın milletin birlik ve bütünlüğünü sağlamak anlamına geleceğini kaydetti.

Türkiye'nin bunu yapamamış olmasını "büyük bir eksiklik" olarak niteleyen Karayel, "Bu eksiklikten istifade ederek son dönemde 17 Aralık'tan itibaren Türkiye'nin yaşamış olduğu şeylerde de bu kırılganlıkları maalesef görüyoruz. Elinde silahı bulunduranlar veya silahların gölgesindeki sivil organizasyonlar, STK'lar, silahsız kuvvetler meydana çıkar. Bu her zaman Türkiye gibi ülkelerde olabilecek ihtimallerdir. Bir daha Türkiye'de darbe olmasını istemiyorsak bütün milletimizin darbe sözcüğü de dahil olmak üzere tüm darbecilere karşı çıkması gerekir. Darbenin iyisi veya kötüsü, yandaşı olmaz" dedi.

Her darbe döneminde ülkenin çok büyük maddi kayıplar verdiğine de dikkati çeken Karayel, bunun önüne geçmenin yolunun darbecilere ve darbe zihniyetindeki herşeye karşı çıkmaktan geçtiğini söyledi.

 

-"Bunun vebali kime aittir?"

 

17 Aralık operasyonuna da değinen Karayel, şunları söyledi:

"17 Aralık da bir darbe girişimidir. 17 Aralık dışarıdaki güçlerle içerideki uzantılarının bir işbirliğidir. Bu işbirliği Türkiye'ye çok büyük bir ekonomik kayıp, 200 milyar doların üzerinde zarar vermiştir. Bunun vebali kime aittir, bunu kim ödeyecek? 3, 5 savcı, 5, 10 polis mi ödeyecek? Ödemeyeceğine göre 77 milyon insanımızın tamamı bundan zarar görmüştür. Türkiye'ye bu bedeli ödetenler, bu zararı verenleri biz affetmiyoruz, Allah'ta affetmez.

28 Şubat döneminde askerler silahlarını nasıl ki ellerinde tutmadılar sadece sopa gösterdiler. 17 Aralık'taki operasyonla müthiş bir benzerlik var. İkisi de silahsız kuvvetler vasıtasıyla yapılmaya çalışılıyor, ikisi de ekonomiye zarar veriyor. Bu silahsız kuvvetlerin mutlaka önünün kesilmesi lazım ve bunların demokratik, hukuk devleti içerisindeki statülerine çekilmesi gerekir. Bunu yapabilirsek Türkiye kazanım sağlar."

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com