3 temmuz sürecini anlattı

3 temmuz sürecini anlattı
Şike süreciyle ilgili konuşan İbrahim Akın çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.

Aksiyon Dergisi'ne konuşan İbrahim Akın 3 Temmuz süreciyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şike sürecinde en fazla zarar gören kişilerin başında gelen Akın 5 ay hapis yattıktan ve 900 gün futboldan ayrı kaldıktan sonra yaşadığı her şeyi anlattı.
 
İşte o röportajdan bir bölüm:
 
3 Temmuz'a gidelim. Operasyon günü sen neredeydin?
3 Temmuz başladığında İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile Slovakya'da kamptaydık. 10 gün sonra polis bizi de davet etti. Benim de o ara transfer görüşmelerim vardı. G.Saray, Beşiktaş, F.Bahçe beni istiyordu. Hepsiyle de konuşuyorduk. Ama G.Saray ile para ve bonservisimde anlaşmıştık. Abdullah (Avcı) Hoca bana, “İskender'le git. Sizi gözaltına almayacaklar. 2 gün de tatil yapın, geri gelin.” dedi. Biz de hiçbir şey bilmiyoruz. Geldik, havaalanından aldılar. Ne olduğunu anlayamadık.
 
Olanları takip etmediniz mi, gazeteleri okumadınız mı?
Genel hatlarıyla biliyoruz ama bizim hakkımızda ne var ne yok onu bilmiyoruz. Bizi direkt Organize Şube'ye götürdüler. Nezarete attılar. Öyle bekliyoruz. Avukatımız yok. İstanbul Belediye'nin bir avukatı geldi. Adamı tanımıyorum, etmiyorum. ‘Anlat' diyor bana. ‘Ne anlatayım' dedim. ‘Sen bilmiyor musun?' dedi. ‘Sen bilmiyorsan ben nereden bileceğim?' dedim. Bana anlat diyor avukat. Ben hayatımda karakola dahi gitmemişim. Nezarete koydular bizi. Aradan 8-9 saat geçti, yukarıya çıkardılar. Önüme 55 sayfalık bir doküman koydular. İçinde telefonda ne konuştuysam hepsi var. Soruları cevapladık. Avukat da yanımda. Bana ‘Şimdi seni salarlar' dedi.
 
Kaç saat sürdü bu?
3-4 saat sürdü. İki defa ara verdik. Gece 11 gibi bitti. Avukat ‘Savunma güzel' dedi. Her şey gayet normaldi. Bir baskı yoktu.
 
Sen hiç ön hazırlık yapmadın mı?
Hayır. Bir şeyden haberim yok ki. Ondan sonra avukat yarın savcı seni görmek istiyor dedi. Ertesi gün savcıya gittik.
 
Havaalanında seni aldılar, şok yaşadın mı?
Şimdi böyle bir şey beklemiyorduk ama tutuklanan insanlar vardı. Olabilirdi de. Ama bize söylenen bizi kimsenin almayacağıydı.
 
Savcıya gittiniz. Sonra… Baskı falan olduğunu söyledin...
5 saat sürdü sorgum. Bir kez ara verdik. Aradan sonra işte o 9 paragraf cevaplarım var benim. Eğer polisteki savunmamı görürseniz, savcıdaki savunmamın neden değiştiğini anlarsınız.
 
Savcıyla konuşurken yanında avukatın yok muydu?
Yine aynı avukat vardı. Avukat CAS davasına gittiğimde de benimle geldi. Beni mahkemede desteklemedi, CAS'ta destekledi. Mahkemeye çağrıldı gelmedi. Savcının bana yaptığı baskıyı anlatmadı.
 
Avukat, CAS'ta F.Bahçe ceza almasın diye böyle bir savunma yapmıştır belki
Mahkemeye gelse böyle böyle oldu dese belki her şey farklı olacak. Ben HSYK'ya da itiraz ettim. Savcı bana baskı yaptı dedim.
 
Nasıl bir baskıydı bu?
Çocuklarımla tehdit etti. ‘Benim istediğim cevapları vermezsen çoluğunu çocuğunu göremezsin' dedi. ‘İstediğim cevapları verirsen de, işte kapı, tıkır tıkır aşağı iner gidersin' dedi.
 
Savcı sana inanmıyor muydu?
‘Ben sana inanmıyorum' diyordu. Benden isim istiyordu. Yoksa çıkamazsın diyordu. Avukata, dışarı çıkın, düşünün dedi. Avukat da bana diyor ki ‘Bak savcı böyle diyor, tutuklayacak seni, ne istiyorsa yapalım, çıkarsın.' Ben o sırada ağlıyordum. Tamam dedim. Siz ne istiyorsanız onu yazın dedim. Neye imza attığımı bilmiyorum. Yemin ederim. Bu zamana kadar savcının baskı yaptığını anlattım. Yalanlamadı beni. Niye uydurayım böyle bir şeyi. Bu davada kullanıldım. Sahaya çıkıyorum, bana şike yaptı diyorlar. En iyi oynayanım, şike yaptı diyorlar. Uçmuşum o sezon, bir sürü takım beni istiyor, beni şikeyle suçluyorlar.
 
Röportajın tamamı için tıklayın
(UGE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com