7. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası

7. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası
Başbakan Yardımcısı Babacan: (3)

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Türkiye'de kredi hacmi tabii ki artsın ama ölçülü artsın, bu artış ağırlıklı olarak reel sektör yatırımlarıyla, üretimle ve ihracatla olsun" dedi.

Babacan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen 7. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası'nda yaptığı konuşmada, şuranın, her sektörün en önemli konularının ele aldığı ve çözüm üretmek için çalışılan önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. 

Babacan, küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisi açısından oldukça önemli bir dönemde bulunduklarını belirterek, "Geçen hafta katıldığım G-20 toplantılarında da tüm küresel ekonomiyi ve özellikle gelişmekte olan ekonomilerin içinden geçtiği dönemi meslektaşlarımızla değerlendirme fırsatı bulduk. Türkiye, önümüzdeki yıl G-20'nin dönem başkanlığını yapacak. Fiilen çalışmalarımızı da 1 Aralık 2014'te başlatacağız ve önümüzdeki yıl Türkiye'de çok sayıda toplantılar olacak" diye konuştu.

Dünyanın şu andaki ekonomik görünümüne bakıldığında genel tablonun çok kötü olmadığını ifade eden Babacan, küresel krizin en kötü günlerinin geride kaldığını belirtti. Krizin ilk olarak finans sektöründe ortaya çıktığını anımsatan Babacan, bu tip krizlerin uzun sürdüğünü ve etkilerinin çok geniş olduğunu kaydetti.

Finans sektöründeki sorunun reel sektöre hemen yansıdığına dikkati çeken Babacan, şöyle devam etti:

"Bir yandan finans sektörünün ülkeye getirdiği yük bir yandan da ülkelerin krizi atlatmak adına daha fazla kamu harcaması yapması ve borçlarının artması kamu borcu sorununun dünyada gündeme gelmesine neden oldu. Gerçekten pek çok gelişmiş ülkede şu anda ciddi bir kamu borcu sorunu var. Gelişmiş ülkelerin kamu borcunun milli gelire oranı ikinci Dünya Savaşından sonraki oranlara ulaşmış durumda."

- "Avrupa'daki toparlanma bizi de olumlu etkileyecek"

Babacan, gelişmiş ülkelerin borçlarının makul seviyelere inmesinin uzun zaman alacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Avrupa ekonomileri ancak 5-6 yıllık bir süreden sonra pozitif büyüme yakalayacak gibi görünüyor. Avro Bölgesinde de yıllardır negatif büyümeden sonra belki bu sene ilk defa küçük bir pozitif büyüme olacak. ABD'nin ekonomisindeki toparlanma biraz daha güçlü görünüyor. Doların rezerv para olarak kullanılıyor oluşu, ABD için çok farklı bir esneklik alanı oluşturuyor. Karşılıksız basılan trilyonlarca dolara rağmen şu anda Amerikan ekonomisini çarkları Avrupa'ya göre biraz daha hızlı dönmeye başlamış durumda.

Ama her ne olursa olsun küresel ekonomideki bir miktar daha olumlu görünüm ve özellikle Avrupa'daki toparlanma Türkiye açısından önemli. Toparlanmanın bizim ekonomimiz üzerinde kuşkusuz olumlu etkileri olacaktır diye bekliyoruz."

Gelişmekte olan ülkelerin geçen yılın mayıs ayından itibaren yeni bir döneme girdiğini belirten Babacan, söz konusu dönemde FED'in yeni bir politika duruşu sergileyerek olağanüstü likidite sağlama döneminin sona erdiği ve faiz artırımlarına başlayacağı mesajını verdiğini ifade etti.

Bu durumun etkilerinin cari açığı yüksek olan ekonomilerde daha fazla hissedildiğine dikkati çeken Babacan, "Gelecek 10 yıllık dönemde gelişmekte olan ülkeler açısından büyüme geçtiğimiz 10 yıla göre daha yavaş olacak. Artık Çin'de yüzde 9-10'luk büyüme oranları gerçekleşemeyecek. Belki yüzde 7-8'lik büyüme oranı olabilir, yüzde 7'nin altına düşürmemek içinde özel bir çaba var. Gelişmekte olan ülkelerin gelecek 10 yılın ortalama büyüme oranları gelişmiş ülkelerden daha fazla olacak. Küresel ekonomilerin yine temel dinamosunu, lokomotifini gelişmekte olan ülkeler oluşturacak" diye konuştu.

Gelişmekte olan ülkelerle ilgili bazı kavramsal değerlendirmeler bulunduğunu anımsatan Babacan, bunun geçmiş 10 yıllarla yapılan kıyaslamalara dayandığını oysa önümüzdeki dönemde de gelişmekte olan ülkelerin potansiyellerinin ve fırsatlarının gelişmiş ülkelerden çok daha fazla olduğunu söyledi.

- "Gelecekte Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi Türkiye olacak"

OECD'nin önümüzdeki 10-20 yıl boyunca Türkiye'nin, Avrupa'nın en hızlı büyüyecek ekonomisi olacağını söylediğini dile getiren Babacan, küresel ekonomideki sorunların aşılmasında ülkeler arasında koordinasyon ve işbirliğinin önemli olacağını kaydetti.

Türkiye ekonomisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, özellikle bütçe konusundaki sağlam duruş ve finansal sistemin sağlamlığının Türkiye'yi bundan sonraki süreçte koruyacak en önemli unsurlar olacağını vurguladı. Babacan, Avrupa'ya bakıldığında sorunların temelinde bu iki unsurun görüldüğüne işaret ederek, bütçe açıklarının çok yüksek olduğunu ve finans sektörüyle ilgili çok ciddi sıkıntılar bulunduğunu dile getirdi. Babacan, Türkiye'nin Avrupa ülkelerinin zayıf olduğu bu iki alanda güçlü olduğuna işaret etti. 

Son ekonomik krizde Türkiye'nin pek çok ülkeden farklı bir duruş sergilediğine değinen Babacan, 2009-2013 arasındaki 4 yıllık dönemde Türkiye'nin kamu borcunun milli gelirin yüzde 45'inden yüzde 35'ine, bütçe açığının yüzde 5,5'ten yüzde 1,1'e düştüğünü, Türkiye'nin yıllık ortalama yüzde 6 büyüdüğünü ve toplam istihdamın da 6 milyon arttığını bildirdi. Babacan, "Aynı dönemde Avrupa'da 5 milyon istihdam kaybı var. Türkiye tek başına 6 milyonluk istihdamı oluşturmuş durumda" dedi.

- "Kredi hacmi ölçülü artmalı"

Türkiye'nin, küresel kriz döneminde, gelir dağılımını düzeltip yoksulluğu azalttığını belirten Babacan, OECD ülkeleri içerisinde Türkiye'nin gelir dağılımını en hızlı düzelten ülke olduğunu söyledi. 

Türkiye'nin cari açığı ve bunun bir sonucu olarak da özel sektörün yurt dışı borcunun dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu vurgulayan Babacan, özellikle 3 yıllık dönemde cari açığı azaltmayı bir numaralı öncelik olarak belirlediklerini söyledi. Babacan, bunu kısa vadede mali disiplinle bütçe açığını düşük tutup tasarrufları artırarak, para politikasında iç tüketimi ve kredi hacmini yönlendirerek, makro ihtiyati tedbirlerle kredi kompozisyonu ve büyüme hızını üretimle olan bağlantısını güçlendirerek sağlamayı amaçladıklarını kaydetti. 

Babacan, "Türkiye'de kredi hacmi tabii ki artsın ama ölçülü artsın, bu artış ağırlıklı olarak reel sektör yatırımlarıyla, üretimle ve ihracatla olsun. KOBİ kredileri artıyorsa problem yok, artsın. Üretimle, yatırımla ilgili artıyorsa sorun yok, artsın. Sanayicimize krediler artıyorsa bunun önü açık. Ama öte yandan tüketici kredilerine dikkat etmemiz gerekiyor. Türkiye'de Tüketici Güven Endeksleri çok yüksek. Halkımız geleceğine güveniyor. Bankalarda geleceğe güvendiği için kredi verme konusunda bir arzuya sahip ama kazanmadan harcamak, tüketmek hem hanehalkı için hem de ekonomimizin bütünü için son derece büyük riskleri beraberinde getirebiliyor. Üretmeden tüketmek ülkeleri felakete götürebilir" diye konuştu.

Babacan, Türkiye'nin en önemli yapısal sorunlarından birinin enerji olduğunu vurgulayarak, enerjide dışa bağımlılığın cari açığı olumsuz etkilediğini, bu nedenle yerli ve yenilenebilir enerjiye dayalı bir stratejiye ve daha fazla tasarrufa ihtiyaç olduğunu söyledi.

Babacan, bu konuda ilgili tüm kurumların yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu ve yeni bir enerji verimlilik strateji belgesi açıklandığını kaydetti. 

Şuraya, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da katıldı.

(Bitti)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com