7 Yeni Film Gösterimde

7 Yeni Film Gösterimde
Sinemaseverler bu hafta, biri yerli 7 yeni filmle buluşacak. İşte filmler!

KAYBEDENLER KULÜBÜ
Tolga Örnek'in yönettiği ve Nejat İşler, Yiğit Özşener, Ahu Türkpençe ile İdil Fırat'ın oynadığı ''Kaybedenler Kulübü'' filmi, komedi ve dram sahneleriyle sinemaseverlerin ilgisini çekecek.

Filmde, alternatif kitaplar basan bir yayınevinin sahibi Kaan (Nejat İşler) ile Kadıköy'de bar işleten, çok sıkı bir plak ve efemera (gündelik yaşama ait ıvır zıvır olarak nitelendirilebilecek kısa ömürlü küçük ve geçici belgeler) koleksiyoneri Mete (Yiğit Özşener), 1990'lı yılların ikinci yarısında, bir radyo programı yapmaya başlar. Program zaman içinde hem onların hem de dinleyenlerin hayatını değiştirecek. Programın şöhreti hızla yayılırken Kaan ve Mete hayatlarına aynen devam eder. Her gün başka kadınlarla yalnızlığını gidermeye çalışan Kaan, aradığı aşkı Zeynep'te (Ahu Türkpençe) bulur ve bu aşkı tutkuyla yaşamaya çalışır. Herkesin ''kendi kaybını'' bulduğu ''Kaybedenler Kulübü'' programı, toplumun farklı kesiminden insanları bir araya getirir.

DÖRT ASLAN
Christopher Morris'in yönettiği ve Peter Carlton, Angus Aynsley, Alex Marshall ile Mark Herbert'in oynadığı ''Dört Aslan (Four Lions)'' filminde, terör üzerine hicivli bir inceleme yapılarak, insan davranışlarının temellerini araştıran güçlü bir dram sahneleniyor.

Filmde, dört adamın, farklı yabancılar olarak görülmesine izin verilmiyor. Onları görmemezlikten gelmenin veya içinden geldikleri kültürü toptan yabancılaştırma eğiliminin ardındakileri açık ediyor. Gerilimle espri arasında ince bir dengede durarak, bugünün gerçekliğine cesur ve yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

HAYATIM YALAN
Dennis Dugan'ın yönettiği ve Adam Sandler, Jennifer Aniston, Nicole Kidman ile Nick Swardson'un oynadığı ''Hayatım Yalan (Just Go With It)'' filmi, romantik komedi sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmde, kendisinden çok daha genç bir öğretmenle aşk yaşayan bir plastik cerrah, dikkatsizce söylediği bir yalanın üzerini kapatmak için sadık asistanından, yakında boşanacağı karısı rolü oynamasını ister. Bu durum geri teperek, daha fazla yalana neden olduğunda, asistanın çocukları işe karışır ve herkes hayatlarını değiştirecek bir hafta sonu tatili için Hawai'nin yolunu tutar.

İNTİKAM YOLU
Patrick Lussier'in yönettiği ve Nicolas Cage, Amber Heard, William Fichtner ile Billy Burke'un oynadığı ''İntikam Yolu (Drive Angry)'' filmi, gerilim ve aksiyon sahneleriyle sinemaseverlerle buluşacak.

Filmin konusu şöyle: ''Firari bir suçlu olan Milton, tek kızını küçükken terk etmiştir. Şimdi bebek yaştaki torununu, kana susamış tarikattan kurtarmak için ortalığı birbirine katacaktır. Onları bulmak için sadece üç günü kalmışken, sahte mesih King ve şeytana tapan müritlerinin izini bulmak için arabası ve amansız bir sağ kroşesi olan güzel garson Piper'dan yardım ister. King ve havari ordusuyla mücadeleye girer.''

KAN KOKUSU
Jorge Michel Grau'nun yönettiği ve Francisco Barreiro, Alan Chávez, Paulina Gaitán ile Carmen Beato'nun oynadığı ''Kan Kokusu (We Are What We Are)'' filmi, orta yaşlı bir adamın sokakta ölmesiyle başlıyor.

Filmde, otopsi yapılan adamın midesinden bir insan parmağı çıkar. Polis olayı incelerken, kanlı ayinler düzenleyerek, insan etiyle beslenen aile, yemek bulmakta zorlanır. Görev, en büyük oğul Alfredo'ya düşer, ama o bu göreve hazır değildir. Anne ise panik içindedir, çünkü kanlı ''ayin'' yaklaşır.

2010 Cannes Film Festivali'nin en çok konuşulan filmlerinden biri olan Kan Kokusu, türünün kabul görmüş kurallarını yenilemeye çalışan ve yetenekli bir yönetmenin doğuşunu müjdeleyen bir korku-dram filmi. Yoksulluk, yolsuzluk ve korku dolu şehrin ıssız karanlıklarında usul usul ilerleyen bu şok edici, kanlı ve gözüpek film, keskin bir toplumsal gerçekçi bakış açısına sahip. Jorge Michel Grau'nun yönettiği Kan Kokusu güçlü ve kendinden muazzam derecede emin bir 'ilk film' ve de Empire'ın dediği gibi “vahşi bir tuhaflığa ve fena halde etkileyiciliğe sahip”.

BEN DÖRT NUMARA
D.J. Caruso'nun yönettiği ve Alex Pettyfer, Timothy Olyphant, Teresa Palmer ile Dianna Agron'un oynadığı ''Ben Dört Numara (I am Number Four)'' filmi, aksiyon ve bilim kurgu sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Kimliğini değiştirerek, koruyucusu Henri ile birlikte şehir şehir dolaşan John, her seferinde, geçmişiyle bağı olmayan yeni biri oluyor. Artık evi olarak nitelendirdiği küçük Ohio şehrinde John'un karşısına, hayatını değiştirecek beklenmedik olaylar, ilk aşkı, yeni, güçlü yetenekler ve onun inanılmaz kaderini paylaşan diğerleriyle olan bağlantısı çıkıyor.

John, yok etmek için kendisini arayan ölümcül bir düşmandan kaçmak için, gerçek kimliğini saklayan ve sıradan bir öğrenciye dönüşen sıradışı bir adam. Onun gibi olan üç kişi çoktan öldürüldü... O, Dört Numara.

VAY ANAM VAY: BABASININ OĞLU
John Whitesellin yönettiği ve Martin Lawrence, Brandon Jackson, Jessica Lucas ile Michelle Ang'ın oynadığı ''Vay Anam Vay: Babasının Oğlu (Big Mommas: Like Father, Like Son)'' filminde, FBI ajanı Malcom Turner ve 17 yaşındaki oğlu Trent, bir cinayete şahitlik ettikten sonra kılık değiştirerek, kızların performans gösterdiği bir sanat okuluna gider. Katil onları bulmadan önce, onlar katili bulmak zorundadır.

PRESS
1990''larda OHAL bölgesinde öldürülen gazetecilerin o günlerde doğru dürüst haberleri bile yapılmamıştı. PRESS, öldürülen gazetecilerin öyküsünü anlatarak, gazetecilik tartışmasının başka bir yönüne dikkat çekiyor. Press, gazeteci Bayram Balcı'nın yaşadıklarından yola çıkılarak senaryolaştırdı. Film, 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne layık görülmüş ve filmin başrol oyuncusu Aram Dildar da Behlül Dal Jüri Özel Ödülü'nü kazanmıştı.

Sedat Yılmaz'ın yönettiği ve Aram Dildar, Engin Emre Değer, Kadim Yaşar ile Sezgin Cengiz'in oynadığı ''Press'' filminin konusu şöyle:

1990'lı yılların ilk yarısında çatışmaların yoğun yaşandığı günlerde, Özgür Gündem gazetesi çalışanları Diyarbakır'da yaşanan insan hakkı ihlallerini dünyaya duyurmaya çalışmaktadır. Faysal, yaptığı bir haberde orduyla ilişkisi olan bir çetenin izine rastlar. Çete, bölgedeki birçok cinayetin zanlısıdır. Çete haberinden sonra Faysal tehdit telefonları almaya başlar ancak Faysal çetenin üzerine gitmeye devam eder.

ÇINAR AĞACI
Handan İpekçi'nin yönettiği ve Nurgül Yeşilçay, Nejat İşler, Celile Toyon ile Meral Okay'ın oynadığı ''Çınar Ağacı'' filmi, toplumun farklı kesimlerinden insanların hayatlarına ayna tutarak, aile kavramını ve ailevi değerleri ön plana çıkaracak sahneleriyle sinemaseverlerin karşısına çıkacak.

'Çınar Ağacı'. Bir zamanların “gülerken ağlatan, ağlatırken güldüren” klasik Türk filmlerinin günümüzdeki versiyonu niteliğinde.

Dört çocuk, torunlar, iki ayda bir evden eve taşınan çiçekler, plaklar, bir sandık ve gramafon. Ve iki ayda bir buluşulan "Çınar Ağacı"!

Emekli öğretmen Adviye Hanım'ın biraz muzip, biraz huysuz kişiliği çocuklarına hayatı zorlaştırıyor görünse de torunu Barış'ın hayatındaki en anlamlı şey “anneannesi”dir. Bir tek Barış, anneanneye kavuşulacak “Çınar Ağacı” buluşmalarını ve sıranın onların evine gelmesini iple çekmektedir!

DÜNYA İSTİLASI: LOS ANGELES SAVAŞI
Jonathan Liebesman'ın yönettiği ve Aaron Eckhart, Michelle Rodriguez, Ramon Rodriguez ile Bridget Moynahan'ın oynadığı ''Dünya İstilası: Los Angeles Savaşı (World Invasion: Battle Los Angeles)'' filminde dünya dışı bir istila anlatılır.

Yıllar boyunca UFO görülmesi vakaları, 2011'de dünyanın bilinmeyen güçlerinin istilasına uğramasıyla korkunç bir gerçek haline dönüşür. Büyük şehirler bir bir düşerken, Los Angeles, insanlığın son cephesi haline gelir. Bir Deniz Piyadesi Başçavuş ve yeni taburu, kuma, bir sınır çizgisi çekerek, düşmana karşı mücadeleye girer.

LİMİT YOK
Neil Burger'in yönettiği ve Bradley Cooper, Abbie Cornish, Robert De Niro ile Anna Friel'in oynadığı ''Limit Yok (Limitless)'' filmi, macera ve gerilim sahneleriyle izleyicilerin dikkatini çekecek.

Filmde, Eddie, başarısız New Yorklu bir yazardır, ancak günün birinde eski bir arkadaşıyla karşılaşması tüm hayatını değiştirir. Arkadaşı, onu, beynin tüm kapasitesini kullanmasını sağlayacak bir ilaçla tanıştırır. Böylece Eddie, kendisinin kusursuz bir versiyonuna dönüşür. İlaç sayesinde, paraya, akla, çekiciliğe sahip olur, fakat Eddie, kısa bir süre sonra sonsuz güce bedelsiz sahip olunamayacağını anlar.

BAĞLANMAK YOK
Ivan Reitman'ın yönettiği ve Natalie Portman, Ashton Kutcher, Kevin Kline ile Cary Elwes'in oynadığı ''Bağlanmak Yok (No Strings Attached)'' filminin konusu şöyle:

''14 yaşındaki Emma ve Adam'ın cinsellikle ilgili hiçbir bilgileri yoktur. Yıllar sonra, yolları tekrar kesişen Emma ve Adam kendilerini yatakta sevişirken bulurlar. Emma'nın ilişkilere karşı alerjisi vardır. Adam ise tüm ilişkilere tövbe etmiştir. Çünkü babası, Adam'ın eski kız arkadaşıyla çıkmaktadır. Emma ve Adam duygusal ilişkileri bırakıp, çıkar arkadaşlığı kurmaya karar verir.''

BENİM HİKAYEM
Richard Lewis'in yönettiği ve Paul Giamatti, Dustin Hoffman, Rosamund Pike ile Minnie Driver'ın oynadığı ''Benim Hikayem (Barney's Version)'' filminde, Clara, Barney'nin Roma'daki kısa süreli bohem hayatı sırasında karşılaştığı kızıl saçlı özgür ruhlu sadakatsiz ilk eştir. İkinci eşi ''Bayan P'' ise devamlı olarak alışveriş yapan ve konuşan, her ne kadar Barney onu dinlemese de zengin bir Yahudi prensesidir. Barney, iki evliliğin ardından, üçüncü eşi Miriam ile karşılaşır. Gerçek bir romantik, iyiliksever ve centilmen olur.

YÜRÜGARİ İBRAM
Mobilet tamircisi İbram'a kayınbiraderleri bir oyun oynar ve onu istemediği bir kadınla evlendirirler...

İbram ya bu evliliğe razı gelecek ya da kayınbiraderleri üç gün içinde gelip İbram'ı öldürüp, kız kardeşlerini geri alacaklardır. İbram tehditlere ve çekilen reste kulak asmaz ve son üç gününü Bodrum'da yapmadığı her şeyi yaparak geçirmek için yola koyulur...

GÖLGELER VE SURETLER
Derviş Zaim'in yönettiği ve Osman Alkaş, Settar Tanrıöğen, Erol Refikoğlu ile Buğra Gülsoy'un oynadığı ''Gölgeler ve Suretler'' filmi, yönetmen Zaim'in ''Cenneti Beklerken (minyatür)'' ve ''Nokta (hat)'' ile başladığı Geleneksel Türk Sanatları üçlemesinin son halkası olarak kabul ediliyor.

Gölgeler ve Suretler, 1963'te Kıbrıs'ta Türklerle Rumlar arasında başlayan olaylar sırasında bir Karagöz kuklacısı olan babasından ayrı düşen genç bir kızın geçirdiği olgunlaşma sürecini anlatıyor.

Yıkılıp yanan köylerden, daha güvenli olan şehire kaçış macerası esnasında yaşananlar, Kıbrıs'ın hikâyesine ışık tutuyor. Hikâyenin fonunu ise Kıbrıs'ın Karpaz bölgesi ve Büyükkonuk Köyü'nün doğası, tepeleri ve deniz oluşturuyor.

Hiç istemediği halde kendini ve ailesini şiddet dolu bir ortamda bulan bir adam suça bulaşmamak için neleri göze alabilir? Acaba şiddetin egemen olduğu bir dünyada, masumiyeti korumanın ve insan kalmanın yolları nelerdir? Gerçek olaylardan esinlenen film, bu sorulara yanıt arıyor.

İKİ KADIN BİR ERKEK
Lisa Cholodenko'nun yönettiği ve Annette Bening, Julianne Moore, Mark Ruffalo ile Mia Wasikowska'nin oynadığı ''İki Kadın Bir Erkek (The Kids Are All Right)'' filmi, komedi sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmde, lezbiyen bir çift olan Nic ve Jules, yapay döllenme ile iki çocuk sahibi olur. Çocuklar ergenliğe girdiklerinde gerçek babalarıyla tanışmak ister.

Paul adındaki donör, onların babalarıdır ve çocuklar Paul'u anneleriyle tanıştırmak ister. Paul'un gelmesi aile düzenini değiştirecek ve yepyeni bir aile tanımının yapılmasına yol açacak.

SAKLI HAYATLAR
Haluk Ünal'ın yönettiği ve Ceren Hindistan, Yusuf Akgün, Laçin Ceylan ile Zerrin Sümer'in oynadığı ''Saklı Hayatlar'' filmi, dram ve politik sahneleriyle sinemaseverlerle buluşacak.

1980'deki ''Çorum katliamı'' sonucu İstanbul'a göç eden bir Alevi ailenin hikayesinden yola çıkan filmde, sıradan insanların yaşadığı kimlik çatışmalarının yol açtığı gerçek bir trajedi ele alınıyor.

BİR AVUÇ DENİZ
Leyla Yılmaz'ın yönettiği ve Berrak Tüzünataç, Engin Altan Düzyatan, Zeynep Özder ile Ahu Yağtu'nun oynadığı ''Bir Avuç Deniz'' filmi, romantik hikayesiyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmde, uzun yıllar Amerika'da okuyan ve çalışan Mert (Engin Altan Düzyatan), şirketin Türkiye yöneticisi olmak üzere İstanbul'a döner. Burada arkadaşı Bora (Tuğrul Tülek) ve Bora'nın eşi Aylin (Ahu Yağtu) ile bir tekne turuna çıkar. Geziye Göcek'te, Mert'in kız arkadaşı Dilek (Zeynep Özder) katılır. Grup keyifli bir tatil geçirirken bir gün teknelerine İstanbul'un en varlıklı ailelerinden birinin kızı Deniz (Berrak Tüzünataç) gelir. Deniz'in alaycı ve pervasız havası Mert'i etkiler. O güne dek hep yapması gerekeni yapan, ailesinin çizdiği rotada giden Mert, kendini sorgulamaya başlar.

SEVİMLİ HAYVANLAR
Holger Tappe'nin yönettiği ve Mehmet Ali Erbil, Oya Küçümen, Dilek Gürel ile Selçuk Kıpçak'ın seslendirdiği ''Sevimli Hayvanlar (Konferenz der Tiere- Animals United)'' filmi animasyon sahneleriyle izleyicilerin dikkatini çekecek.

Filmde, insanların doğayı yok etmesiyle Kuzey Kutbu'ndaki buzullar hızla erir. Büyük yangınlar Orta Avustralya'yı kasıp kavurur. Doğal yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan, bir grup hayvan, paslı bir banyo küvetinin içinde okyanusu geçer. Rotaları, dünyanın el değmemiş son köşelerinden biri olan Afrika'daki Okavango Deltası'dır.

KOLPAÇİNO: BOMBA
Şafak Sezer'in oynadığı ve yönettiği, Aydemir Akbaş, Ali Çatalbaş ile Arzu Yanardağ'ın eşlik ettiği ''Kolpaçino: Bomba'' filmi, komedi sahneleriyle izleyicilerin yüzünü güldürecek. Filmin konusu şöyle:

''Özgür (Şafak Sezer) zengin bir ailenin evladıdır. Ancak hayatından memnun değildir. Ne cimri babasından destek görmekte ne de zengin kayınpederinden. Özgür'ün geçmişten gelen sevgilisi olan Şale (Arzu Yanardağ), çıkaracağı albüm için maddi destek beklemektedir. Bu desteği bulamayınca Özgür'ü, gizlice çektiği bir şantaj kaseti ile tehdit eder. Kalbi kırık bir kadının 'kadınca' intikamı gibi görünen bu durumun arkasında aslında çok büyük hesaplar vardır. Özgür bu durumdan çıkabilmek için kolpaçı arkadaşları Sabri (Aydemir Akbaş) ve Tayfun'dan (Ali Çatalbaş) yardım ister. Kendisine çok güvenen bu ekip, Özgür'ü kurtarmaya çalışırken, kendilerini daha büyük belaların içinde bulur.

GERÇEĞİN PARÇALARI
Debra Granik'in yönettiği ve Jennifer Lawrence, John Hawkes, Kevin Breznahan ile Dale
Dickey'nin oynadığı ''Gerçeğin Parçaları (Winter's Bone)'' filmi, gerilim sahneleriyle izleyicilerin dikkatini çekecek. Filmin konusu şöyle:

''Alabama'nın küçük bir kasabasında yaşayan 17 yaşındaki Ree, iki kardeşine ve hasta annesine bakmak zorundadır. Ruhsal bir çöküntü içinde olan annesinin o hale gelmesinde uyuşturucu bağımlısı babasının rolü çok büyüktür. Methamphetamin bağımlısı babası, onları terk etmiştir ama Ree, ailesini yeniden bir araya getirmeye kararlıdır.''

RANGO
Gore Verbinski'nin yönettiği ve Johnny Depp, Isla Fisher, Abigail Breslin ile Alfred Molina'nın seslendirdiği ''Rango'' filmi, animasyon sahneleriyle izleyicilerinin dikkatini çekecek.

Filmde, sakin ve sıradan bir hayat yaşayan bukalemun Rango kazara kendini gözüpek, eşkıyaların ve kanunsuzların olduğu, nüfusunu çölün en sahtekar ve üçkâğıtçı yaratıklarının oluşturduğu Toprak kasabasında bulunca, pek de cesur olmayan bu kertenkele dikkat çektiğini fark eder. Kasabanın uzun süredir beklemekte olduğu umudu olarak sevinçle karşılanan Şerif Rango, yeni rolünü her şeyiyle oynamaya mecbur kalır... Ta ki kendini aksiyon dolu durumlarda bulup, korkunç karakterlerle karşılaşana kadar. Rango, eskiden numarasını yaparken şimdi kahraman olmaya başlamıştır.

72. KOĞUŞ
Murat Saraçoğlu'nun yönettiği ve Kerem Alışık, Hülya Avşar, Yavuz Bingöl ile Songül Öden'in oynadığı '72. Koğuş' filmi, politik ve dram sahneleriyle sinemaseverlerin karşısına çıkacak.

Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir. 1940'lar, 2. Dünya Savaşı'nın etkisinde kalan Türkiye'nin kıtlık yılları… Cezaevinin 72 no''lu koğuşunda çeşitli suçlardan yatan Adembabalar…

Onların sefaleti, acıları, insanlığa özlemi, hayata dair düşleri, çelişkileri, aşkları ve kavgaları ile bu derin çukura yuvarlanmış, en yakınını üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış insanların dünyası. Bir koğuşun karanlığındaki direniş ve yaşam mücadelesidir. 72. Koğuş, kalın duvarlar arasına kapatılmış insanların duvarların dışındaki akıp giden hayatla çelişkileri ve çatışmalarını yansıtır.

72. Koğuş bir insan hikâyesidir ve insanlığın kaybettiği değerleri yüzümüze bir tokat gibi hatırlatmaktadır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com