'90 yıllık birikimi hovardaca yedi'

'90 yıllık birikimi hovardaca yedi'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu AKP'nin dış politikasını böyle değerlendiriyor:
 Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin önceki gece CHP heyeti onuruna bir akşam yemeği vermesi öngörülüyordu. Ancak Maliki, Hindistan’a yapacağı ziyareti gerekçe göstererek bu yemeği iptal etti. Bunun üzerine Başbakanlık Konukevi’nde Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Yunus Demirer ile yemek yiyen Kılıçdaroğlu ile Türkiye ve dünya gündemini konuşma fırsatı bulduk.
 
‘Esad yaptıysa...’
 
CHP lideri Irak’ta ama bir yandan da kimyasal silahla katledilen binin üzerindeki Suriyelinin durumunu yakından takip ediyor.
 
“Görüntüler çok üzücü” dedikten sonra herkesin merak ettiği soruya yanıt arıyor:
 
“Acaba kim yaptı? Eğer Esad yaptıysa ayağına kurşun sıkmış olur. Daha önce de bu tür iddialar gündeme geldi ama uluslararası toplum meseleyi çözemedi.” (SBK)
 
Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Mısır’daki darbenin arkasında İsrail var” açıklaması ile buna İsrail, ABD ve son olarak Mısır’dan gelen yanıtlardan da haberdar. Kısa ama ağır bir eleştirisi var: “Cumhuriyetin 90 yılda ilmik ilmik dokuduğu dış politika birikimini bir kalemde hovardaca yiyorlar, çöpe atıyorlar.”
 
Erdoğan’ın iddialarına Washington’dan gelen “Yakışıksız, dayanaksız ve yanlış” şeklindeki yanıta AKP yöneticileri “ABD İsrail’in suç ortağı” tepkisini vermişti. Kılıçdaroğlu AKP’nin bu tepkisi için de “Yeni mi anlamışlar!” değerlendirmesini yaptı.
 
‘Değerli yalnızlık’ ile baş başa
 
Kılıçdaroğlu, AKP hükümetinin sadece ABD ve İsrail ile değil İslam dünyası ile ilişkilerde de sıkıntı yaşadığının altını çiziyor. 
 
“İslam ülkeleri ile ilişkilerde de bir boşluk ortaya çıkmış durumda” dedikten sonra, patenti Başbakan Başdanışmanı İbrahim Kalın’a ait olan “değerli yalnızlık” ifadesini kullanarak hükümetin dış politikasını eleştiriyor: “Artık ‘değerli yalnızlıklarıyla’ baş başalar!”
 
CHP liderine göre yaşananların tek bir nedeni var. O da Erdoğan’ın yaşamakta olduğu “güç yığılması”. Şöyle açıyor bu benzetmesini:“Medya elinde, yargı elinde, diğer kurumlar elinde. ‘İstediğim her şeyi yapabilirim’ sarhoşluğu yaşıyor.”
 
Berlin Duvarı benzetmesi 
 
CHP lideri ziyaretinin ilk üç gününü Bağdat’ta giriş ve çıkışın sıkı biçimde kontrol altında tutulduğu “Yeşil Bölge”de geçirdi. Sadece Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ile görüşmek için güvenli bölgenin dışına çıktı. O yüzden Bağdat’a ilişkin tek gözlemi şuydu: “Olağanüstü güvenlik önlemleri var. Bu sadece bize özgü de değil. Aynı Berlin Duvarı gibi..”
 
‘Herkesin şikâyeti aynı’
 
Kılıçdaroğlu ilk gün Şii kökenli Başbakan Maliki ve Kürt kökenli Dışişleri Bakanı Zebari ile görüştükten sonra dün de Sünni kökenli Meclis Başkanı Usame el Nuceyfi ile bir araya geldi. CHP heyeti Irak kabinesinin güçlü isimlerinden olan enerji işlerinden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hüseyin Şehristani ile de görüştü.
 
Kılıçdaroğlu görüşmelerden çıkardığı sonucu şöyle özetledi: “Konuştuğum yetkililerin iki temel istekleri var: 
 
1. Türkiye hükümeti ile bu çatışma ortamını bitirmek ve yeniden iyi ilişkiler içinde olmak istiyorlar. 
 
2. Türkiye’nin Irak’ta bir partiyi destekleyip diğerlerini dışlaması rahatsızlık yaratmış. Bizim ziyaretimiz sayesinde bu mesajlarının Türk kamuoyu ve hükümeti tarafından dikkate alınmasını bekliyorlar.” 
 
Zebari: Saygı, saygı, saygı
 
Kılıçdaroğlu ile Irak Dışişleri Bakanı Zebari arasındaki görüşme de oldukça iyi geçmiş. AKP hükümetinden yana birinci sıkıntılarının “saygı ve güven eksikliği” olduğunu belirten Zebari’nin görüşmede, “saygı, saygı, saygı” diye üç kez tekrarlaması dikkat çekici. Zebari’nin “Yaşadığımız siyasi sıkıntı ekonomik ilişkilerimize yansımıyor” sözlerini ise Kılıçdaroğlu ve heyeti pek inandırıcı bulmamış. Nitekim hem Başbakan Maliki hem de Ulusal Güvenlik Müsteşarı Falih Feyyas, Ankara’nın politikalarına tepki olarak Türk iş insanlarının projelerini iptal ettiklerini saklama ihtiyacı bile duymamışlar.
 
CHP lideri Irak’ta yaptığı tüm görüşmelerin içeriğini Dışişleri Bakanlığı’na bir rapor olarak da göndereceğini açıkladı. 
 
‘İktidar kışkırtmazsa olmaz’
 
CHP liderine, iktidar çevrelerinde sıkça dile getirilen “eylül sendromunu” da sorduk. 
 
Sonbaharda bir halk hareketi bekliyor mu? Yanıtı şu oldu: “AKP bilinçli olarak ortamı geriyor. Onlar provoke etmese, şu anda bir halk hareketine neden olacak bir olay yok Türkiye’de. Ama üniversiteye polis sokacak olurlarsa olayların önünde kimse duramaz. Başbakan iki kez bunu yapacaklarını söyledi. Öğrenci ile polis karşı karşıya getirirseniz tabii ki olay çıkar.” 
 
‘Yetersiz eleştirisi haksız’ 
 
Bir gazetecinin “CHP yetersiz muhalefet yaptığı için mi Gezi protestoları büyüdü” şeklindeki sorusunu yanıtlarken eleştirilere katılmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Bazen iktidar çevrelerinde de bu tür söylemler duyuyoruz. Madem biz güçsüzüz, o zaman iktidar neden TRT3’ün sesini kıstı? Neden gensoruları gece gündeme alıyor? Bu eleştiri haklı değil. Yolsuzlukların takibini yapan, kanunlara direnen, meydanlarda dayak yiyen hep bizim vekiller. Muhalefet yaptığımız için bize karşı linç kampanyası yürütülüyor. Hükümet ise ‘güçsüz muhalefet’ algısı yaratmak istiyor. CHP ile ilgili son sözleri bunun örneği.” 
 
Loğoğlu: İsrail ile normalleşme biter
 
CHP’nin dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu ile de Erdoğan’ın İsrail çıkışını konuştuk. Onun öngörüsü şöyle: “İsrail ile zaten aksak giden normalleşme bu sözlerden sonra biter. Artık toparlanması çok zor. ABD ile aramızdaki gerginlik de artacaktır. Başbakan tüm dünyaya meydan okuyor. Ama bunu neyle yapıyor? Kendi cebinden yapmıyor. Türkiye’nin itibarını, kredibilitesini bitiriyor.”
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com