AA'da toplu iş sözleşmesi imzalandı

AAda toplu iş sözleşmesi imzalandı
Başbakan Yardımcısı Arınç: (2)

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Türkiye'de basın özgürlüğü yok derseniz bu yazdıklarınız, bu hakaretleriniz, bu televizyon yayıncılığını, bu üst üste gelen, akın akın gelen birtakım işgüzarlıklarınızı nereye koyacağız" dedi.

Arınç, Anadolu Ajansı (AA) konferans salonunda AA ile Medya-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesinin imza törenine katıldı.

Buradaki konuşmasında, "Türkiye'de basın özgürlüğü yok" diyenleri eleştiren Arınç, şunları söyledi:

"Türkiye'de basın özgürlüğü yok derseniz bu yazdıklarınız, bu hakaretleriniz, bu televizyon yayıncılığını, bu üst üste gelen, akın akın gelen birtakım işgüzarlıklarınızı nereye koyacağız. Her şeyi söylüyorsunuz, her şeyi yazıyorsunuz, her iftirayı yapıyorsunuz, her hakareti, küçük görmeyi yapıyorsunuz. Oysa eleştiri başka bir şeydir, hakaret, küçültücü yayın yapmak başka bir şeydir."

Tutuklu gazeteciler var diyenlerin ifade ettikleri en yüksek rakamın 69 olduğuna dikkati çeken Arınç, bunlardan 59'unun Terörle Mücadele Kanunu kapsamında tutuklanan, hüküm giyen ya da yargılanan kişiler olduğunu belirtti.

-"Çözüm süreci iyi giderse bu kanunu çöp sepetine atacağız"-

Bazı kişilerin tutuklulukların sona ermesi için Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılmasını önerdiğini aktaran Arınç, "İyi de 30-35 yıldır terörle mücadele eden bir ülkede şimdi büyük ümitler beslediğimiz çözüm süreci iyi gider ve sonuca ulaşırsa alacağız bu kanunu çöp sepetine atacağız. Ama hala bir endişe var. Terörün yeniden başlaması korkusu var" değerlendirmesini yaptı.

Tutuklananlar arasındaki birkaç kişi hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında dava açıldığını anımsatan Arınç, şöyle devam etti:

"Bizim  için asıl olan şudur: Gazetecilik meslek ve faaliyetlerinden dolayı yargılanan, hüküm giyen kimse var mı? Hayır yok. Bir kimse haber yapabilir, kitap çıkartabilir, karikatür çizebilir, raporlar çıkartabilir gazetecilik meslek faaliyeti odur. Bundan dolayı ceza alırsa biz kendimizi kabahatli sayarız, hatta suçlu sayarız. 'Efendim filan kişi filan kişi vardı ya.' Tekrar isimlerini söylemeyeyim iki veya üç kişi. Şu anda hepsi dışarıda. İyi ama o zaman özel yetkili mahkemeler vardı. Özel yetkili mahkemeler, o kişiler gazeteci bile olsa örgütsel bir faaliyetin içerisinde suç işlediler iddiasında bulundu. Ben hakim değilim, savcı değilim. Savcı öyle diyor, hakim bundan dolayı ceza veriyor. Gazetecilik faaliyetinden dolayı değil, cürüm işlemek için örgüt kurmaktan ve filan örgütün mensubuymuş gibi hareket etmekten dava açmışlar, yargılamışlar. Şu açıdan alnımız açık: 'Ben şu yazıyı yazdım da ondan dolayı ceza yedim. Ben bu karikatürü yaptım da ondan dolayı ceza yedim.' Arkadaşlar böyle bir şey yok olması da mümkün değil."

-"Çalışanın alın terinin karşılığını vermeyen patron helak olur"-

Arınç, medya sektöründe asıl sorgulanması gerekenin sendikal yaşamın bulunmaması olduğunu dile getirerek hiçbir gazetecinin, patronunu hatta genel yayın yönetmenin eleştiremediğini ifade etti.

Medya kuruluşlarında iş güvencesinin de olmadığını anlatan Arınç, şöyle konuştu:

"Orada burada habercilik yaparken elinden kolundan gözünden olan insanlara kim sahip çıkıyor? Bugün hangi büyük çok satan gazetede çalışma güvencesi var. Bakmayın köşelerinden 20 bin dolara, 30 bin dolara yazı yazdığını söyleyen ve para kazanan insanlara. Veya bir zamanlar televizyonların 1 milyon dolara transfer olan anchormanlerine (ana haber sunucusu). Onlardan bahsetmiyorum sizden bahsediyorum, yerel medyadan bahsediyorum, gazetelerin çalışanlarından bahsediyorum. 8-9 maaş alamadıkları için bana gelip de 'Ne olur şu patrona bir yerde çakın da paralarımız ödensin' diye yalvaran gazetecilerden bahsediyorum. Ben bir çakıyordum biraz alıyorlardı maaşlarını, ondan sonra bir daha geliyorlardı. 'Ne olur şunun ismini verin de bir daha çakın'. Adam 20 milyar dolarlık ihaleye gidiyor ama çalışanlarının 8 aylık maaşlarını ödemiyor. Evine ekmek götüremiyor gazeteci. Sonraki hallerini biliyoruz. Hepsinin halleri de öyle olacak. Çünkü çalışanlarının alın terinin karşılığını vermeyen bir patron helak olur."

-"Çalışanların hakkı gün geçmeden ödenecek"

TRT'den iki çalışanın attıkları tweetler nedeniyle yerlerinin değiştirilmesine ve haklarından disiplin soruşturması açılmasına da değinen Arınç, "Tweet'ler sebebiyle bilmem ne olmuş yok böyle bir şey. Evet adam tweet atmış ama hakaret etmiş. 'Filan yerlerde onlarca kişi öldürüldü hadi o tarafa doğru gidin' demiş. İşinden de atılmadı, işinden atmak mümkün mü? Bütün sözleşmeliler kadroya geçti. Görev yerleri değiştirildi ve haklarında disiplin soruşturması açıldı. Buna günlerce bağıran çağıranlar niye sizin çalışanlarınızın böyle bir hakkı yok. Neden siz onları kapı önüne koyuyorsunuz. Niye sizin genel yayın yönetmenleriniz bir sendikaya hayat vermek için uğraşan çalışanlarınızı tehdit ediyor. Bunlara karşı iki satır yazamazlar ama her gün bize bağırırlar, her gün bizi eleştiriler, bunların hiçbiri doğru değil. Çalışanların hakkı gün geçmeden ödenecek, teri kurumadan verilecek" diye konuştu.

(Bitti)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com