Ahmet Şık Avrupa Parlamentosu’nda konuştu

Ahmet Şık Avrupa Parlamentosu’nda konuştu
Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yapan Ahmet Şık, ''Bir yıl dört duvar arasında kaldım ama bu sorunları görünür hale getirmesi açısından tutuklanmam hayırlı oldu” dedi.

Gazeteci Ahmet Şık, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Türkiye’deki gazetecilere yönelik davaları izlemek için kurulan heyetin ve AP Liberaller ve Demokratlar Grubu'nun davetlisi olarak Brüksel'de bir konuşma yaptı.

AP’de temsil edilen üçüncü büyük grup olan 106 üyeli grupta yaptığı konuşmada Türkiye’deki yargı mekanizmasının gazeteciler ve toplumun geneli üzerinde ifade özgürlüğünü kısıtlayacak bir baskı aracına dönüştürüldüğünü anlatan Şık, parasız eğitim isteyen öğrencilerden, yaylasına yapılacak hidroelektrik santralini engellemek isteyen köylülere kadar herkesin bu baskıdan payını aldığını anlattı.

VİDEOSU İÇİN TIKLAYIN!

Konuşmasına Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 13 Nisan 2011’de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde, kitapları bombaya benzettiği konuşmasından alıntı yaparak başlayan Ahmet Şık, Türkiye’deki ifade özgürlüğü sorununun görünür hale gelmesinde tutuklu gazeteciler sorununun ve kendi tutukluluğunun rolü olduğunu belirterek “Evet, bir yıl dört duvar arasında kaldım ama bu sorunları görünür hale getirmesi açısından tutuklanmam hayırlı oldu” dedi.

Türkiye’de gazetecilerin yargılandığı davalarda bizzat gazetecilik faaliyetinin yargılandığını da anlatan Şık, Türkiye’de tutuklu gazetecilerden daha büyük olan sorunun “tutuklu olmadığı halde tutuklu olan gazeteciler” olduğunu belirtti.

'İfade özgürlüğü ve medyaya yönelik baskılarla ilgili bu sorunu yaratanların sizlere söylediği yalanlara lütfen inanmayın' diyen Şık, Çekoslovakya’nın eski devlet başkanı, yazar Vaclav Havel’in 1978’de yazdığı ve tutuklanmasına neden olan “Güçsüzün Gücü” başlıklı makaleden alıntı yaptı:

''Bu sistem kendi yalanlarının kölesi olduğu için her şeyi çarpıtmak zorunda. Geçmişi çarpıtıyor. Şimdiyi çarpıtıyor. Geleceği çarpıtıyor. İlkeleri olmayan ve hayatın her alanına sızan bir polis devleti olmadığını iddia ediyor. Bu sistem insan haklarına saygılıymış rolünü yapıyor. Kimseye en ufak bir baskı uygulamıyormuş rolünü oynuyor. İnsanlar bu yalanla yaşamak zorunda değil.”

Sözlerine “Türkiye’de ülkeyi yönetenlerin vatandaşlarına layık gördüğü adalet sisteminin yarattığı hukuki sorunlar yüzünden artık yargısız, soruşturmasız, davasız geçen bir tek günümüz yok” diye devam eden Şık, konuşmasında, AKP iktidarının gizli ortağı olarak nitelendirdiği Gülen Cemaati’nin yargı ve emniyet içindeki örgütlenmesi sayesinde hem geçmişin intikamını aldığını, hem de siyasi muhaliflerini yok etmeye çalıştığını belirtti. Şık, kendisini “Müslüman dindar bir sivil toplum örgütü” olarak nitelendiren bu cemaatin “neden bu tür komplolar peşinde olduğu, Türkiye’nin militer iki gücü olan polis teşkilatı ve ordu içinde örgütlenmeyi niçin bu kadar çok istediği izaha muhtaçtır” dedikten sonra, bu ve benzeri soruları sorduğu için cemaat tarafından hedef alındığını belirtti.

“Bunca baskı ve zulümden iktidarın sahiplerinin korktuğu bizlerinse özlemini çektiğimiz, mücadelesini sürdürdüğümüz bir hayatın çıkacağını burada bir kez daha tekrarlıyorum” diyen Ahmet Şık, konuşmasının sonunda, cezaevinden çıktıktan bir kaç gün sonra bir taksi şoförüyle yaşadığı diyaloğu da aktardı. “Ne iş yapıyorsunuz?” diye soran sürücüye “gazeteciyim” dediğinde, taksi şoförünün kendisini “Abi dikkat et seni de almasınlar” diye uyardığını anlatan Şık, şoföre söylediği "Ama aldılar" cevabıyla parlamenterleri epey güldürdü.

Şık, konuşmasını ''Bunca baskı ve zulümden iktidarın sahiplerinin korktuğu bizlerinse özlemini çektiğimiz, mücadelesini sürdürdüğümüz bir hayatın çıkacağını burada bir kez daha tekrarlıyorum'' sözleriyle bitirdi.
(SRK)
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com