AK Parti Burdur Mitingi

AK Parti Burdur Mitingi
Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (4 )

BURDUR (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üç yıldan fazla bir süre Selam Örgütü adı altında Mavi Marmara şehitlerinin ailelerinin telefonlarının dinlendiğini belirterek, "Şu açaklığa bakar mısınız, şu ihanete bakar mısınız. Bunlar Mavi Marmara şehitlerinin ailelerini dinliyorlar. Bunu niye dinlerler, soruyorum niye dinlerler? Sizden bunları dinlemenizi, takip etmenizi kim istedi? Ne adına dinlediniz, neye hizmet etmek için dinlediniz" dedi.

Erdoğan, partisinin, Burdur Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitinginde, halka hitap etti.

Çok ciddi saldırıyla karşı karşıya olduklarını dile getiren Erdoğan, "Bunu özellikle dinlemenizi bunun üzerinde özellikle düşünmenizi istiyorum. Kardeşlerim bu saldırı, sadece benim şahsıma yönelik bir saldırı değildir. Benim aileme, benim arkadaşlarıma yönelik bir saldırı değildir. Hükümetimize yönelik bir saldırı değildir. Bu saldırı bakın altını çizerek söylüyorum Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türkiye'nin istiklaline, Türkiye'nin bağımsızlığına yapılıyor" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Selam diye bir örgüt uydurmuşlar. Gazetelerde gördünüz değil mi? Tamamen hukuksuz bir biçimde 3 yıldan fazla bir süre Türkiye genelinde binlerce kişinin kendileri dışında, kendileri hariç, binlerce kişinin telefonunu dinlemişler. Birbiriyle ilgisi olmayan, irtibatı olmayan, alakası olmayan binlerce kişinin siyasetçi, sanatçı, işadamı, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay aklınıza ne gelirse hepsini dinlemişler. Şantaj, vakti saati geldiğinde hemen bunu yayına sokup oradan tehdit etmek. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye Cumhuriyeti'nin Enerji Bakanı'nı Selam Örgütünün üyesidir diye dosyaya alıyor telefonunu dinliyorlar, bir ülkenin Enerji Bakanı yurt dışında bir çok ülkenin başbakanlarıyla, bakanlarıyla enerji şirketleriyle çok gizli görüşmeler yapar. Bir ülkenin Enerji Bakanı o ülkenin istikbalini ilgilendiren enerji güvenliğini ilgilendiren konularda gizli görüşmeler yapar, bir ülkenin Enerji Bakanı değişik firmalarla Türkiye'nin lehine olacak enerji anlaşmalarını pazarlıklarını çok gizli şekilde görüşür. Selam Örgütü üyesidir diye Türkiye Cumhuriyeti'nin Enerji Bakanını dinliyor, kayıtlarını depoluyor bunları da çok büyük bir ihtimalle bir yerlere servis ediyorlar."

Milletvekillerinin, üst düzey bürokratların, CHP ve MHP'nin "bizi de dinlediler" dediklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Peki sizi dinledilerde biz internet yasasını getirince niye karşı çıktınız? Neden karşısına dikildiniz? Çünkü hesap başka. Şimdi ben buradan açık açık savcıya soruyorum, 'Sen hangi ülke adına bu dinlemeleri yaptın', polise de soruyorum, tabi polis derken tüm polisleri kastetmiyorum, bu işi yapanları kastediyorum, o dinlemeleri, ey polis, sen hangi ülke adına yaptın, benim ülkemin Türkiye Cumhuriyeti'nin en mahrem bilgileri başka ülkelerin adına çalışan casuslar tarafından dinleniyor, servis ediliyor ve bu ülkenin savcısı hakimi hala buna kayıtsız kalıyor. Düşünebiliyor musun, benim yanıma polis olarak gelen bizim yetiştirdiğimiz emniyet müdürü, emniyet amiri, komiseri benim ofisimin bakıyorsunuz en mahrem yerine böcek yerleştiriyor ve beni dinliyor. Şimdi CHP'nin genel müdürü iki de bir çıkıyor diyor ki 'sen hükümetsin kontrol et'. Casusluk denilen bir olay var, ajanlık denilen bir olay var. Adam yargıda yapılanmış, polisin içinde yapılanmış. Sen diyorsun ki 'bu devletin resmi polisi' bu da yargıda. Ona güvenmeyeceksin, buna güvenmeyeceksin gerekli müdahaleyi yaptığım zaman da o zaman kalkıp bağırıp çağırıyorsun."

Erdoğan, "İşte buyrun şimdi yakaladık, tespit ettik ve bununla ilgili yargı sürecini başlattık. Bakın bir tanesi kaçtı, öbürü gidip geldi. Bunların sayısı artacak onu söyleyelim. Bakın klasörler çoğalmaya başladı. İstanbul Başsavcısı açıklama yaptı 'bu sayılar daha da artabilir' diye. Bütün bunlara karşı bizler sessiz durabilir miyiz" dedi.

"Bakın burada bir skandalı daha hatırlatıyorum" diyen Erdoğan, "3 yıldan fazla bir süre Selam Örgütü adı altında Mavi Marmara şehitlerinin ailelerinin telefonları da dinleniyor. Şu açaklığa bakar mısınız, şu ihanete bakar mısınız. Bunlar Mavi Marmara şehitlerinin ailelerini dinliyorlar. Bunu niye dinlerler, soruyorum niye dinlerler? Sizden bunları dinlemenizi, takip etmenizi kim istedi? Ne adına dinlediniz, neye hizmet etmek için dinlediniz" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"O paralel yapının mensubu olan, tabandaki, samimi, halis çok insan var. Zekatını veriyor, bunlara veriyor. Ne diye? 'Çocuklarımızı yetiştiriyorlar, samimiler, dinimizi öğretiyorlar'. Bunlara böyle inandılar ama öyle çıkmadı. Geçenlerde büyük bir işadamı geldi, çok önemli değerli bir dostuma gelmiş diyor ki 'ben bütün zekatımı bunlara veriyorum.' Kardeşleriyle beraber geliyor, 'şimdi benim zekatımın yerine gitmediğine inanıyorum yeniden ödemem gerekir mi' diyor. Yıllarca adamcağız zekatlarını oraya vermiş, öyle ufak tefek paralar değil. Düşünebiliyor musunuz, şu hale bakın. Halis niyetli, hizmet gayreti içindeki kardeşlerime sesleniyorum, bu paralel yapı gerçekten çok büyük bir ihanetin içine girmiş. Bu paralel yapı Türkiye için değil başka ülkeler için uluslararası bazı istihbarat örgütleri için, uluslararası bazı odaklar için çalışmış. Ortada çok büyük bir ihanet, ortada çok büyük bir ajanlık var, casusluk faaliyeti var. Bu yapının tabanındaki kardeşlerimin bu ihaneti, Türkiye'nin sırtına saplanmak istenen bu hançeri artık görmelerini rica ediyorum. Bu korkunç girişimi görmelerini, ülkeleri adına, milleti adına, çocuklarımızın istikbali ve istiklali adına bu ihaneti sorgulamalarını rica ediyorum."

MHP tabanına da seslenen Erdoğan, "Ey MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim, Türkiye'ye karşı aziz miletimize karşı yapılan bu apaçık saldırı karşısında artık milliyetçi olduğunu kabul ettiğim o tabandaki samimi kardeşlerime sesleniyorum, sizin de tavrınızı ortaya koymanız lazım. MHP bu kirli komplonun aracı olmamalıdır. MHP Türkiye'nin istiklaline yönelik bu alçakça girişimde paydaş olmamalıdır. Türkiye'nin Enerji Bakanı dinleniyorsa, MİT Müsteşarı, İçişleri Bakanı dinleniyorsa, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları dinleniyorsa, hatta Başbakanı, Cumhurbaşkanı dinleniyorsa hiçbir siyasi parti susamaz, özellikle MHP susamaz. Bu ihanete karşı sessiz kalamaz" değerlendirmesinde bulundu.

-"Durduran ben oldum"

"Buradan CHP'ye gönül vermiş olan sağduyulu vekillere ve vatandaşlarıma da sesleniyorum" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"CHP'nin şu andaki genel müdürü bir kaset ürünü genel müdürdür, genel başkanıdır. Eski genel başkan bir kasetle gönderildi. Geçen gün çıkmış bana çağrı yapıyor 'çıksın, açıklasın' diyor. Ben neyi açıklayayım? Anayasa tartışmalarının olduğu anda bu sosyal medyaya düştüğü anda Ulaştırma Bakanıma hemen talimat verip sosyal medyada onu durduran ben oldum. Daha sana ne anlatayım ben? Ve sen bununla gittin, CHP'nin başından seni böyle indirdiler. Seni ziyarete gelen bu adam seni ziyaretten döndüğünde gazeteciler kendisine sorduğunda 'hayır ben genel başkan adayı olmuyorum' demesine rağmen 24 saat sonra geldi genel başkan oldu neyle, işte bu kasetle. CHP içinde kasetle, şantajla sonuç alabildiğini gören CHP genel müdürü şimdi de Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, Türkiye'nin istiklalini kasetle esir almaya çalışıyor. Fakat, CHP içinden sağduyulu sesler yükselmeye başladı. Bu kaset siyasetinin ne kadar çirkin, ne kadar aşağılık olduğunu CHP içinden de seslendirmeye başladılar. CHP'li kardeşlerimin tamamı oynanan oyunu lütfen görsün. CHP'ye gönül vermiş kardeşlerim CHP yönetiminin neye hizmet ettiğini, nasıl bir ihanet kumpasının içinde olduğunu görsün."

-"Tek yürek olacağız"

"Sizin hükümetiniz olarak bizler, en başta değerli vatandaşlarım size işte bu saldırıya, bu darbe girişimine, istiklalimize yönelik bu alçakça taarruza karşı tek yürek olacağız" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bütün Türkiye'de AK Parti'li, CHP'li, MHP'li, BDP'li velhasıl bütün partilerden kardeşlerimin, Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Gürcü ülkemizdeki ne kadar etnik unsur varsa biz birbirimizi seviyor muyuz? Niçin seviyoruz? Biz yaratılanı yaradandan ötürü sevdik. Türk'ü de seviyorum, Kürt'ü de seviyorum, Laz'ı da Çerkez'i de Gürcüsünü de Muhacirini de Romanını da Boşnağını da Arnavutunu da aklınıza ne gelirse 77 milyon benim canımdır, ciğerimdir. Hepsini seviyorum. Bu yeni istiklal mücadelesine herkesin omuz vermesini bekliyorum. Sokağa dökülmek istenen gençlere de sesleniyorum bu paralel yapının tuzağına düşmeyin okyanus ötesinin oyuncağı olmayın. Ülkenize karşı oynanan haince oyunda lütfen figüran olmayın. Biz bu saldırıyı Allah'ın izniyle sizlerin de desteğiyle inşallah defedeceğiz. Hiç bundan endişeniz olmasın. Bu hayasızca saldırıya göğsümüzü siper edecek, siyaseti, sandığı, istiklalimizi canımız pahasına hep birlikte koruyacağız."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com