AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Başbakan Erdoğan (4)- "Allah aşkına soruyorum; bir Müslüman, Müslüman kardeşinin zaafını araştırır, bunları kaydeder, şantaj olarak kullanabilir mi? Bu yapı içindeki saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum. Yapılanların dine, imana, hadi onları bir kenara ko

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Allah aşkına soruyorum; bir Müslüman, Müslüman kardeşinin zaafını araştırır, bunları kaydeder, şantaj olarak kullanabilir mi? Bu yapı içindeki saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum. Yapılanların dine, imana, hadi onları bir kenara koyun, vicdana insafa sığar yanı var mı?" dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, paralel yapının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve ne yapmaya çalıştığını artık herkesin görmesi gerektiğini belirterek, "Aziz milletimin bu paralel yapının nasıl bir tehdit olduğunu görmesini istiyorum. Yurtdışında Türkiye'yi izleyen Türkiye ile ilgilenen çevrelerin bu paralel yapının ne olduğunu çok iyi kavramalarını diliyorum. Özellikle bu paralel yapı içinde yer almış tamamen saf, tamamen temiz duygularla bu yapı içinde hizmet etmeye çalışmış kardeşlerimin bu yapının karanlık tarafını görüp, anlamalarını gönülden temenni ediyorum" diye konuştu.

Yaklaşık 40 yıllık bir sürecin söz konusu olduğunu ifade eden Erdoğan, sadece kendi zamanlarında değil, 40 yıl boyunca örgütlenmiş, 40 yıl boyunca devlete sızmaya çalışmış başka bazı faaliyetlerin içine girmiş bir yapının söz konusu olduğunu söyledi.

Bunların amaçları için her yolu meşru kılan bir anlayışla sızdıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Böyle bir yapı söz konusu. Bu yapı şeffaf değil, bu yapı açık değil. Karşımızda sınırları belli olmayan, ilkeleri, gayeleri, yapılanmaları, finansmanları açık ve şeffaf olmayan bir yapı var. Bu yapının tabanında bir kez daha söylüyorum hasbi, samimi, saf ve temiz duygularla, hizmet aşkıyla mücadele veren kardeşlerimiz de var. Ama bu yapının tavanında, lider kadrosunda çok farklı hedeflerin, gayelerin peşinde koşan bir kadro var. Bu yapı emniyet içinde gizlice örgütlenerek, emniyet teşkilatının amirlerinin talimatıyla değil, liderlerinin talimatıyla hareket etmesini sağlıyor. Anayasa, yasalar çiğneniyor. Türkiye'nin milli çıkarları çiğneniyor. Emniyet içinde örgüt çıkarları önüne çıkıyor. Aynı günde bakıyorsunuz hepsi hastalanıveriyor. Şu anda HSYK'da bakın genel kurul toplanmıyor. Çarşamba günü toplanamadılar. Başkan olarak Bakan bey davet etti, dün de toplanamadılar. Aynı anda hasta olmuşlar. Kimisi resmi iznini kullanıyor, kimisi de genel kurulun toplanmaması için adım atıyor. Bunlar devleti çalıştırmamanın adımlarıdır. Çok açık, net söylüyorum. Bu nasıl anlayıştır ya? Hani dürüstsünüz siz? Tezgahı bu şekilde çalıştırıyorlar. HSYK'ya siz bunun için mi seçildiniz? Oranın genel kurulunu çalıştırmamak için mi seçildiniz? Şimdi soruyorum HSYK'nın parlamentoda yasalaşma noktasında çıkmasını engelleyenlere sesleniyorum. Siz bunu engellediniz, burayı çalıştırıyorsunuz. Bu ne demektir? Siz paralel yapıyla müşterek hareket ediyorsunuz, ey CHP ey MHP yaptığınız bu. İş olacağına varacak. Evelallah adımlar atılacak, gereği yapılacak sonuna kadar. Onlar o şekilde mücadele ediyorsa biz de adil olan netice hukuk içerisinde neyse bunu çözmeye çalışacağız."

-"Niye rahatsız oluyorsunuz?"

Erdoğan, illegal operasyonların da bu yapının tehditleriyle, talimatlarıyla yapıldığını ifade ederek, aynı yapının yargı içinde örgütlendiğini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yargı içinde belli savcıların, hakimlerin bürokratların Türkiye, Türk milleti adına değil, örgüt adına çalıştıklarını, örgüt ve aldıkları talimatla hareket ettiklerini, yargıyı bu şekilde tanzim ettiklerini, davalara bu şekilde etki ettiklerini görüyoruz. Burada hukuk diye bir şey yok. Bunu böyle bilesiniz. Masum insanların sırf örgüt çıkarlarına tehdit oluşturdukları için mahkum edildiklerini, suçluların ise ellerini kollarını sallayarak dolaştıklarını görüyoruz. Aynı yapı devletin hemen her kurumunda etkin hale gelmeye çalışmış. Şimdi buna yürütme olarak biz müdahale edince rahatsız olanlar var. Niye rahatsız oluyorsunuz? Biz bu ülkeye hizmet için varız. Dolayısıyla birileri önümüzü tıkıyorsa, kesiyorsa bunu çözmek zorundayız. Yarın milletimizin karşısına çıkıp, hesap verecek olan biziz. Bunların millete verilecek hesabı var mı? Yok böyle bir şey. Bunların sadece liderlerine verecekleri hesaplar var. Bunlar inanın Allah'a verilecek hesabı da düşünmüyorlar. Çünkü bu millete verilecek hesap farklı bir şey. Önce halka ve biz hakka verilecek hesabın gayretiyle koşuyoruz."

Bazı devlet kurumlarının bu yapının çıkarları doğrultusunda kadrolaşmaya gittiğinin ve hukuksuz işlemler yaptığının görüldüğünü anlatan Erdoğan, "Peki neler yapıyorlar? Devlet imkanlarını kullanarak fişleme yapmışlar, illegal kayıtlar, izlemeler yapmışlar. Elde ettikleri verilerle işadamlarından gazetecilere, siyasetçilerden bürokratlara kadar hemen her kesime şantaj yapmışlar. İşte bir tanesi Azeriymiş. Bunların malum bir tane gazetesi var. Bu gazetede yazarmış ve bunu bizim iktidarımızın yurtdışı ettiği söyleniliyor. Bunlarda yalan meşrudur ha onu da söyleyeyim. Bunlarda takiyye meşrudur bunu da söyleyeyim. Her şey bunlar için meşru" dedi.

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün basın kartını ya da çalışma iznini uzatıp uzatmama iradesi bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Bunun için buradan bunun izni alınır. Benimle ilgili tweet atmış, benim bundan haberim bile yok. Hele hele tweet hastalığım hiç yok. Ne tweet kullanırım, ne tweet takip ederim. Benim bu kadar boş zamanım da yok kusura bakmayın. Yani tweet kullananlara da hakaret etmiyorum ama benim bu kadar boş zamanım da yok. Ben gece gündüz demeden sadece işime bakıyorum" diye konuştu.

-"Lütfen başınızı iki elinizin arasına alın"

Alım sınavlarında usulsüzlükler yapıldığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Fakirin, fukaranın, esnafın, sanayicinin, işçinin, memurun, parasını toplamış bu paraları meçhul bir şekilde tasarruf etmişler. Şantajdan tehdide, nüfuz kullanmaktan iltimasa, usulsüzlükten yolsuzluğa kadar ne kadar kirli iş varsa hemen hepsine bulaşmışlar. Her ahlaksızlığı, hukuksuzluğu adeta gönüllerini çaldıkları, adeta hislerini esir aldıkları temiz insanlar nezdinde, dini görünüm altında mubah hale getirmeye çalışmışlar. Allah aşkına soruyorum; bir Müslüman, Müslüman kardeşinin zaafını araştırır daha da ileriye gidip bunları kaydeder, bunları şantaj olarak kullanabilir mi? Bir Müslüman diğer bir Müslüman'ın bırakın Müslüman'ı diğer bir insanın mahremine girebilir, bunları kaydedip, yayabilir mi? Bu yapı içindeki saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum. Yapılanların dine, imana, hadi onları bir kenara koyun, vicdana insafa sığar yanı var mı? Lütfen başınızı iki elinizin arasına alın ve Rabbimizin o hükmüne şöyle bir yönelin. 'Siz hiç düşünmez misiniz, siz hiç akletmez misiniz.' Çünkü bu hükümlerde akıl sahipleri için hikmetler ardır ve bizim inancımız bir hikmet dinidir.

Bir bilgi dinidir ve buradan hareketle bu adımları atmamız gerekir. Örgütün lideri Amerika'dan birilerinin izlendiğini...Ses kayıtlarında dinlediniz. Bu izlenme bilgisinin kendisine ulaştığını, bunu engellediğini -gece yarısı da bunlar takip ediliyor, bunlar engelleniyor- buna benzer başka vakaların kendisinde olduğunu itiraf ediyor. Şu ana kadar bizim dışımızda birtane genel başkan da çıkıp, bunun hesabını sormadı. Bazı gazeteciler bunu hiç duymadı, hiç görmedi. Hukuk, yargı hiç duymuyor. Bunlar suç teşkil etmiyor mu? Her meselede konuşan malum o bir işveren örgütü var ya bu meselede ağzını bile açmadı. Çünkü onların da CD'leri var, kasetleri var ellerinde. Aradan aylar geçti birtane savcı da çıkıp 'ya sen orada ne yapıyorsun, sen neyi itiraf ediyorsun' diye soruşturma başlatmadı, dava açmadı. Herkes susuyor. Ama biz açıkça konuşuyoruz. Artık yeter, yetti. Madem ki onlar yazıyor, onlar çiziyor, onlar konuşuyor, onlar dinliyor, onlar CD'lerle ülkemizi idare etmeye çalışıyor. Artık biz de hem konuşacağız, hem adımlarımızı atacağız ve biz cesaretle bu meselenin üzerine gidiyoruz. Neler var neler? Yani ameliyatımızı bile gündem konusu yapıp 'beddualarınız bile tutmadı' diyor. Böyle şeyler olabilir mi ya? Bunlar olabilir mi? Ne çirkin yakıştırmalardır. Demek ki diyor 'iyi Müslüman değilsiniz. Şu hale bak. Yani takdirler çok enteresan."

(Sürecek)

Muhabir: Esin Işık
Yayınlayan: Sefa Salantur

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com