AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (1)

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de içeride huzura, istikrara, demokrasiye, çözüm sürecine ve ekonomiye saldırı yapılırken dışarıda da Türkiye'nin imajına yönelik planlı ve art niyetli bir kampanya başlatıldığını belirtti. 

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca her yıl, çok anlamlı faaliyetlerle ifa edilen Kutlu Doğum Haftası'nın tüm insanlık için hayırlı olmasını dileyerek, "Doğumunun sene-i devriyesinde bir kez de burada Hazreti Peygamber Efendimiz'i, Allah'ın selam ve salatı ile hürmetle yadediyorum" dedi. 

İstanbul'da Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu'nda ve Ankara Arena'da, binlerce kişinin katılımıyla güzel merasimler gerçekleştirildiğini anımsatan Erdoğan, hafta boyunca değişik illerde bu törenlerin devam edeceğini belirtti. 

Erdoğan, bu yıl, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere diğer bazı kurumların da Hazreti Peygamber'i, şanına yaraşır bir hürmetle ve çeşitli etkinliklerle hatırlattığını kaydetti. 

Mehmet Akif Ersoy'un, "Her bir fert, her bir cemiyet, hatta tüm beşeriyet Hazreti Peygamber'e medyundur" mısrasını anımsatan Erdoğan, "Bizler de bu borcumuzu inşallah, Hazreti Nebi'yi sürekli hatırlayarak ve hatırlatarak eda etmeyi sürdüreceğiz. Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle bir kez daha Hazreti Nebi'ye ve ashabına Allah'ın selam ve salatını iletiyor, onun gösterdiği istikametten ayrılmamayı Rabbim'in herkese nasib etmesini diliyorum" dedi. 

 

-"İstanbul geriye gitmiyor, her geçen gün daha da güzelleşiyor"

 

Hafta sonunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nin açılışını yaptıklarını anımsatan Erdoğan, yaklaşık 350 miliyon liralık bir yatırım olan söz konusu tesisin, İstanbul'un 5 ilçesinin, 1 milyon 600 bin nüfusun atık sularını arıtacağını söyledi. 

Bu tesis sayesinde, Marmara Denizi'ne yıllık 55 bin ton çamurun, 146 milyon metreküp kirli suyun karışmasının önleneceğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: 

"1994'te İstanbul'da görevi devraldığımızda sadece iki tane atık su arıtma tesisi vardı. O da ileri biyolojik değildi. 20 yıl içinde biz İstanbul'a 53 yeni arıtma tesisi kazandırdık. Şu anda İstanbul'un atık sularının yüzde 97'si arıtma sisteminden geçiyor. Marmara Denizi'ne akan atık sular, biyolojik olarak yüzde 74 oranında arıtılıyor. 

Yapımı devam eden tesisler de bittiğinde, Marmara Denizi'ne akan atık sular, yüzde 99 oranında biyolojik arıtmadan geçmiş olacak.

Şu anda gerek Haliç gerek Boğaz gerekse Marmara Denizi, yüzülebilen, balık tutulabilen bir temizliğe kavuşmuş durumda. Üniversitelerin de ifadesiyle; biz 1994'te göreve geldiğimizde Haliç'te balık bulmak, yüzmek mümkün değildi. Ama şimdi 47 çeşit orada balık bulunabiliyor.

İstanbul'da nüfus hızla artıyor. Artan refahla birlikte araç sayısı, su tüketimi, çöp üretimi artıyor. AK Parti'li belediyeler sayesinde İstanbul'daki bu büyümeye rağmen, İstanbul geriye gitmiyor, her geçen gün daha da güzelleşiyor. 

Bir yandan geçmişin sorunlarını çözerken bir yandan da büyüyen İstanbul'un ihtiyaçlarını karşılıyor, dünyanın en büyük metropollerinden birini daha yaşanabilir hale getiriyoruz.

Mahalli seçimlerden hemen sonra böyle bir bir açılış töreniyle hamdolsun bunu gerçekleştirmiş olmak, herhalde bir şeyi de ortaya koyuyor: 'Durmak yok yola devam' dedik, diyoruz."

 

-"Yakın mercek altında tutacağız"

 

Erdoğan, Türkiye genelinde görevi tekrar devralan belediye başkanlarının kesintisiz olarak çalışmayı sürdürdüklerini belirtti. 

Önümüzdeki 5 yıllık dönemde, AK Parti Genel Merkezi olarak belediyelerini çok daha yakından mercek altında tutacaklarını belirten Erdoğan, "Belediye başkanlarımızı takip edecek, hata yaptıklarında uyarılarımızı kendilerine ileteceğiz. Her belediye başkanımızı projelerinde, hizmetlerinde, yatırımlarında daha yakından yönlendirecek ve teşvik edeceğiz. Yeni bir anlayışla daha dinamik, katılımcı, şeffaf yönetimle, inşallah AK Parti'li belediyelerin diğerlerinden farkını bu dönemde çok daha belirgin şekilde ortaya koyacağız" diye konuştu.

 

-"Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri çok büyük bir dikkatle takip ediyoruz"

 

Türkiye'nin, bölgesinde önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçtiğini ifade eden Erdoğan, Suriye'de rejimin sürdürdüğü mezalimin, arkasında 200 bine yakın cansız beden, yüzbinlerce yaralı, milyonu aşkın sürgün bırakarak devam ettiğini söyledi. 

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mısır'da askeri darbeyle başlayan süreç, arkasında bıraktığı bin cansız beden yetmezmiş gibi bir de 529 idam kararı ile tekrar dünya gündeminde sıcak yerini koruyor.

Aynı şekilde Ukrayna'da da kaygı verici gelişme yaşandığına şahit oluyoruz. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri çok büyük bir dikkatle takip ediyoruz. 

Dışişleri Bakanımız, seçim sürecinde temaslarını aralıksız olarak sürdürdü. Şu anda yine yurt dışında bu temaslar yine devam ediyor.

Biz de Azerbaycan'a yaptığımız resmi ziyaretle birlikte dış politikadaki temaslarımızı yoğunlaştırdık. Geçtiğimiz hafta içinde Hırvatistan Parlamentosu Başkanı ile Kenya Cumhurbaşkanı ve Senegal Dışişleri Bakanı ile görüşmelerim oldu. Bugün ABD Temsilciler Meclisi Başkanı bir heyetle geliyor, onu kabul edeceğiz. Yarın Letonya Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz var. Perşembe günü de kardeş Malezya'nın Başbakanı'nı Ankara'da ağırlayacağız."

 

-"Bu girişimlerin tamamı bir acziyetin ifadesinden başka bir şey değildir" 

 

Erdoğan, seçim öncesinde, hükümeti yıpratmak gayesiyle içeriden olduğu kadar dışarıdan da çok ağır bazı saldırı girişimleri olduğunu, bunların bazılarının şu anda da devam ettiğini söyledi. 

İçeride huzura, istikrara, demokrasiye, çözüm sürecine ve ekonomiye saldırı yapılırken dışarıda da Türkiye'nin imajına yönelik planlı ve art niyetli bir kampanya başlatıldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Dışarıdaki bu kampanyaların hangi niyetle yapıldığını ve nerelerden beslendiğini çok iyi biliyoruz. Zira içeride birtakım algı operasyanları yapılırken, dışarıda da aynı paralelde operasyonlar gerçekleştirildi.

Örneğin içeride yargı ve emniyet içindeki çeteler marifetiyle MİT'in tırlarına saldırıldı. Bu saldırıda amaç, Türkiye'ye, 'terör örgütlerine yardım eden ülke' iftirasını atmaktı. Düşünün, bu ülkenin kurumlarına yerleşmiş çete mensupları, kendi ülkelerine 'terörist ülke' yaftasını yapıştırmak için bu operasyonu yaptılar. Tırları durduranlar, MİT mensuplarını tartaklayanlar, tamamen hukuksuz biçimde o tırlarda arama yapanlar, bunu sadece ve sadece Türkiye'yi uluslararası arenada zora sokmak adına yaptılar. İnanın, düşman gelse böyle namertçe davranmazdı. Bu ülkenin bazı yargı ve emniyet mensupları, Türkiye'nin en azılı düşmanlarını bile kıskandıracak biçimde, kendi ülkelerine bu ihaneti yaptılar. İçeride hainler çalışırken, dışarıda da bazı raporlar, bazı haber ve köşe yazıları marifetiyle farklı bir operasyon başlatıldı. Bu operasyon hala devam ediyor. 

Suriye'deki kimyasal saldırı ile Türkiye arasında bir bağlantı varmış gibi tamamen asılsız iddialar ortaya atıldı. El-Kaide terör örgütüyle Türkiye arasında bir bağlantı varmış gibi, Türkiye terörü destekliyormuş gibi bir algı oluşturulmak istendi. Türkiye içindeki o malum çevreler o malum medya bu iddiaları anında alıyor, hem Türkiye gündemine hem dünya gündemine taşıyor. Bunun dışında da ihanet girişimlerine şahit olduk. 

AB içinde Türkiye'yi hemen hiç tanımayan, Türkiye'de sadece belli kaynaklardan haber alan kesimler nezdinde kara propaganda yapıldı. 

ABD'de aynı şekilde kara propaganda yapıldı ve yapılıyor. Ülkelere mektuplar yazılarak, hatta Ermeni lobisinin temsilcileri ile işbirliği yapılarak, hatta onlara parasal destek verilerek Türkiye'ye karşı çok çirkin, çok alçakça karalama kampanyaları yürütülüyor. Biz tüm bu ihanet ve girişimlerini, bu insanlara, bu çevrelere acıyarak izliyoruz. Çünkü bu girişimlerin tamamı bir acziyetin ifadesinden başka bir şey değildir. Tüm bu girişimler 30 Mart seçimlerinde milletten çok ağır cevap alan, yenilmiş, kaybetmiş çevrelerin hezeyanından öte değildir.

Birileri yanılmasın; Türkiye küresel ölçekteki etkinliklerini, imaj çalışmaları ile gazete haberleri ile sanal olarak inşa etmiş bir ülke değildir. Türkiye gazete haberleriyle, yalan yanlış rapor, ısmarlama köşe yazılarıyla imajı zedelenecek bir ülke hiç değildir. Türkiye dünyada büyüyen ekonomisiyle gelişen demokrasisiyle bölgedeki müstesna konumuyla varlık gösteren bir ülkedir. 

Biz imajla değil, aktif, önalıcı, samimi, barışçı dış politikamızla dünyada varız ve bu şekilde var olmaya devam edeceğiz."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com