AK Parti'nin Antalya mitingi

AK Partinin Antalya mitingi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (3)

ANTALYA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanını, Başbakanı, Genelkurmay Başkanını, bakanları dinlemenin suç olduğunu belirterek, "Bu ahlaksızlar günlerce, haftalarca bunları ama montaj ama doğru, bunları yayınlıyor. Bunlar casusluk suçundan yargılanacaklar zaten. Bunlara inanmadığınızı biliyorum ama bununla kalmayacak bu iş. Bunlar casusluk suçundan yargılanacaklar" dedi.

Erdoğan, partisinin Antalya'da, Kepez Spor Salonu yanında düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Antalya'nın CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanını eleştiren Erdoğan, "Antalya, geçtiğimiz yerel seçimlerde buraya bir büyükşehir belediye başkanı seçti. Aradan 5 yıl geçti. Geride ne kaldı? Söyleyeyim mi? Geride bira festivali kaldı. Geride, ölüleri yakma projesi kaldı. Kafaya bak kafaya. Ölüleri yakarak arsa kazanacakmış, kafaya bak. Geride ne kaldı? Başörtüsü düşmanlığı kaldı" diye konuştu.

"Peki bu zat ne yaptı" diye soran Erdoğan, şöyle devam etti:

"İcazet almak için Pensilvanya'ya gitti. Paralel örgütün liderinin dizinin önüne çöktü, elini öptü, ondan icazeti aldı. Şimdi bu ortaya çıkınca da inkara başladı. Tabii CHP Genel Başkanı Pensilvanya'nın müridi olunca, CHP Pensilvanya'daki zatın eline geçince bu sefer gittiğini itiraf ediyor. Ama işi abartıyor, televizyonda, canlı yayında, Pensilvanya'daki o zatın 'Kur'an tefsirini başucumdan ayırmadım' diyor. Duydunuz değil mi? Sen kim Kur'an tefsiri kim? Bu arada o zatın, Pensilvanya'daki zatın Kur'an tefsiri de yok zaten. Başörtüsüne hakaret eder, bira festivalleri yapar, ölüleri yakmaktan bahseder, sonra da olmayan Kur'an tefsiriyle istismar yapıp komik olur. Antalya bunu hak etmiyor."

Antalya'da bira festivalinde 23 yaşındaki bir üniversite öğrencisinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, "Ne diyor bu belediye başanı? Çok enteresan, 'içmeyi bilmiyorsa ben ne yapayım.' Şu hale bakın. Bir genç bunu içerken ölüyor. Zaten sen güya doktorsun, senin yapman gereken insanın sağlığını tehdit eden şeylerle meşgul olmak değil, tam aksine insanın sağlığını tehdit etmeyen şeylerle uğraşmandır. Senin doktorluğun da batsın. Ne doktorluğu. Şu hale bak, 'içmeyi bilmiyorsa ben ne yapayım' diyor. Vekaleten sen onun yerine de içseydin bari" ifadelerini kullandı.

"Bununla da iş bitmiyor. Üstelik bu adam, terbiyeden muaf bir adam" diyen Erdoğan, eşi Emine Erdoğan'ın Nejat Uygur'u, eşiyle arasındaki dostluk nedeniyle GATA'da ziyarete gittiğini ancak başörtülü olduğu için içeri alınmadığını anlattı.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düşünebiliyor musunuz? Bir Başbakanın eşini başörtülü olduğu için GATA'ya almıyorlar. Ve bu adam, burayla ilgili ne diyor biliyor musunuz? Bak bak, şu benzetmeye bak. Bu da nerede yazıyor biliyor musun? Ben ona Zaman demeyeceğim saman diyeceğim. Çünkü 3 yıl önce 6 Şubat 2010, bu haberi veriyor. Verdiği haber şu, 'camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki GATA'ya türbanla girilsin.' Şu benzetmeye bak. Ama sen camiye ayakkabıyla da girersin. Çünkü sende o noktada öyle bir edep yok, öyle bir adap yok. Sen cami adabını bilmezsin zaten. Çünkü sizin alışkanlıklarınız daha çok bunun üzerinedir. İşte Gezi olaylarında Bezmialem Valide Sultan Camisi'ne Dolmabahçe'de girilen o olayları makul gösteren kimlerdi? Bunlardı. Ne diyor, GATA'ya nasıl olur da türbanla girilir. Ama bak devran değişti, şimdi giriliyor. Şimdi diyorum ki ben 30 Mart'ta Antalya bu zata da dersini vermeli. Çünkü bu zata dersi verdiğiniz zaman aynı anda Pensilvanya'ya da dersini vermiş olacaksınız. Ey Pensilvanya kimle yatıyorsun, kimle kalkıyorsun. Hale bak, ne günlere kaldık."

 

-"Bu oyunu sizler bozacaksınız"

"Antalya'dan devletimize, milli güvenliğimize yönelik bu çok tehlikeli saldırıya dur demesini bekliyoruz" diye konuşan Erdoğan, "Antalya'nın yeni Türkiye'ye, büyük Türkiye'ye yeniden istiklal mücadelesine sahip çıkmasını istiyoruz. 30 Mart'ta işte bu oyunu sizler bozacaksınız, ben buna inanıyorum. 30 Mart'ta sadece belediye başkanı seçmeyeceksiniz yeni Türkiye'nin, kardeşliğin, birliğin, büyük Türkiye'nin kapılarını ardına kadar aralayacaksınız, bunu görüyorum. Antalya her zaman büyük düşündü, Antalya her zaman küresel vizyona sahip oldu. Antalya'nın büyük Türkiye vizyonuna, küresel güç olan Türkiye vizyonuna sahip çıkacağına gönülden inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Hiçbir zaman gerilimden yana olmadıklarını, hiçbir zaman gerilimin dilini kullanmadıklarını ifade eden Erdoğan, "MHP, CHP, Pensilvanya, medya, işverenler İstanbul'da sokak eylemlerini her gün tahrik ediyorlar. Sandığa gölge düşürmek için her gün yeni bir çirkin komployla ortaya çıkıyorlar. Bunlar mert değiller, bunlar cesur değiller. Bunlar yurt dışına kaçıp oradan korkakça saldırı yapıyorlar. Bunlar sosyal medyada saklanıp oradan alçakça ses kayıtları, montajlar yayınlıyorlar" dedi.

Cumhurbaşkanını, Başbakanı, Genelkurmay Başkanını, bakanları dinlemenin suç olduğunu belirten ve casusluk olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu ahlaksızlar günlerce, haftalarca bunları ama montaj ama doğru, bunları yayınlıyor. Bunlar casusluk suçundan yargılanacaklar zaten. Bunlara inanmadığınızı biliyorum ama bununla kalmayacak bu iş. Bunlar casusluk suçundan yargılanacaklar. Çünkü bunun bedelini ödemeleri lazım. Biz bu devleti sokakta bulmadık. Öyle geleceksin, sızacaksın, örgütleneceksin, ondan sonra da milleti birbirine düşüreceksin. Yok öyle yirmibeş kuruşa simit. Bunun bedelini ödeyecekler bunlar. İnsan gibi, adam gibi ortaya çıkıp mertçe mücadele vermediler, veremediler. Ben Pensilvanya'ya diyorum, hadi bakalım yüreğin varsa gel parti kur. Siyasete atıl, cesaretle sandıkta hesaplaşmayı göze al. Hadi bakalım gel. Dürüst ol, bırak takiyyeyi, bırak yalanı, bırak iftirayı. Zaten çapulcuların gereğini yapıyor. Onlarla sen bu işi götüreceğini zannediyorsan, onlarla bu iş yürümez. Onlar bu işin bedelini sana çok ağır ödetecek. Bunu da göreceksiniz. Onlarla bu iş yürümez."

 

-"30 Mart'ta cevabını alacaklar"

Mücadelelerinin millete, bayrağa, vatana, devlete sahip çıkma mücadelesi olduğunu belirten Erdoğan, "Bütün bu süre içerisinde bu korkakların, bu hainlerin arkasına saklanıp oradan işi idare etmeye çalışanlar 30 Mart'ta cevabını alacaklar" dedi.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İstanbul'da bir cenaze törenini bahane ettiler. 22 yaşında daha yeni askerden gelmiş Giresun Alucra'dan Burak Can'ı şehit ettiler. Yanında iki kişiyi yaraladılar, bir tanesi ağır. Terör örgütü 'bunu biz yaptık' dedi. DHKP-C cinayeti üstlendi. Dikkat edin iki gündür CHP Genel Başkanı o örgütü kolluyor, o örgütü gizliyor. Suçu başka yerlere atmaya çalışıyor. Bu siyaset değil, bu mertlik değil, bu demokratik bir tavır değil. Buradan tüm Türkiye'ye, tüm siyasi partilere, 77 milyona açık ve samimi şekilde sesleniyorum, bizimle kimin ne hesabı varsa onu gelsin sandıkta görsün. Sokakta değil, kan damlayan manşetlerde değil, iftiraların, yalanların, kasetlerin, montajların arkasına saklanarak bizimle hesaba girmesinler. Sandık, sandık, sandık. Sandık er meydanıdır, sandık demokrasi meydanıdır. Yüreği yeten gelsin sandıkta kozunu bizimle paylaşsın. Sandıktan kaçanları sizin de görmenizi istiyorum. Sandık öncesinde sokakları tahrik edenleri görmenizi istiyorum. Namertçe kasetlerin, montajların iftiraların ardından siyaset yapmaya çalışanları görmenizi istiyorum. Bunlar sizin iradenizi hiçe sayıyor, sizin sandıkta vereceğiniz kararı gölgelemek istiyor. Bunlar inşallah 30 Mart'ta dersi alacaklar."

"Bunların dershanelerinde olan çocuklarınız varsa bu yavrularınızı çekip alın" diyen Erdoğan, hazırlık için hafta sonlarında Milli Eğitim Bakanlığının ücretsiz olarak takviye kursları vereceğini bildirdi.

Başbakan Erdoğan, "Devletimizin okulları bize yeter. Hem para vereceğiz, hem hakaret işiteceğiz" dedi.

Geceleri "beddua seansları" yapıldığını aktaran Erdoğan, "Ablaları var bunların, geceleri beddua seansları yapıyorlar. Başbakana beddua seansları. Siz samimi değilsiniz, sizin beddualarınız tutmaz. Bumerang gibi onları vurur. Samimi olanlar burada. Suriye'den gelen dualar bize yeter, Filistin'den gelen dualar bize yeter, Myanmar'dan gelen dualar bize yeter, Libya'dan gelen dualar bize yeter. İsrail bombalama yapıyor, 'İsrail teröristleri bombaladı' diye bunların televizyonu yayın yapıyor. Bunlar bu. Mavi Marmara'da bunu yaptılar ama inşallah 30 Mart'ta ümitlerini kaybedecekler."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com