AK Parti'nin Düzce mitingi

AK Partinin Düzce mitingi
Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (2)

DÜZCE (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu Pensilvanya'daki furuat CHP'yi, MHP'yi aldattı. Gitti onlara dedi ki 'Benim elimde sağlam şantaj malzemesi var, ben buradan yükleneyim, siz de oradan yüklenin, birlikte bu hükümeti devirelim'. CHP buna inandı, biat etti. MHP de aynı şekilde inandı. Diz çöktüler ama yıkamazlar. Biz milletle geldik milletle yürüyoruz. Milleti hesaba katmadılar" dedi.

Erdoğan, partisinin Düzce mitingde yaptığı konuşmada, "Dün için ne diyorlardı, Türkiye'de kaos olacak, 25 Mart kaos. Ne oldu? 17 Aralık dediniz olmadı, 25 Aralık dediniz olmadı, seçim dediniz olmadı, doldur boşalt, doldur boşalt, sizden yoğurt olmaz" ifadelerini kullandı.

Kendilerinin çalıştığını, millete sevdalı olduklarını dile getiren Erdoğan, "Şu Bolu Dağı Tüneli'ni biliyorsunuz değil mi? Ne diyorlardı bizden öncekiler? Sayın Bahçeli, ne yapacaktın orayı? Patates deposu. Doğal gaz depoluyorlardı. Biz ne yaptık? 'Hayır' dedik, 'Biz Bolu Dağı'ndaki bu tüneli halledeceğiz.' Hallettik mi? İş bilenin kılıç kuşananın" dedi.

Yeni Türkiye'de, Bolu Tüneli gibi tüneller, köprüler, viyadükler, modern hastaneler, elinde tablet bilgisayarlarla çocuklar, artık devlet tarafından insan yerine konulan vatandaşlar olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin artık kendi tankını, helikopterini, İstanbul'un tersanelerinde kendi savaş gemilerini, milli piyade tüfeklerini, roketlerini, füzelerini ürettiğini söyledi.

Erdoğan, "Artık bizim mühendislerimiz, teknisyenlerimiz uydular üretiyor. İnsansız hava araçlarını kendimiz üretiyoruz, uçaklarımızın modernizasyonunu kendimiz yapıyoruz. Dünyaya biz artık bu noktada hizmet veriyoruz. İşte yeni Türkiye bu. 12 yıl önce niye bunlar yoktu? Benim dedelerim, benim atalarım, benim ecdadım, at üzerinde nereye gittiyse biz de artık oralara kadar elimizi uzatıyoruz" ifadelerini kullandı.

Fatih Sultan Mehmet'in gemileri, kadırgaları karadan yürüttüğünü anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz de onun torunları olarak şimdi Marmaray'ı denizin 62 metre derinliğinden... İşte durum bu. Şimdi ikinci tüp geçidi yapıyoruz. Oradan da otomobiller geçecek, hemen onun önünde. Önümüzdeki yıl onu açıyoruz. Birinci köprü yapıldı, ikinci köprü yapıldı, buna hep karşı çıktılar. Şimdi biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yapıyoruz. Şimdi buna da karşı çıkıyorlar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün bir özelliği var, 4 gidiş, 4 geliş, ortadan da tren gidiyor tren. Biz Balkanlar'ı dolaştık. Bizim bir ayağımız Düzce'de bir ayağımız Edirne'de. Bir ayağımız Düzce'de bir ayağımız Batman'da. Bir ayağımız Düzce'de bir ayağımız elhamdülillah Mısır'ın, Filistin'in, Suriye'nin mazlumlarının yanında. 30 Mart'ta işte bu iki Türkiye arasında tercih yapacaksınız. 30 Mart'ta ya eski Türkiye diyecek ya da büyük, onurlu, gururlu, itibarlı Türkiye'ye 'evet' diyeceksiniz."

-"Milletle hiçbir gönül bağları yok"

Kalabalığa, "Pensilvanya'nın ablaları varmış, bu ablalar size geldi mi?" diye soran Erdoğan, "Bizim ablalarımız da burada. Kapı kapı dolaşacağız. Düzce'de sandıkların patlamasını bekliyoruz. Düzce niye bir numara olmasın? Bir numara olmaya var mıyız? Ağabeyler, onların da ağabeyleri varmış. Bizim ağabeyler burada. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Sandıklara sahip çıkacağız, sandıklarda kuş uçurtmayacağız" diye konuştu.

Siyasetin yegane limanının ahlak olduğunu dile getiren Erdoğan, siyasetin millet için yapılacağını, milletin edebine, adabına, ahlakına uygun şekilde yapılacağını vurguladı. Erdoğan, "Maalesef bir süredir ahlakı dışlayan, edebi dışlayan, nezaketi dışlayan, anayasayı, yasaları dışlayan bir siyaset yapılmak isteniyor" dedi.

Erdoğan, vatandaşlara "Ana duası cennet kapısı. Anaların ayaklarının altı öpülür. Cennet, annelerin ayakları altındadır, babaların değil. Onun için annelerinizin ayaklarının altını öpün, cennetin kokusunu orada hissedin. Anlatabiliyor muyum? Çok önemli" diye seslendi.

Muhalefet partilerini eleştiren Başbakan Erdoğan, "Meydanlarda plan anlatıyorlar mı, proje anlatıyorlar mı? Plan yok ki proje yok ki ne anlatacak? Şehirlerimiz için hayalleri yok, ülkemiz için hedefleri yok, milletle hiçbir gönül bağları yok. Ne oldu biliyor musunuz? Bu Pensilvanya'daki furuat CHP'yi, MHP'yi aldattı. Gitti onlara dedi ki 'Benim elimde sağlam şantaj malzemesi var, ben buradan yükleneyim, siz de oradan yüklenin, birlikte bu hükümeti devirelim'. CHP buna inandı, biat etti. MHP de aynı şekilde inandı. Diz çöktüler ama yıkamazlar. Biz milletle geldik milletle yürüyoruz. Milleti hesaba katmadılar. Biz gücümüzü halktan ve Haktan alıyoruz" diye konuştu.

-"Bunu neresi çözdü biliyor musunuz? Yüzde 58"

CHP'nin "başörtü sorununu kendisinin çözdüğünü" söylediğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz MHP ile 'üniversitede başörtülü okumanın yolunu açalım' dedik, tabii orada bize adeta engel üzerine engel çıkardı MHP. Ne yaptı? Dedi ki 'Devlet dairesine hayır, sadece üniversiteye evet' dedi. Peki 'Şunu bir halledelim de gerisi kolay' dedik. Ne oldu? 411 oyla Meclis'ten geçti. Şu Doğan Grubu'nun gazeteleri. Bunlar, hani şair diyor ya 'Ahlaki meali bu küçük akla gerekmez, zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.' Bunun bir değişik şekli daha var 'İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez, zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.' Bunlar farklı. '411 el kaosa kalktı' dediler. CHP bu. Şimdi utanmadan, sıkılmadan 'Ben çözdüm' diyor. Bunu neresi çözdü biliyor musunuz? Yüzde 58. Referanduma gittik, referandumda yüzde 58 ile siz bize 'evet' dediniz mi? İşte orada iş bitti. Orada ne CHP vardı ne MHP vardı, hepsi bizim karşımızdaydı." 

Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ülkeyi 230 milyar dolar milli gelirle kendilerine devrettiğinin altını çizerek, bunun üzerine 590 milyar dolar ilave ederek milli geliri 820 milyar dolara çıkardıklarını bildirdi.

"Bahçeli, bu işler senin işin değil" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bankaları iflas ettirdiler. Ziraat Bankası çöküyor, Halk Bankası öyle, Vakıfbank öyle. Hepsine görev zararı yazdılar. Amerika'dan da bir sipariş memur getirdiler, o düzeltecek zannettiler, düzeltemedi. Ama şimdi bu bankalarımız dünyada saygın, Avrupa'da saygın ve hakikaten kazanan bankalar oldu. Benim çiftçi kardeşim, Bahçeli yüzde 59 faizle onlara kredi veriyordu, biz yüzde 5 ile kredi veriyoruz. Esnaf kardeşim, Bahçeli yüzde 47 faizle kredi veriyordu, biz yüzde 4 ile 5 ile kredi veriyoruz. Aramızdaki fark bu. Bahçeli bu IMF'ye ne kadar borçla bize bıraktı biliyor musunuz? 23,5 milyar dolar. Kim ödedi? Biz ödedik, şimdi sıfır. Merkez Bankası bizim milli bankamız. Hani bunlar milliyetçiydi. Siz nasıl milliyetçisiniz? Bunlar kafatası milliyetçisi kafatası. Bakınız 27,5 milyar dolarla bize devrettiler Merkez Bankasını, şu anda 158 milyar dolar döviz rezervimiz var. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapar mı?" 

(Sürecek) 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com