AK Parti'nin Mardin Mitingi

AK Partinin Mardin Mitingi
Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (4)

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "30 Mart yerel seçimlerinde alınacak sonucun aynı zamanda Kahire'de 18 yaşında şehit edilen  Esma Biltaci'nin ruhunu şad edeceğini" söyledi. 

Partisince Mardin'de düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, Türkiye'de son günlerde bir komplo yaşadıklarını, CHP, MHP, BDP'nin bu komplo sürecinde Pensilvanya'nın dümen suyuna girdiklerini, devlete,  millete, Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik saldırıda ihanet şebekesinin yanında yer aldıklarını söyledi.

"Tabii  hep beraber bu değirmene su taşıdılar. BDP, iftiralar, kasetler, montajlar üzerinden  yürütülen bu kampanyaya hala destek olmaya devam ediyor" diyen Erdoğan, Mardin'in 30 Mart'ta BDP'ye bir demokrasi, barış dersi vereceğine inancını dile getirdi.

Erdoğan, "Unutmayın kardeşlerim, 30 Mart'ta ya 'eski Türkiye' diyecek ya da 'yeni Türkiye, büyük Türkiye, kardeş Türkiye' diyeceksiniz. Eski Türkiye'de yasaklar vardı. Eski Türkiye'de türküler, şarkılar, kitaplar yasaktı. Eski Türkiye'de benim okuduğum şiir de yasaktı. Biliyorsunuz değil mi? Siirt'te Milli Eğitim'in kitaplara koyduğu bir şiiri okudum. O şiirden dolayı Pınarhisar'a gittim. Neydi okuduğum şiir? Ziya Gökalp'e aitti.  Atatürk'ün  duayeni...Bu konuda gerçekten, o noktada adete ülkü belirleyeni...Böyleydi. Benim okuduğum şiir şuydu; 'Minareler süngü, kubbelere miğfer, camiler kışlamız, müminler asker.' Ben o esnada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idim. Alıp götürdüler ama iyi oldu, hayırlı oldu. Medreseyi yusufiyede bir süre geçirdim. Eyvallah.  Her olurda hayır vardır. Onlar şer zannettiler" diye konuştu. 

Mehmet Akif Ersoy'un, "İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür" dizelerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yolda böyle yürüyeceğiz. Onun için ben Mardin'in  inançlı dünyasına özellikle sesleniyorum. 'Bu inançlı dünyada, bu kutlu yürüyüşte beraber olalım, bir olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım' diyorum. Kardeşlerim 'tek millet' dedik, niye? Ben Türk'ü Türk olduğu için sevmiyorum, Kürt'ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Arap'ı Arap olduğu için sevmiyorum. Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'yü ırkları, etnik unsurlarından dolayı sevmiyorum. Ya? Beni yaradan Allah, onları da yarattığı için seviyorum.

'Tek millet' dedik  ve ardından 'tek bayrak'.. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin sembolü, simgesi. Bu bayrak asla bir başka bayrakla değişmez. Fakat maalesef bu bayrağımıza eş bayrak arayışı içinde olanlara, Mardin 30 Mart'ta oy verecek mi? Ben Mardin'den bunu bekliyorum. Mardin 30 Mart'ta sandıklarda bunun cevabını vermeli. İşte görüyoruz bunların toplantılarını, İstiklal Marşımızı okumaktan bile uzaklar bunlar. Bunlar bayrağımızı dalgalandırmaktan bile uzaklar. Soruyorum, bunlara mı oy verecek Mardin? Benim tanıdığım Mardin bunlara oy vermez.  Benim tanıdığım Mardin ne siyasi Kürtçülüğe ne siyasi Türkçülüğe ne siyasi Arapçılığa oy vermez. Biz, insanları sadece 'yaradılanı severiz yaradandan ötürü' anlayışıyla seveceğiz ve bu anlayışla yürüyeceğiz. Onun için 18 gün çok önemli. Ablalar, ama siz bizim ablamızsınız, o birilerinin ablalarından değil. Anladınız değil mi? Çok daha fazla çalışacağız, çok daha fazla gayret edeceğiz. Ağabeyler siz de anladınız değil mi, hangi ağabeyler olduğunuzu? Ağabeyler sizler de çok çalışacaksınız. 18 gün gece gündüz demeden dolaşacağız. Bildiklerimizi bilmeyenlere anlatacağız. "

 

-"Yasakları biz kaldırdık"

 

"Eski Türkiye"de anadilin yasak olduğunu, bunu kendilerinin kaldırdığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Eski Türkiye'de yollar kapalıydı değil mi? Kim kaldırdı? BDP'mi? BDP'nin  zaten bu noktada yapacağı hiçbir şey yok. Köyler terk edilmişti, mezralara çıkmak, yaylalara çıkmak yasaktı. Bunların önünü kim açtı? Biz. BDP çıkıyor, 'biz olmasak bunlar yapılmazdı' diyor. Senin kıymeti harbiyen yok bir defa. Eski Türkiye'de siyaset değil, silahlar konuşuyordu. eski Türkiye'de bırakın Kürtçe konuşmayı, Kürtçe, Kürt  demek yasaktı. Bu ülkede bugüne kadar gelen başbakanlardan Erdoğan'ın dışında 'benim Kürt kardeşim' diyen çıktı mı hiç? Benim için Kürt, Türk, Arap kardeşim demek farkılık arz etmiyor. Hepsi benim kardeşim. Biz, bir şeye inanmışız. Biz, bu yanlışların hepsini elimizin tersiyle ittik. Ret, inkar, asimilasyon, bunlara son verdik. Dedik ki böyle bir şey olamaz. Türkülerin, kitapların, klavyelerin üzerindeki yasakları biz kaldırdık. Okullarda farklı dil ve lehçelerini öğretilmesinin, farklı dil ve lehçelerde özel okul açılmasının önünü kim açtı?" 

Başbakan Erdoğan, "Eski Türkiye"de  başörtülü kızların çile çektiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

"Ah benim başörtülü kızlarım, kardeşlerim...Şunlar var ya şunlar, ne çile çekti biliyor musun? Bunu BDP'li  bilmez, BDP'nin böyle bir derdi yok. CHP bilmez, onun böyle bir derdi yok. MHP'lilerin de böyle bir derdi yok. Kardeşlerim bakınız benim yavrularım, okula, üniversiteye kendi ülkemde gidemediler başörtüsünden dolayı. Benim çocuklarımın dördü de imam hatip mezunu...Çok sıkıntı çektiler ve üniversitelere girişte katsayısına takıldılar. Aldığı puan Türkiye'nin en iyi üniversitesine girebilecek puanda olmasına rağmen oğlum giremedi ve Amerika'ya gönderdim. Kızlarım da orada okudular, masterlerini yaptılar, doktora yaptılar ve ülkeye döndüler. Ama  orada başörtüsüyle okuyabildi ama kendi ülkemde okuyamadılar. Bu insana ne yapıyor biliyor musun? Çok acılar çektiriyor. Tabii bu acıları şahsım da çektiğim için sizlere bu acının çektirilmesini çok sabrettik ve sonunda atlattık. Ama beraber.... Sabrettiniz , zafere erdiniz. Şimdi üniversitelere başörtülü giriyor muyuz? İmam hatiplerde zaten sorun yok. Katsayı kalktı mı, istediğin üniversiteye girme hakkın var mı? Devlet dairelerinde başörtülü olarak çalışıyor mu kardeşlerim? Normalleşme bu, ayrımın kalktığı Türkiye bu. İşte biz, bunu başardık. Şimdi çıkmış geçen gün Kılıçdaroğlu, 'başörtü sorununu ben çözdüm' diyor. Elhamdülillah, sağ olsun şu anda Parlamento'da dört hanım kardeşimiz başlarını örtmek suretiyle bu değişim, dönüşümü sağlamış oldular. Niye? İnançlarının gereğini yerine getirdiler, bu adımı attılar."

 

-"Pensilvanya'daki zat bunlarda rahatsız olmuş"

 

Eski Türkiye'de Kur'an-ı öğrenmenin ve öğretmenin üzerinde yasaklar bulunduğunu anlatan Erdoğan, "Şimdi ise bütün okullara Kur'an-ı Kerim'i seçmeli ders olarak koyduk mu, Siyer-i Nebi'yi koyduk mu? Pensilvanya'daki zat bunlarda rahatsız olmuş biliyor musunuz? Ne diyeyim ben. Bu, çünkü bir dini cemaat değil, maalesef bu bir paralel örgüt, bir siyasi örgüt. Yoksa bir dini cemaatin veyahut da kainatın imamının ne işi var holdingle, ananas satışıyla, bilmem neredeki rafineri satışıyla? Sen ilimle meşgul ol, talebe yetiştir, bunlara bak. Ne işin var bunlarla? Türkiye'yi Pensilvanya'dan bölmeye, parçalamaya ne hakkın var? İç huzurumuzu, iç barışımızı tehdit etmek için bu tür girişimlerde bulunmaya ne hakkın var? İşte yargının içinde bir yapılanma, Emniyette aynı şekilde bir yapılanma, devletin kurumlarında bir yapılanma ...İyi niyetimizin maalesef kurbanı olduk. Bütün bunları tek tek hallediyoruz inşallah" ifadesini kullandı.

"Tek vatan" dediklerini hatırlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Asla operasyona müsaade etmeyiz. Batı ne görüyorsa Doğu, Güneydoğu da onu görecek. Kuzey ne alıyorsa, Güney de onu alacak. Orta Anadolu, Marmara, Akdeniz aynı şeyleri alacak. Türkiye 780 bin kilometre hep birlikte ayağa kalkacak. 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yaptılar, biz 11 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Farkımız bu....Şimdi gelirken Mardin Havalimanı'na indik.  'Şu terminal binasının güzelliğine bak' dedim. İnşallah şu baharda bütün peyzaj çalışmalarını bitirmek suretiyle Mardin Havalimanı bambaşka güzelliğe kavuşmuş olacak.  

Geliyorum dördüncüsüne, rabia...O da tek devlet... Devlet içinde devlet asla.  Şimdi esas mesaja geliyorum; 30 Mart aynı zamanda ne olacak biliyor musunuz kardeşlerim? İnşallah Mısır'da, Kahire'de o 18 yaşındaki Esma kızımızın şehit edilmesinin inanıyorum ki o akşam alınacak netice ruhunu şad edecektir. Çünkü onlar hep burayı, Türkiye'yi takip ediyorlar. Babasını da o şehidenin ardından aldılar cezaevine götürdüler. Bakın neler oluyor. O gün bugün...Tabii ki Mısır ile mesafemiz devam ediyor."  

(Bitti)) 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com