AKP Aslında Neyi Amaçlıyor?

AKP Aslında Neyi Amaçlıyor?
TSK'nın komuta kademelerinin nasıl şekilleneceği hala tam olarak netleşmiş değil. Kara Kuvvetleri'ne atama yapılmadığı için yeni Genelkurmay Başkanı da belli değil. Peki bundan sonra neler olacak?

Bir süredir nefeslerimizi tutmuş bir halde YAŞ kararlarını bekliyoruz. TSK'nın komuta kademelerinin nasıl şekilleneceği hala tam olarak netleşmiş değil. Kara Kuvvetleri'ne atama yapılmadığı için Genelkurmay Başkanlığı'nın da koltuğu doldurulamadı. Kara Kuvvetleri için ise pazarlık devam edecek gibi görünüyor. Şimdi gelen bir haber Kara Kuvvetleri Komutanı olması beklenen 'Atilla Işık'ın' emekliliğini istediği yönünde. Mevkilere atanan kişilerin kanımca fazlaca bir önemi yok, ama süreç bakımından çok önemli bir aşamada olduğumuz aşikar. Bu yeni durumu biraz analiz etmenin faydalı olacağını sanıyorum.

1-YAŞ süresince bazı paşaların önünün tıkanması ve bundan hareketle diğer bazılarının önünün açılması, kurumun yeni bir ideolojinin kontrolüne gireceğini göstermiyor. Bir başka deyişle o paşalarla bu paşaların cumhuriyetin değerleri konusunda farklı düşündüğünü düşünmek yanlış olur. Hükümetin YAŞ'a müdahalesi yeni ve diğerine kesinlikle benzemeyen, kendisinden sayılabilecek bir kadronun yönetime gelmesi anlamını taşımıyor. Bunu istese bile zaten böyle bir yapının üretilebilmesi için en az 30 yıllık bir süreç gerekir. Darbe heveslilerini bir kenara bırakırsanız (ki bunlar sanıldığı kadar çok değil), tüm TSK mensupları aynı sistemin ürünü ve aynı süreçler içerisinde yetişmiş insanlardan oluşuyor. Bu açıdan YAŞ kararları nedeniyle bazılarının bayram yapması ne kadar yanlışsa, diğer bazılarının da karalar bağlaması o kadar anlamsız. Kişileri değiştirmek kolay, kurumları değiştirmek zordur.

2-Hükümetin müdahalesi kişilerin önünü kesmekten çok, belirli kurumlar arasındaki yetki hiyerarşisinin altını çizmek ve bir güç gösterisi yapmak maksadını taşıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'a uzun bir süredir çeşitli vesilelerle uygulanan 'Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'un görevden alması' konusundaki baskılar da bundan kaynaklanıyordu. Bir kurban seçerek sivil otoritenin neler yapabileceğini göstermek ve psikolojik üstünlüğü ele geçirmek bu sürecin en önemli ayağıydı. Erdoğan her şeye rağmen Başbuğ'u feda etmedi. (Kanımca kişiyi değil kurumu koruma amacındaydı) Bugün gelinen nokta ise tam da bu amaca hizmet eden bir durum. Sivil otoritenin üstünlüğünü vurgulayan ve askeri yapıyı yerine yerleştiren bir adım atıldı. Sürecin tamamlanması ve gösterinin hedefe ulaşması adına kurbana ihtiyaç duyuluyordu ve kurbanlar verildi. Askerlerin bu durumu kolay kabullenmeyeceği ise bugünkü gelişmeden anlaşılıyor. Bu gerginliğin AKP bünyesine yansıması da söz konusu olabilir.

Deniz Ülke Arıboğan / Akşam

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com