AKP giderse Türkiye biter zihniyeti!

AKP giderse Türkiye biter zihniyeti!
Yeni Şafak Gazetesi'nde Yasin Doğan mahlası ile yazan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Cemaat ile AKP arasındaki kavgayı ele alırken, iş adamlarını deyim yerindeyse tehdit etti.

Yalçın Akdoğan, "İşadamları 'operasyonlar size de sıçrayacak' diye korkutulup müttefik yapmaya çalışılıyorsa, eleştirenler tehdit ve şantajlarla susturulmak isteniyorsa, aykırı konuşanların üzerine kasetlerle, karalama kampanyalarıyla gidiliyorsa, bu nasıl bir sevelim-sevilelim anlayışı?" diye sordu.

Yasin Doğan” müstear adıyla bir makale kaleme alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı ve Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, AKP'ye zarar vermeye yönelik tertiplerin Türkiye’yi çökerten bir projeye dönüşeceğini ve herkesin bunun altında kalacağını söyleyerek, AKP'nin ördüğü korku duvarını yükseltecek bir tuğla daha koymaya çalıştı.
 
Akdoğan’ın “İstihbarat oyunlarının vardığı nokta...” başlıklı köşeyazısında dile getirdiği görüş ve iddiaların bir bölümü şöyle:
 
-ÖRGÜTLERİ CANAVARLAŞTIRAN BİR SEVELİM SEVİLELİM ANLAYIŞI-
 
“-Güç kullanmayı gelişimleri için gerekli gören yapıların en önemli özelliği 'istihbarat şebekesi' gibi çalışmaya başlamasıdır. Hatırlanırsa 1990'larda varolan bir örgüt, insanları kaçırıyor, sorguluyor, fişliyor, dosyalıyor ve tam anlamıyla bir istihbarat faaliyeti yürütüyordu. Peki, maneviyat iddiasındaki bir örgüt niçin istihbarat faaliyetlerine yoğunlaşır?
 
-Güç zehirlenmesi ve gayrı meşru yöntemlere savrulmak, masum gibi görünen oluşumların çok farklı yapılara dönüşmesine sebep olabilir.
 
-Dini gruplara mensup bireylerin devlet kurumlarında görev alması kesinlikle 'sızma' gibi kavramlarla değerlendirilemez ve bir sorun olarak görülemez. Ancak bu kişiler grup aidiyetiyle farklı bir mekanizma oluşturuyor ve dâhildeki veya hariçteki yetkisiz kişilerin iradesiyle yönlendirilmeye başlıyorsa bu büyük bir sorundur. Karar mercii sivil ve meşru idare olmaktan çıktığı an, orada hastalıklı bir yapı oluşuyor demektir.
 
-Kayıtdışı istihbarat, kayıtdışı operasyon, kayıtdışı yapılanma öncelikle hukuk devleti için tehdittir. Devlet kurumları tertip ve tezgâh mantığıyla hareket etmez.
 
'Amaca ulaşmak için her yol mübahtır' diye düşünenler, aracı amaç haline getiren sakat bir yaklaşım üretirler. Gayrı İslami ve gayrı insani her türlü yöntemi (tezgah, şantaj, karalama) kullanarak ulvi bir amaca ulaşma düşüncesi büyük bir yanılgıdır, örgütleri canavarlaştıran bir anlayıştır.
 
-İşadamları 'operasyonlar size de sıçrayacak' diye korkutulup müttefik yapmaya çalışılıyorsa, eleştirenler tehdit ve şantajlarla susturulmak isteniyorsa, aykırı konuşanların üzerine kasetlerle, karalama kampanyalarıyla gidiliyorsa, bu nasıl bir sevelim-sevilelim anlayışı?
 
-"YABANCI MİSYON ŞEFLERİYLE LOBİCİLİK NASIL BİR VATANSEVERLİK?"-
 
-Diyalogculukla nam bulan bir vakıf, geçmişte TÜSİAD'ın yaptığı gibi her hafta racon kesiyor, dini cemaatler veya STK'larla işbirliğine gitmek yerine yabancı ülkelerin misyon şefleriyle hükümete karşı lobicilik faaliyetlerine girişiyorsa bu nasıl bir sivilliktir, nasıl bir vatanseverliktir?
 
-İstihbarat oyunlarının gideceği yer yabancı ülkelerin amaç ve hedeflerine hizmet etmektir. Küresel güçlerle iş tutmaya alışan yapılar gayrı milli ve gayrı dini tavırlar sergilemeye başlarlar.
 
-Kendi ülkesinin istihbarat servisi, ordusu, bankası, hükümeti aleyhine faaliyetler içine girmek, onu tahrip edecek işler yapmak hiçbir makul ve meşru gerekçeyle izah edilemez. Yanlış yapan kişilerin üzerine gitmek ile kurumları çökertmeye çalışmak iki ayrı iştir. AK Parti iktidarı kendisine ve milli iradeye yönelen darbeci anlayışlarla hukuk içinde mücadele ettiği kadar, hukuk ve adalet duygusunu zedeleyen gelişmelere karşı da duyarlılığını ortaya koymuştur. Bu yüzden biz Ergenekon sürecinde ne dediysek aynen onun arkasındayız. Ancak Başbakanımız defalarca bir kısım tutuklamalardan duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir.
 
-"AK PARTİ'YE ZARAR TERTİPLERİ TÜRKİYE'Yİ ÇÖKERTİR, HERKES ALTINDA KALIR"-
 
-Manevi hareketlere gönül veren, büyük fedakârlıklar sergileyen insanlar mecraından sapan gidişat ve kirli oyunlar karşısında büyük ıstıraplar çekerler. Bu yapıların gönül verenlerin arzu ettiği mecraa dönmesi, temizlenmesi ve asli fonksiyonuna dönmesi ancak siyaset mühendisliğine soyunan şebekelerin temizlenmesine bağlıdır.
 
-Aksi halde AK Parti'ye zarar vermeye yönelik tertipler Türkiye'yi çökerten bir projeye dönüşür ve herkes bunun altında kalır.”

Yalçın Akdoğan'ın köşe yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

(DSE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com