AKP Kendi Ayağına Sıkar mı?

AKP Kendi Ayağına Sıkar mı?
CHP ve MHP anketlerinde bile en az yüzde 40 oya sahip gözüken AKP'nin 2011 seçimlerindeki en büyük rakibi kim?

"... Ancak bu sapma, AKP için başka bir tehlikeyi gündeme getirebilir. 12 Eylül referandumunda sivil ve özgürlükçü bir anayasa sözüyle “Yetmez ama evet” noktasına çektiği “demokratları” kaybedebilir.

Milliyetçi-muhafazakâr söylem, heykellere, televizyon dizilerine, içki yasaklarına kaydıkça, kentli orta sınıfların kaygıları artacaktır. Bu gündem aynı zamanda AKP'yi gerçek sorunlara çözüm iddiasından da uzaklaştırabilir."

Derya Sazak/Milliyet

AKP Nereye?

Ucube” heykel, kız ve erkek öğrenciler arasına 45 santim mesafe koyma, içki yasağı gibi AKP kimliğindeki muhafazakârlığı öne çıkaran söz ve eylemler, seçimlere beş ay kala halkın gerçek sorunlarıyla ne ölçüde örtüşüyor?

Aslında bunu en iyi bilecek parti AKP olmasına karşın, referandumdan bu yana “merkez” siyasetten ciddi sapmalar gözleniyor. Yüzde 58'e çıkan “evet”ler toplumsal tabanda daha uzlaşmacı olmayı; “endişeli modernler”in yaşam tarzlarına müdahale olarak gördükleri alanlarda “İslamileştirme” kuşkusu uyandırmaktan vazgeçmeyi gerektirirken, tam tersi mesajlar veriliyor. Üniversitelerdeki sertleşme, Kürt sorununun çözümündeki aşırı milliyetçi dil de, AKP'ye duyulan güvensizliği artırıyor.

Önceki gün Kadir Has Üniversitesi'nde yapılan “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması” sonuçlarının tartışıldığı toplantı için Cibali Kampusu'ndaydık.

AKP'NİN RAKİBİ YİNE KENDİSİ

8 yıldır benzer araştırmalarda elde edilen sonuç 2011 seçimleri öncesinde de karşımıza çıkıyor. AKP'nin rakibi, bu seçimde de kendisi olacak!

Erdoğan'ı muhalefet zorlamayacak, çünkü ortada Türkiye'yi daha iyi yönetme iddiasını sergileyen, halka umut veren bir parti ve lider yok. En azından bir seçim daha böyle olacağı gözleniyor.

Meclis'teki grup sıraları değişmez, milletvekilleri yenilenir.

Asıl kırılma, 2012'de Erdoğan-Gül arasındaki Çankaya stratejisinde yaşanabilir.

AKP lideri, “Başkanlık Rejimi”ne yönelmek istiyorsa, 2011 seçimlerinden anayasa değişikliğiyle “Başkanlık Rejimi”ne geçişi sağlayacak bir çoğunlukla çıkmak isteyecektir.

AKP MİLLİYETÇİLERİ KAZANAYIM DERKEN DEMOKRATLARDAN OLABİLİR

Bu da ancak 2002'deki gibi “İkili Meclis” yapısıyla mümkün olabilir. Erdoğan, MHP'yi barajın altına çekmek için her yolu deneyecektir. Son haftalardaki aşırı milliyetçi söylemin ardında böyle bir politikanın varlığını görebiliyoruz.

Ancak bu sapma, AKP için başka bir tehlikeyi gündeme getirebilir. 12 Eylül referandumunda sivil ve özgürlükçü bir anayasa sözüyle “Yetmez ama evet” noktasına çektiği “demokratları” kaybedebilir.

Milliyetçi-muhafazakâr söylem, heykellere, televizyon dizilerine, içki yasaklarına kaydıkça, kentli orta sınıfların kaygıları artacaktır. Bu gündem aynı zamanda AKP'yi gerçek sorunlara çözüm iddiasından da uzaklaştırabilir.

Kadir Has Üniversitesi'nin araştırmasında ortaya koyduğu gibi işsizlik ve yoksulluk, Türkiye'de bir numaralı sorundur. 2011 seçimlerinde de “ekonomi” belirleyici olacaktır.
Sağlık, eğitim, konut, yerel yönetim hizmetleri gerçek gündemi oluşturmaktadır.

2007 Cumhurbaşkanlığı seçim krizinde olduğu gibi bu defa geri planda bir “ordu müdahalesi” korkusu da olmayacağı için, Türkiye'yi iyi yönetme iddiasıyla halkın desteğini kazanan parti iktidar olacaktır.

AKP, “iktidar yorgunu” olmakla birlikte şu anda seçimden önde çıkmaya en yakın parti gözüküyor. Hata yaptıkça oyları düşecektir!


 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com