AKP'li vekil Zaman'da Başbakan'a ayar verdi

AKP'li vekil Zaman'da Başbakan'a ayar verdi
AKP Ankara Milletvekili Haluk Özdalga Cemaatin gazetesi Zaman'da Erdoğan'a ayar verdi!
Zaman yazarı Hilmi Yavuz geçtiğimiz gün yazdı: "AK Parti içinde -şimdilik sessiz duran!- bir muhalefetin bulunmadığını söylemek, eşyanın tabiatına aykırı görünüyor…"
 
Bu muhalefetin kaynağını ise şöyle açıkladı Yavuz: "Erdoğan, şayet partinin başından ayrılır da, Başkan ya da Cumhurbaşkanı kimliğiyle Çankaya’ya çıkarsa, bugüne kadar, liderin karizması ve aşırı sekter disiplini ile, zahiren bir arada ve bütünleşmiş görünen AK Parti’de ciddi bölünmeler beklenmelidir."
 
Şu sıralar cemaati yakından izlemek faydalı. Özellikle Başbakan Tayyip Erdoğan'ı "dostane" uyarıyorlar.
 
Zaman gazetesi bu kez bir AKP milletvekiline tam sayfa ayırdı. O milletvekili AKP Ankara Milletvekili Haluk Özdalga. AKP'nin "sessiz" muhalifi. Konu Başbakan için çok önemli bir konu; Başkanlık. 
 
AKP'li Özdalga ne dese beğenirsiniz?
 
"AK Parti’nin Türk usulü diye adlandırdığı başkanlık sistemi önerisi yoğun tartışmalara neden oluyor."
 
Toplumun geniş kesimlerinde soru işaretleri yaratan Başkanlık sisteminin AKP'li milletvekilleri arasında da tartışıldığını öğreniyoruz. 
 
İŞTE AKP’Lİ VEKİLİN ZAMAN’DAKİ YAZISI
 
AKP Ankara Milletvekili Özdalga bu girişin ardından aynen şu satırları yazıyor, satırbaşlarıyla okuyalım:
 
- Öneriye göre başkanın meclis ve başkanlık seçimlerini yenileyebilmesi, yüksek yargıya çok sayıda üye ataması, başkanlık kararnamesi gibi hususlar değişik eleştirilere yol açtı. Eleştiriler haklılık payına sahip ve ciddiye alınmalı.
 
- Başkanlık sistemi bize uygun mu? Bu soruya olumlu cevap vermeye engel iki kritik hususa işaret etmek istiyorum: Siyasi partilerimizin aşırı merkeziyetçi yapısı ve işleyiş asil ile yine aşırı merkeziyetçi devlet yönetimi. Partilerimizin mevcut işleyiş şekliyle ve zayıf yerel yönetimlerle başkanlık sisteminden beklenen hedeflerin gerçekleşmesi zor. Buna karşılık tam tersi yönde sonuçlar ortaya çıkabilir: Etkili bir kuvvetler ayrılığı yerine iktidarın tek elde aşırı yoğunlaşmasıyla veya istikrarlı yürütme yerine bugüne kadar yaşamadığımız kadar ağır siyasi krizlerle karşılaşabiliriz.
 
-Partilerimizin mevcut işleyiş biçimi devam ettiği sürece, başkanlık sistemine geçsek bile, Amerika’dakine benzeyen bir siyasi ortamın ve kuvvetler ayrılığının gerçekleşmesini beklemek gerçekçi değil. Daha büyük ihtimal, şu iki durumdan birinin ortaya çıkması: Parti liderliğinden gelecek başkan ve yasama organı çoğunluğu aynı partiden olursa, başkan kolaylıkla partisini kontrol etmeye devam edebilecek, denetim ve denge söz konusu olmayacak, bugün olduğundan daha şiddetli bir şekilde iktidar tek elde yoğunlaşacaktır.
 
- Başkanlık sistemini savunanların, siyasetimizin işleyişinden kaynaklanan risklere karşı önerdikleri başlıca çözüm dar bölgeli seçim sistemi. Öylelikle “milletvekillerinin parti baskısından ve lider sultasından kurtulacağını” ve “ABD’de olduğu gibi serbest partilerin oluşmasının” yolunun açılacağını ileri sürenler dahi var. Bu beklenti, gücünü bizim bünyemizden almayan bir hayal.
 
-Başkanlık sisteminden beklenen sonuçların alınmasına ikinci engel, aşırı merkeziyetçi devlet yönetimi. Başkanlık sistemi için federal devlet yapısı şart değil. Ancak ademi merkeziyetçi bir idare ve yerel yönetimlerin güçlü olması gerekir.
 
- Demokratik rejim içinde elbette farklı hükümet sistemlerinden biri seçilebilir. Önemli olan, ülke koşullarına en uygun olanın tercih edilmesi. Başkanlık sistemi için daha hayati önem taşıyan şey, keskin ideolojik çatışmalardan uzak, değerler silsilesinde özgürlüğü çok yüksekte tutan, geniş hoşgörü ve uzlaşma eğilimleri üzerine kurulu bir toplumsal ve siyasi kültürün varlığı. Tabii bunlar uzun zamanlı süreçlerde oluşan ve değişen özellikler.
 
- O nedenle, başkanlık sistemi ve daha çok kuvvetler ayrılığı isteyenlerin, parlamenter sistemi abartılı bir şekilde kötülemek yerine, partiler sistemimizi hiç olmazsa Avrupa’daki benzerlerine yaklaştırıp meclisin denetim ağırlığını artıracak ve yerel yönetimleri güçlendirecek uygulamalar geliştirmesi daha ikna edici bir yaklaşım olabilir. Esasen böyle bir yol, AK Parti’nin reformcu kimliğine de daha uygun olacak ve daha büyük toplumsal destek bulacaktır. (BCK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com