Akşam yazarından beleş köprü isyanı!

Akşam yazarından beleş köprü isyanı!
Akşam Gazetesi yazarlarından Yurtsal Atakan köprülerin ücretsiz yapılmasını eleştiriyor ve çözüm için iki basit öneri sunuyor.
Üniversitede ekonomi dersleri arz-talep ilişkisiyle başlar. İlk öğretilen temel ekonomi bilgisi, talep artığında arz talebi karşılamakta yeterli kalamıyorsa fiyatların da artacağı, talepten fazla arz varsa fiyatların düşeceğidir.
 
Kamu maliyesinde ise ilk öğretilen temel bilgi, kamu talebini artırmak için fiyatları (veya vergileri) düşürmenin, kamu talebini azaltmak için ise fiyatları (veya vergileri) artırmanın en etkili araç olduğudur.
 
Peki o zaman İstanbul'da köprülerden geçişi, köprü ve çevre yolları bakımları bitene kadar ücretsiz yapma uygulaması hangi ekonomi yönetimi bilgisiyle açıklanabilir?
 
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki yoğun trafiğin tek nedeni köprüden geçiş kapasitesinin yani arzın, köprüden geçme talebini karşılayamaması değil mi? Arzın talebi karşılayamamasına rağmen fiyatların düşürülmesinin talebi daha da patlatacağı açıkken, geçişlerin tamamen ücretsiz yapılmasının mantığını ekonomi ve kamu maliyesi yönetimi literatüründe aramanın manası yok. Çünkü bu uygulamanın tek karşılığı olsa olsa siyaset biliminin popülist politikalar başlığı altında bulunabilir.
 
Oysa dünyada trafik sorunlarına çözüm olarak ekonominin arz-talep ilişkisi kullanılarak üretilmiş modeller de mevcut. 'Car pool' uygulaması bunlardan biri. Bu uygulamada otoyolun en sol şeridi içinde iki veya daha fazla kişi bulunan otomobillerin kullanımına ayrılıyor. Tek kişinin kullandığı araçlar sağ şeritlerdeki trafiğe mahkum bırakılırken, iki veya daha fazla kişinin bulunduğu otomobiller boş şeritten vızır vızır geçiyorlar. Böylece aynı güzergahı paylaşanların araçlarını da paylaşma talebi teşvik ediliyor.
 
Köprülerin ücretsiz yapılması gibi işe yaramayacak bir çözüm yerine bizde de yukardakine benzer bir çözüm devreye sokulabilirdi. Gişelerden üçü, dördü, beşi ikiden fazla kişi tarafından paylaşılan araçların ücretsiz kullanımına ayrılabilirdi.
 
Bu şimdi yazıyı yazarken fazla düşünmeden aklıma gelen ama etkili olacağı kesin bir çözüm. Bilişim sektörünün duayenlerinden ve yenilikçi fikirleriyle tanınan sevgili dostum Ali Akurgal'ın önerisi ise işin en başından beri uygulanabilecek bir çözüm. Aynen aktarıyorum, umarım birileri kulak verir de geç bile olsa uygulanmaya başlanır:
 
'Hiç kimse akıl etmiyor ki; eğer köprünün bir yöne iki şeridini kapatmış tamir ediyorsanız, 200 metre arkasından da diğer iki şeridini kapatıp tamir etseniz, kalan iki şerit zik-zak çizerek her iki tamiratın yapıldığı yerin açıkta kalan yerlerini kullanabilir. Böylece tamiratı ikişer şeridi 4 kere kapatarak yapacağınız sürenin yarısından bir, iki gün uzun süreye indirirsiniz.
 
Hatta teknik olarak bir engel yok, ortadaki halat-bariyerleri sökersiniz, karşı tarafı da 200 metre peşinden tamir etmeye başlarsınız. Yedi ve sekizinci şeritlere kazma vurulduğunda ilk tamirat 600. metreye ulaşmış olur. Tüm tamirat süresince 6 şerit akmaya devam eder. Bu durumda, tamirat süresi üçte bire iner.
 
Bunu akıl etmek için alim olmaya gerek yok. Benim öğrencilik yıllarımda (Rakım Çalapala'nın matematik kitaplarında) lise, hatta orta okul düzeyinde bu tür problemler okutulurdu. Artık bunlara itibar yok. Bu tür problemleri bilgisayarların çözeceğini zannedenler çoğunlukta'. (NSK)
 
Yurtsan Atakan / Akşam
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com