Ali İsmail gibi 21 kişiyi daha dövmüşler!

Ali İsmail gibi 21 kişiyi daha dövmüşler!
Ali İsmail Korkmaz'ın dövüldüğü gece Eskişehir'de çoğu üniversite öğrencisi 21 kişi daha polis tarafından dövüldü. Ancak şikâyete rağmen polisler belirlenemedi.

Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın dövüldüğü saatlerde, şehrin birçok noktasında 'polis terörü' yaşandığı ortaya çıktı. 21 genç daha o gece polislerce dövüldükleri, sürüklendikleri, coplandıkları ve copla taciz edildikleri iddiasıyla şikâyetçi oldu. Bu gençler arasında, Gezi Parkı eylemine katılmadığı halde yediği dayak nedeniyle kafatası kırılan, beyin kanaması geçiren Gürcü öğrenci Akaki Avaliani de var. Avaliani, kafatasında göçme olduğu ve beyin kanaması geçirdiği saptanınca ameliyata alındı. Sağ kolu felç olan Avaliani henüz hastanedeyken, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet, memura direnme, kamu malına zarar, mala zarar ve hakaret suçlarından şüpheli sıfatıyla dinlendi. 'Kasten öldürme ve yaralama' iddiasıyla haklarında soruşturma açılan polisler aradan sekiz ay geçmesine rağmen belirlenemedi. Avaliani'nin dövüldüğü noktaya bakan bir güvenlik kamerasının teslim alınması görevi, Ali İsmail Korkmaz'ın görüntülerini sildiği öne sürülen bilirkişiye verildi.

 

PASAJDAKİ DEHŞETİ ANLATTILAR

Anadolu Üniversitesi'nde okuyan Evrim Kavran, Gülşah Çetinbaş ve Coşkun Anayurt, o gece kent merkezinde bulunan Kanatlı AVM'ye yürürken patlama sesi duydular. Üç arkadaş bir pasaja sığındı. İddiaya göre içerideki polisler, gelenleri coplamaya başladı. Üniversite öğrencisi Evrim Kavran o pasajda yaşananları şöyle anlattı: "Coplarla bacaklarıma vurunca yere düştüm. Yerdeyken vücuduma, kafama tekme ve copla vuruyorlardı. Ayağa kalkmaya çalıştığımda bir polis, saçlarımdan tutup sırtıma yumrukla vurdu. Porsuk Çayı önünde yerde yatan birçok insan, üzerlerinde polisler vardı. Polisler Gülşah'a yöneldi. Gülşah'ın bulunduğu dükkâna kaçtım. Polisler tekmeyle dükkânın kapısını kırdı. Bir polis üstümdeki kanı görünce koruma amaçlı sarıldı ve dükkânın içine çekti. Diğerleri 'Sen bir o... koruyorsun' diye bağırdı.

Beni koruyan polis, 'Buradan çıkma' dedi. Kapıyı üstümüze kapattı. Dışarıdan çığlıklar geliyordu. Yaşlı bir amca bizi üst kata çıkarıp su verdi. On dakika sonra Coşkun bizi hastaneye götürdü. Yüzüm kan içindeydi. Burnum şiş, dudağım patlak, burnum ve dizlerim kanıyordu." Kavran'ın muayenesinde vücudunun her yerinde morluk ve burnunda çatlak saptandı. Dayak yediğini iddia eden öğrencilerden Gülşah Çetinbaş ise "Polis çelmesiyle yere düştüm. Düşünce cop ve tekmelerle vurdular. Yüzümü korumak için kafamı kaldırdığımda sağımda dört tane postal gördüm. 10-15 dakika boyunca vurdular. Hayatımdan endişe etmeye başladım" dedi. Bircan Herdem ve Aylin Önen de eyleme katılmadıkları halde dayak yediklerini iddia etti. Herdem ifadesinde, "Coplarla vurdular, yüzüme sprey sıktılar. Her seferinde farklı bir polis gelip darp etti. Polislerden biri koşup tekme attı, yere düştüm. Sürüklediler" dedi.

COPLU TACİZ

Üniversiteli Can Ersoy, Oğuzhan Dönmez, Çiler Kayabaşı ve Çağatay Dirilgen ise eyleme katılmak için gittikleri Yunus Emre Caddesi'nde polisler tarafından dövüldü. Dayak yediklerine dair şikâyette bulunan öğrencilerden Ersoy, polislerin kendisini copla taciz ettiğini öne sürdü.

"POLİS İSTEDİ, ŞALTERİ İNDİRDİM"

Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesine ilişkin davada aralarında aynı gece polisten dayak yediği belirtilen üniversite öğrencisi Doğukan Bilir'in de bulunduğu bazı tanıklar, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifade verdi. Korkmaz'ın dövülme anını kaydeden ancak 20 dakikalık bölümü yok edilen güvenlik kamerası görüntülerinin bulunduğu Beşik Otel'in sahibi Erdoğan Gözseçen, ifadesinde, "Olay gecesi Doğukan Bilir'in dövüldüğünü gördüm" diye konuştu. Serkan Kavak adlı sivilin sopayla gençlere saldırıp kafalarına vurduğunu belirten Gözseçen, otelinin şalterini, "Bir polisin göstericiler tarafından otel yakılabilir" demesi üzerine indirdiğini belirtti. Bir avukat "Polis, kamera olup olmadığını sordu mu? diye sordu. Gözseçen de "Sordu. 'Var' demem üzerine şalteri kapatmamı istedi" diye ifade verdi.

Gözseçen, 13 Temmuz 2013'te Radikal'e yaptığı açıklamada, "Gösterinin büyümesi üzerine şalteri kapattım" demişti. Radikal, 13 Eylül'de, Ali İsmail Korkmaz davasında sanık olarak yargılanan polis Hüseyin Engin'in görüntüler kesilmeden önce otele girdiğini tespit etmiş ve "18 dakikayı sildiren de aynı polis mi?" diye sormuştu.

"ALİ İSMAİL YANIMDAYDI"

Duruşmada, kamera görüntülerde dövüldüğü görülen Doğukan Bilir de dinlendi. Bilir "Sokağın başında bir süre beklemiştik. Üç kişi vardı yanımızda. Birisi Ali İsmail'di. Önceden tanıyordum" dedi. Gaz maskeli birinin kendisini yakalayıp dövmeye başladığını, başka polislerin gelerek dövmeye devam ettiklerini, darbeler nedeniyle yere düştüğünü belirten Bilir, sürünerek arabaların arasına gidip babasını aradığını, onun gelip kendisini aldığını söyledi. Tanık Mustafa Arslan ise "Dükkânımızın alarmı çalınca koşarak gittik. Polislerden dayak yedik bir arkadaşımla. Esnafız diye bağırdık, polis durdu" diye konuştu. Duruşma 11 Nisan 2014'e erteledi.(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com