Ana atardamardaki genişleme ve yırtık "ölüm" çağırıyor

Ana atardamardaki genişleme ve yırtık ölüm çağırıyor
Vücuttaki ana atardamar çapının genişlemesi ve yırtılması, hayati risk taşıyor

ANKARA (AA) - YEŞİM SERT KARAASLAN - Vücuttaki ana atardamar çapının 4 cm'nin üzerine çıkması hayati tehlikeye davetiye çıkarırken; 5 cm'nin üzerindeki genişleme (anevrizma) yırtılma riskine yol açıyor. Ana atardamardaki genişleme "ölüm" riski taşırken, yırtılma halinde kişilerin çoğu hastaneye ulaşsa bile hayatlarını kaybediyor.  

Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Neyyir Tuncay Eren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ana atardamar olan "Aort" taki genişlemenin tehlikeli olduğunu belirterek, bu durumun "aort anevrizması" olarak adlandırıldığını söyledi.

Aort anevrizmasının "Türkiye'de yılda yaklaşık 4 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine" neden olduğunu dile getiren Eren, bunun genellikle hastalarda belirgin bir şikayete neden olmazken, yırtıldığında çoğunlukla geç kalınmış olduğunu ifade etti. Eren, hastalığın teşhisinin zor olmadığına dikkati çekerek, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin damar çapının belirlenebildiği taramaların mutlaka yapılması gerektiğini belirtti.

Atardamarlarda çocukluk çağlarında bile yağ ve kalsiyum birikmeye başladığını belirten Eren, yıllar içinde damar duvarındaki bu birikmenin damarın elastikiyetini azalttığını söyledi. Eren, bununla ortaya çıkabilen damarlarda genişlemenin özellikle endüstriyel toplumlarda ciddi bir sağlık sorunu olduğunu dile getirerek, "İstatistiklere göre 45-55 yaş arasındaki her 100 erkekten yaklaşık 2'si, 70 yaş üstü erkeklerin ise 10'unda ana atardamarda genişleme (aort anevrizması) mevcut" dedi.

Sorunun, kadınlarda erkeklere oranla daha az rastlandığını aktaran Eren, "Eğer ana atardamar çapı 4 cm ve üzerinde ise bu kişilerin mutlaka diğer riskler yönünden incelenmesi ve takibe alınması gereklidir" uyarısında bulundu. Eren, damarda genişlemede en büyük riskin "yırtılma" olduğunun altını çizerek, bu kişilerin büyük bir kısmının hastanelere ulaşsalar bile hayatlarını kaybettiğini bildirdi.

Eren, "Ana atardamar çapı 4 cm'nin üzerine çıkmaya başladığında artık damarda genişlemeden söz edebiliriz. Damarın 5 cm'nin üzerinde genişlemesinde ise yırtılma riski belirginleşmeye başlar ve çap arttıkça yırtılma riski çok daha fazla artar" diye konuştu. Eren, bu durumun genellikle belirgin bir şikayete neden olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Karın bölgesindekilerin çapları büyüdükçe bel ağrılarına neden olabilir. Ayrıca hazımsızlık, karın ağrısı gibi son birçok kişide sıklıkla rastlanan şikayetlere neden olabilir. Zayıf kişiler karınlarında her kalp atışının nabız gibi hissedebildikleri bir şişlikten söz edebilirler.

Göğüs bölgesindeki atardamardaki genişlemelerde aynı şekilde çoğunlukla bir şikayete sebep olmazken ilerlemiş hastalarda ses kısıklığı veya çatallaşması, sırt ağrısı, göğüs ağrısı gibi belirtiler olabilir. Genişleyen damarlar içerisinde çoğunlukla pıhtılar oluşur. Bazen bu pıhtılardan kopan parçalar ayak damarlarında tıkanmalara neden olabilir."

Özellikle 55 yaş üzeri erkekler, hipertansiyon hastaları, sigara içenler, kolesterol yüksekliği olanlar, şişmanlar ,ailede anevrizma öyküsü bulananların yüksek risk taşıdığının altını çizen Eren, "Bunun dışında elastik doku hastalıklarının sıkça görüldüğü zayıf , oldukça uzun boylu, iskelet deformiteleri olanlar da mutlaka incelenmelidir" uyarısında bulundu. 

-Hastalığın oluşumunda sigaraya dikkat 

Eren, genellikle tesadüfen tespit edilen anevrizma için müdahalelerin önemli bir kısmının artık hasta uyanıkken küçük kesilerle "suni damar yerleştirme" yoluyla yapılabildiğine kaydetti.

 Suni damarların açık ameliyatla oldukça yaygın olarak yerleştirilebildiği  "EVAR" ya da "TEVAR" diye adlandırılan kapalı tekniklerle yapıldığını anlatan Eren, "Sanki damar içine stent yerleştirilir gibi uygulanır. Açık ameliyat hemen herkese uygulanabilmesine rağmen EVAR/TEVAR denilen kapalı uygulamaların başarı ile yapılabilmesi için bazı anatomik özellikler aranmaktadır. Bu nedenle her hasta için uygun değildir" dedi.

Ana atardamar genişlemesinin oluşumunda sigara kullanımının önemli bir etken olduğuna işaret eden Eren, ailede bu sorunu yaşan bir kişinin varlığı, yüksek tansiyon, erkek cinsiyet, yüksek kolesterol-trigliserid düzeyi, damar sertliği, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı ve bazı genetik koşulların de diğer faktörler arasında yer aldığını söyledi.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com