Anne karnında bebek ölümleri

Anne karnında bebek ölümleri
Özel BSK Kütahya Anadolu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meryem Mükerrem Tümta, Türkiye'de 1960'larda her 1000 bebekten 11'inin anne karnında 20'nci haftadan sonra öldüğünü, günümüzde bu miktarın 1000'de 5 civarına indiğini bildi

Özel BSK Kütahya Anadolu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meryem Mükerrem Tümtaş, Türkiye'de 1960'larda her 1000 bebekten 11'inin anne karnında 20'nci haftadan sonra öldüğünü, günümüzde bu miktarın 1000'de 5 civarına indiğini bildirdi.
Op. Dr. Tümtaş, yaptığı yazılı açıklamada, bebek ölümlerinin yaklaşık yüzde 90'ının nedeninin, ölü doğum sonrasındaki otopsiyle aydınlatılabildiğini belirtti.
Anne karnındaki bebek ölümlerinin bebek, plasenta veya anneye bağlı olabileceğine dikkati çeken Op. Dr. Tümtaş, şunları kaydetti:
''Türkiye'de 1960'larda her 1000 bebekten 11'i anne karnında 20'nci haftadan sonra ölürken, günümüzde bu miktar 1000'de 5 civarına inmiştir. Anne karnında ölümlerin yüzde 25 ila 40'ı bebeğe ait nedenlere bağlıdır. Bunlar içinde en ağırlıklı yeri doğumsal yapısal anormallikler alır. Tüm rahim içi ölümlerin yaklaşık yüzde 30'undan bu anormallikler sorumludur. Bunlar içinde kalp anormallikleri ve beyindeki anormallikler en önemlileridir. Bunun oluşum riskini azaltmak için gebe kalmadan üç ay önce başlamak üzere günde 400 mikrogram folik asit tableti almayı öneriyoruz. Kan uyuşmazlığı nedeniyle de bebek ölümleri olabilir. Annenin kanı Rh negatif ve babanın kanı Rh pozitif olması halinde, bebeğin kanı da Rh pozitif ise bu sorun oluşturabilir. Özellikle bu annenin ikinci bebeği olumsuz etkilenir. İlk bebeğin Rh pozitif olan kanı anne dolaşımına geçtiğinde anne bu kana karşı antikor üretir. Anne kanındaki bu antikorlar ikinci bebeğin kan hücrelerine hücum eder ve onu kansız bırakır. Bu durumu önlemek için gebeliğin 28. haftasında ve gebelik sonrasında bir enjeksyon yapılması gereklidir.''
Plasentaya bağlı nedenlerin karın içinde bebek ölümlerinin yüzde 25-35'ini oluşturduğunu duyuran Op. Dr. Tümtaş, bazı durumlarda plasenta doğumdan önce yapıştığı rahim duvarından ayrılabileceğini bildirdi.
Op. Dr. Tümtaş, plasentayı ve bebeği saran zarların enfeksiyonu da bebeğe kan götüren damarların harabiyetine yol açarak bebek ölümlerine yol açabileceği uyarısında bulunarak, şöyle devam etti:
''Ölümlerin yüzde 5 ila 10'u anneye ait nedenler dolayısıyla olur. Bunlar arasında en önemlileri diyabet ve hipertansiyondur. Gebelik öncesi diyabeti olanlar ve insülin kullananlar mutlaka kan şekerleri iyi düzenlenmiş olarak gebe kalmalıdırlar. Gebelik süresince de insülin dozları gebeliğin artan ihtiyaçlarına göre çok iyi ayarlanmalıdır. Gebeliğin yarattığı bir diyabet türü de vardır. Bunun tanısı için gebeliğin 26-28'inci haftalarında şeker yükleme testi yapılmalıdır. Gebeliğe bağlı diyabeti var çıkanlar, önce diyet ve gerekirse ilaçla normal kan şekeri düzeyine getirilmelidirler.''

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com