'Arap baharı ve küresel değişimler' konferansı

'Arap baharı ve küresel değişimler' konferansı
ESOGÜ ve Odunpazarı Belediyesi tarafınan düzenlenen panalde konuşan Michigan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Juan Cole, Ortadoğu da üç çeşit rejimin olduğunu söyledi.

ESOGÜ ve Odunpazarı Belediyesi tarafınan düzenlenen panalde konuşan Michigan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Juan Cole, Ortadoğu da üç çeşit rejimin olduğunu söyledi.

Cole, 'Birincisi Mısır ve Irak da ortaya çıkan askeri rejimler. İkincisi Suriye ve Kuzey Afrika ülkerinde ortaya çıkan Cumhuriyet tarzı rejimler ve sonuncusu da bildiğimiz klasik krallıklar. Tek kişilik yönetimler ortaya çıktı' dedi.
1940 - 1950'li yıllarda Ortadoğu'da ortaya çıkan rejimler ve ülkelerin sömürü sonucu nasıl olduğunu anlatan Cole şunları söyledi; 'Askeri rejimler ilk başta oldukça popülerdi. Askeri rejimlerden sonra kalabalıklar oluşur. Bunları para ile getiremezsiniz. Askeri rejimlerin popüler olmasının sebebi, bunlar ülkenin bağımsızlığını sağlayan rejimlerdi. Şimdi kolonyal düzen oldukça ciddi bir eşitsizlik getirmişti. Toplumdaki eşitsizliği artırmıştı. Toprak reformu ihtiyacı vardı. Çünkü sömürü düzenlerde Irak ve Mısır'da bütün toprağı bin kişiyi geçmeyecek şekilde toprak sahiplerine paylaştırmışlardı. Toprağın yüzde ellisini bunlar kontrol ediyordu. Çok sayıda topraksız işçi ve küçük çiftçiler mağdur durumdaydı. Dolayısıyla toprak reformu popüler bir rejim gördü. Toprak reformuyla büyük toprakları böldüler. Toprağın büyük sahiplerinden aldılar ve dağıttılar. Dolayısıyla kırsal veya köylerde orta sınıf yarattılar. İki türlü de eğer çoğunlukla kolonyal rejimlerde yani sömürü rejimlerinde sanayileşmeyi, endüstrileşmeyi tercih etmediler. En azından engel olmaya çalıştılar. Bilinçli bir şekilde teşvik etmediler. Şimdi bu rejimler 1950 ve 1960'li yıllarda devlet eliyle sanayileşme yapıyorlardı. Bir sürü fabrika açtılar. Bir anlamda Mustafa Kemal Atatürk'ün 1930'lu ve 1940'lı yıllarda yapmaya çalıştığı şeydi. 3 yıl sonra devlet Ortadoğu'da eliyle sanayileşmeyi teşfik ediyorlardı, geliştirmeye çalışıyorlardı. İngilizler bilinçli bir şekilde eğitime karşılardı. Eğitimi istemiyorlardı. Bu yeni rejimlerden sonra eğitime daha fazla önem verdiler. Devlet eliyle yapılanların bir kısmı çok hesaplanmış, kitaplanmış yatırımlar değildi. Eğitim özellikle üniversiteyi bitiren herkeze iş garantisi vermeye başlamıştı. Bu da ciddi bir sıkıntı yaşatıyordu. Bunlar bilindiği gibi gelişmece çalışmalardı. Eğitim, yatırım, okul açılması, fabrika kurulması gibi bir sürü boyutu olan devlet eliyle toplumu geliştirmek veya sistemi geliştirmeyi amaçlayan projelerdi. Bu hükümetler demokrat hükümet değillerdi. İşlerine geldiği gibi olağanüstü hal sistemini oturtmuşlardı. Aslın da bir anlam da eski dönemden yani sömürge döneminden biraz daha katı ve baskıcı rejim özelliği gösteriyorlardı. Suriyede olağanüstü hal 1963'den bu yana devam ediyor. Geçen altı ay içerisinde kaldırıldı denilse de ama görüyoruz ki kaldırımamış. Sadece sözde kaldırılmış. Dolayısıya olağanüstühal ve sıkı yönetim bir anlamda bütün ülkelerde devam ediyor. Tunus'da da 1990'lı yıllardan beri olağanüstü hal yönetimi geçtiğimiz bahar ayında iptal edildi. O da devrimden sonra tabi. Mısır'da 1981 yılından bu yana olağanüstü hal yasası devam ediyor.'

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com