Arap Dünyası Karıştı

Arap Dünyası Karıştı
Tunus ve Mısır'dan sonra Arap coğrafyasına yayılan protestolarda en büyük şiddet Libya ve Bahreyn'de yaşanıyor. İnternete ise kapatma kararı geldi.

LİBYA ve BAHREYN KAN AĞLIYOR

Tunus'ta başlayan Mısır'da Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in görevini bırakmasıyla sonuçlanan yönetim karşıtı gösterilerin sıçradığı Libya'da geçen çarşambadan bu yana yapılan gösterilerde 84 kişinin öldüğü belirtiliyor.

Merkezi New York'ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), hastane çalışanları ve görgü tanıklarına dayanarak, olaylarda 84 kişinin öldüğü tahminini bildirdi.

Uluslararası Af Örgütü, medya ve internete kısıtlamaların uygulanması nedeniyle kesin rakamlar tespit edilememesine rağmen 35'i dün olayların merkezi Bingazi'de, 46 kişinin öldüğünü açıklamıştı.

Ortadoğu'da yer yerinden oynuyor!

ORDU BAHREYN'DE GÖSTERİCİLERE KURŞUN YAĞDIRDI...

CEMAHİRİYE SİSTEMİ
Uzun yıllar İngiliz ve Fransız idaresinde kaldıktan sonra 1951'de bağımsızlığını kazanan Libya, doğrudan halk yönetimi anlamına gelen Cemahiriye sistemiyle yönetiliyor.

"Devrim Lideri" unvanını taşıyan Muammer Kaddafi, 1976'da yayımladığı; İslami ülküler, sosyalizm ve Arap milliyetçiliğinin harmanlandığı, siyasi partiler ve temsili demokrasiyi reddeden "Yeşil Kitabı"nı temel olarak alarak, halkın görüşlerini halk komiteleri ve genel halk kongresi aracılığıyla sunabilmesine olanak tanıyan "Cemahiriye Sistemi"ne 2 Mart 1977'de geçti.

Libya lideri, ülkenin adını da Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi olarak değiştirdi.

Muammer Ebu Minyar El Kaddafi 1969'da yüzbaşıyken Kral İdris'e karşı yaptığı ihtilalden sonra albaylığa terfi etti. Kaddafi, ihtilalden sonra Devrim Komuta Konseyi Başkanı oldu. Bir yıl sonra da Başbakanlığı ve Savunma Bakanlığını da üstlendi.

Libya'da 1971 yılında, tek siyasi parti olan Arap Sosyalist Partisinin kurulmasından sonra 1972'de başbakanlığı devreden Kaddafi, 1976 yılında kendini devlet başkanı ilan etti.

1977'de Cemahiriye sistemine geçtikten sonra, 1979'da tüm görevlerinden istifa ederek kendini sade bir vatandaş ilan eden Kaddafi 1981'den bu yana Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanı unvanını taşıyor.

1986 yılında ise ülkenin adına "büyük" sıfatı eklenerek Libya Büyük Sosyalist Arap Halk Cemahiriyesi oldu.

Libya lideri, 1992'de ülkeyi her biri ayrı bütçeye, yasama ve yürütme güçlerine sahip binden fazla yerel idareye ayırdı. Yerel idareler ve kongreler, Kaddafi'nin üyelerini özel olarak seçtiği Devrim Komitelerince denetleniyor.

Kaddafi, gerçek demokrasi olarak adlandırdığı cemahiriye sisteminin, "sahte parlamentarizm ve batı demokrasisinden çok daha başarılı ve demokratik olduğu" görüşünü savunuyor.

Doğusunda Mısır, güneyinde Çad ve Nijer, batısında Cezayir ve Tunus, kuzeyinde de Akdeniz'e sınırı bulunan Libya'nın 6,5 milyon dolayındaki nüfusunun yüzde 90 kadarını Araplar oluşturuyor.

DAVUTOĞLU: VATANDAŞIMIZIN GÜVENLİĞİ İÇİN HAREKETE GEÇTİK
Bu arada Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Libya'daki gelişmelerle ilgili olarak, "Libya'da çok yoğun bir vatandaş kitlemiz var. Onların güvenliği ve gerektiğinde Türkiye'ye intikali konusunda çalışmaları başlatmış durumdayız" dedi.

Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de gazetecilere açıklamada bulunan Davutoğlu, BM'nin en az gelişmiş ülkeler toplantısının Mayıs ayında Türkiye'de yapılacağını hatırlatarak, Hindistan ve Nepal'de bu konuda temaslarda bulunduğunu söyledi. Davutoğlu, "Biz bu zirvede uluslararası ekonomik sistemde adaletli ve eşit dağılımı öne çıkaracak, yeni bir uluslararası düzen konusunu işlemek üzere hazırlık yapıyoruz" dedi

Yeni Delhi'deki "Güney-Güney İşbirliği" toplantısında bu konuları ele aldıkları söyleyen Davutoğlu, toplantı dışında da birçok Afrika ülkesinin dışişleri bakanlarıyla ikili konuşma fırsatı bulunduğunu ifade etti.

Hindistan'da bulunduğu sürede Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, AB'nin genişlemeden sorumlu komiseri Stefan Fülle ve Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nikolay Mladenov ile telefonla görüşme imkanı bulduğunu belirten Davutoğlu pazartesi günü de Tunus'a gideceğini hatırlattı.

Ortadoğu'daki olayların Tunus'ta başladığını vurgulayan Davutoğlu, "Tunus'ta sağlıklı bir geçiş olursa bunun diğer ülkelere de olumlu etki yapacağına inanıyoruz. Tabii her ülkenin özel şartları var ama bölgenin ihtiyaç hissettiği en temel husus demokratik geçiş süreciyle ilgili olumlu haber almak" diye konuştu.

Gelecek hafta AB Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın bir toplantı girişimi olduğunu belirten Davutoğlu, Brüksel'de yapılacak toplantıda AB ile bu konuları ele alacaklarını bildirdi.

Gazetecilerin Libya'daki gelişmeleri sorması üzerine Davutoğlu, Libya'da büyükelçilik ve başkonsoloslukla sürekli temas halinde olduklarını anlatarak, şunları söyledi:

"Son iki gün içinde Libya'da olaylar süratle yayılmaya başladı. Biz şirketlerimizi bulundukları şehir ve bölgelerle ilgili çok yakın takip ediyoruz. İhtiyaç olması halinde ki olacak gibi görünüyor yine Tunus'takine ve Mısır'dakine benzer şekilde bir tahliye çalışması yürütmek durumunda kalabiliriz. Çünkü birçok şehirde ciddi bir kamu düzeni sorunu var."

Libya ile Türkiye'nin eskiye dayanan dostluk ilişkisi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Libya'nın güveni ve huzurunun büyük önem taşıdığını belirtti.

Davutoğlu, "Libya'da çok yoğun bir vatandaş kitlemiz var. Onların güvenliği ve gerektiğinde Türkiye ile intikali konusunda da çalışmaları başlatmış durumdayız. Dün gece bu konuda gerekli talimatları verdim. Bu ihtiyacın hasıl olması durumunda, ki muhtemelen bugünden itibaren tahliyeyle ilgili çalışmaları başlatacağız" dedi.

Hindistanlı gazetecilerin Türkiye modelinin Ortadoğu'ya model olarak gösterilmesini sorması üzerine de Davutoğlu, Ortadoğu'daki halkların Türkiye'yle ortak bir tarihi paylaştıklarını, onların barış ve refahının Türkiye için de önemli olduğunu söyledi.

Ortadoğu halklarının barışçı isteklerinin dikkate alınmasını ve barışçı bir geçiş süreci olacağını umduklarını belirten Davutoğlu, bölgede kaos istemediklerini dile getirdi.

Davutoğlu, "Türkiye deneyimi bazı Arap entelektüeli ve gözlemcileri tarafından başarı hikayesi olarak görülüyor. Eğer bu deneyim kardeş ülkeler için iyi bir örnek olarak görülürse büyük katkı sağlamaktan memnun oluruz. Ama her ülkenin kendi karakteristiği vardır" diye konuştu.

İNTERNET KAPATILDI
Libya, tıpkı Mısır'da olduğu gibi çareyi interneti kapatmakta arıyor! Ülke cuma günü geç saatlerde protestoların genişlemesini önlemek için interneti kapattı. Libya ayrıca, facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerini de teker teker kapatıyor. Huffington Post'un haberine göre ülke ayırca El Cezire'nin sitesine erişimi engelledi. İntenet ortoritesi Renesys de internet erişiminin kapatıldığını doğruladı.

BAHREYN'DE ORDU GÖSTERİCİLERE ACIMADI

Bahreyn'de dün ordu, başkent Manama'daki İnci Meydanı'na girmek isteyen hükümet karşıtlarının üzerine ateş açtı. Onlarca kişinin yaralandığı dehşet dakikaları an be an kameralara yansıdı. Giderek yükselen tansiyonun ardından Bahreyn Prensi bugün TSİ 12.45'te orduya sokaklardan çekilmesimi emretti.

Bahreyn'de hükümet karşıtı gösteriler düzenleyen protestocular bir kez daha güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaştı.

İnci Meydanı'ndaki protestocu kampına gerçekleştirilen kanlı polis baskınının ardından bu defa da ordu göstericilere acımadı.

Askerlerin meydana girmeye çalışan protestocuların üzerine ateş açması sonucu en az 50 kişi yaralandı.

TANKLAR, İNCİ MEYDANI'NDAN ÇEKİLİYOR

İktidar karşıtı gösterilerin yapıldığı Bahreyn'in başkenti Manama'da, bugün Bahreyn Veliaht Prensi Salman Bin Hamad El Halife'nin emriyle zırhlı araçlar ve tanklardaki askerlerin İnci Meydanı'ndan çekilmeye başladığı bildirildi.

Veliaht Prens, askerlerin çekilmesinden sonra düzeni polisin sağlayacağını belirtti.

Reuters'ın haberine göre, polis, askerlerin protestoların merkezi İnci Meydanı'ndan çekilmesinden sonra meydana geri dönen göstericilere göz yaşartıcı bomba attı.

Tank ve zırhlı araçlar hükümet karşıtı protestoların yapıldığı, 4 kişinin öldüğü 231 kişinin yaralandığı polis müdahalesinin ardından önceki gün meydana konuşlanmıştı.

MUHALEFET ŞART KOŞMUŞTU

Gösterilerin bir haftadır sürdüğü Bahreyn'de Kral Hamad Bin İsa El Halife, Veliaht Prens El Halife'den, gösterilerle krallığı sarsan krizin çözümü için "bütün taraflarla" ulusal diyalog başlatmasını istemişti.

Ana muhalefetteki Şii bloku ise Kral'ın diyalog önerisini reddederek, öncelikle askerlerin sokaklardan çekilmesi gerektiğini bildirmişti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com