'Askeri savcılar korkuyor'

'Askeri savcılar korkuyor'
Balyoz avukatından hakime, “Zımni olarak size baskılar gelebilir endişeliyiz” dedi.
 361 sanıklı Balyoz Planı Davası’nın temyiz duruşmasına Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde devam ediliyor. 15 sanığın avukatı Nevzat Güleşen, Balyoz Davasının temyiz duruşması öncesinde Yargıtay Başkanı Ali Alkan’ın hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hem de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile görüştüğünü anımsatarak, “Zımni olarak baskılar gelebilir, biz endişe ediyoruz. Genelkurmay Başkanı konuşmasın. Başbakan’ın Yargıtay Başkanı ile tek bir gündemi olabilir, adli yıl açılışı. Bunun dışında ortak bir konuları olamaz” değerlendirmesinde bulundu. 
 
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Balyoz Davası'nda Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına'ya 20 yıl hapis kararı çıkmıştı. 361 sanıklı Balyoz davasının temyiz duruşmasına Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde devam ediliyor. Ahmet Dikmen, Aşkın Öztürk, Doğan Uysal, Erdinç Altıner, Fikret Güneş Hasan Hoşgit, Haydar Mücahit Şişlioğlu, Hannan Şayan, Hüseyin Hoşgit, İsmail Taylan Mehmet Baybars Küçükatay, Murat Özenalp, Onur Ulucak, Ökkeş Alp Kırıkkanat ve Yavuz Kılıç’ın Avukatı Nevzat Güleşen, savunmasına dün kaldığı yerden devam etti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan emekli Yüksek Bilgisayar Mühendisi Albay, Avukat Güleşen, bilgisayarının IP adresini gizleyebileceğini kendisinin internetten benim Sibirya’dan bağlanmış gibi görünebileceğini belirterek, “Sayın başkan sizi cep telefonundan arayabilirim ve sizi arayanı 155 polis olarak görebilirsiniz. Bunların hepsi mümkün. Her türlü dijital sahtekarlığı yapabiliriz. Veri kaydında ilk kaydediciyi sorumlu tutamazsınız son kaydedici sorumlu tutulabilir bu davada buna bile dikkat edilmedi” dedi. Balyoz Davasının CD’lerinin hazırlanmasının tanığı olduğunu iddia eden Orhan Aykut’un ifadelerine atıfta bulunan Güleşen, “İddianameler Ankara’da hazırlandı bilirkişilerde polis memuru olarak Ankara’dan çağrıldı. Komployu basiretinizle hissettiğinizi, anladığını düşünüyorum” diye konuştu. 
 
CD’LERİ İNCELEMEK 124 GÜN SÜRER, TEBLİĞNAME 90 GÜNDE HAZIRLANDI
 
Karardan sonra da dava üzerinde çok çalıştıklarını ve tebliğname sürecini anlatan Güleşen, davasının sadece ek delil klasörlerinin 200’den fazla olduğunu anlattı. Başsavcılığın, sadece yargılamanın nasıl yapıldığını izlemesinin bile 124 günü alacağını belirten Güleşen, savcıların dosyayı inceleme süresini eleştirerek, şöyle konuştu: 
“Cumhuriyet Başsavcılığı sadece sesli ve görüntüleri izlemiş olsaydı 90 gün içinde tebliğnameyi hazırlaması mümkün olamazdı. 124 duruşma kaydı var ve her biri 1 günlük. İddianamenin ve esas hakkındaki mütalaanın okumadıklarını biliyorum ben de müvekkillerime dedim ki ‘Yargıtay’da tetkik hakimi veya savcı olmak istemezdim. Sizin hazırladığınız savunmaları, kurumlara yazdığınız yazıları inceleyemezler’ dedim. Bizim beklediğimiz hiç değilse sesli duruşma kayıtlarının yer aldığı görüntüler izlenseydi. Hangi sanık duruşmada ne demiş, avukatı nasıl savunma yapmış bunu incelemeleri çok önemliydi. 90 günde bunu yapmaları da fiziken mümkün değil en az 124 güne ihtiyaçları vardı. 23 sayfalık iddianamenin 11 sayfasında sanıkların sadece isimleri var. 5 bin 300 yıllık cezaya karşı 12 sayfalık mütalaa ile karşı karşıyayız” dedi
 
AKIL İLE DALGA GEÇİLİYOR
 
Savcılığın, 67 sanık hakkında suçlarının görevi kötüye kullanma suçu olduğu ve zamanaşamı dolduğu gerekçesiyle beraat istediğini anımsatan Güleşen, zamanaşımının karşılığının beraat olmadığını ancak davanın düşebileceğini tebliğnamede bu duruma dikkat edilmediğini kaydetti. “Bir bardağın içerisine süt koyduğunuzu düşünün içerisine bir damla arsenik veya siyanür katın çocuğunuza içerebilir misiniz işte bir damladan fazla siyanür var bu dosyada. Artık bu sahtekarlığı göre göre bunu bozamazsanız ben üzerimden sorumluluğu atmış olurum” diyen Güleşen, başsavcılığın 67 sanık hakkında beraat talebinde bulunarak, Türk ordusunun başına geçirilen çuvalda bir delik açtığını ifade etti. Balyoz davasında, seminerin 1. Ordu Komutanlığı’nda yapıldığını ancak sorumluluğun denizci subaylara kaldığını savunan Güleşen, “Deniz Kuvvetleri Ankara’ya gemilerle mi gelecek darbe yapacak. Kanal Ankara diye bir projemi var? Denizciler sadece denizde manevra yapmayı bilir. Denizcilerin Ankara’da darbe yapması görüşü akıl ile dalga geçmektir” değerlendirmesinde bulundu. 
 
 
2011 yılında duruşmadayken, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Türkiye İlerleme Raporu’nun yayınlandığını ve bu raporda Balyoz Davası’ndaki usulsüzlüklere dikkat çekildiğini incelerken mahkeme başkanın kendisini ‘internetten çıkması’ için uyardığını anlatan Güleşen, her türlü iletişimlerinin kesildiğini ifade etti. Başsavcılığın beraatını istediği 67 sanıktan 13’nün suç tarihinde öğrenci ve kurmay subayı adayı olduğunu ifade ederek, “O dönem Kara Harp Akademisi’nin komutanı, şu anki Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’dir. Necdet Özel’in komutan olduğu o tarihte orada öğrenci olup bu davada yargılanmakta olan herkes için beraat istendi. Necdet Özel kendi öğrencilerini bir şekilde kurtardığına yönelik dedikodular var, müvekkillerim bu dedikoduların önlenmesini istiyor” dedi. 
 
ZIMNİ OLARAK SİZE BASKILAR GELEBİLİR ENDİŞELİYİZ
 
Yargıtay Başkanı Ali Alkan’ın dosyanın temyiz duruşması öncesinde Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile görüştüğüne yönelik basında haberler çıktığını, söz konusu haberde ‘davayı görüşmediler’ şeklinde ifadelerin yer aldığını anlatan Güleşen, “keşke böyle bir ifade yer almasaydı” dedi. Yargıtay Başkanı Alkan’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile adli yıl açılışı nedeniyle bir araya geldiğine, Başbakanın daha sonra ise Genelkurmay Başkanı ile görüştüğüne yönelik başka bir gazete haberini ise slayt ile gösteren Güleşen, “Sayın Başkanım çok endişeliyiz. Hakimlere baskı yapılmasını kabul edemeyiz” dedi. 
 
Duruşma salonundaki eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’un resmini göstererek, Selçuk’un bir televizyon programındaki, “Hakimin bağımsızlığı çok önemlidir, hakim kendisinden bile bağımsız olmalıdır. Cübbesini giyerken kafasındaki ideolojiyi çıkartır” sözlerine atıfta bulunan Güleşen, “Zımni olarak size baskılar gelebilir, biz endişe ediyoruz. Genelkurmay Başkanı konuşmasın. Başbakan’ın Yargıtay Başkanı ile tek bir gündemi olabilir, adli yıl açılışı. Bunun dışında ortak bir konuları olamaz” değerlendirmesinde bulundu. 
 
ASKERİ SAVCILAR SORUŞTURMA YAPMAYA KORKUYOR
 
Yanında getirdiği boş bir CD’yi yazdıran Güleşen, bilgisayarının tarihi ile CD’deki virüs dosyasının tarihinin aynı olduğuna dikkat çekti. Güleşen, delil kabul edilen CD’lerde ise virüsün oluşturulduğu dosya tarihinin bilgisayar tarihinden önce olduğunu belirterek, bunun dosyaların önceden oluşturulduğunun göstergesi olduğunu kaydetti.
 
Deliller arasında yer alan 5 No’lu hard disk üzerinde 5 gün öncesine ait parmak izi bulundunu, bunun tespitini istediklerini belirteren Güleşen, “Askeri savcılık kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verdi. Bu kararı veren savcı bu sene emekli oldu emekliliğini istedi ve gitti. Askeri savcılar bu tür soruşturmaları yapmaya korkuyorlar” dedi. Güleşen, dosyanın bozulması talebinde bulunarak, müvekkillerinin tahliyesine karar verilmesini istedi.(SBK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com