"Avrupa Birliği'ne ihtiyaç kalmayabilir"

"Avrupa Birliği'ne ihtiyaç kalmayabilir"
"'TÜRKİYE, DÜNYA EKONOMİSİNDE KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE EMİN ADIMLARLA YÜRÜYEN VE HER GÖSTERGESİ OLUMLU SONUÇLAR KAZANMIŞ BİR ÜLKE. ONUN İÇİN ALLAH'A HAMDETMELİYİZ''

''TÜRKİYE, DÜNYA EKONOMİSİNDE KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE EMİN ADIMLARLA YÜRÜYEN VE HER GÖSTERGESİ OLUMLU SONUÇLAR KAZANMIŞ BİR ÜLKE. ONUN İÇİN ALLAH'A HAMDETMELİYİZ''

Kütahya, Manisa, Uşak ve Afyonkarahisar illerini kapsayan, Zafer Kalkınma Ajansı'nın 'Bölgesel Potansiyelin Hayata Geçirilmesi Mali Destek Toplantısı'na katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin bir çok alanda iyi bir noktaya geldiğine işaret ederek, 'Bir standarda gelmişseniz, siyasette de istikrar dönemi başlamışsa, biz artık bu ölçekte üzerimize düşeni yapıyoruz demektir. Belki Avrupa Birliği'ne de ihtiyaç da kalmayabilir' dedi.
Manisa Anemon Otel'de düzenlenen toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın yanı sıra Zafer Kalkınma Ajansı'nın Başkanı ve Manisa Valisi Celalettin Güvenç, Kütahya Valisi Şükrü Kocatepe, Uşak Valisi Özdemir Çakacak, Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, 84 belde belediye başkanı, 4 ilin meslek odaları, STK temsilcileri, belediye başkanları ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.
Toplantı öncesi Arınç salona girişinde ufak bir kaza atlattı. Alkışlarla karşılanan Arınç, protokol için ayrılan ön sıraya yaklaştığında yere yapıştırılmış kablolara ayağının takılması sonucu sendeledi. Dengesinin toparlayarak düşmekten kurtulan Arınç, birşey olmamış gibi kendisi için ayrılan koltuğa oturdu.
Toplantıda konuşma yapan Bakan Arınç, Türkiye'nin topyekun kalkınması konusunda önemli adımlar atıldığını ifade ederek, bölgesel kalkınmanın da çok önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin, dünya ekonomisinde kendi ayakları üzerinde emin adımlarla yürüyen ve her göstergesi olumlu sonuçlar kazanmış bir ülke olduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti: ''Onun için Allah'a hamd etmeliyiz. Rakamlar, Türkiye'nin son 3-4 yılın global krizinin etkisinde çok kalmadığını, hatta biraz da karlı çıkabileceğini gösteriyor.
İki gün önce yayınlanan 2010 büyüme rakamları yüzde 8'ler nispetinde olacağını gösteriyor. Eksileri gördü Avrupa ülkeleri. Hala mali destek peşindeler, mendillerini açtılar, para toplamaya çalışıyorlar, maaş ödemesi yapamıyorlar. Çok işçi çalıştıran işletmelerin kapılarına kilit vuruldu. Biz çok şükür onlara bakarak da, dünya ölçeğine bakarak da iyi noktadayız. Bir hafta önce İstanbul'da sanayi ve ihracatçıların bir toplantısına katıldım. Kriz öncesi rakamlara ulaştık ihracatta, 130 milyar dolara ulaştık.
Büyüme hızında iyiyiz. Enflasyon rakamlarında iyiyiz. Gayri Safi Milli Hasıla'daki artış da devam ediyor. Hareketli bir ekonominin içindeyiz.'
Türkiye'nin tekstil sektöründe önemli yatırımları olduğunu anlatan Arınç, ''Biz eskiden tamamiyle tarım ülkesiydik. Şimdi sanayimizle de iftihar ediyoruz. Şimdi sanayi öne geçti. Tarımla ilgili nüfusun çok olması, yüzde 40'lar seviyesinde olması, AB ölçeğinde de, ABD ölçeğinde de ekonomik kalkınmanın önünde engel'' dedi.

REEL SEKTÖRE 40 MİLYAR DOLAR
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hükümetin reel sektöre son 5 yılda 40 milyar lira ayırdığına işaret ederek, ''Bu krizden bu kadar çabuk kurtulmamızın yolu esasen reel sektörü desteklememizden geçer'' dedi.
Bakan Arınç, şunları söyledi: ''Manisa'da mali destek programı açıklanacak diye hepinizin merak ettiğini biliyorum, 'Görelim bakalım' denecektir. Ben 50 senedir Manisa'dayım, birbirimizi tanıyoruz. Herkes herkese istediği kadar para verileceğini düşünüyordu. Bundan sonra program içinde çalışan, disiplinli, iş yapmayı arzu edenlerle yola devam edilecek. KOSGEB desteklerinden önce reel sektöre 40 milyar para ayrıldı. Son 5 yılda hükümetimizin verdiği, ayırdığı miktar 40 milyardır, eski rakamla 40
katrilyon. Krizden bu kadar çabuk kurtulmamızın yolu reel sektörü desteklememizden geçer. Manisa'dan çok fazla talep olmadığını, çok fazla insanın ilgilenmediğini üzülerek müşahede ediyorum. KOSGEB'in bu kadar olumlu ve avantajlı destek vermesine rağmen talep ne olmuş, reelde ne gerçekleşmiş merak ediyorum. Türkiye'de nereye giderseniz gidin, Manisa örnek il gösteriliyor. Şehrin içi, çevresi gelişiyor. İstihdamda katkımız var. Türkiye'de istihdam, işsizlik yüzde 14'lerden, yüzde 12'lere indi, yüzde 10'lara
çekmeliyiz. İspanya'da yüzde 20'lerde, Yunanistan'da biraz daha yüksek, Portekiz öyle. İstihdam oranları artıyor, işini büyütmek isteyenler, daha çok genişletmek isteyenler mutlaka bunları takip etmesi lazım.''
Bülent Arınç, bütün projelerin bağımsız denetim kurulları tarafından inceleneceğini, verilecek 20 milyonluk desteğin küçümsenmemesi gerektiğini, devamının geleceğini söyledi. Meclis Başkanlığı sırasında 500 lira, bin liralık destek verdiklerini hatırlatan Bakan Arınç, şöyle devam etti: ''500 lira, bin lira vereceksiniz, o namusuyla çalışmayı tercih ediyordu. Ya çamaşır yıkayacak ya tost yapıp satacak ya ayakkabı boyama tezgahı alacak veya ev yemekleri yapan yer açacak veya el emeğiyle bir şeyler
üretecekti. Rakam çok düşüktü, ama öyle güzel uygulama oldu ki Manisa'da da örneklerini gördük. Bu parayı alanlar yüzde 99 borcuna sadık, geri dönüşte aksaklık yaşanmadı. Alın teriyle değerlendirildi, evlerine ekmek götürdüler, çocuklarının ihtiyaçlarını karşıladılar. Halkımız verileni çok iyi görüyor. İŞKUR ile halk eğitim kursları yapıyoruz. Yüzlerce açılıfli destek peşindeler, mendillerşa, temel atmaya, binlerce toplantıya katıldım, ama Demirci'de özellikle bayanların katıldığı halıcılıkta gördüğüm
sevgi, sempati, tevazuyu hiç birinde görmedim. Yaptığımız çok basitti, İŞKUR proje desteği veriyor, halk eğitim halıcılık kursu veriyor, 6 ay devam etti, günde 15 lira veriyorduk. Bu parayla evini geçirdiriyorlardı. Krizi atlatmamızın en büyük nedenlerinden biri de budur. Bunu Bakanlar Kurulu'nda anlattım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da destek verdi, proje devam edecek. Bu küçük desteklerle bile Türkiye'de insanların yoksullaşmasının önüne geçmek ve bir mesleğin öğretilmesinde yardımcı olmak, güzel mesleki ve teknik eğitim, Türkiye için çok önemli.''
Bakan Arınç, Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde 900 öğrenciye teknik eğitim, mesleki eğitim vermek için açılan okulun da çok önemli olduğunu kaydederek, ''Her işi yaparım abi devri çoktan bitti. Bir işi en iyi yapacak insanlara ihtiyaç var. Manisa gelişiyor ve büyüyor, o yüzden sanayide orta ve küçüak ölçekli herkes yaptığı işte daha ileri götürmeli, kaynakları iyi kullanmalı ve işini rekabet, kalite noktasında beğenilir hale getirmeyi arzu etmeli'' dedi.

'AVRUPA BİRLİĞİ'NE GEREK KALMAYABİLİR'
Bülent Arınç, kalkınma ajanslarının kolay kurulmadığını, bu ajanslara projelerle başvurulması gerektiğini vurguladı. Ayağı yere basan projelerin destekleneceğini belirten Bakan Arınç, şunları söyledi: 'O kadar iyi noktaya geldik ki ekonomik istikrarı siyasi istikrar ile bütünleştiren Türkiye'nin bu gidişini bozmaya çalışan hem içeride hem dışarıda mihraklar var. Onlara fırsat vermek istemiyoruz, Allah bu fitneden korusun. Türkiye'nin ileriye gitmesini engelleyenlere izin vermeyelim. Kardeşliği
bozmalarına izin vermeyelim. Bunu siyasi düşünce olarak söylemiyorum. Avrupa diyor ki, 'Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı var' Bizim AB'ne girmek isteyişimizin tek sebebi var, oradaki hukuk ve demokrasi standardına ulaşmak, oradaki yaşam seviyesine ulaşmak, çağdaş uygarlığın yollarını açabilmek. Bir hukuk ve demokrasi standardına ulaşmak. Bir standarda gelmişseniz, siyasette de istikrar dönemi başlamışsa, biz artık bu ölçekte üzerimize düşeni yapıyoruz demektir. Sarkozy, 'Sonunda bana geleceksiniz, ben de
referanduma gideceğim, işiniz zor' dediğinde, belki buna ihtiyaç da kalmayabilir, o zaman biz girelim mi, girmeyelim mi diyeceğiz. 'Biz düşünmekten vazgeçtik, asıl sen düşün' diye haber göndermek gerekir. Maastricht kriterlerini bırakıp İstanbul kriterlerine döneriz. Kopenhag'dan vazgeçer Ankara kriterini başlatırız demiştik. Önemli olan hukuk devleti olmaktır. Sosyal devlet olmaktır. Laik devlet olmaktır. Demokratik devlet olmaktır. Gerçekten laik, gerçekten demokratik, gerçekten bir hukuk devleti
olabiliyorsak, hedefimize varmışız demektir. Ayrıca adını koymaya gerek yok. İdeolojik çekişmeleri bırakarak işlerine sarılsınlar. 'Ben şucuyum sen bucusun' kavgası hiçbir şey kazandırmaz. Geçmişte yaşadığımız olayları bugün tekrarlamak isteyenler duysun diye söylüyorum. Kavgadan Türkiye hiçbir şey kazanmadı çok şey kaybetti. Bugün herkes ben işimi ne kadar daha iyi yapabilirimi düşünmeliyiz. Yoksa herkes seçim zamanı sandığı gidip oyunu kullanır, istediğini de iktidara getirir. Kalkınma ajansımızın bu
ölçüler içinde başarılı olmasını diliyofli destek peşindeler, mendillerrum.'

'ZAFER KALKANMA AJANSI BAŞARILI OLACAK'
Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Manisa Valisi Celalettin Güvenç, yaptığı konuşmasında güç birliği vurgusu yaptı ve ajansın kesinlikle başarılı olacağını savundu. Vali Güvenç, 'Ajansların kurulmasında TBMM'nin niçin ajans yasasını çıkardığını şimdi daha iyi anlıyoruz. Bu salondaki herkes Türkiye'nin kalkınma mücadelesine katkı veren insanlardır. Bizim idari yapımız merkez ve taşra idaresi olarak ikiye ayrılmıştır. Ülkemizin kalkınmasında 3-4 il bir araya gelerek bir sistem
geliştirilmişti. Daha önce yapılan bu sistem başarılı olamadı. Ancak şimdi Kalkınma ajansları kuruldu ve daha önce yapılan hatalar baz alınarak daha doğru işler yapılması sağlandı. 12960 yılında kurulan DTP bu güne kadar 9 kalkınma planı yaptı. Anca bunların hepsi sektörel kalkınmalardı. İşte bugün Türkiye gibi büyük bir ülkede bölgelerin kalkınmasının zamanı geldi. Eğer biz bu sorun 20 yıl önce çözülseydi hiçbir il bugünkü gibi olmayacaktı. Maalesef atladık ve geç kaldık. Ama bugün bu yapıyı yeniden
düzeltebiliriz' dedi.
Vali Güvenç, 'Bu ajans başarılı olacak çünkü eskisi gibi tek elden yönetim yok. Ajansımızın bir yönetim kurulu var. Valiler, belediye başkanları, İGM başkanları ve TSO Başkanları var. Ayrıca kalkınma kurulumuz var. Bu kurul yönetim kuruluna önergeler veriyor. Her kesimin görüşü alınıyor. 100 kişiden oluşan bu heyetin içinde herkes var, ayrıca sağlam bir bütçeye sahibiz. Merkezi idare her yıl ajansımıza kullanabileceğimiz bir paramız var. Bugün 20 milyon TL'lik bir çağrıya çıkıyoruz. Merkezi hükümette bir
kaynağımız var. Yerelde herkes bizim tabii partnerimiz ve ortağımızdır. Parayı yatırmayanın bütçesinden para kesme hakkımız var. Gelen projenin yüzde 75'ini destekleyeceğiz. Hatır gönül için kimsenin projesi kabul edilmeyecek. Ayrıca gelen projeler yönetim kurulundan önce bağımsız denetçiler tarafından incelenecek. Kendine güvenen proje yapmak isteyen herkesin teminatı var' dedi.
Vali Güvenç ayrıca her ilin rektörlerinin de yönetim kuruluna dahil edilmesi gerektiğini vurguladı ve bu konuda girişim yaptığını söyledi. 'Bölgemiz tarımsal üretimde Türkiye birincisidir' diyen Vali Güvenç '4 ilin özellikleri bir araya gelerek bu bölgeyi kalkındıracağız' dedi.
Konuşmaların ardından Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Özmen, mali program hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com