“Avucunu yalarsın Tayyip Erdoğan!”

“Avucunu yalarsın Tayyip Erdoğan!”
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Dilek Erçelik olayı ve başkanlık sistemini getirme çabaları üzerinden iktidara ve Başbakan Erdoğan’a çok sert sözlerle yüklendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdarooğlu partisinin grubunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:
 
Bir ülkeyi saygın kılan unsurların başında o ülkenin sanatçıları gelir. Bir ülkenin birikimidir sanatçılar. Nerede olursa olsun hangi çağda olursa olsun sanata ve sanatçıya değer veren ülkeler dünya tarihinde önemli bir çıtayı atlamışlardır. Sanatçıyı cezalandıranlar ise kendilerini tarihin önünde yargılamışlardır.
 
DEMOKRASİ TEHLİKEDE
 
Sanatçılarını yargılayanlar kendilerini tarih önünde yargılıyorlardır. Sağlıklı çalışan demokrasilerde sanatçılar el üstünde tutulurlar... Eğer siz onları hapislere atacaksanız, olmayan bağımsız yargıyı sanatçıları hapse atmak için kullanacaksanız o ülkede demokrasi tehlikede demektir.
 
Türkiye böyle bir tabloyu hak etmiyor. Sanatıyla sanatçılarıyla ses getiren bir ülke hapis cezalarını hak etmiyor. Onu yargılayan yargıç kendisini yargılamıştır.
 
ULUDERE'NİN SORUMLUSU HÜKÜMET
 
Geçen gün Sayın Başbakan dedi ki; TSK hükümetin verdiği kararlarla hareket ederler dedi. TSK elbetteki siyasi makama bağlı olarak çalışırlar ama yasalara aykırı olmamak koşuluyla. Ben bu kürsüde defalarca Uludere faciasının sorumlusu kimdir diye sordum. Şimdi Başbakan itiraf etti, 'Biziz' diyor... Çünkü biz talimat verden TSK harekete geçmez diyor. Uludere faciasının sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan ve onun hükümetidir.
 
Sosyal devlet çok önemli bir kavramdır. Anayasanın değiştirilemez maddelerinden ikincisidir. Kavram olarak oldukça zenginleştirilmiştir.
 
DİLEK ÖZÇELİK OLAYI

 
Dilek Özçelik büyük umutlarla üniversiteye gönderildi. Kanser ilacı bulamıyor. Sosyal devletin güvencesi altında olması gerekiyor. Ama nereye el attıysa sorunu çözülmedi. İlaca ulaşması için herşeyi göze aldı. Derdini bakana anlatmak istedi. Bakan "al bu parayı, cebinden düşürme" diyor. 21. yüzyılın Türkiye'sindeyiz. Kanser yaşayan bir öğrencinin dramını konuşuyoruz. Buna karşılık Dilek kardeşimiz o bakana da onun gibi düşünenlere de çok güzel bir ders veriyor. "Ben dilenci değilim, insanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız" diyor.
 
O BAKANIN BİR ELİ YAĞDA BİR ELİ BALDA
 
O öğrencinin mücadelesini anlayabilecek kapasitede değil o bakan. Bir eli yağda bir eli balda. Sosyal devlet değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek kadar önemli olan sosyal devlet güçsüzleri korumaktı. Siz baştan savıyosunuz. Anayasayı çiğniyorsunuz. Suç işliyorsunuz. İnsanlıktan nasibi almayanlar Dilek'in halinden anlayamazlar... Siz ona bu muameleyi yaparsanız diğer vatandaşlara kim bilir neler yapıyorsunuz. Türkiye'nin ve AKP'nin gerçeği budur. Dilek'e yapılanlar toplumun vicdanına atılan bir tokattır. Herkesin uyanıp gerçeği görmesi lazım kafamıza kuma gömmeliyiz.
 
HANİ ÇOCUKLAR PARASIZ TEDAVİ EDİLECEKTİ
 
18 yaşına kadar bütün çocuklar parasız tedavi edilecekti. Hepsi hikaye gidin hastaneye bakın. Ne söylemiştim: Yalancıdan Başbakan olmaz!
 
Anayasamızın 60. maddesi herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir der. Hak olarak tanımlar lütuf olarak tanımlamaz. O hakkı yurttaş alacak.
 
Demokrasi ve insan hakları penceresinden bu olayı bakmadığımız ve irdelemediğimiz sürece sağlık olayını çözemeyiz.
 
Sayın bakan sen o insanı kendi kulun olarak görüyorsun.
 
Sağlık sorunu karmaşık bir sorundur. Bütün bu alanları bir arada görmeden bu sorunları çözemezsin.
 
Türkiye sağlık konusunda sınıfta kaldı.
 
SAĞLIKTA 10 AYRI KATILIM PAYI ALINIYOR
 
Sağlıkta katılım. 18 yaşına kadar herkes için sağlık parasız olacaktı ama bugün herkes için paralı. 10 ayrı işlemden para alıyorlar. İlaç katılım ücreti, muayene katılım ücreti, reçete ücreti, eşdeğer fiyat farkı, kutu başına ayrı para, özel hastaneler için yüzde 90 fark, tetkik ücreti farkı, erken muayene ücret farkı, öncelik ücret farkı, istisnai ücret farkı alıyorlar. Hastaneye gittiğinde para, ilaç alırken para, aylığını alırken ayrı para ödüyorsun. Bütün bu gerçekleri bilmek zorundayız.
 
İLAÇ KARABORSASI OLUŞTU
 
Asıl tartışmamız gereken Dilek olayı nasıl patladı? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilaç karaborsası diye bir kavram yoktu. İlk kez böyle bir şeyler karşılaştık. Pahalı ilaçlar karaborsaya düşüyor. Dönem olurda pek çok ürün karaborsaya düşer ama ilacın düştüğünü ilk kez AKP iktidarında gördük. Görevini yapmayan siyasal iktidar. İlaç firmaları mahkemeye gidiyor mahkeme oy birliği ile toplanıp yeni bir fiyat belirleyeceksiniz diyor ama uyan yok. Hepimiz bunları görmek ve değerlendirmek zorundayız.
 
TEHDİT VE ŞANTAJA PABUÇ BIRAKMAYIZ!

 
Sağlıklı çalışan bir demokraside siyasal iktidar şantaj yapmaz. Sayın Bahçeli eleştiri yaptı diye AKP iktidarı şantaj yoluna başvuruyor. "Senin dönemini inceleteceğiz" kafana taş mı düştü? Şantaja asla izin vermeyeceğiz. Demokrasilerde şantaj olmaz. Ülkeyi yönetiyorsan bir yerde yolsuzluk varsa üzerine gidersin ama sen gidemezsin. Çünkü yolsuzluktan beslenen yolsuzluk konusunu araştıramaz. Daha sen bu millete mal varlığının hesabını ver. Hesap vermesi gereken adam hesap soracak. Önce sen bu millete kul hakkını nasıl yediğinin hesabını ver. Demokrasi hepimizin üzerinde titremesi gereken bir kurumdur. Tehdit ve şantaja pabuç bırakmayız.
 
Sen bu ülkede herkesi hapse atacaksın sonra da demokrasiden bahsedeceksin. Sevsinler senin demokrasi anlayışını!
 
Bir işçiyi nasıl işten atabilirsiniz onun stratejileri üzerine toplantı yapıyorlar.
 
Milletin vekilleri milletin değerlerine saygı duyarlar. Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldım diyerek demokrat ve çağdaş olamazsın!
 
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ KALDIRMAYA GÜCÜN YETMEZ
 
Recep Tayyip Erdoğan hangi ülkenin başbakanı? Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanıyım diyebilir mi? T.C'yi siliyor! Sen hangi ülkenin başbakanısın? Bunu yapanlar şimdi birbirine düştü. Takiye kültüründen yani yalancılığı asıl amacına ulaşmak için kullanan birisi ülkenin milli değerlerini koruyamaz. Sen Rize'den yırtık ayakla buraya geldin bu Cumhuriyet seni Başbakan yaptı. Bu Cumhuriyet Kayseri'de küçük bir esnaf olan Gül'ü Cumhurbaşkanı yaptı bu Cumhuriyet Tunceli'de küçük bir esnafın oğlu olan Kemal Kılıçdaroğlu'nu CHP Genel Başkanı yaptı. Şimdi kalkmış Cumhuriyet düşmanlığı yapıyorsun. Takiye kültüründen gelenler bir süre sonra kalkıp en yakınındakilere bile ihanet ederler. Erbakan'ı arkadan hançerlediler şimdi aynı şeyi Türkiye Cumhuriyeti için yapmak istiyorlar. Ona senin gücün yetmez!
 
KİŞİSEL İHTİRASLAR BAŞKANLIK SİSTEMİNİ GETİREMEZ
 
Doğruyu söylemek bir siyasetçi için kaçınılmaz bir görevdir. Ve söylediğinin de arkasında durmak lazım. Anayasa için uzlaşma komisyonu kuruldu. AKP'nin seçim beyannamesinde parlamenter sistem yazıyor ama onlar şimdi başkanlık sistemini getirmeye çalışıyor. Yalancıdan başbakan olmaz. Halka neyi vaad ettin şimdi ne yapıyorsun! Başkanlık sistemini getirecekmiş! Parlamenter sistem Türkiye'nin 150 yıllık geleneğinde vardır. Senin kişisel ihtirasların bu ülkeye başkanlık sistemini getirmez. Çünkü bu Meclis'te CHP var.  Senin başkanlık hayallerine mi destek vereceğiz! Avucunu yalarsın Recep Tayyip Erdoğan!
 
KORKUYORSAN KALEMİNİ BIRAKACAKSIN!
 
Demokrasimizi seviyoruz Türkiye Cumhuriyeti'ni seviyoruz bayrağımızı seviyoruz demokrasimizi parlamenter rejimimizi güçlendirmek istiyoruz. 16 demokrasi paketi açıkladım bu kürsüde bir tek cümle bile çıkmadı Erdoğan'dan bir köşe yazarı soru bile soramadı korkusundan. Korkuyorsan kalemini bırakacaksın.
 
Onun için hepimize görev düşüyor. Türkiye'yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaracak adres bellidir: CHP...(CTE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com