Aysal : "Demirören'den garantisini aldık"

Aysal : "Demirören'den garantisini aldık"
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, özel açıklamalar yaptı.

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, TFF Olağanüstü Genel Kurulu, Yıldırım Demirören'in başkanlığa seçilmesi ve futbol gündemindeki bundan sonraki süreçle ilgili GSTV'ye özel açıklamalar yaptı.

İşte Ünal Aysal'ın sarı kırmızılı kulübün televizyonuna yaptığı açıklamalar;

Türkiye Futbol Federasyonu'nda yepyeni bir dönem başladı. Sizler de bugün Ankara'ya gittiniz, yönetim kurulu olarak Ankara'daydınız. Öncelikle bu yeni dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz? Ankara'daki genel kurul süreci nasıl geçti?

Federasyon başkan seçiminde Galatasaray, bu federasyonun önemli bir üyesi olarak orada bulunmak zorundaydı. Biz de görevimizi yerine getirdik, ekip olarak gittik. Federasyondaki bütün görüşmeleri, konuşmaları dinledik. Kişilerle temaslarımızı yaptık. Son derece de faydalı olduğunu umuyorum. Adaylardan bildiğiniz gibi bir tanesiyle bu sabah, seçimden önce karşılıklı yaptıkları görüşmelerle uzlaşmaya varmışlar. Ata Aksu Bey bu görevden feragat etmiş ve Sayın Yıldırım Demirören'le prensiplerde mutabık kaldıkları için de görevden çekilmiş. Bana bunu da bildirdiler. Hangi bazda ve ne sebeplerle adaylıktan çekildiğini sorguladığımda, doğrusunu isterseniz beni de mutlu eden cevaplar aldım. Sonra bu cevapların doğrulandığını da Sayın Yıldırım Demirören'den bizzat, bire bir dinledim. Biliyorsunuz Galatasaray'ın en baştan beri talep ettiği ve beklentileri Türkiye'nin milletlerarası standart ve normlara uygun bir spor faaliyeti içinde olması. Özelikle futbolda bugünkü sorunların Avrupa normlarına göre çözülmesi şeklindeydi. Buna dönük bir beklentimiz de vardı, endişelerimiz de buradan kaynaklanıyordu. Ama Ata Aksu Bey'in Yıldırım Bey'le yapmış olduğu görüşme sonucu bunu katiyetle bu bazda çözüleceğine dair bir teminat aldığını öğrendik. Sonra bunu bizzat Yıldırım Demirören'in de ağzından duyarak nispeten rahatladık.

Yani Yıldırım Demirören'in yaptığı konuşmada ''22 Mart'taki UEFA toplantısına tertemiz gitmek istiyoruz. Bütün sorunlardan arınmış olarak gitmek istiyoruz'' açıklaması da bire bir görüşmenize de yansımış durumda mı?

Öyle. Kendisiyle yaptığımız görüşmede de, ama daha önemlisi oradaki bütün üyelerin önünde, 260 kişilik bir heyetin önünde bunu deklare etti. Kayıtlara da geçti. Bu bizim için büyük bir güvence. Biz bu durumun, bu saatten sonra hem takipçisi, hem de destekçisi olacağız. Galatasaray olarak bizim görevimiz bu gayelere, hedeflere varabilmek için gerekli önerileri yapmak ama aynı zamanda durumun takipçisi olarak, çok daha önemlisi destekçisi olmak, kolaylaştırmak. Yeni federasyon başkanımızı bu hedefleri gerçekleştirmekte sonuna kadar destekleyeceğiz.

Genel kurul saatlerinde ajanslara ve internet sitelerine haberler düşüyordu ve genelde şöyle haberlerin düştüğünü gördük: 'Galatasaraylı delegeler bu genel kurulda oy kullanmadılar.'' Bununla ilgili bir açıklama yapmak ister misiniz?

Sayın Yıldırım Demirören'in bizim oyumuza ihtiyacı yoktu. O kendi projesi ve ekibiyle geldi. Kurulların kurulmasında ve yönetim kurulunun oluşmasında biz herhangi bir şekilde sorgulamadık ve fikrimiz alınmadı. Oy verebilmek için önce olaya müdahil olmak gerekiyordu. Ayrıca tekrar ediyorum, yeni başkanımızın bizim oyumuza ihtiyacı olmadığını da katiyetle tespit ettik. Her şey gayet güzel düzenlenmişti. Biz sadece izledik, notlarımızı aldık. Kendisine bu şartlara bağlı olarak da destek vaadinde bulunduk ve döndük.

Bu durum ister istemez farklı yönlere çekiliyor ve çekilecektir de. İster istemez sormak istediğim bir şey var. İlk günden beri sürekli olarak vurguladığınız bir duruşu var Galatasaray'ın. Bu duruşunuzda herhangi bir değişiklik oldu mu ya da aynen devam ediyor mu?

Bilakis Galatasaray'ın ilk günden beri duruşu aynıydı, bugün de aynı. Bundan sonra da aynı olacak. Az önce ifade etmeye çalıştım. Bizim beklentimiz belli. Bu beklentilerin de takipçisi olacağımızı vurguladım. Ama seçilen bir başkan var, güvenmek zorundayız ve bu beklentilerimizi karşılaması için de ona destek vermek zorundayız. Biz şahısların, kişilerin ya da müesseselerin hiçbir zaman karşısında değiliz. Hedeflerin yanındayız. Hedefleri tutturabilirsek zaten mutlu oluyoruz.

2020 Olimpiyatları ve Avrupa Futbol Şampiyonası'na talip olmuş durumdayız. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız tarafından onaylanmış projeler. Belki bu bağlamda İstanbul'da çok önemli değişiklikler olacak. Türk sporunda önemli gelişmeler olacak. Böylesine önemli projeleri düşünen bir ülke olarak, siz, futbol federasyonu her ne kadar özerk olsa da, olası bir tehlike altında ülkemiz futbolunun uluslararası arenada ceza almasına, ülkemizin, hükümetimizin izin vereceğini düşünüyor musunuz?

İzin vermesinden ziyade hiçbir hükümetin, ya da federasyon gibi hiçbir özerk kuruluşun ülke menfaatlerine aykırı düşecek bir konuda bir tasarrufta bulunması zaten mümkün değil. Bu her şeyden önce suç sayılır. Kimsenin böyle bir şeye cesaret edeceğini zannetmiyorum, kimsenin aklından böyle bir şey geçireceğini de düşünmüyorum. Bunun için herkesin bu hedeflere varmak, Türkiye'nin menfaatleri neredeyse oraya doğru elbirliğiyle, birbirini destekleyerek bu menfaatlerin gerçekleştirilmesine dönük çalışmaların sürdürülebileceğini tahmin ediyorum. Böyle olması gerektiğine inanıyorum. Onun için şu etapta böyle bir endişem yok.

Bundan sonraki süreçte, bizi bu kaosla ilgili neler bekliyor? Bir tahmininiz var mı, ya da bu kaosun kısa süre içerisinde çözüme kavuşacağını düşünüyor musunuz?

Süre çok kısa. Şunu kabul edelim ki 22 Mart çok kısa bir süreç. Eğer burada hakikaten kanun ve kuralların tatbiki mümkün olabilirse, bunlar mümkün olursa süreç yeterli. Ama kanun ve kuralların dışında başka formüller aranırsa bu süreç yeterli değil. Onun için 22 Mart tarihinin belirtilmesi doğrusunu isterseniz ümit verici. (EMK)

Kaynak : Sporx

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com