Bahçeli'den Fatih Altaylı ve Habertürk'e zehir zemberek sözler!

Bahçeli'den Fatih Altaylı ve Habertürk'e zehir zemberek sözler!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ankara Arena Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen 2014 Mahalli İdareler Seçimi MHP seçim kampanyası tanıtım toplantısında Fatih Altaylı ve Habertürk'e zehir zemberek sözler etti.

Devlet Bahçeli "Başbakan'ın hakkı vardır. Fas'tan 'Alo Fatih' demek milli irade hırsızlığı değil midir? Bizim görüşlerimizin ekranlardan alt yazıyla geçmesine kırmızı görmüş boğa gibi saldırmak, haberlerimizi kaldırma emri vermek milli irade soygunu değil midir? Anketlerdeki oylarımızı kasıtlı olarak düşük göstermek milli irade dolandırıcılığı, milli irade kalpazanlığı, milli iradeyi zimmete geçirme değil midir? Anlaşılan fatihler uşak olmuş, Başbakan'ın kurşun askerliğine gönüllüce razı gelmişlerdir. Biz Mehmet'ten Fatih çıktığını biliyorduk da, Fatih'ten fasulye, fason karakter, otomatiğe bağlanmış kukla çıkacağını hiç tahmin etmemiştik. Oylarımızı rast gele indirip şuna buna ilave eden, sonra da TÜRGEV'e çöreklenerek arazi yağmacılığı yapan evlatlar aracılığıyla Başbakan'a yağcılık yapan, taklalar atan şahsiyetsizleri milletimiz affetmeyecektir. Demek ki tuz kokmuştur" dedi.

BUNLAR Kİ, MÜRŞİT GÖRÜNÜMLÜ MÜŞRİKLERDİR

Bahçeli "Kalbimizi imanla doldurduk, ama cebimizi parayla doldurmadık. Bizler için; başaramaz, hayalci, yapamaz, faşist, kandan besleniyor, Fatiha bilmiyor, şehit istismarcısı, kavgacı, hayvan, satır bıçakçı, ırkçı, kafatasçı dediler. Bu sözler yılardır, mal-mülk, para pul, şan şöhret, koltuk statü peşinde koşan İdris suretindeki İblislerin ağzından duyulmuştur. Bunlar ki, Camiye gidince el açan, Kilise'ye gidince mum yakan riyakar ve iki yüzlü bedbahtlardır. Bunlar ki, mürşit görünümlü müşriklerdir. Hoşgörüye düşmanlık bunlardadır. Kardeşliğe tahammülsüzlük bunlardadır. Yalancılık, yolsuzluk, yüzsüzlük bunların sıfatıdır. Lafta ileri demokrat, gerçekte ileri otokrat, yüzeyde özgürlükçü, altta baskıcı; dün milli görüşçü, bugün AB'ci, ABD'ci, peşmergeci, terörist bakıcısı olan da bunlardır. Bize her türlü iftira ve kötü yakıştırmayı reva gören Başbakan ve ihanet lobisi bugüne değin, tarihin bizi haklı çıkardığından bahsedemediler." dedi.

TÜRKİYE CADI KAZANINA DÖNMÜŞ, DEVLETİN ONURU ÇİĞNENMİŞTİR

Ahlaksızların herkesi kendileri gibi yorumlamasının, suizan da sınır tanımamasının normal olduğunu belirten Bahçeli, 45 yıl önceki siyasi hayatın ana aktörleriyle, şimdikiler arasındaki derin uçurum bulunduğunu ifade etti. Önlerinde MHP adına zorluklarla dolu bir dönem bulunduğunu kaydeden Bahçeli, karanlıktan taş atanların sıklaştığına dikkat çekti. Türkiye'nin siyasi atmosferinin pamuk ipliğine bağlı olduğunun altını çizen Bahçeli, yerel seçimlerin tarihi yaklaştıkça provokasyonların, tahminleri dahi alt üst edecek vahim olayların yoğunlaşacağını belirterek sözlerine şöyle devam etti:

"Bir ayağı kıyıda, diğer ayağı çukurda olan Başbakan Erdoğan Türkiye'yi korku tüneline sokmuş, korkunç şüphelerin yörüngesine çekmiştir. Önümüzdeki 52 günlük süre her türlü tehlikeye açıktır. Ülke olarak böylesi dönemleri aynısıyla darbe dönemlerinin öncesi ve sonrasında yaşadık. Fark ediyoruz ki, 30 Mart'ı kana, kavgaya ve krize tahvil etmeye çalışan çevreler iktidarın kolaylaştırıcı ve teşvik edici tutumundan cesaret almaktadır. Türkiye cadı kazanına dönmüştür. Devletin onuru çiğnenmiştir. Milletin saygınlığı ayağa düşürülmüştür."

Dış politikanın çöktüğünü savunan Bahçeli, Türkiye'nin yan yana duracağı bir komşusunun dahi kalmadığını öne sürdü.

BU İKTİDAR Kİ HIRSIZLIĞIN KAPTAN KÖŞKÜNDEDİR

Dış politikayı "Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız hasım ülkelerle çevrelenmiştir" ifadeleri ile tanımlayan Bahçeli, işbirliği ve diyalog döneminin rafa kaldırıldığını, demokrasinin makaslandığını, özgürlüğün kalbinden vurulduğunu savundu. Eleştirilerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Milli irade hırsızlığından şikâyet eden ve bunu en büyük hırsızlık olarak tanımlayan Recep Tayyip Erdoğan milletimizin bam teline basmıştır. Başbakan Erdoğan'ın iktidarı; keyfidir, zorbadır, terbiye ve edep yoksunudur. Bu iktidar ki hırsızlığın kaptan köşkündedir. Bu iktidar ki rüşvetin ana karargâhıdır. Bu iktidar ki pisliklerin limanı, haramilerin sığınağıdır. Yolsuzluk sel olmuş, önüne kattığı her şeyi sürüklemeye başlamıştır. Adı yolsuzluğa karışan bakanların fezlekeleri kimvurduya gitmiştir. Başbakan rüşvetçileri yargıdan saklamakta, TBMM'nden gizlemektedir. Oluk oluk kir akmaktadır. Başbakan ve hükümeti ise paralel devlet izi sürmektedir. Kimdir bu paralel yapı? 17 Aralık'tan beri gündemde olan bu paralel sistem ve failleriyle ilgili ne yapılmıştır? Casuslar nerededir? Ajanlar, hainler, sözüm ona yolsuzluk ve rüşvet kılıfı altında milli değerlere, milli kurumlara, milli politikalara saldıranlar kimlerdir? Başbakan millilik adına ne bırakmıştır da, milli değerlere saldırı var diyerek avaz avaz bağırmaktadır? Başka ülkelerin, başka çevrelerin çıkarına yapılan darbenin uzantıları nerededir? Başbakan Erdoğan'a bakarsak küresel ölçekteki projeler hedef alınmaktadır."

TÜRK MİLLETİNİ KANDIRMAK İÇİN AKLA HAYALE SIĞMAYAN KORKU SENARYOLARI ÜRETMEKTE

Başbakan Erdoğan'a göre operasyonların arkasında Kanal İstanbul projesinin hedef alındığını, Marmaray ve hızlı tren, 3 köprü ve havalimanı projesinin durdurulmak istendiğini belirten Bahçeli, "Meğerse 'Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturması'nı yürütenler bunları hazmedememiş. Ahı gitmiş vahı kalmış Başbakan Türk milletini kandırmak için akla hayale sığmayan korku senaryoları üretmektedir. Nedense ayakkabı kutularına giren 4,5 milyon dolarla ilgili yorum yapmamaktadır. Yandaş işadamlarının millete küfürlerini, eski bakan Binali'nin Yüzde Ali olarak isim değiştirmesini, ihalelerden kesilen komisyonlarla rüşvet havuzu oluşturulmasını hiç hatırlamamaktadır. Başbakan boğazına kadar çamura batmıştır. Daha Bilal Erdoğan'ın Yasin El Kadılarla, Usame Kutuplarla ilgili çevirdiği dolaplar tüm sefahatiyle ortaya çıkmamıştır" diye konuştu. Milletin kesesine kene gibi yapışanların maskesinin düşeceğini ifade eden Bahçeli, Erdoğan'ın "istiklal mücadelesi" sözüne atıfta bulunarak, "Evet doğrudur, kazanırlarsa, rüşvet ve hırsızlık iddialarını püskürtürlerse Türkiye çökecek, kendileri istiklale ulaşacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

EKMEK BEDİR'İN, SU HIDIR'IN, YİYİN KUDURUN, İÇİN KUDURUN

Başbakan'ın yargıya duvar olmaması, yetkisini kötüye kullanmaması, paralel yapılanmanın üzerine gitmesi, kendisiyle oğlunu alarak hukukun karşısına çıkarak hesap vermesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, Erdoğan'dan soygun düzenini komplo sözleriyle örmekten vazgeçmesini isteyerek hükümete "Ekmek Bedir'in, su Hıdır'ın, yiyin kudurun, için kudurun" ifadeleri ile seslendi. İnternetin perdelendiğini, internet zaptiyelerinin sanal medyayı susturmak ve kirli çamaşırların ifşa olmasını önlemek amacıyla Meclis'i faşizan emellere alet ettiğini savunan Bahçeli, demokrasinin sivil cuntanın hâkimiyetinde olduğunu savundu.

FAS'TAN "ALO FATİH" DEMEK MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞI DEĞİL MİDİR?

Başbakan Erdoğan'ın 'milli iradeyi çalanlar her seferinde hazineyi boşaltmıştır' sözüne atıfta bulunan Bahçeli, anket manipülasyonlarına ve sansür iddialarına ilişkin şöyle konuştu:
"Başbakan'ın hakkı vardır. Fas'tan "Alo Fatih" demek milli irade hırsızlığı değil midir? Bizim görüşlerimizin ekranlardan alt yazıyla geçmesine kırmızı görmüş boğa gibi saldırmak, haberlerimizi kaldırma emri vermek milli irade soygunu değil midir? Anketlerdeki oylarımızı kasıtlı olarak düşük göstermek milli irade dolandırıcılığı, milli irade kalpazanlığı, milli iradeyi zimmete geçirme değil midir? Başbakan, sana sesleniyorum, hırsızlığın küçüğüne de büyüğüne de tevessül edecek kadar ahlaktan ve Allah korkusundan uzaklaştın. Parayı götürmekle kalmadın, rüşveti almakla yetinmedin, milli iradeyi de küpüne sıkıştırdın. Sen ve hükümetin hırsızlığın kıdemli elebaşı olmaktan milli vicdanlarda çoktan mahkûm oldunuz. Anlaşılan fatihler uşak olmuş, Başbakan'ın kurşun askerliğine gönüllüce razı gelmişlerdir. Biz Mehmet'ten Fatih çıktığını biliyorduk da, Fatih'ten fasulye, fason karakter, otomatiğe bağlanmış kukla çıkacağını hiç tahmin etmemiştik. Oylarımızı rast gele indirip şuna buna ilave eden, sonra da TÜRGEV'e çöreklenerek arazi yağmacılığı yapan evlatlar aracılığıyla Başbakan'a yağcılık yapan, taklalar atan şahsiyetsizleri milletimiz affetmeyecektir. Demek ki tuz kokmuştur."

HABERTÜRK, HABERTEYYO İSMİNİ ALARAK HAPI YUTMUŞ, ÜÇ NALLA BİR ATA MAHKÛM KALMIŞ

Vatansız matbuatın deşifre olduğunu belirten Bahçeli, Habertürk'ün, haberteyyo ismini alarak hapı yuttuğunu, üç nalla bir ata mahkûm kaldığın, iktidarın kapı kulluğuna boyun eğdiğini savundu.
Özgür, tarafsız ve objektif olması gereken medya organlarının Başbakan'ın tahakkümü altına kaldığını, çok sesliliğin, farklı ses ve yorumların adice bastırıldığını savunan Bahçeli, "Başbakan ve yandaşlık iksiri içen fatihleri demokrasiyi katletmiştir. Medya tamamen iktidarın kontrolüne girmiştir. Cumhurbaşkanıyla ilgili haberler bile Başbakan'ı kızdırmakta, öfkelendirmektedir. Basın hürriyeti ölümcül yara almıştır. İşte bu medya bizim tam karşımızdadır, karşı grubumuzdur. Bize yönelik sansürün sebebini herkes anlamalıdır. Bizim oylarımız üzerinde manipülasyon yapan, kamuoyu yönlendiren gafillerin amaçları anlaşılmalıdır" diye konuştu.

Yandaş anket şirketlerinin MHP ile ilgili kamuoyu araştırmasına kalkışmasını hakaret kabul edeceğini belirten Bahçeli, "Onlar PKK'yı araştırsın, AKP'yi yüzde 50, yetmezse yüzde 90 göstersin ve CHP'yi de parlatsın, önünü açsın. Sandık yolsuzluğunu düşünenler, 30 Mart günü oy dağılımında sahtekârlık planlayanlar şunu aklınızdan çıkarmayınız ki, böylesi bir rezilliğin en ufak ipucunu yakalarsak dünyayı başınıza yıkarız" diye konuştu. MHP'lilerden sandıklara dikkat etmelerini isteyen Bahçeli, "Kahramanmaraş'ta marketten 27 lira çalıp 27 aya mahkûm edilen16 yaşındaki çocuğun ıslah edilmesini savunurken, milyarlarca lirayı götüren bakan ve Başbakan çocuklarını asla unutmamalıyız" dedi. (BCE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com