Bahçeli'nin Hedefinde Başbakan vardı!

Bahçeli'nin Hedefinde Başbakan vardı!
Devlet Bahçeli'nin grup konuşması...

Bahçeli: Milliyetçi hareket hain emeller peşinde koşanlara asla izin vermeyecektir.

Bahçeli'nin bugün ki grup konuşmasında hedefinde Başbakan Erdoğan ve açılım politikası vardı. Grupta partililere seslenen Bahçeli, 'BOP projesinin eşbaşkanlığını yapan kişinin bize ahlak dersi vermesi düşünülemez. Bir bildiği varsa kendisine saklasın ve fitne saçan diline hakim olsun. Siyaseti karalayan bu zaata milletimiz kanmayacak ve gereken dersi verecektir. Sinsi siyaset bezirganlığının haddi mutlaka bildirecektir.' diye konuştu.

İşte Bahçeli'nin açıklamalarının satır başları:
Türkiye 8 yıldır AKP tarafından yönetiliyor. Bu sürede ülkemiz adına olumlu çok az şey yapıldığını üzülerek söylüyorum. Umutlar ve beklentiler hep boş çıkmıştır. AKP 8 yılı heba etmiştir. Bu 8 yılda küresel kanlı projelere ortak olunmuştur. Bu iktidar döneminde dünden daha mutlu ve daha müreffeh düzeyde de-ğildir. 

AKP hükümeti döneminde altı oyulmamış hiç bir şey bırakmamıştır. Millitemizin birlikte yaşama ülküsü AKP elinde bir oyuncağa dönüştürülmüştür. Bizim üslubumuzdan şikayet eden Başbakan'a hatırlatmak isterim ki kendisine baksın. Çiftçiye 'ananı al git' diyen, şehide 'kelle', İmralı Canisine "sayın" diyen zihniyetin bize seviye dersi vermesi haddi değildir. Bugünlerde artık ayyuka çıkan PKK ile görüşme iddialarımızı "şerefsizlikle" ve "alçaklıkla" suçllayarak iki yüzlülüğünü göstermiştir.  Edep ve izandan yoksun olan kişi kendisidir. 

FİTNE SAÇAN DİLİNE HAKİM OL
BOP projesinin eşbaşkanlığını yapan kişinin bize ahlak dersi vermesi düşünülemez. Bir bildiği varsa kendisine saklasın ve  fitne saçan diline hakim olsun. Siyaseti karalayan bu zaata milletimiz kanmayacak ve gereken dersi verecektir. Sinsi siyaset bezirganlığının haddi mutlaka bildirecektir. 

PKK'YI AKLAMA DERDİNE DÜŞTÜLER
Taksim'deki canlı bombanın kimliği belirlenmiş ve bu kişinin PKK üyesi olduğu ortaya çıkmıştır. Katillerin canlı bomba olarak nasıl ölüm saçtığı bildiğimiz acı gerçekler halindedir. Saldırı sonrası hedef saptıran açıklamalar dikkatimizden kaçmamıştır. Gelişmeler bir iyi bir de kötü PKK'nın varlığı iddiaları için yoğun bir çaba harcandığı ortadadır. Terör örgütü PKK'yı aklamak için yoğun bir çaba harcanmıştır. Ortada cesedi parçalanmış da olsa Kandil'de eğitilmiş bir terörist bulunmaktadır. Bu cani ev tutmuş, yeşil kartla tedavi olmuştur, planlar yapılmıştır. PKK'lı teröristin elini kolunu sallayarak taksimin göbeğinde eylem yapmıştır. Herkesin telefonunu dinleyebilen sistemimiz bu kişiyi yakalayamamıştır. Eğer bu konuda önceden bir istihbarat eksikliği varsa emniyet teşkilatımızın ne iş yaptığı akıllarda soru işareti yaratmaktadır. 

BAŞBAKAN BİZZAT BAŞKA UNSURLARI HEDEF GÖSTERDİ
Tokat Reşadiye saldırısı, İskenderun'daki saldırı sonrası hükümet cephesinden farklı hedefler adres gösterilmişti. Son olarak Taksim saldırısı sonrası Başbakan bizzat kendisi başka unsurları hedef göstermiştir. 

Terör şebekesinin yıllar sonra böyle bir konuma ulaşması utanç ve endişe vericidir.  Sayın Cumhurbaşkanı ise barış yolunda İLERLENİRKEN provokasyon uyarısında bulunması çok daha dikkat çekicidir. 

DİYALOGTAN MÜZAKEREYE
İşte Türkiye'nin geldiği manzaranın resmi budur. İmralı canisiyle yapılan görüşmelerde diyalogdan müzakere sürecine girilmesidir. Kod adı balıkçı denilen bir karanlık isim mi bu süreci belirlemektedir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin hakkı nasıl taşınacaktır. Gazetelerde yüzünü dahi göstermeyen bir çürümüş zavallı tarafından masalara oturtulması densizliktir alçaklıktır. Başbakan hükümetin hiç bir şeye karışmıyormuş gibi göstermesi çok manidardır. Zannediliyor ki bürokratlar gündemi kendi belirlemektedir. Kendisinin onayı olmadan imralı ile görüşülemeyeceği ortadadır. 

Merakımız teröristlere mihmandarlık yapan bir anlayışın milli çıkardan nasıl bahsedileceğidir. TBMM'de edilen yeminler ne olacaktır. 

ORTADA BİR HEZEYAN VARSA
Terörün güç kazanmasının yegane sebebi AKP ve açılım projesidir. Eğer ortada bir hezeyan varsa o da İmralı'yla el sıkışan ve Kandil'le pazarlık yapan siyasi güruhtan başkası değildir. 

Terör örgütüne karşı sesini çıkarmayan ancak MHP'ye karşı kin ve nefretle bakan bir başbakan varken nasıl milli birlik ve kardeşlikten bahsedeceğiz. 

Hiç bir AKP'li kardeşimin Başbakan Erdoğan'ın yalanlarına inanacağını düşünmüyorum. Başbakan ve hükümetin İmralı'nın ipine sarıldığı teşhir edilecektir. 

Kandil sönecek, iktidara gelenler geldikleri gibi gidecekler. Millet ve devlet olarak sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Demokrasinin yalnızca biçimsel düzeyde savunulması bir çok soruna davetiye çıkarmaktadır. Milletimizin bize verdiği muhalefet görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık. 

Siyasi rekabet halindeki partiler arasında bir güven bunalımı var. İyi niyet ve uzlaşma ortamını iktidar partisi yerine getirmelidir. 

KABA SİYASET DİLİ OLUŞTU
Yarışmacı bir siyaset geleneğinin yerleşmemesi kaba bir siyaset dilinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. 

Madem ki demokrasiyi yaşatmak istiyoruz iktidar ve muhalefet arasındaki uzlaşma zemini oluşturmalıdır. Türkiye'nin güçlü olması pasaportuna bakılarak değil birlik ve beraberliğine bakılarak gösterilmelidir. 

31 Ekim 2010 tarihinde Ankara'da gerçekleştirdiğimiz toplantı büyük bir ilgi ve umut uyandırmıştır. Geçmişteki dava arkadaşlarımızı da yanımıza alarak şerefli mazimiz için omuz verdiğimiz arkadaşlarımızla tam bir kucaklama yaşayarak emin adımlarla ilerleyeceğiz. Biz uçurumun kenarında güreş tutulamayacağına inanıyoruz.

Hiç şüpheniz olmasın ki mazlumun tarafında olan zalime göz açtırmayan kim varsa yeri ve adresi Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Bin yıllık kardeşliğimizi korumak için güç birliği yapmalıyız.

Üç hilal ecdadımızın ihtişamıydı. İnşallah gelecek nesillerimizin de azameti olacaktır. 

18 Kasım 2010 tarihi itibariyle AKP'nin 8. yılı dolacaktır. AKP hükümetinin yola çıkarken verdiği sözlerin çoğu bir yıl sonra unutulmuştur. Evet Türkiye ekonomisi rakamsal ve oransal olarak 2002 yılının önündedir. Ancak insanlarımızın yaşam standardında bir ilerleme görülmemiştir. 

YANDAŞINA ABAD OLAN AKP KÜL OLACAK
İçinden geçtiğimiz süreçte her ailede bir işsiz varsa bunun sorumlusu AKP'dir. Vatandaşlarımız yardım paketlerine mahkum kalıyorsa bunun sorumlusu AKP hükümetidir. Yandaşını abad eden AKP sandıkta yanıp kül olacaktır. 

AVM'ler esnaflarımızın tükenme noktasına gelmesine neden olmuştur. Sigorta ve vergi borçları ödenemez duruma gelmiştir. AKP alacakların tahsiline değil borcun ödenebilme şartlarına bakmalıdır. 

Eğer hala rakamlara bakılarak büyümeden bahsediliyorsa, bizim bu hükümete alkış tutmamız mümkün değildir. 

Son olarak Başbakan Erdoğan bir çok yabancı ülkede gördüğü hürmeti kendi ülkesinde görmemekten yakınmakta. Başbakan Erdoğan'Dan beklentimiz dışarıdan saygı gördüğü için kabaran gururunun içeride neden karşılık bulmadığını kendisine sormasıdır. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com