Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok

Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok
İZMİR'de tarım ve hayvancılık fuarı olan Agro Expo Eurasıa'yı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik açtı.

İZMİR'de tarım ve hayvancılık fuarı olan Agro Expo Eurasıa'yı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik açtı. Çelik, Altın Çan Yarışması'nda endamına, doğurganlığına, süt verimliliğine, meme başı uzunluğuna bakılarak yapılan puanlamada en yüksek oyu alan inek Damla'ya çan taktı. Bakan Çelik, kırmızı et fiyatlarını düşürmek için ithalat yoluna gidilmeyeceğini de bir kez daha vurguladı ve "İthal ederek et fiyatlarını aşağı çekebiliriz ama bu bizim üretimimiz ve hayvan varlığımız açısından doğru bir politika değil. Aslolan üreticinin girdilerini düşürmek ve et fiyatlarını da düşmesini sağlamaktır" dedi.

Türkiye'nin en büyük tarım ve hayvancılık fuarı 11'inci AgroExpo Eurasıa, yeni fuar alanı Fuar İzmir'de açıldı. 14 Şubat'a kadar gezilebilecek fuarın açılış törenine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İzmir Valisi Mustafa Toprak, CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile sektör temsilcileri katıldı. Açılışta konuşan Bakan Çelik, dünyanın betonlaştığını, tarım alanlarının elden çıktığını belirterek, önümüzdeki yüzyılda gıdaya erişim savaşları yaşanabileceğini söyledi. Bakan Çelik, "Fuarlar tarımsal tüm gelişmeleri üreticiyle tüketiciyle buluşturan mekanlardır. Bu yönüyle bu anlamlı fuarı gerçekleştiren geçmişte buna öncülük eden ve emeği olan herkesi valiliğimizi, belediyemizi bakanlığın çalışanlarını, birlikleri emeği geçenleri kutluyorum. Günümüz dünyasında 77 trilyon dolar olan küresel hasılanın yüzde 5'ini tarım oluşturuyor. Dünya nüfusunun yüzde 40'ı geçimini tarımdan sağlıyor. Bu iki rakam bile tarımın ne kadar stratejik öneme sahip bir sektör olduğunu anlamamız açısından yeterlidir. Bugün dünyada 5 milyar hektar tarıma elverişli arazi var. Ancak yüzde 28'i, 1.3 milyar hektarı kullanılabiliyor. Dünyada bugün 1 milyar insan aç, 1 milyar insan yoksul. 7 milyar insanlığın 2 milyarı açlık ve yoksullukla karşı karşıya. Tarım ve hayvancılığın öneminin her geçen gün arttığını ve artacağını görmekte zorlanmayız. Gıda ihtiyacı dünyanın çeşitli yerlerinde sosyal patlamalara neden oluyor. İnsanlar yokluk bölgelerinden varlık bölgelerine canları pahasına göçüyor. Teknolojiden uzak bir yaşam düşünebiliriz ama yeterli besin alamıyorsanız yani telefonunuz varsa ekmeğiniz yoksa yaşama şansınız yok. Geçen yüzyıl petrol savaşları yüzyılı olarak geride kaldı. Bugün karın tokluğu pahasına gıdaya erişim savaşlar yılı olarak karşı karşıya olduğumuz tehlikeler var. Önümüzdeki savaşlar tarım ve gıdayla ilgili olacaktır diyorlar. Gerek ülkemiz gerek dünya betonlaşmaya devam ediyor. Tarım alanlarının sağlıklı bir şekilde kullanılması konusunda bir irade ortaya konamıyor. Her yıl elimizden tarım arazileri çıkıyor. Dünyada bir yıl içinde 12 milyon arazi tarım alanı olmaktan çıkıyor. Artık ekilemiyor, biçilemiyor. Böyle bir dünya 2 milyar yoksul ve aç insan varken 12 milyon arazi tarım dışına çıkıyorsa varın geleceği sizler tahmin edin" dedi.

"İNSANLIK ARANIYOR"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Afrika'da yaşanan açlık ölümlerini, mültecilerin suda boğulmasını hatırlatarak, "İnsanlık ölüyor, boğuluyor insan çok ve insanlık yok" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarım vasıf gerektirmeyen bir alanmış gibi takdim ediliyor. Tarımı vasıfsız insanların yapacağı bir işmiş gibi takdim etmek tarıma yapılabilecek olan en büyük kötülüktür. Aksine bizim geleceğimizi varlığımızı ilgilendiren bu sektör yaptığımız her işin örgütlü bir şekilde yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Böyle bir dünyada bir tarafta safahat, bir tarafta sefalet ile dünya karşı karşıya. Bir yılda 1 milyar 300 milyon ton gıda israf ediliyor. Diğer tarafta ekmeğe muhtaç insanlar var. Sularda boğulan insanlar değil insanlık Afrika'da hayatını kaybediyor, insanlık boğuluyor. İnsanlığın boğulduğunu görmemiz gerekiyor. İnsanlık göç ediyor. İnsanlık gözle görülmeyecek kadar uzağa gitmiştir. İnsan çok 7 milyar insan var ama insanlık aranıyor ve insanlığı bulmakta zorlanıyoruz. 3 milyar Suriyeli bizim misafirimiz. Onlarla ekmeğimizi bölüşüyoruz. Son 10 yılda 122 bin ton unu bu kardeşlerimize verdik. Birilerinin bomba yağdırdığı Suriye'ye 10 bin ton unu göndermeye devam ediyoruz. Biz tarımsal üretimimizi hayvansal üretimimizi sadece 78 milyonla değil daha geniş vizyonla değerlendirmek durumundayız. Neyi ne zaman nasıl ekeceğiz? Teknolojiden nasıl yararlanacağız? Gıda güvenliğini nasıl sağlayacağız? Teknolojiyi iyi kullanarak 10 yıl içinde gübre kullanımında yüzde 28'lik azalma gerçekleştirdik. Organik tarımın geliştirilmesi için ciddi destekler veriyoruz. Sertifikalı tohum konusunda 2018 yılında 1 milyon ton hedefimize çok yaklaştık. Hayvan sağlığında önemli çalışmalarımız var. Gıda üretiminde markalaşma dönemine geçmemiz gerekiyor. Küreselde rekabet ancak markalı ürünlerle gerçekleştirilebilir."

"İTHAL EDEREK ET FİYATINI AŞAĞI ÇEKMEYECEĞİZ"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, sebze ve meyvenin rafla tarla arasındaki fiyat farkında üreticinin mağdur olduğunu vurgulayarak, kırmızı et ithal ederek fiyatı düşürme yoluna da gitmeyeceklerini açıkladı. Bakan Çelik, şöyle konuştu:

"2016 yılında 11.6 milyar liralık destek vereceğiz. Amacımız üreticinin kazanmasıdır. Çünkü üretmek zordur. Bugün rafla tarla arasındaki fiyatlara baktığımızda üreticinin aleyhine bir tablo olduğunu söyledim. Bunun ciddi takipçisi olacağız, pazarın kontrolü açısından üretim zincirlerindeki aksaklık açısından sorumluluğumuzu biliyoruz. Kırmızı et üreticileriyle aldığımız karar var. Türkiye et ithal etmemeli. Türkiye kendi hayvan varlığını oluşturmalı. Spekülatörlere piyasayı bırakmayalım. Hayvan varlığımızı artıralım ve kendi yağımızla kavrulalım. Tavan fiyatları konusunda hiçbir baskı sözkonusu olmadan son derece demokratik bir belirleme yaptık. Bu fiyatlar iç piyasaya göre biraz daha pahalıdır. Üreticiyi üretimden çekmeyecek, ahırları doldurmaya devam edeceksiniz. Sizin yanınızdayız yanınızda olacağız. Sizi ne merde ne namerde muhtaç etmeyeceğiz. 50 bin ton et ithal etme imkanımız var. İthal ederek et fiyatlarını aşağı çekebiliriz ama bu bizim üretimimiz ve hayvan varlığımız açısından doğru bir politika değil. Aslolan üreticinin girdilerini düşürmek ve et fiyatlarını da düşmesini sağlamaktır. Ucuz üreteceğiz, ucuz satacağız, 78 milyon kendi üreticimizin ürettiği ürünü yiyecek."

AĞIRLIK REKORTMENİ BOĞALAR

Orion Fuarcılık Başkanı Fatih Dağ da, sekiz holde düzenlenen fuarda tarım mekanizmaları, sera ekipmanları, tohum, gübre, sulama ve plastik sektörü, hayvancılık ve veterinerlik hizmetleri gibi pek çok kuruluşun yanısıra ilk kez arıcılık malzemeleri ve arı ürünlerine yer verildiğini belirterek, "Özel olarak arı sokağı oluşturduk. İzmir Tarım ve Hayvancılık Fuarı sadece Türkiye'nin kendi alanında en büyük fuarı değil uluslararası olma yolunda en büyük aşamayı gerçekleştirmiş bir etkinliktir. 5 bin metrekarelik alan etkinlik alanı olacak. Canlı hayvan şovları ve yarışmaları yapılacak. İnek koyun ve keçilerin yarışacağı altın çan yarışması yapacağız. Ağırlık rekortmeni boğalar da ilgi çekecek. 40'a yakın ilden ziyaretçiler ücretsiz getirilecek. 2 bin otobüsle 80 bin kişi getirilecek. 48 ülkeden 5 bin ziyaretçi getirilecek" dedi.

"DÜNYAYI BAL ARILARI KURTARIR"

Dünya Arıcılar Birliği Başkanı Phılıp Mecabe de bal arılarının tarımsal üretimdeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Yüzyıllar boyunca insanlık birçok zorlukla karşılaştı. Savaş, sel, yangınlar, açlık gibi. İnsanların bunlar üzerinde az kontrolü olabildi. İnsanların temiz hava ve iyi yiyeceğe ihtiyacı var. Tarihte hiçbir zaman insanlık şimdiki gibi ikilemle karşılaşmamıştır. Böceklerimiz yok olmayla karşı karşıya. Bunun nedeni tarımda kimyasalların yoğun kullanılmasıdır. Bugünkü modern dünyada yiyecekleri üretmenin daha verimli yolları araştırılıyor. Üretim maliyetinin düşmesi isteniyor. Tarım o kadar maliyet rekabeti içindedir artık yiyeceklerimizi üretirken bunu nasıl yaptığımızı düşünmemiz gerekmektedir. Tüm yiyeceklerin üçte biri polen taşıyarak döllenmektedir. Bu böceklerin yüzde 70'i arıdır. Döllenmenin yüzde 70'ini mütevazı bal arısı gerçekleştiriyor. ABD Tarım Bakanlığı, bal arısının polen taşıma ile döllemesinin yılda 115 milyar dolar olduğunu düşünmektedir. AB'de bu rakam 42 milyar Euro'dur. Bal arası ölürse bunun hepimiz için korkunç sonuçları olacaktır. Bu kadar önemli bir problemi nasıl çözeceğiz. Arıcıların tarımda çalışanlara işbirliği yapmaları gerekiyor. Ben bu nedenle burada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Arıcılar ve çiftçiler birbirini eğitmeli, dünya artık bu yolla kurtulur. Türkiye'de 58 bin birlik üyesi var. 6.8 milyon arı kolonisi ile çalışıyor ve yılda 104 bin ton bal üretiyor. Türkiye arıcılıkta dünyanın gen merkezidir ve bal arılarıyla ilgili en büyük gen çeşitliliği Türkiye'de bulunuyor. Türkiye arı sağlığı yönetiminde dünya lideridir. Türkiye'de arı kovanı sağlığı çok iyi şekilde izleniyor. Türkiye çam balı konusunda da dünyada liderdir."

KOSAVA ÜRÜNLERİ AVRUPA RAFLARINDA

Açılışta konuşan Kosova Tarım Bakan Yardımcısı Vezir Jonuzaj, AB üyesi olarak Avrupa raflarına Kosovalı üreticilerin ürünlerinin yer aldığını belirterek, "Çiftçilerimiz, üreticilerimiz çok önemlidir. Hem ülkemiz hem dünya için önemlidir. Toplumların en değerlileri çiftçiler, üreticilerdir. Avrupa Birliği'nde olan bir ülkeyiz. Tarım ve hayvancılığa da hükümet olarak önem veriyoruz. Kosova ürünleri Avrupa marketlerinde yer buluyor" dedi.

"KIRSAL KALKINMADA DENEYİM PAYLAŞMAYA HAZIRIZ"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, belediye olarak kırsal kalkınmaya büyük destek verdiklerini bu deneyimlerini ülke genelindeki belediyelerle paylaşmaya hazır olduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"İzmir Bayındır'da o zamanlar bir tane olan çiçekçilik kooperatifinden çiçeklerini aldık. Şimdi Bayındır ihracata başladı. Bunda belediyenin desteği yadsınamaz. Aynı şekilde Ödemiş Bademli'de fidan alımı kooperatiften yapıldı. Bugün Türkiye pazarının çok büyük bir bölümüne hakim olmuş ve ihracata başlamıştır. 2008 yılında sütler yollara Küçük Menderes'e dökülürken, sütçü ineklerini kesime götürürken, belediye okul sütü projesine başlamış ve üreticilerimize Tire Süt Kooperatifi ortaklarımıza can suyu olmuştur. Okul sütünü hükümet yapınca 0- 6 yaş grubundaki çocuklara süt veriyoruz. Yılda 1 milyon meyve ve sebze fidanı dağıtarak, tarım, arazi, bağ, bahçe, yayla yollarını asfaltlayarak koyun, keçi dağıtarak ziraat odalarımıza tarım makineleri araç ve gereçleri dağıtarak tarımın kalkınması için model uygulanmıştır. Rehberimiz akıl ve bilimdir. 63 belde, 597 köy, 30 ilçe ve bin 200 mahallesinde tarım, kırsal hayvancılık dendiğinde belediye ile hemşehrilerimiz arasında güven ortamı oluşmuştur. İzmir'in kırsal kalkınma projesinin ülkeye yaygınlaştırılması konusunda deneyimlerimizi aktarmak isteriz."

İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir'in fuarlarla ülkenin tanıtımına ve istihdamına katkı sağladığını belirterek, "İzmir bir yandan sanayide yol alırken toprak değerlerini üretimle buluşturan önemli tarım kaynaklarına sahiptir" dedi.

EN GÜZEL İNEK SEÇİLDİ

Fuarın açılış konuşmalarının ardından Altın Çan Yarışması yapıldı. 52 çiftlik arasından seçilen sekiz süt ineği güzellikleriyle yarıştı. Yarışmada ineğin endamına, doğurganlığına, süt verimliliğine, meme başı uzunluğuna bakılarak puanlama yapıldı. Yarışmada, inekler jürinin önüne getirilirken hareketliliği nedeniyle altı kişi tutmakta zorlanırken Bakan Çelik, ayağa kalkarak inekleri inceledi. 35 numara ile "Damla" adlı inek, Altın Çan Güzellik Yarışması'nın birincisi oldu. Yetiştiricisine İzelmak'tan yem karma makinesi hediye edildi.

FOTOĞRAFLI

Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok

Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok

Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok

Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok

Bakan Çelik: Kırmızı ette ithalat yok

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com