Bakanlar Kurulu Toplantısı

Bakanlar Kurulu Toplantısı
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç: (2)

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Yalova'da seçimlerin iptal edilmesiyle ilgili, "Bu normal bir prosedürdür. Şüphesiz bu seçimlere AK Parti çok güçlü bir şekilde hazırlık yapacak, katılacak ve iptal edilen bu seçimlerde belediye başkanlıklarını kazanabilmek için bütün gücüyle gayret edecektir" dedi. 

Arınç, Başbakanlık Yeni Bina'daki Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

Yüksek Seçim Kurulunun Yalova'daki seçimi iptal etmesi kararıyla ilgili değerlendirmesi sorulması üzerine Arınç, daha önce de Ağrı'da ve şimdi de Yalova'da, ayrıca bazı ilçelerde seçimlerin yenilenmesine karar verildiğini hatırlattı. Arınç, "Bu normal bir prosedürdür. Şüphesiz bu seçimlere AK Parti çok güçlü bir şekilde hazırlık yapacak, katılacak ve iptal edilen bu seçimlerde belediye başkanlıklarını kazanabilmek için bütün gücüyle gayret edecektir" diye konuştu.

Bülent Arınç, seçim sistemlerinde dar veya daraltılmış bölge uygulamasının yasayla yapılacağını bunun Anayasa konusu olmadığını kaydetti. Seçimlerin temel hükümleriyle ilgili bir kanun yapılacağını ve bunun için kriterler getirileceğini belirten Arınç, YSK'nın zaten yazılı hukuktaki unsurlara dikkati ederek kendi kararlarını açıklayacağını söyledi. Geçmiş seçimlerdeki baraj uygulamalarını hatırlatan Arınç, "Çok şükür bunlar terk edildi. Artık hangi seçim bölgesi olursa olsun bir siyasi parti yüzde 10'luk genel barajı aştığı zaman oralardaki aldığı oyla milletvekili çıkarması mümkün oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

-Dicle Üniversitesi Rektörü hakkındaki iddialar 

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Ayşegül Jale Saraç hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili soru üzerine Arınç, konunun Bakanlar Kurulu gündeminde olmadığını ancak şahsen özel düşüncelerini ifade etmek istediğini kaydetti. Saraç'ın ikinci defa görev yaptığını bildiren Arınç, "Kendisi iyi bir bilim kadını, Diyarbakır'ın evladı, oradan yüksek oylarla da rektörlüğe seçilmiş" ifadesini kullandı. 

Arınç, 30 Eylül demokratikleşme paketinden sonra bazı idari kararlar ile kamuda da başörtüsünün serbest bırakıldığını, bu sebeple pek çok öğretmenin, resmi dairelerdeki çok sayıda kişinin kendi iradeleriyle başlarını örterek görevlerine devam ettiklerine dikkati çekti. Bülent Arınç, şunları belirtti:

"Şüphesiz bir ilk olması bakımından bir Sayın Rektörün de başını örterek göreve başlaması doğrusu beni şahsen çok sevindirdi. Kendisini çok takdir ettim. Neden? Çünkü her şeyin bir ilki vardır. O kendisi ifade ediyor ki bir eksikliğim vardı. Ben bunu bir manevi huzur elde edebilmek için böyle bir günü beklemiştim. Keşke bir başkası başlasaydı ben arkadan gelseydim ama bir ilk olmak da beni çok mutlu etti dedi. Bu bence takdir edilecek bir davranış."

"Bu hanımefendi hem işini çok iyi yapıyor hem de özel hayatında dindar bir Müslüman olarak görevlerini aksatmamaya çalışıyor" diyen Arınç, "bu bakımdan bir suistimal veya başka bir amacı gizlemek için başını örtmek gibi bir yakıştırmayı söylemek ve konuşmanın çok çirkin olacağını" vurguladı.

Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat maalesef bir milletvekili arkadaşımız, Diyarbakır Milletvekili Sayın İçten, bu baş örtmesinin hemen arkasından yıllar öncesine dayanan bazı yolsuzluk iddialarını yüksek sesle konuşmaya başladı. Bir defa şuna dikkat etmemiz lazım: Yolsuzluk kim tarafından ne zaman yapılırsa yapılsın büyük bir suçtur. Bunun üzerine mutlaka gidilmesi gerekir. Bunun için bir bayan rektörün başını örtmesini beklemek de doğru değil." 

Geçmişe dönük deliller olması durumunda neden bugüne dek beklendiğini soran Arınç, şöyle devam etti:

"Bir samimiyetsizliği teşhir etmek istiyorsa, yani sırf bu yolsuzluk iddialarından kurtulmak için başını o sebeple örttü deniyorsa, bu çok çirkin çok kötü bir yakıştırma olur. Ben hanımefendinin böyle bir şeyi düşündüğünü ve yaptığını kesinlikle kabul etmem, bildiğim tanıyabildiğim kadarıyla" dedi. Yolsuzluk iddiasına sahip olan herkesin elindeki bilgi ve belgeleri süratle yargı ile paylaşması gerektiğinin altını çizen Arınç, bu iddiaların ilk inceleme noktasının da YÖK olabileceğini kaydetti. Arınç, YÖK'e bunlar iletilmeden bu iddiaların gündeme getirilmesini "samimiyetsizlik olarak gördüğünü."

Başbakan Yardımcısı Arınç, "Bir insanın başını örtmesinden gözyaşlarıyla sevinç duymasını hemen takiben, birisinin onu yolsuzlukla suçlamasını o hanımefendinin doya doya sevinememesi olarak ve onun bu hareketinden dolayı da pek çok hanımefendinin sevinç duymasına mani olacak bir hareket olarak görüyorum" dedi.

-"Adaletten ayrılmamak mecburiyetindeyiz"-

Arınç, Saraç'ın ayrıca "paralelci" olmakla suçlandığını da hatırlatarak şunları söyledi: 

"Dicle Üniversitesine kendi yandaşlarını doldurmasından bahsediyor. Bu da incelenmesi gereken bir konudur. Unutmayalım üniversitelerimizin pek çoğunda geçmişte bu toplulukla ilişki kurmuş, onların çalışmalarına katılmış, onların faaliyetlerini beğenmiş kadınlar erkekler olabilir. Bundan dolayı bir rektörü sadece bu açıdan suçlamak vicdani değildir. Önemli olan eğer böyle bir yakınlığı varsa rektörlük faaliyetleri içerisinde bu yandaşlığını nasıl götürmüştür? Kanunlara aykırı mı gelmiştir, hükümetimizi dize getirmek, Sayın Başbakanımızı itibarsızlaştırmak, birtakım dinleme faaliyetlerine katılmak, devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini yasaya aykırı olarak toplamış, düşünmüş, yaymış bir insan olarak elinizde bilgi var, delil var mı? Bunları konuşmamız gerekir. Yoksa dindar insanların bir kısmı belli bir zamanda yollarını toplulukla kesiştirmiş olabilir."

Bülent Arınç, "Biz değdi, değmedi diyerek sağa sola selam veren herkesi bir potaya koyacak ve onu suçlayacak noktada değiliz. Bizim partimizin adı Adalet. Adaletten ayrılmamak mecburiyetindeyiz, adaletli olmak zorundayız. Önemli olan bu grubun içerisinde birine veya başkasına sevgi duymak sempati duymak değil, görevini ifa ederken bir kamu görevlisinin, bu görevi kötüye kullanıp kullanmamasıdır. Yasalara aykırı olup olmamasıdır, talimatları bir başkasından alıp almamasıdır.

Ben Sayın Rektörün bu haksız suçlamalar karşısındaki vakur duruşuna katılıyorum. Ama bütün bu iddiaların da önce YÖK'te, gerekiyorsa savcılıklarda süratle araştırılmasını ve yasaya aykırı işlemler yapılmışsa Sayın Rektör ya da mahiyetindeki rektör yardımcıları veya bir başkası, bu yapıyla ilgili kanunlarımıza aykırı bir fiil işlemişse mutlaka en ağır cezalara da çarptırılmalıdır."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com