Balbay'ın İsyanı!

Balbay'ın İsyanı!
Ergenekon Davasının Gazeteci Sanıkları, tahliyelerini istedi

Ergenekon tutuklu sanığı gazeteci-yazar Mustafa Balbay, ağır ceza mahkemesine ilginç yakıştırma: Bağır ceza mahkemesi!

Ergenekon davasının tutuklu iki gazeteci sanığı Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan, yargılandıkları davada terör örgütü suçlaması bulunduğunu, örgüt lideri konumundaki kişilerin tutuksuz yargılandığını belirterek kendilherinin tutuklu yargılanmasını da eleştirerek tahliyelerini istedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Ergenekon davasının talepler bölümünde söz alan tutuklu sanık gazeteci Mustafa Balbay, Afyon'da para çekmek için bankamatiktiğe gittiği sırada gözaltına alınan emekli albay Ahmet Şentürk'ü hatırlatarak sözlerine başladı. Balbay, 'Sadece bir gün misafir oldu ve ertesi gün de tahliye olup gitti. Tahliye kararında 'Eşitlik ve hakkaniyet' ilkesi gerekçe gösterildi. Eşitlik burada nerede? Terör örgütüne üye olmakla yargılananlar tutuklu, o ögrütün yöneticisi olmakla suçlanan 8 kişi serbest. Liderler dışarda, üyeler içerde. Bu nasıl hakkaniyet, nasıl eşitlik? Eşitsizlik zulümdür. Burada en iyi koşullarda bile kalsak eşitsiz davranış zulümdür.' diye konuştu.

Balbay, Balyoz davası sanığı 102 kişinin serbest kalmadığı süreçte 22 Temmuz 2010 tarihli Milliyet Gazetesi'nde Başbakan ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un gece görüştüklerini ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in de Hatay'dan aniden Ankara'ya hareket ettiğini hatırlattı. Sabaha karşı hukuk aranan bir ülkede demokrasinin nerede olduğunu soran Balbay, 'Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Adalet Bakanı Balyoz davasını konuşmadılarsa ne konuştular. Pakistan'daki sel felaketini mi? Yargının geldiği nokta bu.' ifadesini kullandı.

Toplu yargılamalardan hiçbir mahkemenin alnının akıyla çıkmadığını belirten Balbay, mahkeme heyetine 'Türkiye'de hangi siyasi davadan alnının akıyla çıkılmıştır? 'A) Menderes, B) Deniz Gezmişler, C) 12 Eylül mahkemeleri, D) Hiçbiri.' Lütfen seçimi siz yapın.' sözlerinden sonra da tahliyesini talep etti.

Kendisine yöneltilen suçlamaların dayandırıldığı delillere değinen Balbay, mahkemeye 'Dellilde suçlamaları güçlendirecek gerçekten bir şey olsa canım yanmayacak. Artık dijital veriler konusunda bir karar vermek zorundasınız. Bilgisayarımdaki 10 yıllık notlarımın 2.5 dakikada bir dosya haline getirildiğini anlatmıştım. Türkiye, Uluslar arası Siber Suçlar Sözleşmesi'ne imza koymadı. O sözleşmede bilgisayara el koymak bile yasak. Bu konuda artık bir karar vermelisiniz' dedi.

Birinci davada Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması ve Danıştay baskının örgütün eylemi olarak iddia edildiğine dikkat çeken Balbay 'Bu davada bir tek işlenmiş suç yok, işlenecek suç var. 'Darbe yapılacaktı, suikast yapılacaktı'. Sadece yapılacaklarla, nasıl aylardır terör örgütü yargılaması yapılıyor?' diye sordu.

Tahliye taleplerinin reddine ilişkin karar gerekçelerinde gösterilen yurt dışına kaçma şüphesinin kendisine çok dokunduğunu söyleyen Balbay, 'Yurtdışına çıkma koşuluyla tahliye kararı verseniz kabul etmem. Önce yurdumda kalmak isterim. 'Delillerin karartılması ya da tam olarak toplanamamış olması' da tutuklu kalmamızın gerekçelerinden. İki yıldır karartılacak delil kaldıysa pes diyorum. Biz buradan hukuk bekliyoruz. Bu tutukluluk uzarsa, bu davada ilk hüküm giyen yargılama makamı olur. Yargılama şeklini yeniden gözden geçirmenizi ve özgür yargılamanızı talep ediyorum.' şeklinde konuştu.

Mahkeme heyetine seslenen Balbay, 'Siz de vicdan muhabesesi yapın. Kuvvet Komutanlarının sanık olduğu davada 102 kişi 'darbeye eksik teşebbüsten' yargılanıyor. Gazetecilerin, sendikacıların, teğmenlerin darbeye tam teşebbüsten yargılandıkları bir davaya nasıl hukuk davası denir?' dedi.

ÖZKAN, BU SEFER SAKİN DAVRANDI

Geçtiğimiz hafta sanık kürsüsünü yumruklayarak ve mahkeme heyetine bağırarak konuştuğu için hakkında 5 duruşmaya katılmama cezası verilen, ancak henüz cazası başlatılmayan tutuklu sanık Tuncay Özkan'ın, bugünkü talebinde oldukça sakin olduğu gözlendi. Özkan, daha sakin konuşmayı tercih etti ama üslubundan yine de vazgeçmedi; 'Üzerinizde bir siyasi baskı yoksa, salıverilmem konusunda bir önyargınız yoksa bu yargılama ile beni nasıl salacaksınız? Bir gider bin geliriz. Beni susturmaya çalıştıkça Sizler bir eksilirsiniz. Ben konuşmazsam sizler bir eksilirsiniz. Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz ama ben de bu bağın üzümüyüm. Ben de bu memleketin çocuğuyum. Bana karşı bu önyargı neden?'

Sanıkların taleplerinin alınmasının ardından mahkeme heyeti sanık avukatlarının taleplerini almaya başladı. Mahkeme Başkanı Köksal Şengül saat 22.45'de avukatların taleplerinin alınmasına ara vererek duruşmayı yarın sabah saat 09.00'a erteledi

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com