Balyoz delillerine 'kuğu'lu itiraz

Balyoz delillerine 'kuğu'lu itiraz
“Bütün kuğular beyazdır önermesi hiç siyah kuğu olmadığı zaman mantıken doğrudur."

361 sanıklı Balyoz Davası’nın temyiz duruşmasının ikinci günkü oturumu Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde başladı. Savunmaya kaldığı yerden devam eden Avukat Kazım Yiğit Akalın, “Bütün kuğular beyazdır önermesi hiç siyah kuğu olmadığı zaman mantıken doğrudur. Ancak deliller arasında o kadar siyah kuğu, 2 bine yakın sahte delil varken mahkeme tüm delilleri beyaz kuğu kabul etmiştir. Delilleri incelemeden sanıklar hakkında karar verebilmiştir” dedi. Akalın, suç unsuru dijital verileri hazırladığı öne sürülen sanıklar arasında yer alan askerin aynı gün aynı saatte TRT’nin bir programında denizin dibine dalgıç kıyafetiyle daldığının duruşma salonunda ortaya çıktığını anlattı. 

Balyoz Davası'nda en son Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına'ya 20 yıl hapis kararı çıkmıştı. 361 sanıklı Balyoz davasının temyiz duruşmasının ikinci günkü oturumu Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde başladı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı Ekrem Ertuğrul, savunma listesinde yer alan müdafilerin yerine savunma yapacağını söyleyen avukatların durumunun listedeki isimlerin tamamlanmasının ardından yeniden değerlendirileceğini açıkladı. Sanık avukatların savunmalarının sıralaması için oluşturulan listede yer alan isimlerin tamamlanmasının ardından yeni bir liste yapılacağını belirten Ertuğrul, “Bu konuya ilişkin avukatlar dilekçe veriyor, bizde dilekçeleri almaya devam ediyoruz. Savunma yapamayanlar için tekrar bir liste yapacağız” dedi. 60 avukat tarafından hazırlanan 440 sayfalık temyiz savunmasının 110 sayfasını okuyan emekli Orgeneral İbrahim Fırtına’nın avukatı Kazım Yiğit Akalın, savunmaya dün kalınan yerden okumaya devam ediyor. 

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde esas hakkındaki mütalaaya geçildiğinde sorgusu bitmeyen sanıkların bulunduğunu belirten Akalın, “Ergun Saygun sağlık sorunları nedeniyle savunma yapamamıştı. Mütalaa bize CD ortamında verilmişti, CD’nin özelliklerine bakıldığında tarih 23 Mart’ı gösteriyordu ve Saygun’un savunmasının yapılmasından 4 gün önce hazırlanmıştı” dedi. 

CMK’ya göre delillerin içeriğinin okunması gerektiğini anımsatan Akalın, yerel mahkemede sadece başlıkların okunduğunu, hiçbir zaman delillerin içeriğini öğrenemediklerini ifade etti. 
5 No’lu hardiskin incelenmesini istediklerini ancak incelenmeden 163 kişinin tutuklandığını anlatan Akalın, altı doldurulmayan isimsiz ihbar mektubuna itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. 

-DELİL HARDDİSK SUÇ TARİHİNDEN SONRA ÜRETİLMİŞTİR- 

İhbar mektubu ile arama kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olarak toplanan delillerinde kabul edilemeyeceğini vurgulayan Akalın, “Hukuka aykırı deliller mahkemede yargılama konusu yapılamaz. Tutuklama işleminden sonra mahkeme taraflı tavrını ortaya koymuştur” dedi. 

Askeri savcılığın görevlendirmesiyle oluşturulan bilirkişinin hazırladığı raporun tutuklamaların üzerinden 2 ay geçtikten sonra mahkeme ulaştığını ifade eden Akalın, “Bilirkişi raporunda 5 No’lu hardiskin içeriğinin gerçek dışı belgelerden oluştuğu ve harddisk üzerinde sahtecilik yapıldığına ilişkin bilgiler yer almıştır. Raporda, belgelerin bulunduğu yerden kötü maksatlı kişilerce alındığı sahteciliğe maruz kaldığı, yerine tekrar konulduğu, harddiskin daha sonra da muhbir Baransu tarafından getirildiği belirtilmiştir. Hukuk dışı yollarla Donanma karargahında çıkarılan ve tekrar karargaha getirilen veriler Donanma tarafından bir daha kullanılmamıştır. Bu delil olan harddiskin üretimi suç tarihi olan Ağustos 2003’ten sonradır. Bu harddiskler üretici firma tarafından Ağustos ayından sonra Ekim 2003’te üretilmeye başlanmıştır. Bizim iddiamız komplocular tarafından bu durumun oluştuğudur. Ancak şunu herkes kabul ediyor ki, 1. Ordu Komutanlığı’nın kozmik odasından gerçek olan 16 CD çalınmıştır. Mahkeme de bunu kabul ediyor. Buna inanan mahkeme Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yerin altına 5 No’lu CD’nin yerleştirildiğine inanmıyor. 5 No’lu hardisk sahtecilik içermektedir ve sanıkların üzerinde bulunmamıştır. Onlarca kurumdan raporlar alındı, 10 üniversite ve yurt dışından raporlar var. Hepsi birbiri ile örtüşüyor, 5 No’lu hardiskin içerdiği belgeler sahtedir diyor. Ama mahkeme bunu kabul etmiyor, bu da mı tesadüf? Bu harddisk hukuki delil olamaz.” 

-SES KAYDININ DÖKÜMÜ VAR, KAYDI YOK- 

Mahkemenin Harddisk konusunda TÜBİTAK’dan bilirkişi raporu almaya karar verdiğini daha sonra bu kararın uygulanmadığını anlatan Akalın, emekli Orgeneraller İbrahim Fırtına, Çetin Doğan ve emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu belirtilen konuşmaların dökümlerinin kullanılmasını hukuka aykırı olarak değerlendirdi. Söz konusu konuşmanın ses kaydının bulunmadığını, konuşmaların dökümlerinin bulunduğu belgenin word belgesi olduğunun ve imzasının olmadığının altını çizen Akalın, bu ses kaydı dökümlerinin gerçek olabilmesi için orijinal ses kaydının da bulunması gerektiğini ifade etti. CMK’ya göre mahkeme kararına dayandırılmayan ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olacağını anımsatan Akalın, “Kanuna aykırı elde edilen delilerin kullanılması bozmayı gerektirir” dedi. Yerel mahkemede tanık ve bilirkişi taleplerinin reddedildiğini, tanıkların dinlenmesi sırasında savunma hakkının kısıtlandığını savunan Akalın, tanıkların dinlenmesi sırasında savunmaya söz verilmediğini veya müdahale edilerek kesildiğini ifade etti. İddia makamının tanıklara istediği soruları yönelttiğini anlatan Akalın, sözlerine şöyle devam etti: 

“Tanıklara soru sorma sırası bize gelince sorularımız yoruma dayalı olduğu gerekçesiyle reddedildi. Yargılama sırasında mikrofonlarımız bizim kontrolümüzde değildi. İddia makamı istediği zaman mikrofona basarak sorusunu sorabiliyordu ancak biz basıyoruz ses çıkmıyor, sorularımız ve itirazlarımız duyulmuyordu.” 

 

 


-MÜTALAA İNCELENEMEDİ- 

Sanıklara cezaevinde belli koşullarda bilgisayar kullanabildiğini ifade eden Akalın, savcılığın mütalaasının 920 sayfadan oluştuğunu anımsattı. Mütalaanın dijital ortamda ve 6 gün içinde incelenmek üzere süre verildiğini ifade eden Akalın, “Haftada 2 saat bilgisayar kullanmalarına süre verilen sanıklar mütalaayı okuyamamış ve savunmalarını mütalaaya göre hazırlayamamışlardır. Dün ben bir günde savunmamdan sadece 110 safa okuyabildim, mütalaa 920 sayfa ve haftada 2 saat bilgisayar kullanma hakkı veriliyor ve 6 gün de inceleme süresi var” dedi. Duruşmaya girmedikleri için mahkemenin 102 avukat hakkında görevini kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunulduğunu anımsatan Akalın sözlerine şöyle devam etti: 

Suçun karşıtı müvekkil olmasına rağmen mahkeme müvekkilin yerine geçmiş ve müvekkillere yeni avukat ayarlamaya çalışmıştır. Buna karşı çıkan İstanbul Barosu hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu duruma itiraz eden avukatlar duruşmadan atılmıştır. Savunma yapan bir avukata mahkeme başkanı, ‘Ceza kitaplarını yapıştıra yapıştıra savunma yapıyorsunuz, bunları biliyoruz’ diyerek hakarette bulunmuştur. Ancak aynı mahkeme bir öğrencinin ödevinden alıntılar yapan iddianameyi kabul etmiştir. Yargılama başladığında o salon kurulduğunda sanıklar ortada arka arkaya koltuklarda oturmakta. Bizlerde sanıklarla aralarda görüşebiliyorduk. Bir gün geldiğimizde araya masa konuldu, hem yukardan mikrofon hem de jandarma bütün dediğimizi duyuyordu. Bu duruma itiraz ettim masadan atladım ve müvekkilimin yanına gittim. CMK gereğince jandarmanın çıkarılması gerektiğini ifade ettim ancak benim hakkında suç duyurusunda bulunuldu.” 

-BANA YARIM SAAT VERİN TÜM VERİLERİ 2003 YILINA GÖRE DÜZENLEYEYİM- 

Avukatlar duruşmaya girmedikleri için savcılığın dava nakli talebi için süre talebinde bulunduğunu, tutuklusu bulunan dosya için mahkemenin 2 ay süre verdiğini anlatan Akalın, 2 ayın sonunda ise savcılığın talebini çektiğini anlattı. 

Orhan Aykut isimli bir tanığın dijital verilerin kendi yanında oluşturulduğuna ilişkin savcılığa ifade verdiğini talepleri olmasına rağmen tanığın mahkemede dinlenmediğini belirten Akalın, “Delil olan seminer kasetlerinde ezan sesi duyuluyor. Mahkeme başkanı bu durumu tutanağa da geçirmiştir ancak seminerin yapıldığı salon ses geçirmezdir. Bu ezan sesi neden geldi bilinmiyor. Seminer 3 gün sürmüş ama başka ezan sesi veya farklı bir ses yok. 

TÜBİTAK’tan belgelere ilişkin iki rapor geldi. İlk rapor üst veri ile ilgili. Bu raporla 250 kişi tutuklandı. Raporla ilgili gerçeklik incelemesi yapılmamıştır. Raporda mikrosoft ve word belgesi 2003 yılında kullanılan sistemdir deniliyor. Bilgilerin CD’ye 2003 yılında kullanılan NERO programı ile basıldığı, bu nedenle dosyaların üst verilerde adı geçen kişiler tarafından hazırlandığı belirtiliyor. Bana yarım saat verin 2003 yılında kullanılan bütün programları indirim hepsini hazırlayayım. Zaten sanıklardan biri duruşmada bunu gerçekleştirdi, 15 dakika içinde raporda yazan her şeyi bilgisayar üzerinde hazırladı.” 

-BÜTÜN KUĞULAR BEYAZDIR DİYEBİLMEK İÇİN SİYAH KUĞU OLMAMALI - 

Akalın “Bütün kuğular beyazdır önermesi hiç siyah kuğu olmadığı zaman mantıken doğrudur. Ancak deliller arasında o kadar siyah kuğu, 2 bine yakın sahte delil varken mahkeme tüm delilleri beyaz kuğu kabul etmiştir. Delilleri incelemeden sanıklar hakkında karar verebilmiştir” değerlendirmesinde bulundu. Eksik tahkikatla kararın bozulması gerektiğini belirten Akalın, Balyoz Davası delilleri teslim edilirken 12 Eylül darbesine ilişkin belgeler de bavulun içinde olduğunu belirtti. Akalın, “Elinde seminer kayıtları, ses kayıtları ve Bayrak Harekat Planı var sen bunlara baka baka sahte Balyoz ve Oraj’ı oluşturuyorsun. Sonrada bu belgeler birbirleriyle uyumlu diyorsun” dedi. 

Akalın, suç unsuru dijital verdileri hazırladığı öne sürülen sanıklar arasında yer alan askerin aynı gün aynı saatte TRT’nin bir programında denizin dibine dalgıç kıyafetiyle daldığının duruşma salonunda ortaya çıktığını anlattı. Savunmanın 270 sayfalık bölümünün tamamlanmasının ardından duruşmaya ara verildi. Duruşmaya 13.30’da devam edilecek. (SBK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com