BALYOZ PLANI'NDAKİ OKUL ARKADAŞLARIM

BALYOZ PLANI'NDAKİ OKUL ARKADAŞLARIM
BALYOZ PLANI'NDAKİ OKUL ARKADAŞLARIM

İsmail Sağıroğlu, elmahaber
Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin, "Gölcük'ün Şifreleri" isimli yazısında Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde ele geçirilen yeni belgeleri değerlendirdi. Ergin, bir yandan bazı belgelerle Taraf Gazetesinin desteklendiğini belirtirken bir yandan da ortaya çıkan yeni belgelerin bazı çelişkileri ortadan kaldırmadığını yazdı.
Medyada çok sayıda olmasa da Ergin gibi kafası karışık isimler var. Fatih Altaylı gibi, geçmişte yapılan darbe ve müdahaleler olmasa inanmayacağım Balyoz'a diyenler de…
Balyoz diye bir “darbe planı” hazırlandı mı?
Camiler bombalanacak, Yunanistan'la gerginlikler çıkartılacak, hükümetin düşürülmesi sağlanacak, kamu ve özel kaynaklara el konulacak, illerin başına subaylar vali olarak atanacak gibi iddialarla ortaya çıkan binlerce sayfalık belgeler bir hayal ürünü mü? Bu dokümanlar bir tatbikat için mi hazırlandı?
Taraf gazetesinde ve başka gazetelerde yayınlanan planların hepsi devletin içerisinde yer alan bir gurubun, toplumu gayrimeşru yollarla şekillendirme çabası mı?
Bu sorular, her sıradan Türk vatandaşı gibi benim de aklımı kurcalıyordu. Ta ki bu görüşlerimi temelden değiştiren bazı belgeleri gözlerimle görene kadar.
Balyoz davasının ek klasörleri, geçtiğimiz günlerde avukatlara dağıtıldı. Birçok gazeteci gibi ben de, o günden beri belgelere gömülmüş, ortaya çıkan tüm evrakları inceliyorum.
İşte tam da bu noktada inanılmaz bir şey ile karşılaştım. Ek klasörlerde Jandarma Kıdemli Albay İstihbarat Şube Müdürü Kubilay Aktaş'ın üniversite öğrencilerini "fişlediği" liste. Bu listede üniversitede okuyan öğrenciler; "sağ görüşlü", "solcu" "irticacı", "bölücü" diye istihbaratçı bir kategorize ile fişlenmişlerdi. Bu gruplara dâhil edilen öğrencilerin olası bir darbede okuldan atılması planlanıyordu. Bazı öğrenciler de darbe sırasında "yararlanılacaklar" şeklinde listelenmişti.
"Fişleme" yapılanlar arasında tanıdığım isimleri gördüğümde, darbenin kapınıza dayandığında hissedebileceğiniz türden bir ürpertiyi yaşadım. Korku ile karışık bir haksızlık duygusu ve tabii ki kabullenememe.
Sedat Ergin'i bilemem ama; benim Balyoz'un tatbikat değil gerçek bir "darbe planı" olduğuna dair kanaatim bu bilgileri gördükten sonra pekişti.
Sağcısından solcusuna titiz bir çalışma yapılarak bütün okulların listeleri çıkartılmış, okuldan atılacaklar, yardım edecekler belirlenmiş.
Jandarma İstihbaratı'nın çok başarılı olmadığı konuşulur. Hakikaten öyle.
Çünkü fişlenen arasında tanıdığım bazı insanlar yanlış gruplarda gösterilmiş.
Ben, tanıdığım arkadaşlardan hiçbirinin ülkeye bir “zararının” olacağını düşünmüyorum. Darbe yönetimi bunları okuldan atsa veya tutuklasa eline ne geçecekti onu da anlayabilmiş değilim!
Kim, ne amaçla bu insanları bu şekilde kategorize etti?
Darbe olsaydı, bu öğrencilerin “darbecilere” ne zararı dokunurdu?
Darbeye yardım edecek öğrenciler, cuntacılara nasıl yardım edecekti?
Sorular uzayıp gidiyor...
Ancak karşımızdaki “darbeci” zihniyette mantık aranmayacağı için soruların hepsi havada kalacak!
O yüzden uzatmanın anlamı yok.
Gördüğüm “fişleme “ tutanaklarından sonra fikrim kesinleşti.
Ortaya çıkan tüm bilgi ve belgeler Türkiye'nin büyük bir darbeyi ucuz atlattığını gösteriyor.
Belli ki 1.Ordu Komutanlığında Çetin Doğan ve silah arkadaşları detaylı çalışmalar yaparak bir darbe planı hazırlamış.
Çetin Doğan'ın tabiriyle az daha üzerimize “çökeceklermiş.”
Ama anlaşılıyor ki, planda bazı şeyler ters gitmiş ve bu darbe girişimi başarıyla sonuçlanmamış.
Artık bu planlar ve darbecilerin yaptığı tüm çalışmalar gün yüzüne çıktı.
Şimdi son söz yüce Türk adaletinde.
Herkes adil bir yargılanma ile herkesin suçunun cezasını çekmesini bekliyor…
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com