Başbakan aptal değil kurnaz!..

Başbakan aptal değil kurnaz!..
17 davası olan Müjdat Gezen’den ilginç tespit

Sözcü gazetesinden Yüksel Şengül Türk tiyatrosunun büyük ustalarından Müjdat Gezen’le yeni kitabı ‘’Neden Dersen’’ ve gündeme dair konular hakkında Altıyol’daki tiyatrosunda bir sohbet gerçekleştirdi.



Başbakan Erdoğan’ın hakkında sayısız dava açtığı Müjdat Gezen, muhalif kimliğinden ötürü yeni yayınlanan kitabı olan ‘’Neden Dersen’’ in yayınlanması için çok zorluk çektiğini ve yayınevi bulunca da kitabının kısa sürede dört baskı yaptığından söz ediyor.

Başbakan Erdoğan’ın kendisi hakkında açtığı sayısız davalar hakkında da Gezen “İddia edildiği gibi Başbakan Erdoğan’a aptal demedim” dedi



Yeni yılla birlikte çıkan ve dört baskı yapan Neden Dersen adlı yeni kitabınızı kutluyoruz.

1970’lerde ilk kitabım Eşeğin Karnındaki Elmas’tı, bu da son kitabım Neden Dersen. Bu benim 53. kitabım oldu. Kısa sürede dört baskı yaptım. Kitaplarım kolay okunuyor, seviliyor.

Müjdat Gezen’in kitapları kolay okunuyor ve seviliyor ama yayınevi bulmakta zorlanıyorsunuz galiba…

Kitaplarımı bastırırken zorlanıyorum. Bu kitabımın birinci baskısını yapan yayıneviyle sonraki baskılarını yapan yayınevleri başka. İlk baskıda Aydan Yayıncılık, sonrakiler Sözkesen Matbaası’na ait. Baskıcıların üstündeki bu baskı çok fena (gülüyor). Biliyorsun bundan önceki Naftalin Bozulmuşsa kitabımı bastıracak yayınevi bulamadım uzun süre. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş baskılar bunlar.

Bu tür baskılara, engellemelere, davalara artık alıştınız galiba…



Hakkımda açılmış ve devam eden 17 dava bulunuyor. Birisi ‘Aptal diyerek hakaret etti’ iddiasıyla Başbakan’ın açtığı davadır. Oysa ben başbakana aptal diyecek kadar aptal değilim. Başbakan aptal değil, kurnaz. Başbakanın ardından 15 milletvekili dava açtı. Anayasa Mahkemesi’ne gideceğim, olmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağım.

Hemen bir fıkra anlatmak istiyorum.

Bakırköy Akıl Hastanesi kurucusu Mazhar Osman’a bir gün diyorlar ki ‘Bakanlardan biri senin için delinin tekidir dedi, ne diyorsunuz hocam?’ Osman gülüyor, ‘Onun benim için deli demesinin bir kıymeti harbiyesi yok. Ama ben onun için deli dersem atarlar tımarhaneye haberi olsun.’ (gülüyoruz).

Açtıkları davaların tazminat miktarı nedir, kaç para istiyorlar?

Başbakan 50 bin lira istiyordu, 10 bin liraya düşürdü. Milletvekilleri 5’er bin lira istiyor. Ben onlara para vermem. Onlar kendi paralarını ihalelerden kutulardan kazansınlar kardeşim. Benim paramdan ne istiyorlar!

Neden dersen adlı kitapta cevabı aranan sorulardan birisi ‘nasıl bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz?’ Müjdat Gezen’in bu soruya cevabı ne olur?

2014’te umutlarım daha fazla. En azından Türkiye’de her şeyin son 11 yıldaki gibi olmayacağına inanıyorum.

Size bu umudu verdiren nedir!



Bu umudu ayakkabı kutusundan aldım (gülüyor). 2014’e olan umutlarımı ayakkabı kutusu arttırdı. Oysa ben ayakkabı kutusundan her zaman ayakkabı çıkmasını isterim. Kitabın içinde başta Atatürk olmak üzere, Münir Özkul’dan Savaş Dinçel’e, Adile Naşit’ten Aziz Nesin’e kadar pek çok sanatçı var, anı var, olay var.

Yeni kitabın yanında bir de yeni oyunun hazırlıkları sürüyor.

Yeni oyunum Sultan I. Şaban 2050 adını taşıyor. 2050 yılında bir sultanlıkta yaşananları taşıyorum sahneye. Her şey modern, çağ modern ama Şaban hâlâ başında takkesi, ayağında takunyasıyla dolaşıyor. Bir aksilik olmazsa 10 Ocak Cuma günü perdelerini açıyor.
Kitap yeni, oyun yeni…

Bitmedi… Bir de yeni televizyon programım başlıyor. Bir aksilik olmazsa 17 Ocak Cuma gününden itibaren Halk TV’de her hafta program yapacağım. İzleyenler telefonla yayınımıza katılabilecek. Tek şartımız, argo, küfür, hakaret, stüdyoda olmayan kişilere ağır eleştiri olmayacak.

Müjdat Gezen’in özlediğimiz o eski parodileri de olacak mı?

Bu parodileri Uğur Dündar Televizyon Okulu ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi öğrencileriyle birlikte çekiyoruz. Birisini burada anlatmak istiyorum. Pencerelerden tencere tava çalıyorlar. O sırada bir binadan korumalarıyla bir bakan çıkıyor. 20-30 kamera da peşinde.

Gazetecilerden biri soruyor, ‘Sayın Bakan, çocuklar tencere tava çalıyor, ne diyorsunuz?’. Bakan cevap veriyor, ‘Bizim çocuklarımız tencere tava çalmazlar. Bizim çocuklarımız…’ Ve o sırada resim donuyor! (gülüyoruz).  (LAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com