Başbakan Erdoğan, Almanya'da

Başbakan Erdoğan, Almanya'da
Erdoğan: (2) "Yaklaşık 3 yıldır, Suriye'de, Avrupa'nın yanı başında, 21'inci yüzyılın en büyük insanlıktrajedisi yaşanıyor. Şu anda 150 bini aşkın insan, çoluk, çocuk kadın, erkek, yaşlı öldürüldü.Bunların önemli bir kısmı da bildiğiniz gibi k

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yaklaşık 3 yıldır, Suriye'de, Avrupa'nın yanı başında, 21'inci yüzyılın en büyük insanlık trajedisi yaşanıyor. Şu anda 150 bini aşkın insan, çoluk, çocuk kadın, erkek, yaşlı öldürüldü. Bunların önemli bir kısmı da bildiğiniz gibi kayıtsız" dedi.

Başbakan Erdoğan, Alman Dış Politika Cemiyeti'ndeki (DGAP) "21. Yüzyılda Türkiye, Avrupa ve Dünya" temalı konuşmasında, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin ya da Türkiye Almanya ilişkilerinin, dar bir çerçevede ele alınmasına her zaman itiraz ettiklerini söyledi.

Avrupa Birliği ve Almanya'nın Türkiye ile ilişkileri, bugün var olan meseleler üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Erdoğan, " Eğer böyle değerlendirirsek burada bir yanılgıya düşeriz. Bu ilişkilerin öncelikle tarihi boyutu vardır. Bunun da ötesinde, çocuklarımızı ilgilendiren bir gelecek boyutu vardır. Meseleyi sadece göç, kültür, inanç, ekonomi boyutuyla ele almak, bunu da siyasette popülizmin malzemesi yapmak, hiç kuşkusuz tarihe ve geleceğe haksızlık olur" ifadesini kullandı.

"20'nci yüzyılın tarihini, Osmanlı Devleti'ni ya da Türkiye Cumhuriyeti'ni dışarda tutarak yazmak ne kadar imkansızsa, 21'inci yüzyılın tarihini de Türkiye'siz şekillendirmek o kadar imkansızdır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bakınız şu anda 77 milyona ulaşan nüfusuyla dev ekonomisi ve potansiyeliyle özellikle de coğrafi konumuyla Türkiye, 21'inci yüzyılın şekillenmesinde varlığını mutlaka hissettirecek bir ülkedir. 20'nci yüzyıl maalesef bir savaşlar ve çatışmalar yüzyılı oldu. 21'inci yüzyılın ilk 14 yılında, lokal kalmakla birlikte çatışma, savaş ve terörün dünyamızı rahatsız ettiğini görüyoruz. Ancak, 21'inci yüzyıl, küreselleşmenin de etkisiyle refah arayışlarının, işbirliği ve dayanışma arayışlarının öne çıktığı yeni bir döneme işaret ediyor."

Başbakan Erdoğan, "Savaşların, çatışmaların, terörün, belli ülkelere ağır kayıplar verdirdiği, belli ülkelere de önemli kazançlar sağladığı çağ artık kapandı. Sadece küresel değil, yerel sorunlar dahi şu anda tüm dünyaya tehdit teşkil edebiliyor ve tüm dünyaya ağır bedeller ödetme potansiyeli taşıyor" diye konuştu.

Ortadoğu'da, herhangi bir ülkenin yaşadığı sorunların, artık sadece o ülkenin sınırları içinde kalmayıp, tüm dünyanın başını ağrıtabildiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Örneğin, Filistin meselesi, Filistin sınırları içinde, İsrail sınırları içinde kalmıyor, Ortadoğu'dan başlayarak tüm dünyayı etkileme potansiyelini içinde barındırıyor. En küçük sorunların küresel etki yaptığı böyle bir çağda, işbirlikleri, dayanışma platformları, ortak karar alma süreçleri daha fazla hayatiyet arz ediyor. Bu anlamda, özellikle de Türkiye, bölgesel ve küresel meselelerde tecrübesinden ve birikiminden istifade edilebilecek bir ülke özelliğiyle öne çıkıyor. Türkiye'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile tarihi ve kültürel ortaklıkları, hiç kuşkusuz barış süreçleri için bir imkandır. Aynı şekilde, Türkiye'nin Balkanlarla olan tarihi ve kültürel bağları da bu bölgedeki istikrar için bir imkandır. Türk dünyası, İslam dünyası, Afrika, Uzak Asya gibi bölgelerle Türkiye'nin birikimi üzerinden irtibat kurmak da aynı şekilde önemli bir imkandır. Halkı Müslüman bir ülke olarak, Türkiye'nin Avrupa Birliği içinde yer almasının, bölgesel ve küresel barışa yapacağı katkıları özellikle hatırlatmak isterim."

- "Tarih, bize bunu yapma hakkı vermiyor"

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bakın biz, Türkiye olarak, Filistin meselesine gözlerimizi kapatabilir, sırtımızı dönebilirdik. Mısır'da yaşanan darbeyi görmezden gelebilir, dünyadaki büyük çoğunluğun yaptığı gibi susarak bu darbeyi onaylayabilirdik. Aramızdaki 911 kilometrelik sınıra rağmen, Suriye'ye sırtımızı dönebilir, kapılarımızı kapatabilir, sınırımıza yığılan mazlumlara tepkisiz kalabilir, onların zalim Esed'in bombalarına terk edebilirdik. Suriye'de, rejim tarafından işlenen insanlık dışı cinayetleri gösteren 55 bin kare fotoğrafı görmezden gelebilirdik. Şu anda, Suriye içinde Yermuk'ta, bir şehrin topyekün cezalandırılmasını, bir şehrin bütünüyle açlık ve sefalete terkedilmiş olmasını hiç duymayabilirdik. Biz bunu yapmadık, yapamayız. Tarih, bize bunu yapma hakkı vermiyor. Coğrafya bize bunu yapma imkanı tanımıyor. Bütün bunların ötesinde, dış politikamızın merkezinde olan insani ve vicdani değerler, bize böyle bir tepkisizlik, duyarsızlık hakkı asla vermiyor. Haksızlığa sessiz kalmanın mutlaka bir bedeli vardır. Bu bedel, bugün ödenmese de yarın mutlaka bir şekilde ödenir. Biz, Türkiye olarak, ne şimdiki neslin, ne de gelecek neslin böyle bir bedel ödemesini arzu etmiyoruz. Bu bedeli, dünyanın hiçbir ülkesinin de ödemesini arzu etmiyor, her platformda küresel vicdanı harekete geçirmenin mücadelesini veriyoruz. Tarih bize şunu gösterdi değerli dostlarım…Etrafınıza surlar örerek, sınırlar çizerek, mayınlar döşeyerek, harici tehlikelerden tümüyle emin olamazsınız. Bir şehir, bir ülke ne kadar korunaklı olursa olsun, dışarıya ilgisiz kalarak ayakta duramaz. Hele hele, küresel bir asırda, korunaklı refah adacıkları kurulamaz."

Küresel sorunlara küresel cevaplar üretmenin 21'inci yüzyılın kaçınılmaz bir gereği olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bakınız, birileri çıkıp, Filistin meselesinin Avrupa'ya hiçbir bedelinin olmadığını iddia edebilir. Oysa, Filistin meselesinin Avrupa'ya, maddi bedeli, sosyal bedeli olmuştur. Daha da ötesi bu mesele vicdanlarda adalet duygusunun sarsılması gibi bir maliyet de ortaya çıkarmıştır. Aynı şekilde Mısır'da yapılan darbenin, orta ve uzun vadede, en azından vicdanlara ödeteceği bir bedelinin olacağı açıktır" diye konuştu.

- "Türkiye'ye 700 binden fazla mülteci sığındı"

Aynı bedelin, Suriye için de ödeneceğini özellikle hatırlatmak istediğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yaklaşık 3 yıldır, Suriye'de, Avrupa'nın yanı başında, 21'inci yüzyıl'ın en büyük insanlık trajedisi yaşanıyor. Şu anda 150 bini aşkın insan, çoluk, çocuk kadın, erkek, yaşlı öldürüldü. Bunların önemli bir kısmı da bildiğiniz gibi kayıtsız. Yani 150 bine aşkın kayıtlı, bir o kadar da kayıtsız var... Yani nerden bakarsanız bakın 300 bine ulaşan bir ölü var. 1,5 milyonu aşkın insan, evlerini terk etmek zorunda kaldı. Eğer bunu ülke içindekilerle beraber düşünürsek 7 milyona varan bir göç söz konusu ve 700 bine yakın Suriyeli mülteci olarak şu anda bizim ülkemizde. Bunların yaklaşık 220 bini çadır ve konteyner kentlerde kalıyor. Diğerleri de değişik şehirlerde evlerde… Ama bakıyorsunuz bırakın Suriye'deki meselenin çözümü için adım atmayı mülteciler için dahi çok kısıtlı adımlar atılıyor. Bizim şu anada kadar 2 milyar doları aşkın burada bir yatırımımız oldu. Ama bize dünyadan gelen yardımı baktığınızda maalesef 130 milyon dolar. Böyle bir durumla karşı karşıyasınız."

Başbakan Erdoğan, "Ortadoğu'da vicdanlar yaralandıkça, vicdanlardaki adalet duygusu zedelendikçe, bunun tüm dünyaya bedeli de ağır oluyor. Türkiye olarak, 21'inci yüzyılın, insani ve vicdani değerlerin damgasını vurduğu yüzyıl olmasını yürekten arzuluyoruz ve bunun için gayret gösteriyoruz" dedi.

-Türkiye-Almanya ilişkileri

Önemli değişimlerle şekillenen uluslararası sistemde, Türkiye, sorumlu ve ilkeli yaklaşımıyla gelişmelere olumlu bir defa katkı yapmaya çalıştığını anlatan Başbakan Erdoğan, "Burada son olarak şunu da vurgulamak isterim…Türkiye ile Almanya, çok uzun bir tarih diliminde önemli işbirlikleri sergilediler. Şu anda Almanya Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülke. İthalatımızda da Almanya ikinci ülke konumunda ve turizmde Almanya'dan ülkemize gelen turist sayısında Almanya birinci sırada. 5 milyonu aşkın Alman vatandaşı ülkemizi ziyaret ediyor. Şu anda Norveç son zamanlarda öne çıktı şöyle; yerleşik olarak da Norveç halkı birinci sırada, ikinci sırada da Almanya. Artık halklarımızın kaynaşma süreci çok çok farklı bir konumda. Dolayısıyla böyle bir yaklaşımın, böyle bir kaynaşımın olduğu iki ülkenin geleceğe yönelik atacağı adımların çok anlamlı olduğuna inanıyorum " şeklinde konuştu.

Gerek Almanya'daki Türk yatırımlarının, gerekse Türkiye'deki Alman yatırımlarının çok ciddi boyutlara ulaştığını anlatan Erdoğan, şunları belirtti:

"Türkiye'de yerleşen Alman vatandaşları ve turistler, kendilerini ikinci evlerinde hissediyorlar. İnanıyorum ki Almanya'da bulunan 3 milyon Türk de kendilerini bu şekilde ikinci evlerinde hissetmenin şu anda multuluğu memnuyiet içindedirler.

Almanya'daki Türkler ise ikinci, üçüncü ve dördüncü nesillerle artık Alman toplumunun önemli bir unsuru haline geldiler. Tarihin ve bugünün önümüze koyduğu bu tablo, iki ülke için çok önemli bir fırsattır. İlişkilerimizi, işbirliğimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimiz kesintisiz sürecek. Almanya'dan biz, Avrupa Birliği sürecimizde en büyük katkıyı, en büyük desteği görmek istiyoruz. Şu ana kadar olanı yeterli değil. Sadece Almanya'da yaşayan Türklerin nüfusunun, birçok Avrupa Birliği ülkesi nüfusundan fazla olduğunu hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği'nin tabii bir üyesi olan Türkiye, resmen üyelik için de reformlarını kesintisiz olarak sürdürecektir. Almanya içindeki dostlarımızdan, bilim insanları, sanatçılar, iş adamlarından, Almanya'da yaşayan diğer ülke vatandaşlarından da bu sürece destek vermelerini bekliyor, bunu gönülden arzu ediyoruz."

(Sürecek)

Muhabir: Cüneyt Karadağ
Yayınlayan: Abdurrahman Fatih Tekcan

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com