"Başbakan istediği televizyonda karşıma çıksın"

"Başbakan istediği televizyonda karşıma çıksın"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Başbakan akşam konuşuyor kaset, sabah konuşuyor kaset. Kasede bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Başbakan akşam konuşuyor kaset, sabah konuşuyor kaset. Kasede bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum' dedi.
Uşak'ta Atatürk Anıtı önünde halka hitap eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'de 9 milyon emekli bulunduğunu ifade ederek, '12 Haziran'da emeklilerden bir tek fire dahi istemiyorum. Tüm emeklilerin oyunu istiyorum' diye konuştu. Mitingde partisinin Uşak milletvekili adaylarını da tanıtan Kemal Kılıçdaroğlu, 'Başbakan'ın kimyasını bozdum. Karşımda dut yemiş bülbüle döndü' dedi.
Boynuna taktığı Uşakspor atkısı ile halka hitap eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında hiç kimsenin telefonlarının dinlenmeyeceğini ve özel hayata müdahale olmayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, '12 Haziran seçimlerinde halkın iktidarını kuracağız. Hiç kimse telefonlarınızı dinlemeyecek ve özel hayatınıza müdahale edemeyecek. Gizli çekilmiş kaset ve görüntüleri seyredip, zevk alan bir iktidar var. Sabah konuşuyor kaset, akşam konuşuyor kaset. Yahu çekil odana seyret bize ne? Bu milletin derdi işsizlik ve açlık. Çiftçi perişan, işyerleri kapandı, herif tutturmuş bir kasettir gidiyor. Kasede bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum. Bir de öyle bir merakları var bunların' ifadelerini kullandı.
12 Haziran'da Uşak'ın tarih yazacağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, 'Uşak 12 Haziran'da bir tarih yazacak. Biz çatık kaşlı insanların yaşadığı değil, güler yüzlü insanların yaşadığı bir Türkiye özlüyoruz. Sen ve ben kavgası yapan, etnik kimlik kavgası yapan, inanç kavgası yapanlardan hesap soracağız. Buradan Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Herkesin dünya görüşü benim başımın üstünde ve ben ona sonuna kadar saygı duyacağım. Kimseyi ötekileştirmeyeceğim. İnanç ve etnik kimlikten dolayı kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bu ülkeyi bir barış ve güzellik ülkesi haline getireceğiz. Size ahtım var, haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını kuracağız. Şu düzene bakın? Gidelim bakkaldan 1 şişe süt ve 1 şişe su alalım. Su daha pahalı. Suya bakıyor ve yemliyorsunuz herhalde. Her çocuğun sabah süt içme hakkı var ve biz o hakkı sağlayacağız. Sabah kapınızı polis değil, sütçü çalacak. Anneler sütü ısıtıp, çocuklara içirip okula yolcu edecek. Çiftçinin ürettiği mazotun litresini 1 buçuk lira yapacağım.
Çiftçiye sözüm var. Benim derdim seni borç batağından kurtarmak. Kullandığın mazotu 1 buçuk liraya indireceğim ve kullandığın elektriği sıfırlayacağım ve borcun kalmayacak' dedi.

'BAŞBAKAN İSTEDİĞİ TELEVİZYONDA KARŞIMA ÇIKSIN'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın meydanlara çıkıp küfürler yağdırdığını öne süren Kemal Kılıçdaroğlu, 'Meydanlara çıkmış bir sürü küfürler yağdırıyor. Ne kadar küfür ederse etsin; hiçbirine yanıt vermeyeceğim. Ama Uşak meydanından şunu söylüyorum; kendine güveniyorsan, senin istediğin televizyon kanalında senin isteğin gazetecilerle karşıma çık, konuşalım. Devletin arşivi senin elinde, valiler, kaymakamlar, MİT hepsi senin emrinde. Benimle ilgili ne buluyorsan çık. Diyorsan ki 'ben yetersizim, gelemiyorum', bakanlarını al gel. Ben tek başıma çıkacağım. Recep Tayyip Erdoğan, Kemal kardeşinizin karşısına çıkabilir mi? Onda o yürek yok. Mangal gibi yürek lazım adama. Geleceksin karşıma. Öyle sağda solda efeleneceğine gelirsin, televizyonda millet seyreder ve paşa kim, bey kim ortaya çıkar. Diyormuş ki; ben niye onun karşısına çıkayım. Ben süper ligdeyim. Lig lafı doğru, Türkiye'yi rüşvette, yoksullukta 1. lige çıkardı. 12 milyon 500 bin yoksulumuz var ve Avrupa'da yoksullukta birinciyiz. Dolar milyarderinde Japonya'yı geçtik, orada da lig atladık. Bizim derdimiz, huzurlu ve bir çok çocuğun yatağa aç girmediği huzurlu bir Türkiye. Bizim derdimiz, annelerin çocukları güler yüzle okula göndermesi. Anneler mutlu olacak, buradan bütün annelere sesleniyorum. Annelere seçme ve seçilme hakkını veren CHP'dir ve orası sizin evinizdir. Aile sigortasıyla size ekonomik güvence getireceğiz. Geliri olmayan her kadına ayda 600 TL para yatıracağız. Nüfus kalabalıksa bu rakam bin 250'ye kadar çıkacak. Şimdi diyor ki 'yoksul ailede kadına 600 TL yatırıp tembelliğe alıştıracaksın'. Lafa bak. İş verdin de çalışmadılar mı? Neden böyle diyor biliyor musunuz? Onlar yoksulluğu yönetmek istiyorlar. Yoksulluğu teşhir edip arka bahçe haline getiriyorlar. Yoksullun da onuru vardır. Yoksulluk onların kaderi değildir. O kaderi kaldırıp onları onurlu bir birey haline getireceğim. Şimdi diyorlar ki 'Türkiye büyüsün, istikrar sürsün. Açlık devam etsin. Süt üreticisi, emekli sürünerek hayatına devam etsin' diyorlar. Bu istikrara razı mısınız? Yeni bir istikrar kuracağız. Halktan yana ve hakça bölüşülecek bir düzen kuracağız. O düzen halkın düzeni olacaktır' diye konuştu.

'BAŞBAKAN'IN KİMYASINI BOZDUM'
LYS'deki şifre iddialarını da değinen Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
'Aramızda çok sayıda genç var. Bir sınav yaptılar ve bir milyon 700 bin çocuğun umuduyla oynadılar. Bir milyon 700 bin çocuğun annesine sesleniyorum: siz yemediniz yedirdiniz, içmediniz içirdiniz, giymediniz giydirdiniz. Boğazınızdan kesip dershaneye gönderdiniz. Ne yaptılar, şifreli sınav. Artık bu ülkede cumhurbaşkanı inanmıyor. Şifre var, şifreyi yapan koltukta oturuyor. O koltukta oturanın ar damarı çatlamış. Tayyip'in şifresini çözdüm, kimyasını bozdum. Bakın meydanlara hiçbir şey anlatamıyor.
İşçi, çiftçi, memur, taşeron işçi için 'hiçbir şey yapacağım' diyemiyor. 1 milyon 700 bin gencin günahı boynuna 'iptal ettim' bile demiyor. Dut yemiş bülbüle döndüreceğim onu. Askerliği 9 aya düşüreceğiz. Üniversite öğrencileri isterse yaz tatillerinde askerlik yapacak ve okul bitince askerlik derdi olmayacak. Önce itiraz ettiler fakat şimdi bir şey diyemiyorlar. Bunları dut yemiş bülbüle döndüreceğim. Askerlik süresi düşerse memleketi kim savunacak diyorlar? 21 gün Burdur'da oğlun askerlik yapar, demezsin memleketi kim savunacak? Senin bunu söylemeye hakkın var mı? Bu ülkeyi savunacaksak dokularında Kuvayi Milliye ruhu var bütün memleket bu ülkeyi savunacak. Biz savunacağız da beyefendinin oğlu ne yapacak? '

'9 MİLYON EMEKLİNİN OYUNU İSTİYORUM'
Türkiye'de 9 milyon emekli bulunduğunu ve emeklilerin tamamının oyunu istediğini anlatan CHP lideri Kılıçdaroğlu, 'TBMM tutanaklarını açın. Ne zaman emeklinin derdini dile getirsem bir AKP'li çıkıyor ve 'emekliye şu kadar zam yaptık' diyorlar. 9 milyon emekli var. 9 milyon emekliye sesleniyorum. Sizin durumunuzu en çok dile getiren genel başkan benim. 'Milli gelirden emekliye pay verelim' diyen genel başkan benim. Emeklinin oyunu istiyorum şöyle böyle demek yok. 9 milyon emekliden bir tek fire bile
istemiyorum. Esnafla ilgili en güzel projeler ve çözümler bize ait. Esnaf emekli olunca geçinemiyor ve işine devam ediyor. Vay sen misin işine devam eden. Emekli aylıklarından yüzde 15 kesiliyor. Sizin aylıklarınızdan kesilen yüzde 15 garabetine son vereceğim. İlk 4 ay içinde yüzde 15 garabetini Anayasa Mahkemesi kararını beklemeden kesip dağıtacağız. Esnaf SSK primi ödeyemediği için hastaneye gidemiyor. Siz kendi vatandaşını kanun çıkarıp ölüme terk eden bir siyasal iktidar düşünebiliyor musunuz? Hadi esnafa bakmıyorsun? O esnafın garibanın hanımının günahı ne? Onun günahı onunla evlenmek. Bir sosyal devlette böyle bir garabet olabilir mi' dedi.

'TUTUKLU SAYISI 123 BİNE ÇIKTI'
AK Parti iktidarından önce 2002 yılında cezaevlerinde toplam 59 bin olan tutuklu ve hükümlü bulunduğunu kaydeden Kemal Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle tamamladı:
'2002 yılında cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı toplam 59 bin idi. 28 Nisan 2011 tarihinde ise bu sayı 123 bin 916 kişiye çıkmış. Bu hızla giderse 4 sene sonra tutuklu ve hükümlü sayısı 223 bine çıkacak. AKP iktidarı döneminde ülkede 49 hapishane inşa edildi. Neden; çünkü tutuklu ve hükümlüler mevcut cezaevlerine sığmıyor diye. 49 hapishane yerine 49 fabrika kursalardı bu kadar hapishane olur muydu? Bir de diyorlar ki istikrar var? Sevsinler senin istikrarını. Bunların yolsuzluklarını çıkardım ve 'seni mahkemeye vereceğim' dedi. Bana dedi ki 'ben yürütmenin başıyım'. Doğru yürütmenin başı ne yapar, yürütür. Bunların yolsuzluk dosyalarını mahkemeye dizeceğim ve bu dosyalar Başbakan'ın boyunun 2 katı olacak. Ben siyasete girince halka yalan söylemeyeceğimi söyledim. Bana oy versin vermesin, önemli değil. Benim için yandaş yok, vatandaş var. 12 Haziranda sandığa gideceksiniz. 80 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk kez ithal kurbanlık getirdiler. Bunun hesabını onlardan sorun. Bu güzel ülkede yayla, mera, su yok mu? O zaman bu ithal kurbanlar niye geliyor? Başkasının çiftçisi kazanacağına benim çiftçim niye kazanamıyor? Bir yılda ithal edilen tarım ürünlerine 10 milyar dolar para ödeniyor. 10 milyar doların sadece 5'ini bizim çiftçiye öde, bırak Türkiye'yi dünyayı doyurur.'

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com