Başbakan Kızılcıhamam'da Konuştu!

Başbakan Kızılcıhamam'da Konuştu!
AK Parti 16. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Ankara Kızılcahamam'da başladı..

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti 16. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı ‘nın açılış konuşmasını yapıyor:

İşte Başbakan'ın konuşmasından satırbaşları...

İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur" der Mevlana. Yapacağın işi önce arkadaşlarında istişare et tavsiyesine uyuyor, yapacaklarımızı planlamak, kendi iç muhasebesi tutmak için bir aradayız. Ülkeye sevdalı bir kadroyuz. Bizi hedeflerimiz bir araya getirdi.

Ak Parti her zaman biz diyen bir kadrodur.

Göbeğini kaşıyan adam diyenler, bidon kafalı diyenler bizim idealimizi anlamayamaz.
Milletle gönül bağı kuramayanlar bu ak kadronun mücadelesini anlayamazlar.
Bize olduğumuzdan farklı etiketler yakıştıranlar her zaman mahcup oldular, hayal kırıklığı yaşadılar.
Biz her zaman söylüyorum millete efendilik için değil, millete hizmetkar olmak için yola çıktık.
Bu asil milletin ta kendisiyiz.
Biz tüm güzellikleriyle Türkiyeyiz.
Biz tüm renkleri sesleriyle ağıtları zılgıtlarıyla Türkiye'yiz.
8 yıldır türkiye'nin itibarını yükseltmenin gayretindeyiz, her türlü kirli senaryoya rağmen geri adım atmadık.
Çetelere mafyaya boyun eğmedik eyvallah demedik.
8 yıl önce emanetini devraldığımız türkiyeyi azimle gayretle kararlılıkla bugün farklı bir noktaya getirdik
elbette bitmedi, elbette tüm sorunlar çözülmedi.
Bu aziz millet türkiye'nin değişebileceğine inandı.
Çok daha farklı bir türkiye var bunu gördü
Türkiye'nin dönüşebileceğine bizimle inandı bizimle geleceğe daha bir umutla bakar oldu...

Bugün her zamankinden daha fazla umutluyuz
Bugün artık hiçbir sorunun çözümsüz olmadığına dayanışmayla birlik ve kardeşlikle her sorunun üstesinden geleceğimize inanıyoruz
Bunu yurtdışında yaptığımız görüşmelerde de görüyorum, hepsinin ortak ifadesi şu "artık başımız dik dolaşıyoruz"
Bu tablo AK Parti'nin eseridir, bu ak kadronun eseridir
8 yıl boyunca kardeşlik içinde azimle fedakarca çalışarak Türkiye'yi bu güne taşıdığınız için size Türkiye adına teşekkür ediyorum.
8 yıl boyunca birliğiniz dayanışmanız için Türkiye'yi büyüttüğünüz için siyasete seviye kazandırdığınız için, Türkiye'nin umudu olduğunuz için teşekkür ediyorum.
En başından dedik ya, uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece yetişmek için menzile gidiyoruz gündüz gece...

Salı günü TBMM'deki AK Parti grup toplantımızın ardından Pakistan'a gittim, Pakistan 2005 ve 2008de yaşadığı depremlerin ardından bu yıl sel felaketine maruz kaldı.

Referandum sürecinde Pakistan'a gidemedik ancak eşim kızım ve Türkiye'den bir grup pakistan'a gittiler bölgeyi kısmen dolaştılar zaten bütününü dolaşmak zor. milletimizin başsağlığı dileklerini ilettiler. felaketin boyutlarını kelimelerle ifade etmek çok zor.

Pakistan'ın üzerinde durmanın bir sebebi var. yıl 1919, anadolu işgal ediliyor, işgalin haberi tüm dünyada infiale sebep oluyor. işgalin acısını Anadolu'dan Trakya'ya kadar içinde hisseden bir millet daha var, Pakistan.

Lahor Meydanı'nda ciddi bir toplantı olmuştur, trablusgarp işgal edilmiş, Filistin kopmuş, balkanlar elden gitmiş, istanbul'a düşman kuvvetleri girmiş. Lahor halkı sırtlarındaki elbiselere kadar çıkarıp verdiler.

Bizler bu coğrafyaya sırtımızı dönemeyiz.

1999'da Marmara'da deprem olduğunda Ankara bölgeye nasıl ulaştı biliyorsunuz. Bugün Tunceli'ye, Rize'ye, Bursa'ya her ilimize tüm imkanlarını kullanarak ulaşan bir Ankara ve Türkiye var.

Türkiye'nin batıdan uzaklaştığını söyleyenler, bizim politikamızı anlayamayacak kadar sığ olanlardır.

Bugün haksızlıklar karşısında sesimizi yükselttiğimizde bizi eksen kayması ile suçlayanlar yüklendiğimiz misyonu idrak edemeyenlerdir.

8 yılda Türkiye'nin ufkunu genişlettik, ezberleri bozduk.

Türkiye'nin gücü, saygınlığı, barış çabaları tüm dünyada konuşuluyor. Artık gündemi belirlenen değil, gündemi belirleyen bir Türkiye var.

Ak Parti dünya siyasetinde bir marka olacağız demiştik. Ak Parti siyasi bir marka olmuştur.

Biz adalet istiyoruz. Biz fırsat eşitliği istiyoruz. Zulme maruz kalmış kadınlar, çocuklar için adalet istiyoruz. Masum siviller için adalet istiyoruz. Adalet adına Kabil diyoruz, İnsanlık adına Gazze diyoruz, Kudüs diyoruz. Gazze'nin Kudüs'ün çocukları için susmayacağız.

Kimse bizden susmamızı beklemesin. Dünya liderleri umursamıyor olabilir ama biz kafamızı yastığa koyduğumuzda düşüneceğiz.

Biz öldürülen çocuklar için, İsrail'in katlettiği Furkan Doğan için susmayacağız.

İsrail hükümeti denizde uyguladığı terör için özür dilemeli ve tazminat ödemeli, hatasını kabul etmelidir. Eğer bunu yapmazsa, barışın önünde engel olarak durmaya devam edecektir.

İsrail'in oyunları her geçen gün artarak devam ediyor. Bu konuda tüm İslam dünyası hassasiyetini ortaya koymak zorundadır.

Hak ve özgürlükler bir lütuf değildir. Türkiye'nin inşa edeceği huzur bölgeyi etkisini altına alacak ve dünyada yer alacaktır. İran'ın nükleer çalışması Türkiye için önemlidir. Kafkaslarda huzur, balkanlarda barış önemlidir. Bölge huzura kavuştukça Türkiye bundan kazançlı çıkacaktır. Türkiye kazandıkça halk kazanacak. Bölgesel olaylarda inisiyatifi almamızı, kimse eksen kayması olarak nitelendiremez.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri arasında AB'ye üyelik konusunda en sağlam adımları atan hükümet biziz.

Avrupa'nın ahde vefaya uymaması bizi üzüyor, motivasyonumuzu zedeliyor. Biz sadaka da ulufe de istemiyoruz. Avrupalılar, Türkiye'nin AB üyeliğinden bizden çok Avrupa'nın kazanacağını bilmeliler.

Cumhuriyet, bu ülkenin küllerinden yeniden doğuşunun başlamasıdır. Bizim Cumhuriyetimiz kardeşlik üzerine kuruldu, cumhuru yani haklı kucaklayan cumhuriyettir.

Cumhura ait olan hiç bir yer cumhura yasaklanamaz. Biz Cumhuru istediğimiz yere sokarız, istemediğimiz yere sokmayız diye birşey yok. Bunu anlamalılar. Böyle bir yaklaşım insanlığa aykırıdır.

Cumhuriyet, çiftçinin olduğu kadar köylünün, zenginin ve fakirin Türk'ün, Kürd'ün, Alevi'nin Sünni'nin cumhuriyetidir. Cumhur, cumhuriyete karşı, düşman gibi görülemez.

Sanal düşmanlar üreterek, cumhuru cumhuriyete karşı göstererek cumhuriyet güçlenemez. Kendilerini cumhuriyetin tek sahibi olarak görenler bu ülkeye olduğu kadar cumhuriyete de zarar veriyor.

Dışlanmışlık, mahrumiyet nedir biliriz, biz dertli bir kadroyuz. İşlerine geldiğinde cumhuriyeti kuran parti olduklarını söyleyenleri toplumun iyi tanıması lazım. 29 Ekim resepsiyonu ile ilgili Genel Başkanı farklı, Grup Başkanvekili farklı konuşuyor.

Bu ülkenin bir kısım memurları eşleri başörtülü olduğu için sorgusuz sualsiz çaresizliğe mahkum edildi.

Şimdi bu devran değişti, onun için Türkiye prangalardan kurtuluyor.

Başı açık kızlar okula giremeyecek diyorlar, mahalle baskısı diyorlar, o dönemler geride kaldı. İbadet hürriyetinin olmadığı yerde laiklik yaşayamaz. Laiklik, inancından dolayı başını örtenler için bir güvencedir.

Yasalar hukuka aykırı olamaz, aslolan haktır, hukuktur.

Kadınlar arasındaki eştliği savunmayanlar nasıl adaletten bahsedebilir?

Yıllardır yasaklara zulme göz yumanlar, şimdi millete sanal korkular pompalayarak rant geliştirmek istiyorlar.

Biz yasakların gölgesinde yaşadık, başkaları da yaşasın istemiyoruz.

Sadece kendimize değil, 73 milyonun yaşam tarzına saygı gösteriyoruz.

Bu ülkede özgürlükler adına yaşanan tüm sıkıntıların farkındayız.

Partimize karşı kirli ve kanlı provokasyonların sahneye konulduğunu hep birlikte gördük.

Tuzu kuru bazı kitlelerin değişime karşı nasıl direndiğini referandumda gördük.

Kendi istifalarına başka gerekçeler bulanların olduğu bir ülkede değişim kolay olmaz, biliyoruz.

Biz korkuları anlamaya çalışıyoruz, empati kuruyoruz.

Tophane olayının faturasını hemen bize kesmeye çalıştılar, ittihat terakki zihniyetinin sonucu bu.

8 yıldır iktidardayız, herşey ortada, kimin tavuğuna kışt dedik?

Biz 81 vilayetin temsilcisiyiz, 73 milyonun tamamının temsilcisiyiz.

Bu ülkede cami imamını öldüren terör örgütünün desteği ile siyaset yapanlar var.

Bölücü terör örgütlerinin başlıklarını gazete atarsanız tarihe bunun hesabını vermezsiniz.

Bugün olağanüstü hal'in kalktığı farklı dil ve lehçede yayın yapan televizyonun olduğu ülke var.

Benim ülkemde yaşayan kardeşlerim azınlık değil, bu ülkenin asli unsurudur.

Bizde, ülkemizi bölme gayreti içinde olanlar var.

Bayrak meselesi diyorlar, hayır efendim olmaz, bu ülkenin tek bayrağı ay-yıldızlı bayraktır.

Bayrağımızdaki yıldız şehitlerimizi temsil eder, tüm etnik kimlikler o hilal uğruna şehit olmuştur.

Bayrak meselesi ülkemizi bölmek isteyenlerin arzusudur. Neyi olamadınız? parlamentoda hepsi var.

Okun artık yaydan fırladığı, demokrasi yolunda hedefe giden bir Türkiye var.

87 yaşındaki Cumhuriyetimiz, herzamankinden güçlü korunaklı ve ileriye güvenle bakan bir Türkiye'dir.

Şehitlerimizi ve ailelerini istismar edenler bu ülkenin geleceğine katkıda bulunamazlar.

Akan kanı akan gözyaşını bitirmede herkes üzerine düşeni yapmalı.

Kürt kökenli vatandaşları temsil ettiğini söyleyenler inanın bizim kadar temsil etmiyorlar.

Milli birlik ve kardeşlik sürecini sonuna kadar götercek açılımdan taviz vermeyeceğiz.

Anamuhalefet samimiyse hemen talimat verelim MHP ve BDP de katılacak he birlikte sorunu çözleim.

Herkes gelsin ortaya yapacağını koysun, biz vaatlerin peşinde olan bir partiyiz.

Hani siz özgürlüklerden yanaydınız, hani mağduriyetleri ortadan kaldıracaktınız.

Kamusal alan diyorlar, bu kavram nereden çıktı?

Türk siyasi tarihinde de CHP'nin tarihinde de zikzak yaşandı, ama bir haftada bu kadarı görülmedi.

CHP Genel Başkanının üslübunu değiştirmesini dileriz.

Türbanın çözümü iktidara geldiklerinde çözeceklermiş. Ya iktidara gelmezlerse?

Bugün kendine güvenen, küresel krize direnen güçlü bir ekonomi var.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com