Başbakan Kütahya'dan Seslendi!

Başbakan Kütahya'dan Seslendi!
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na Kütahya'dan yanıt verdi...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Benim dokunulmazlığı kaldıracağımın sözünü verdiğimi söylüyorlar. Dürüst olun dürüst. AK Parti programına bakarsan dokunulmazlıkla ilgili düşüncemizi orada görürsün. Orada ne yazar, tüm 657'ye tabi olanlar, yargı, silahlı kuvvetler, tüm memurlar, aynı şekilde milletvekilleri, hepsinin dokunulmazlıklardan arındırılması halinde 'evet'. Bizim düşüncemiz bu ama kalkıp da siyasetçiye dokunulmazlığı kaldır, ondan sonra da biz siyasetçiyi birilerinin eline mahkum edelim. Kusura bakma, bunun altında hangi tezgahın yattığını biz çok iyi biliriz. Onun için bu oyuna bizler gelmedik, gelmeyiz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, muhalefet partilerine yönelik eleştirilerde bulundu.

Dünyaca ünlü masal yazarı Ezop'un Kütahyalı olduğunun söylendiğini belirten Başbakan Erdoğan, 'Ezop'un çok güzel bir masalı var' diyerek ''Tilkinin canı üzüm yemek istemiş, asma dalına uzanmış, üzümü alamamış, boyu yetmemiş garibimin. 'Bu üzüm zaten koruktu' demiş'' masalını anlattı.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Evet. Tilki erişemediği üzüme 'koruk' der, kedi de erişemediği ciğere 'murdar' der. İşte Türkiye'nin ulaştığı seviyelere hayalleri dahi erişemeyenler şimdi çıkmış bizim ürettiğimiz hizmetlere, bizim ürettiğimiz eserlere çamur atmaya çalışıyorlar. 'Yolsuzluk' diyerek, 'usulsüzlük' diyerek iftira atıyorlar. Aynaya baksınlar aynaya. Yolsuzluk görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar, usulsüzlük görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar. Bir dönem İstanbul'u yönettiler, bu CHP yönetti. İstanbul'u nasıl ne hale getirdiklerini bilirsiniz.

Bunlar Kocaeli'yi yönettiler. Kocaeli'de yolsuzluk bataklığından çıkamadılar. Kocaeli Barajı sebebiyle AK Partili belediye şu anda hala borç ödüyor. Onların maalesef yatırımdaki sıkıntılarını, yolsuzluklarının bedelini şu anda benim Kocaeli'ndeki vatandaşlarım ödüyor. Bu milleti kimin yoksullaştırdığını, kimin yokluğa mahkum ettiğini, bu ülkeyi on yıllar boyunca kimin geri bıraktığını görmek istiyorlarsa önce aynaya baksınlar, önce kendi geçmişleriyle yüzleşsinler. Bu millet onların dönemlerini unutmadı, bu millet CHP'nin, MHP'nin koalisyon ortağı oldukları dönemlerde bu ülkeye neler yaşattıklarını unutmadı. Bunlar memleketi yönetirken devlet dairelerinde kaloriferler yanmazdı. Paltoyla devlet dairesinde oturulurdu. Şimdi bunlara doğalgazı getirdik, doğalgazla ısınıyorlar.

Bugün dünden farklı ne söylüyorlar Allah aşkına? Türkiye'nin önüne nasıl bir vizyon koyuyorlar, bileniniz var mı? Popülizm yapmayı yenilik diye sunuyorlar. CHP'de yaşanan tıkanıklığı popülizm yaparak, fakir-fukara edebiyatı yaparak aşacaklarını zannediyorlar. Bu millete iki anahtar dağıtanlar çok oldu bu memlekette. Bu anahtarların hangisine benim vatandaşım sahip oldu söyler misiniz?

Önemli memleket meselelerinde somut bir öneri getirmeden demagoji yapmayı siyaset zannediyorlar. AK Parti'ye hakaret etmeyi, iftira etmeyi muhalefet zannediyorlar. 7,5 yıl boyunca muhalefet yapmak adına tek söyledikleri dokunulmazlık, başka bir kelime öğrenmediler. Bunu da sadece popülizm olarak yaptılar. Benim dokunulmazlığı kaldıracağımın sözünü verdiğimi söylüyorlar. Dürüst olun dürüst. AK Parti programına bakarsan dokunulmazlıkla ilgili düşüncemizi orada görürsün. Orada ne yazar, tüm 657'ye tabi olanlar, yargı, silahlı kuvvetler, tüm memurlar, aynı şekilde milletvekilleri, hepsinin dokunulmazlıklardan arındırılması halinde 'evet', bizim düşüncemiz bu ama kalkıp da siyasetçiye dokunulmazlığı kaldır, ondan sonra da biz siyasetçiyi birilerinin eline mahkum edelim. Kusura bakma, bunun altında hangi tezgahın yattığını biz çok iyi biliriz. Onun için bu oyuna bizler gelmedik, gelmeyiz. Şimdi diyoruz ki gelin en büyük dokunulmazlığı kaldıralım. Gelin önce 12 Eylül anayasasıyla dokunulmazlık zırhına bürünenlerin dokunulmazlığını kaldıralım. Milletvekili dokunulmazlığını ağızlarına sakız yapanlar, 7,5 yıldır muhalefet yapmak adına başka tek cümle üretemeyenler şimdi 12 Eylülcülerin üzerindeki dokunulmazlık zırhının kalkmasına 'hayır' diyorlar.''

Erdoğan, ''MHP Genel Başkanı'na, CHP Genel Başkanı'na, BDP Genel Başkanı'na sözlerinde, açıklamalarında, üsluplarında daha dikkatli, daha sorumlu davranmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Hiç kimsenin üç tane oy için, kendi şahsi hırsları için bu ülkenin huzurunu bozmaya hakkı yoktur, olamaz'' dedi.

Erdoğan, Hatay'da polis aracına teröristlerce yapılan saldırı sonucu 4 polisin şehit olduğunu hatırlattı.

Şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı dileyen Erdoğan, ''Çeşitli saldırılarda yaralanan tüm güvenlik güçlerimize acil şifalar temenni ediyorum'' diye konuştu.

Önceki gün İnegöl'de, dün Hatay'da bazı olaylar olduğunu belirten Erdoğan, ''Buradan, Kütahya'dan, aziz milletimize, tüm vatandaşlarımıza sağduyu çağrısı yapıyorum'' dedi.

Terör örgütünün amacının insanları sokağa dökmek, insanların öfkeyle, hiddetle sağa sola saldırmasını sağlamak, şehirlerde ve ilçelerde kargaşa ortamı oluşturmak olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Kim ki öfkesine hakim olmayarak sokağa dökülür, cam çerçeve indirirse bilsin ki terör örgütünün tuzağına düşmüş olur. Kim ki hiddetle, öfkeyle sokak kavgalarında taraf olursa bilsin ki terör örgütünün hedefine ulaşmasına hizmet etmiş olur. Çünkü terör örgütünün nihai hedefi kardeşliğimizi, dayanışmamızı sabote etmek. Terör örgütünün nihai hedefi insanları sokağa dökmek, insanları birbirine hasım eylemek. Bu tuzağa lütfen düşmeyelim.''

Vatandaşlara ''Terör örgünün sinsi oyununa gelmeyin'' diye seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu ülkede Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, Lazıyla, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, Arnavutuyla, kim olursa olsun kardeşiz. 'Yaradılanı severiz Yaradan'dan ötürü' anlayışıyla kardeşiz. Bu tuzağı kuranların oyununu ferasetimizle, olgunluğumuzla bozacağız ve birbirimizi yaradandan ötürü seveceğiz. Nedir bu makam, mevki? Birileri söylesin, versin, veriştirsin, hiç önemli değil. Biliyorsunuz birilerinin ağzından neler akıyor. Bunların hiçbirine cevap vermeyeceğim, ne Bahçeli'sine, ne Kılıçdaroğlu'na, ne şuna, ne buna, hiçbirine cevap vermeyeceğim. Bununla ilgili sadece avukatlarım hukuka gidecek. Bu konuda kendilerini muhatap almıyorum. Aldığım terbiye, gördüğüm eğitim ve öğretim onlara onların diliyle cevap vermeme müsaade etmiyor. Vermeyeceğim. Onlar istedikleri kadar hakaret etsinler, onları milletime havale ediyorum. Onlara gereken cevabı milletim veriyor ve verecek, 12 Eylülde de verecek, buna inanıyorum. Onun için onlar bu şekilde konuşacaklar, biz işimizle konuşacağız, icraatımızla konuşacağız.''

-''KİMSE SOKAK EYLEMLERİNİ TEŞVİK ETMEYE KALKMASIN''-
Güvenlik güçlerinin gerekeni yaptığını belirten Erdoğan, çok büyük fedakarlıkla güvenlik güçlerinin asayiş noktasında azami gayret gösterdiğini söyledi.

Terör örgütünün çok kirli bir senaryonun taşeronluğunu yaptığını ifade eden Erdoğan, ''Halk oylaması öncesinde kaos oluşturarak terör örgütü bir kez daha iç siyasete etki etmek istiyor'' diye konuştu.

Vatandaşlara, sivil toplum örgütlerine, özellikle de siyasi partilere sorumlu davranmalarını, sağduyulu davranmalarını özellikle rica ettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

''Tekrar ediyorum, MHP Genel Başkanı'na, CHP Genel Başkanı'na, BDP'ye ve genel başkanına sözlerinde, açıklamalarında, üsluplarında daha dikkatli, daha sorumlu davranmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Hiç kimsenin üç tane oy için, kendi şahsi hırsları için bu ülkenin huzurunu bozmaya hakkı yoktur, olamaz. MHP de CHP de BDP de hakaret ederek, küfür ederek, son derece tahripkar bir dil, ayrımcı bir dil kullanarak, AK Parti'yi yıpratmak uğruna sokakları gerdiğini, gerçekleştirdiklerini, bunu çok iyi bilmeleri gerekir, artık lütfen farkına varsın. Kimse hak ve hukuk tanımayan tepkileri, eylemleri haklı bir infial olarak meşrulaştırmaya, sokak eylemlerini teşvik etmeye kalkmasın. Açık söylüyorum, terör saldırılarını gerekçe göstererek şehirleri birbirine katmak, vatandaşlarımızı mağdur etmek, saldırganları teşvik edecek söylemlerde bulunmak büyük bir fitnedir. Birlik ve beraberlik içerisinde bu fitneden, bu fesattan halkımızı kurtarmalıyız.''

-''BU TERÖRİST SALDIRILAR ASLA BİR TESADÜF DEĞİL''-
Bu tür provokasyonlara çanak tutan beyanların sorumsuzluk örneği olduğunu belirten Erdoğan, ''Tüm parti başkanlarından ricam, bu hassas konuları siyaset malzemesi haline getirmemeleri, sağduyu çağrısı yapmalarıdır'' dedi.

81 vilayetteki vatandaşların oynanan oyunu çok iyi görmelerini, çok iyi tahlil etmelerini istediğini söyleyen Erdoğan, bu terörist saldırıların asla bir tesadüf olmadığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Türkiye'nin demokratikleşme süreçlerine girdiği, ekonomik olarak atılıma geçtiği, umudun çoğaldığı, kardeşliğin pekiştiği her dönemde bu taşeronlar devreye girdiler. Bugün de aynı şeyi yapıyorlar. Bu hain tuzaklara karşı milletimizi uyanık olmaya çağırıyorum.Fitnecilerin provokasyonlarına alet olanlar bilerek veya bilmeyerek kirli oyunların parçası olurlar. Milletçe bu tuzağı Allah'ın izniyle bozacağız. Milletçe inanıyorum ki bu tuzağı bozarken kardeşliğimizi de koruyacağız. Kardeşliğimizi yüceltmeliyiz.''

Erdoğan'ın konuşmasının ardından Şaphane ilçesi belediye başkanı Ramazan Yeşildeniz ve bazı il meclisi üyeleri AK Parti'ye katılarak miting alanındaki vatandaşları selamladı.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com