Başbakan O Ses Türkiye'ye katılır mıydı?

Başbakan O Ses Türkiye'ye katılır mıydı?
O Ses Rusya'nın Putin'li fragmanı Radikal Gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir'e ilginç hayaller kurdurdu.

O Ses Rusya yarışmasının fragmanında, Putin'in bir yardım gecesinde şarkı söylediği görüntülerin montajlanarak kullanılması Cüneyt Özdemir'in de ilgisini çekmiş.

Türkiye ve Rusya'da Başbakan'a ulaşmanın zorluğuna dikkat çeken Özdemir, köşe yazısında hayalini okurlarıyla paylaştı.

İşte Özdemir'in köşe yazısından ilgili bölüm:

İnternette çok matrak bir video seyrettim. Yok yok, o iki kafadarın bir koç ile beraber yaptığı araba yolculuğundan bahsetmiyorum. O da komik ama benim bahsettiğim videoda olaylar Rusya’da geçiyor. Anlaşılan bizdeki ‘O Ses Türkiye’nin bir de ‘O Ses Rusya’ versiyonu var. Videoda arkası dönük jüri üyelerini görüyoruz. Sunucu yeni yarışmacıyı anons ediyor ve ne görsek beğenirsiniz, sahnede Putin şarkı söylemeye başlıyor. Jüri üyeleri şarkıcıyı beğenip kırmızıya basıp koltuklarını döndürdüklerinde Putin’i görünce şok yaşıyorlar. Elbette sonradan bu videonun bir kurgu hilesi ortaya çıkıyor. Aslında Putin’in bir yardım etkinliğinde söylediği şarkının montajlanarak jüri üyelerinin videoları ile bir araya getirildiğini öğreniyorsunuz ama olsun, hayali cihana değer! Şen bir kahkaha atmaktan yine de kendinizi alamıyorsunuz. 
 
Biz nicedir böylesine esprili siyasetçi-sanatçı buluşmalarını unutmuş durumdayız. Siyaset epey bir zamandır surat asılarak yapılan, birilerinin birilerini azarladığı ya da kürsülerden uzun uzun söylevler çektiği bir ‘iş’e dönüşmüş durumda. 
 
Geçen yıl BBC’de ilginç bir programa denk gelmiştim. Londra’ya ilk gittiğim günlerdi. James Bond filminin galası yapılmış, vizyona giriyordu. İşte böyle bir atmosferde İngiltere Başbakanı Cameron bir-iki komedyen ile birlikte özel bir programa katılmış, şen şakrak (sıradan bir insan gibi) film üzerine hakara makara çeviriyordu. İlk gördüğümde tuhaf gelmişti. Öyle ya, bir başbakanı karşısında inci gibi dizilmiş gazetecilerin dışında bir program görmeyeli neredeyse 10 yıldan fazla olmasının getirdiği bir ezber ve alışkanlık vardı. Programı izledikçe asıl tuhaf olanın bizdeki durum olduğunu anlamam uzun sürmedi. 
 
Geçen yıllarda ‘Başbakan’ın 24 saati’ adında bir belgesel için Başbakan Erdoğan ve ekibi ile bir tam gün geçirmiştim. Orada da fark ettiğim ilginç bir durumu anlatayım. Mesela Başbakanlık konvoyu kırmızı ışıkların durdurulduğu, polislerin yolu açtığı şehir içinde ışık hızında gidiyordu. En uzak mesafeler 20 dakikada alınıyor ve eğer konvoya takılmayı başaramazsanız aynı mesafeyi en az 2 saatte kat etmeniz mümkün olabiliyordu. Bir yerden bir yere yetişiliyor, açılıştan açılışa gidiliyor, binlerce kişiye hitap ediliyor ama neredeyse hemen herkes teğet geçiliyor, aslında hiç kimseye, hiçbir şeye dokunulmuyordu. 
 
Bugün Türkiye ve Rusya gibi ülkelerde Başbakan’a ulaşmak ne yazık ki dünyanın en zor işi. 
Başbakan’ın halka ulaşması da miting ve açılış kürsülerini saymazsak oldukça zor gözüküyor. Başbakan’ın gözüne girmek için yapılan çakma belgeseller ya da aşırı dozda yıkama yağlama programlarının da işe yaramadığını görüyoruz. Bu programların tüm zorlamaya rağmen ne yazık ki reyting listelerinde ilk yüze bile giremediği oluyor. 

Cüneyt Özdemir'in yazısının devamını buradan okuyabilirsiniz.

(DSE)


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com