BAŞBAKAN YANLIŞ BİLGİLERLE TABANINI NİÇİN KIŞKIRTIYOR?

BAŞBAKAN YANLIŞ BİLGİLERLE TABANINI NİÇİN KIŞKIRTIYOR?
Taksim Gezi Parkında Belediye tarafından 5 ağaç kestiriliyor. Bir anda toplumsal bir refleks direnişe geçiyor ve sonrasında hareketi bastırmak için biber gazları ve Tomalar devreye giriyor. Başbakan da ilk anda olayların üzerinde durmuyor ve Afrika gezisi

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Yıl 1984 ..15 Ağustos ..Gece 21.30 … PKK Abdullah ÖCALAN ‘ın emir ve talimatıyla ERUH ve ŞEMDİNLİ ilçelerindeki karakolları  ve askeri lojmanları basıyor bir er şehit oluyor, 9 asker ve 3 sivil yaralanıyor. Bu baskınlar PKK ‘nın ilk silahlı hareketidir. Durum zamanın Başbakan’ı ÖZAL’ a bildiriliyor ve ÖZAL ‘ın ilk tepkisi “ Üç beş çapulcunun işi…” oluyor ve hiç önemsemiyor ve ertesi gün Güney sahillerine tatile gidiyor.

Aradan uzun  yıllar geçiyor.. Üç beş çapulcunun başladığı harekat biri vekil 5 Cumhurbaşkanı, 2 si vekil 10 Başbakan ve 17 Hükumet zamanında dünyanın en güçlü ordularından biri olan TSK tarafından önlenemiyor. Sonunda Terörist Başı ile bir uzlaşma sağlanıyor ve şimdiye kadar PKK‘lıların bir bölümünün silahlarıyla yurt dışına çıktığı söyleniyor. Gören ya da bilen yok. Ben terörün sona erdiğine halen inanamıyorum. Bekleyip göreceğiz.

Yıl 2013.. 28 Mayıs…  Sabahın ilk saatleri .. Taksim Gezi Parkında Belediye tarafından 5 ağaç kestiriliyor. Bir anda toplumsal bir refleks direnişe geçiyor ve sonrasında hareketi bastırmak için biber gazları ve Tomalar devreye giriyor. Başbakan da ilk anda olayların üzerinde durmuyor ve Afrika gezisine çıkıyor. Sonra o da aynen ÖZAL gibi bu hareketi yapanlara 'Çapulcu'  diyor.

Afrika gezisinden dönüşte herkes kendisinden bir başbakana yakışanı yapmasını yani ortalığı yatıştırmasını  beklerken 7 Haziran Gününün ilk saatlerinde otobüsün üstüne bir çıkıyor ki  çıkış o çıkış . İndirebilene aşk olsun. Bundan sonrası gerçekten bir melodram..O gece otobüsün üstünden  öfke kusan Başbakan o hızla  Adana , Mersin dolaşıp 13 gün sonra sadece dönüşünü sevdiği Ankara’ya geldi.  İşgüzar  Melih GÖKÇEK  her kavşağa bindirilmiş kıtaları toplamıştı. İstanbul ve diğer şehirde yaptığı konuşmalar kendisini sakinleştirmemişti. Ankara’da üstüne çıktığı otobüsten inmek bilmedi ve yasak saatlerde yaptığı kanunsuz mitinglerde ayni sözleri tekrarladı durdu. İlk değerlendirmelerinde her zaman olduğu gibi CHP ‘ yi suçlamıştı ama KILIÇDAROĞLU ‘un “ Sen ne diyorsun ? Oraya bizi de sokmuyorlar .” deyince İstanbul ‘da suçladığı Faiz Lobisi  ve Bankalar’ı  suçlamaya devam etti Sonra geçenlerde kaybettiğimiz Kaynanalar  dizisinin ünlü  Nöri Kantar ‘ını   hatırlatırcasına ” Ümüğünüzü sıkarım .”  deyip  Borsada  oynayanları suçladı. ”. Çapulçuları destekleyenler de ayni familyadandır .”  dedi.

Acaba Başbakan” çapulcuların arkasında faiz lobisi var. “ dediğinde bu kişilere  yaptığı hakaretin dozunu iyice artırdığının farkında değil mi ?Kendisini meydanlarda karşılamaya gelenlerin nasıl getirildiğini çok iyi bildiği için bu sözlerin ne anlama geldiğini de çok iyi bilir..Şimdi geliyorum başlıkta yazdığıma..

Başbakan’ın konuşmalarını dinliyorsanız günlerdir “ Bir polisimizi şehit ettiler . “  dediğini mutlaka defalardır duydunuz. İşin aslı o polisin yeni yapılmakta olan bir köprüden kaza sonucu düşüp hayatını kaybetmiş  olması.Polis gerçekten öldürülse katilin peşine düşülmez mi?

Halkımızın çok hassas olduğu bir konuyu kaşıyor  “ Dolmabahçe Camiinde içki içtiler.”  diyor.  Kanıt  cami boşaldıktan sonra  bulunan ezik tek bir bira kutusu.. İnandırıcı geldi mi ? İstense oraya en yakındaki  tekel bayiinin bütün malları boşaltılabilir. Bakın o caminin müezzini Fuat YILDIRIM ne diyor : “ Burada içki içilmedi . Zaten içki içenler  olsaydı eylemciler kendileri dışarı atardı . “  Sonra ne mi oluyor ? Müezzin hemen mecburi izne çıkarılıyor belki de görevine son verecekler.

Bakın ben Başbakan’ın bir sözüyle devam etmek istiyorum. Velev ki bu olaylar oldu. Bir devlet adamı münferit bir olaydan dolayı kişileri aslanların önüne atıp toplumu ayağa kaldırmaz. İnsanları ajite etmez.“ Başbakan başkasına ait bir şiiri okuduğu için hüküm giymiş ve hapis yatmıştı. Kanımca bu sözler ve davranışlar daha da ağır suç niteliği taşıyor.

Unutmayalım ki 6 Eylul 1954 günü akşama doğru Yeni İstanbul gazetesinin  birkaç kişi tarafından Taksim’de “ Selanik’te Atamızın evi bombalandı “ nidalarıyla satılması üzerine İstanbul ‘da bir çok yer tahrip edilmiş , yakılıp yıkılmıştı. ( Bu olayların bire bir canlı tanığıyım )  Sonra bombalama olayının düzmece olduğu anlaşılmıştı.

Dün Başbakan eylemcileri  tehdit ederek “Meydanlardaki çapulcular eylemlerine son vermezlerse onların anladıkları dilden konuşuruz.” dedi.

Ey benim Muktedir Başbakanım ! İşte bütün mesele burada.  Onlar sizin  dilinizi  anlıyor ama siz onların dilini ya  anlamıyorsunuz ya da anlamak istemiyorsunuz. Zaten anlasanız  sorun diye bir şey kalmayacak.

Ortada  terminolojik bir yanlışlık var. Tüm Türkiye nerede ise onları anladı ama siz hala onların anladığı dilin  biber gazı ve Tomaların tazyikli suyu olduğunu sanıyorsunuz.

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com