Başbakan Yardımcısı Arınç: (2)

Başbakan Yardımcısı Arınç: (2)
"(Güvenlik toplantısının illegal dinlenmesi) Önümüzdeki süreçte bu yapının ne yapmak istediği, neyi, nasıl yapmak istediği, çok da teknik çalışmışlar, bazılarına da hala yeni akıl sır erdirilmeye çalışılıyor. Bütün bunların bir illiyet bağı içinde ne amaç

BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, güvenlik toplantısının illegal dinlenmesine ilişkin, "Önümüzdeki süreçte bu yapının ne yapmak istediği, neyi, nasıl yapmak istediği, çok da teknik çalışmışlar, bazılarına da hala yeni akıl sır erdirilmeye çalışılıyor. Bütün bunların bir illiyet bağı içinde ne amaçla yapıldığını, seçim sonrası nisan, mayıs, haziran; vurmadan, kırmadan, dökmeden, hukuk içinde, biz hukuk devletiyiz, eğer hukukumuza göre suç sayılan fiiller varsa bunların elbette yargılaması yapılır, idari yönden de tedbir alınır" dedi.

Arınç, Bursa'da bir otelde düzenlediği basın toplantısında, yerel seçimlerde adayların projelerinin konuşulduğunu ancak bunların biraz gölgede kaldığını belirterek, sürecin daha çok siyasi partiler arasında bir küfür, hakaret yarışına döndüğünü, halkın kafasının karıştığını söyledi.

AK Parti'yi engellemeye çalışanların, amaçlarına ulaşamayacağını vurgulayan Arınç, şunları kaydetti:

"Şimdi önümüzdeki seçimde elbette arzu ettiklerine kavuşamayacaklar. Yani 'Bu parti sendelemeli, bu Başbakan itibar kaybetmeli, bu hükümet gitmeli çünkü 30 Mart'ta başarısız kılarsak bunları, arkada cumhurbaşkanlığı seçimi var, onu da yaptırmayız, o yapılamazsa arkadan 2015 seçimleri gelir, bu hükümetten de kurtulmuş oluruz.' Yani yalanla dolanla iftirayla bugüne kadar usulleri boşa çıktığı için bunları yapmakla erişemediklerine, bu yöntemlerle ulaşacaklarını zannediyorlar. Halkın sağduyusu, hükümete ve Başbakan'a olan sevgisi, Bursa mitinginde nasılsa bütün Türkiye'de de öyle."

Bir gazetecinin, "17 ve 25 Aralık operasyonlarının ardından emniyette ve yargıda bazı yer değiştirmeler yapılmıştı. Şimdi gelinen süreçte Dışişleri Bakanlığı ve bazı devlet kurumlarında hala bazı ortam dinlemelerinin yapıldığı görülüyor. Bunlarla ilgili seçimlerden sonra nasıl bir mücadele yöntemi bulunacak?" sorusu üzerine Arınç, "17 ve 25 Aralık'la keşke hiç karşılaşmamış olsaydık" ifadesini kullandı.

- "Hükümeti devirmeye, siyasi gücü ekarte etmeye yönelik bir manivela"

Yolsuzluk iddiasının kötü bir şey olmadığını, bunun Türkiye'de her zaman kamu görevlileri ve siyasetçiler için ortaya atılabildiğini dile getiren Arınç, gerçekten bir yerde yolsuzluk yapıldığı düşünülüyorsa bilgi ve belge de varsa bazı delillerden yola çıkarak bunların araştırılması gerektiğini anlattı.

"Bunu yapanların cezalandırılması gerekir" diyen birisi varsa onun elini öpeceklerini söyleyen Arınç, şöyle devam etti:

"Çok hayırlı, doğru bir iş yapıyor ancak bu iddiaları saf, temiz olarak ortaya koymak yerine bu iddialar üzerinden siyasi bir operasyon gerçekleştirmek isteyenler varsa o zaman işi ikiye ayırmamız lazım. Bir; bu operasyon eğer hükümeti devirmeye, bir siyasi gücü ekarte etmeye yönelik bir manivela olarak kullanılmışsa önce bunu yapanların hangi planlar içinde olduklarını ortaya çıkarmamız ve bunları suçluysa adaletin önüne koymamız lazım. İkincisi; 'Bu ayrı bir iş ama yolsuzluk iddiası da ayrı bir iş' diyerek, yolsuzlukla ilgili olarak da adli yargı sürecini başlatmamız gerekir. Şimdi birincisi daha baskın çıktı. Yolsuzluk falan filan ama daha çok hükümet, bakanlar, 'Bunlar zaten hep böyleydi, bunların gitmesi gerekir', toz duman, bütün muhalefet bu gürültüye karıştı. O zaman yargının, görevini yapmasına da engel olmamak lazım."

Arınç, 17 Aralık ve 25 Aralık ile ilgili iddianamenin hazırlandığını, bir yargı sürecinin başladığını hatırlatarak, kanunlara göre soruşturmanın ise tamamen gizli olduğunu vurguladı.

- "Kendi bakanlarımız hakkında meclis soruşturmasını biz verdik"

Bir bakanın ve Başbakan'ın yargılanmasının ancak meclis soruşturması yoluyla olabildiğine dikkati çeken Arınç, bunun için 55 milletvekilinin imzalarının gerektiğine değindi. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yani üç tane grup çıkar ki CHP'nin içinden, her bakan, Başbakan hakkında şu şu iddialar sebebiyle meclis soruşturması isteyebilir. Yapmadılar bunu bugüne kadar. Bir bakanın görev süresi içinde işlemiş olduğu iddia edilen bir suçtan dolayı ancak meclis soruşturmasıyla yargı yolu açılabilir. Bunlar 'İlle fezleke okunsun' dediler. 5 sene meclis başkanlığı yaptım. Fezlekenin okunması, sadece bilgilendirmedir. Milletvekillerine sunulur, üzerine hiçbir tartışma yapılamaz çünkü soruşturma önergesi verilirse gruplarda bile konuşulamaz, sadece Genel Kurul'da herkes düşüncesini ifade edebilir. Çünkü bir adli yargı hüviyetindedir Meclis. 'Bunu Yüce Divana sevk edelim mi, sevk etmeyelim mi?' görüşmesi yapılır. Bunlar işin laf kısmında. 'Soruşturma önergesi ver' diyorum. Ben bir iktidar partisinin bakanıyım, muhalefete diyorum ki 'Kardeşim siz iç tüzüğü bilmiyor musunuz? Siz ciddi bir denetim yapacaksanız bu bakanlar hakkında, soruşturma önergesi vereceksiniz.' 'Yok, biz onu vermeyiz.' Ya ne yaparsınız? 'Biz seçimde malzeme yapacağız bunu, bağıracağız, çağıracağız, hakaret edeceğiz.' Sonunda meclis soruşturmasını biz verdik, kendimiz vermek zorunda kaldık. Kendi bakanlarımız hakkında meclis soruşturmasını biz verdik. Meclis'te, 8 Nisan'dan sonra da bu soruşturma önergesi görüşülecek."

- "Paralel yapı"

Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "paralel yapı" olarak nitelendirdiği organizasyonla ilgili adli ve idari soruşturmaların devam ettiğine de değinerek, "Şimdi 17 Aralık'ta ve daha sonrasında, kısmen emniyetin içinde kısmen yargının içinde, HSYK ile ilgili tartışmaları da biliyorsunuz, kısmen TİB'in içinde, kısmen TÜBİTAK'ın içinde, kısmen başka yerlerde, Başbakan'ın paralel yapı olarak nitelendirdiği bir organizasyonun varlığı ortaya çıktı" değerlendirmesinde bulundu.

Bunların geldiği noktayı gazetelerden okumanın mümkün olduğunu ve sürecin devam edeceğini aktaran Arınç, şöyle konuştu:

"Önümüzdeki süreçte bu yapının ne yapmak istediği, neyi, nasıl yapmak istediği, çok da teknik çalışmışlar, bazılarına da hala yeni akıl sır erdirilmeye çalışılıyor. Bütün bunların bir illiyet bağı içinde ne amaçla yapıldığını, seçim sonrası nisan, mayıs, haziran; vurmadan, kırmadan, dökmeden, hukuk içinde, biz hukuk devletiyiz, eğer hukukumuza göre suç sayılan fiiller varsa bunların elbette yargılaması yapılır, idari yönden de tedbir alınır. Bu ortam dinlemesi, yani dün akşamkini kastederek söylüyorum; bu fevkalade karmaşık bir mesele. Buna, buradakilerin aklı yetecek gibi değil. Yani Dışişleri Bakanlığının en önemli merkezinde bir konuşmayı, ortam dinlemesiyle teknik birtakım imkanları da kullanarak, eğer içeride casus kullanmamışlarsa bu iş dışarıdan yapılmışsa bunun teknoloji bakımından tarifini iyi yapmak lazım. Nereye kadar uzanıyor? Kim yapmış olabilir?"

- "Hodri meydan..."

Arınç, yaşanan son gelişmeleri şüphesiz istihbarat birimleri ve güvenlik güçleriyle çözmeye çalışacaklarını ifade ederek, şöyle dedi:

"Telefon dinlemelerine alışmıştık da ortam dinlemelerini de bazı yerlerde yaptıklarını biliyorduk da buraya kadar sızmış olan bir yapının MGK toplantılarını da izlediği ve dinlediği eğer varsayılabilecekse veya başka yerlerde tamamen ülkenin iç ve dış güvenliğine ilişkin bir meseleyi 'Ben öyle bir zamanda ortaya çıkarırım ki ortalık toz duman olur. Türkiye dünyada yalnızlaşır ve Türkiye komşularıyla ve başka ülkelerle olan ilişkilerinde zorlanır' diye düşünen varsa bu ortam dinlemesini mutlaka onlar yapmıştır. Yoksa bir balıkçı lokantasında balık yerken kafayı da biraz bulmuş insanların konuşmasını dinlemiyorlar. Devletin üst güvenliğinin gerektirdiği bir yerde yapılan konuşmayı dinliyorlar. Şüphesiz bu da araştırılacaktır. Sorumluları bulunacaktır. Hangi kaynaktan ve ne şekilde ve ne amaçla yapıldığı da ortaya çıkacaktır. Şu anda size adres vermem, bunu isimlendirmem mümkün değil. Bilsem bile bunu söylemem doğru değil ama doğrusu, bilinmiyor, çünkü dün akşam saatlerinde veya 15.00, 16.00 gibi bunlardan da haberdar olabildik. Bütün bunların bir amacı mutlaka vardır. Bu amacın ortak hedefi; AK Parti hükümetini düşürmektir, Başbakan'ı itibarsızlaştırmaktır. Hodri meydan, onlar ellerinden gelen kötülüğü yapacak, biz de halkımıza güveneceğiz, halkımızla birlikte bu oyunları bozacağız."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com