Başbakan Yardımcısı Arınç Ağrı'da (3)

Başbakan Yardımcısı Arınç Ağrıda (3)
"Bu hükümeti kurulduktan bir iki sene sonra yıkmak istediler. Alışmışlardı eskiden bir hükümet hoşlarına gitmezse darbe yaparlardı, darbe yapmazlarsa postmodern darbe yaparlardı arada bir müdahale ederlerdi. Arada bir muhtıra verirlerdi, arada bir kaşları

ERZURUM (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Bu hükümeti kurulduktan bir iki sene sonra yıkmak istediler. Alışmışlardı eskiden bir hükümet hoşlarına gitmezse darbe yaparlardı, darbe yapmazlarsa postmodern darbe yaparlardı arada bir müdahale ederlerdi. Arada bir muhtıra verirlerdi, arada bir kaşlarını gözlerini çatarlar yüksek sesle konuşurlar, arada bir kitapçık fırlatırlar ve ülkede demokrasinin yolunu keserlerdi. Seçilmiş hükümetleri devirirlerdi. Bizi de öyle yapacaklarını, korkutacaklarını zannettiler" dedi.

Arınç, partisince Ağrı'nın Patnos ilçesi Menderes Caddesi'nde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 40 yıldır siyaset yaptığını ve her zaman çizgisinin düz olduğunu söyledi.

Siyaset hayatında bir çok kez zorluklarla karşılaştığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

"Bu hükümeti kurulduktan bir iki sene sonra yıkmak istediler. Alışmışlardı eskiden bir hükümet hoşlarına gitmezse darbe yaparlardı, darbe yapmazlarsa postmodern darbe yaparlardı, arada bir müdahale ederlerdi. Arada bir muhtıra verirlerdi, arada bir kaşlarını gözlerini çatarlar yüksek sesle konuşurlar, arada bir kitapçık fırlatırlar ve ülkede demokrasinin yolunu keserlerdi. Seçilmiş hükümetleri devirirlerdi. Bizi de öyle yapacaklarını, korkutacaklarını zannettiler. Arkadaşlar siyasette yola çıkarken, çok şükür 40 yıldır siyaset yapıyorum. Milli Nizam Partisi'nde gençlik kolları başkanıydım, milli selamette il başkanıydım, Refah ve Fazilet partisinde milletvekiliydim. AK Parti'de meclis başkanlığı yaptım. Hamd olsun çizgim dümdüz oldu. Düştüm kalktım ama dost doğru gittim elhamdülillah. Biz bu 40 yıl içinde ne koalisyonlar gördük, ne liderler gördük, ne genel başkanları gördük. İki yıllık hükümetler, bir yıllık hükümetler gördük. Asker yüksek sesle bağırınca şapkasını alıp kaçan başbakanlar gördük. Asker bir yerde bağırırsa elinde titreye titreye istifa mektubu sunan başbakanlar gördük. Kaçanlar, korkanlar gördük. Ama Allah'ın izniyle 2001 yılında AK Parti'yi kurarken kurucu arkadaşlarımızla bir araya geldik. Adeta Kur'an üzerine yemin eder gibi, yani böyle bir şey yapmadık da mukaddesatımızı ortaya koyduk ve dedik ki, 'Biz ilkeli siyaset, kararlı siyaset yapacağız. Milletin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz, milletten aldığımız emaneti, sokakta bırakıp kaçmayacağız."

Arınç, AK Parti'yi kurarken verdikleri sözleri yıllardır yerine getirdiklerini, her zorluk karşısında sabrederek, demokrasiye sığındıklarını ifade etti.

AK Parti'yi kapatmak ve hükümetinin görevine son vermek isteyenlerin, kendilerini eski hükümetlerle karıştırdığını vurgulayan Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Doğru yolda, Allah yolunda, millet yolunda, hak yolunda yürüyeceğiz dedik. Bunlar bizi tanımıyorlardı. Bunlar bizi eskilerden birisi zannettiler. Ört, bört etmeye kalktılar, cuntacılık faaliyetleri yaptılar, darbe planları hazırladılar sabrettik demokrasiye sığındık. Hamd olsun o engelleri aştık darbe yapamazlar artık. Çünkü geçmişte darbe yapanların yargılanmasını temin ettik. 12 Eylülcüler yargılanıyor, 28 Şubatçılar yargılanıyor. Hepsi mahkeme önünde hesap veriyor. AK Parti'nin sayesinde, referandumda 'evet' diyen Patnos'un sayesinde yargılanıyorlar. Değerli kardeşlerim sonra gün geldi, Cumhurbaşkanını bize seçtirmediler. Ben de Meclis başkanıydım. Cumhurbaşkanımızı bize seçtirmemek için 'eşinin başı örtülü olamaz' dediler. 'Milli görüş kökeninden gelen olamaz' dediler. 'Bak bu adam, sözde değil, özde laik geçiniyor. Bu olursa biz de bir şeyler yaparız' dediler. Korkacağımızı zannettiler. Korkmayız ateşi Nemrut'tan korkar mı İbrahim olan? Hodri meydan dedik onlara. Allah'ın izniyle seçime gittik, yüzde 47 ile geldik. Anayasayı değiştirdik ve 4 ay sonra Cumhurbaşkanımızı seçtik. Bu sefer partiyi kapatmaya kalkıştılar. 2008'de dava açtılar iktidarda olan bir partiyi, 350 milletvekili olan bir partiyi, 'laiklik düşmanı bir parti' suçlamasıyla kapatmaya çalıştılar. Allah'ın izniyle onda da muvaffak olamadılar sonra, 'partiyi içinden çökertelim' dediler. Bir kaç kişiyi elde ettiler, onlarda bir grup kurdu ama sonunda ne o parti kaldı, ne seçime gerdiler. Yine AK Parti'nin gövdesinden hiç bir şey koparamadılar. Yer kayadan hiçbir şey koparamaz. Değerli kardeşlerim sonunda baktılar ki bu iş olmayacak şimdi de en ahlaksız formüllerini deniyorlar."

Şimdi de çeşitli hakaretler, yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldıklarına vurgu yapan Arınç, "Bunlar onların son oyunlarıdır. Bunda da muvaffak olamayacaklar. Çünkü biz yolsuzluk yapmadık, yolsuzluk yapana göz yummadık" dedi. 

"Akın üzerine kara kondurmayız" diyen Arınç, şöyle devam etti:

"Şimdi isimleri geçen kişiler var ya onlarda mahkeme önünde hesaplarını verirler. Ama kimse kimseyi boş yere suçlamasın mahkeme var, delil var, adalet var, savunma var, belge var. Bir bakanın veya bir bakanın çocuğunun adı bu tür işlerle önümüze gelirse, onu yanımızda bir saniye tutmayız, sırtımızda taşımayız, yüzüne bakmayız, elini tutup selam bile vermeyiz. Ama biz kimseye yargısız infaz yapmayız. Onu bunu aslanların önüne atacak halimiz yok. Sevgili kardeşlerim, biz bu memlekette hiç kimsenin cesaret edemediği işler yaptık. Toplumsal barış bozulmuştu, terör hepimizin gözyaşlarını akıtıyordu. Binlerce, onlarca insan maalesef terörde yüzünden canı yanmıştı. Şehit, gazi hepsi bizim evladımız. Türkiye yıllarca gelişemedi, Türkiye huzur ve güvenini kaybetti. Yıllarca süren silahlı mücadele veya askeri tedbirlerle, güvenlik tedbirleriyle terörle mücadele edildi ancak bu yeterli değil."

Arınç, çözüm sürecinin ayrıca toplumsal ve siyasi boyutunun da olduğunu dile getirdi.

Bu topraklarda bin yıldır Kürtler'in yaşadığını hatırlatan Arınç, şunları kaydetti:

"Ben, Kürt meselesinde de çözüm sürecin de Kürt kardeşlerimizin varlığını haykıran bir kardeşinizim. Birileri, 'Kürt yok bu ülkede. Kürt nereden çıktı' diye aklı sıra alay etmeye kalkarken, biz onların suratına karşı 'utanmıyor musun, bu topraklarda bin yıldır Kürt kardeşlerimiz var. Onlar kahramanlardır, onlar inançlı insanlardır onlar ahlaklı insanlar' diyerek karşılarına çıktık. Yıllarca batı da siyaset yaptım. Batı da siyaset yaparken bunları konuşmanın ne kadar güç olduğunu tahmin edersiniz. En yakınımda siz vardınız ve oranın yerlilerinden bazıları MHP'liler benim için 'bu aslında Kürttür diyorlardı'. Allah'ın izniyle hepsini elimizin tersiyle ittik. Bu ülkede Kürt kardeşlerimiz vardır. Kürtçe bir gerçektir, Kürt dilinin de Türk dilinin de bir medeniyet olduğunu bilen insanlarız. Biz siyasi anlamda elbette Türkçülüğe ne kadar karşıysak, Kürtçülüğe de o kadar karşıyız. Bizim inancımız ırkçılığı reddediyor. Siz kardeşlersiniz sizi Allah yarattı. Şube şube yarattı. Birinizin dili farklı, menşesi farklı. Alışasınız, kucaklaşıp, dost olasınız diye Rabbim bizi böyle yarattı. Kürt'ü de yarattı, Türkü'de yarattı. Onun için sizleri seviyoruz. Rahmetli Şerafettin Elçi beni çok severdi. Allah rahmet eylesin. Ben de onun hayat hikayesini çok iyi bilirim."

Arınç, çözüm sürecine değinerek, TRT'nin yayınlarının çok önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Kürtçe artık okullarımızda seçmeli ders. Benim sorumlu olduğum Türk Dil Kurumu tarihinde ilk kez Türkçe Kürtçe yayımlar, lügatlar bastı. 10 bin lugatımız üniversitelerde okullarda okutulacak. Son demokratikleşme paketinde halkımızın arzu ettiği reformu gerçekleştirdik. Türkçe'nin dışında yazılı matbaa olacak, propaganda olacak ve diğerleri bir buçuk yıla yaklaştı kan dökülmediği için seviniyoruz. Bu süreci sonuna kadar götüreceğiz. Barış içerisinde, huzur içerisinde götüreceğiz. Bize düşeni biz yapıyoruz. Türkiye'de hiç bir hükümet bunun arkasında olmadı olamadı, gücü yoktu cesareti yoktu. Baldıran zehri içsek sonuna kadar devam edeceğiz. Anaların gözyaşı dinsin, cenazeler gelmesin, artık fikir konuşsun şiddetin ve silahların olmadığı huzurun ve barışın olduğu bir Türkiye'de Allah'ın izniyle hep beraber kardeşçe yaşayalım istiyoruz. Buna inandığınızı biliyorum. Artık Patnos'u böyle gördüm ya ölsem de gam yemem."

Arınç, miting alanında gördüğü bir pankarta "Bak beyazın içinde pankart yazmışsın. Öyle pankart olmaz koyu koyu siyah harflerle yazacaksın ki okuyabileyim kardeşim. Öyle beyazın içinde beyaz okunur mu yahu" dedi.

Miting alanında bulunan vatandaşların, Patnos'un il olmasını isteyerek slogan atması üzerine Arınç, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den örnek vererek konuşmasını sürdürdü.

Eskiden ilçelere oy almak için il sözü verildiğini ama yapılmadığını ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

"Baba denen Süleyman Demirel'i hatırlıyor musunuz? Eski Cumhurbaşkanımızdı. Nasıl hatırlarsınız orasını bilmemem size bir şey söyleyeceğim. Doğruyol, demokratik partili insanlarımız burada var. Sevenlerde var elbette. Geçmişteki siyasi karşıtlığımız ayrı bir şey. Gittiği ilçeden 65 seçimlerinde, sırf oy almak için 'seni il yapacağım, oylarınızı istiyorum' derdi. Bir de plaka numarası verirdi. Mesela Siverek'e gitmiş ve 'plakan 79' demiş. Konya Seydişehir'e '82' demiş, Nazilli'ye seçimden sonra seni il yapacağım işte plakan şu demiş. Sonra geldi geçti hepsi ve hiç birisi il olmadı. Sonra demişler, 'baba söz vermiştin' oda 'ya 'sabredin 69 seçimi geliyor' demiş. Demirel yine aynı yerlere gitti plaka numaraları verdi ve il sayısı 110'a kadar çıktı. 69'da hiç birisi il yapılmadı. Sonra, 'yav bu adam sözünü tutmadı gidelim şuna da şu yalancılığından dolayı şikayette bulanalım' derler. Demirel'e, 'bize söz verdin il olacaktık plakamız şuydu. 69'da söz verdin plaka numaramız şuydu. Biz sana güvendik çünkü sen dedin ki babanın sözü sözdür altını çizin'. Peki baba ne dedi biliyor musunuz? 'Şimdi de üstünü çizin'. Babanın sözüne bak. 11 senedir iktidardayız. Bizden size bir siyasetçi gelip, 'il yapacağım' diyerek söz verdi mi? İl yapsa iyi olur mu? İyi olur ama bizim bir politikamız var. O Süleyman Demirel yüzünden yıllarca birbirine düşman olan ilçeler var. Seydişehir'den Beyşehir'den lastikler kesiliyor. 'Sen mi olucan, ben mi?' İskenderun ile bilmem ne arasında kavga çıkıyor. İller ve ilçelerimiz de şehir noktasına getirmeye çalışıyoruz. İlçeler il gibi iller ise büyükşehir gibi olsun istiyoruz. Ama size şu sözü verebilirim. Eğer önümüzdeki yıllarda 10 yeni il yapılacaksa bunlardan birisi Patnos'tur. Babanın sözü gibi bana hatırlatmayın. Bir daha tekrar ediyorum. Sonra iyi duymadım dersiniz. Sadece Patnos'u Türkiye'de il yapamayız ama şöyle düşünürsek şurası şurası il osun diye 10 il olacaksa bunun arasında Patnos'ta olur. Allah hayırlı etsin."

(Bitti)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com