Başbakan Yardımcısı Babacan:

Başbakan Yardımcısı Babacan:
Yargının tarafsızca karar verebilmesi için oluşturulan o bağımsızlık alanını, bir grup, belli bir sayıda insan, eğer kendi ideolojisi, hedefleri amacıyla kullanmaya başladıysa işte o noktada birilerinin 'dur' demesi lazım"- "Yargı içerisinde ayrı

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Yargının tarafsızca karar verebilmesi için oluşturulan o bağımsızlık alanını, bir grup, belli bir sayıda insan, eğer kendi ideolojisi, hedefleri amacıyla kullanmaya başladıysa işte o noktada birilerinin 'dur' demesi lazım" dedi.

Babacan, İskenderun Sanayici ve İşadamları Derneği tarafından düzenlenen "Ülkemizde ekonominin bugünü ve geleceği" konulu konferansta dünya ve Türkiye'deki ekonomik gelişmelere dikkati çekti.

Dünya ekonomisinin özellikle son 4-5 yıldır zor günlerden geçtiğini belirten Babacan, ABD'nin finans sektöründe başlayan krizin hem ABD ekonomisinin tümüne hem de Avrupa'ya ve pek çok ülkeye yayıldığını söyledi.

Türkiye'de 2002'den bu yana hızlı bir gelişme, kalkınma ve yüksek bir ekonomik büyüme yaşandığını vurgulayan Babacan, bundan sonraki 10-20 yıllık dönemde Avrupa'nın en hızlı büyüyecek ekonomisinin Türkiye olacağını pek çok uluslararası bağımsız kuruluşun tespit ettiğini ifade etti.

Babacan, 2002'de devlet borcunun 3'te 2'sinin döviz borcu olduğunu hatırlatarak, "Kur arttığında hemen devletin borcunu ödeyip ödeyemeyeceği soru işareti geliyordu. Kur arttığında anında Türkiye'nin risk primi artıyordu, Türkiye'nin borcunu ödeyip ödeyemeyeceği riski birden çoğalıyordu şimdi öyle bir şey söz konusu değil" diye konuştu.

Küresel ekonomideki dalgalanmaya dikkati çeken Babacan, şunları kaydetti:

"Son 2 aydır yaşadığımızın daha şiddetlisini 2006'da bir ayda yaşadık. Ama o günleri hatırlamıyoruz. Çünkü temeller sağlam, dalga oldu ama çabuk atlatıldı ve yolumuza devam ettik. İnşallah bu dönemleri de böyle düşünmek lazım. Fakat dışarıdan gelen konular hadi neyse kendi içimizde gemiyi sallayacak işlerden de mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Zaten küresel ekonomide sıkıntılar varken birde kendi içimizde heyecanı, riskleri artırıcı bir tutumdan, davranıştan, hareketten sakınmamız lazım. Özellikle 17 Aralık'tan bu yana yaşadığımız süreç önemli. Ama işin özüne bakıldığında şunu görmek lazım. Siyasi istikrar, güven ekonominin olmazsa olmaz unsurlarıdır. Bir ülkede siyasi istikrar eğer aşındıysa, siyasi istikrarda problem varsa o ülkenin ekonomisinin normal bir şekilde devam etmesi çok zor oluyor. Yine bir ülkede eğer güven ortamı zarar gördüyse, güven ortamı ile ilgili endişeler varsa yine ekonomide güçlükler çekiliyor."

Yargının bağımsızlığını çok önemsediklerini bildiren Babacan, "Ama yargının tarafsızca karar verebilmesi için oluşturulan o bağımsızlık alanını, bir grup, belli bir sayıda insan, eğer kendi ideolojisi, hedefleri amacıyla kullanmaya başladıysa, işte o noktada birilerinin 'dur' demesi lazım. Bağımsızlık alanını taraflı ve amaçlı bir şekilde birileri kullanmaya başladıysa buna da izin vermemek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

İçinden geçilen dönemde böyle bir sorun yaşandığını, "dur" demek için atılan adımların sanki yargının bağımsızlığına müdahale, sistemin özüne dokunma ve bozma gibi algılanabildiğini dile getiren Babacan, Türkiye'nin hukuk normlarının referansının Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği olduğunu aktardı.

- İleri demokrasi hedefi

Hiç kimsenin denetimsiz olamayacağını, devlet denetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin çok önemli olduğunu ifade eden Babacan, herkesin denetlenebilmesi gerektiğine işaret etti.

Türkiye'nin en ileri demokrasiyi hedeflediğini anlatan Babacan, şöyle devam etti:

"Sistemi daha iyileştirebilmek, sistemi daha şeffaf ve daha hesap verebilir hale getirmek için çalışmamız var. Sayın Başbakanımız 'şefafalık paketi' diye bir özetini şöyle bir söyledi ama inşallah önümüzdeki dönemde daha detayları açıklanacak. Hem de münferit konularla ilgili hangi iddia varsa bununla ilgili tek tek üzerine gidilecek. Yanlış olan da mutlaka hesabını verecek. Bunu yaparken devlet içerisinde bir yapılanma, devlet içerisinde ayrı bir yapı buna izin vermek mümkün değil. Yargı içerisinde ayrı bir mini yargı teşkilatı, diğer devlet kurumlarında mini teşkilatlar, ayrı bir emir komuta zinciri... buna hiçbir devlet tahammül etmez. Hangi sanayicimiz kendi şirketinde tamamen kendi direktifleri dışında dışarıdan aldığı talimatlarla iş yapmasına izin verir. Devlet yönetiyorsunuz, her bir kurumun kendi emir komuta zinciri içerisinde ama tabi bağımsızlığa ve güçler ayrımına dikkat ederek iyi çalışmasını sağlamak da yine bizim görevimiz. Yeni bir dönemdeyiz ama sıkıntıyı geride bıraktığımıza inanıyorum."

Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, eski Adalet Bakanı ve AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sadullah Ergin, İskenderun Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Recep Atakaş'ın da konuşma yaptığı toplantıya, iş dünyası çevreleri katıldı.

Muhabir: Volkan Kaşik
Yayınlayan: Tevfik Işık

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com