Başbakan'ın "Polis Eli Kolu Bağlı mı Kalacak?" Cümlesi, Neyin Habercisi?

Başbakan'ın "Polis Eli Kolu Bağlı mı Kalacak?" Cümlesi, Neyin Habercisi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı yorum yine çok konuşulacak türden. Siyaset Bilimci Gürbüz Evren, o sözleri SANSÜRSÜZ HABER için analiz etti...

ANALİZ | SANSURSUZHABER

Okmeydanı'nda yaşanan olaylarla ilgili  "Molotof atanlar karşısında polis eli kolu bağlı mı duracak? Nasıl sabrediyorlar ben anlamıyorum" diyen Başbakan Erdoğan, aslında ne demek istedi...

Gürbüz Evren, analiz etti...

"POLİS, ELİ KOLU BAĞLI MI KALACAK" DEMEK, "VUR EMRİ VERMEKTİR"

Başbakan Erdoğan’ın, Danıştay toplantısında, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na yönelik tavrı, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde izleyeceği politikaların yani gerginlik, kutuplaşma siyasetinin işaretçisiydi.
 
Soma faciasının ardından yaptığı ve tepki yaratan açıklamaları, yaşanan büyük acıyı anlayıp, ağırbaşlı ve anlayışlı davranmak yerine, tekme tokat dalışlar, bu politikaların tescili oldu. Eyvah iş daha da kötüye varacak dedim.
 
KILIÇDAROĞLU'NA "YOK SAYIYORUM" MESAJI 

Nitekim Erdoğan bu tavrını, TOBB Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında da sürdürdü. Anamuhalefet partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını beklemeyerek, salonu bir hışımla terk ederken, kendince, “Seni yok sayıyorum” mesajını da verdi.
 
Her ne kadar TOBB, gelenek böyle dese de, bilindiği üzere eğer davet ettiyseler önce anamuhalefet partisi Genel Başkanı konuşur. Belli ki, Erdoğan, önce konuşacak Kılıçdaroğlu’nun; Soma faciasını gündeme getirerek, kendisini yerden yere vuracağını anladı. Kılıçdaroğlu’na, Feyzioğlu’na yaptığı hareketi yapamayacağını bildiğinden, TOBB’dan, konuşma sırasının değiştirilmesini istedi. Onlar da sıkıysa kabul etmesinler.
 
TOBB, son 11 yıldır, AKP yörüngesinde olduğunu gösteren bir görüntü çizdi. Biraz demokrasicilik, demokratlık oynamak istediğinde ise Erdoğan’ın hışmına uğradı. Kendisi gibi dev bir kuruluşa yakışmayacak o küçücük adımlardan bile vazgeçti.
 
ÇOK TEHLİKELİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK!

Erdoğan, gerginlik, kutuplaşma siyasetinin kendisine şimdiye prim getirdiğini bildiğinden olsa gerek, AKP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında da, esti gürledi. Ağır sözlerinden, karşısında gördüğü herkes nasibini aldı. Ne Kılıçdaroğlu kaldı ne de köşe yazarları. Aklına gelen herkese yağdı gürledi. Ses tonu ve yüz ifadesi ile gerilim ve kutuplaşma politikasını tavan yaptırdı. Ama bugünkü konuşmasında çok tehlikeli bir dönemin daha başlayacağının mesajını da verdi.
 
Lütfen dikkat edin, şu sözler çok vahimdir: “Polis eli kolu bağlı mı kalacak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar anlayamıyorum. Hiçbir medya yaralanan polislerin durumu ne olacak demiyor.”

Bu sözler, “Vur, öldür, arkanda ben varım” demek değil midir?

“Bundan sonra bana karşı gösteri yapacaklar, aklına başına alsın” anlamına gelmez mi?

Türkiye’nin resmen “Polis Devleti” haline geldiğinin kanıtı sayılmaz mı?
 
Kıran, döken, haklı haksız her şeye saldıran, önüne ne çıkarsa dağıtanlara biz de karşıyız. Bu tür grupların olduğu yerden uzak durmaya özen gösteririz. Onları uyarırız, halkın arasına karışmasını engellemeye çalışırız. Durduk yere polise saldıranların asla yanında olmayız. “At sahibine göre kişner” özdeyişini aklımızdan çıkarmadan, Polisin de bu memleketin evladı olduğunu unutmayız. Ama demokratik gösteri ve protesto hakkını da sonuna kadar savunur, barışçı eylemlere de katılırız.
 
Dünya âlem biliyor ki, polis son yıllarda, Başbakan’dan aldığı cesaret ile barışçı gösterilere bile aşırı güç kullanarak müdahale ediyor. Birçok insanımız, bu tür gösterilerde hayatını kaybetti ya da yaralandı. Erdoğan bunları görmüyor, sadece polisle çatışmaya girenleri öne çıkararak, gösterinin içeriğini hiç dikkate almayarak, herkese terörist gözüyle bakıyor. O böyle bakınca da, polis, barışçı gösteri yapanları, aracına saldıranlarla, kendisine taş atanlarla aynı kefeye koyup, ölecekmiş, yaralanacakmış diye düşünmeden en sert şekilde müdahale ediyor.
 
POLİS ŞİDDETİ ARTACAK, CAN KAYIPLARI YAŞANACAK

İşte bu nedenle, Erdoğan’ın, “Polis eli kolu bağlı mı kalacak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar anlayamıyorum” şeklindeki sözleri, bundan sonra daha da artacak polis şiddetinin ve buna bağlı yaşanacak can kayıplarının habercisidir.
 
Erdoğan, TOBB Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, Kılıçdaroğlu’nu göstererek, “Bana diktatör diyen karşımdadır” diyordu. Ayrıca, “Diktatör olsam sen böyle konuşabilir misin?” diye de soruyordu.
 
Diktatör yakıştırmasından rahatsız olan Başbakan, “Polis eli kolu bağlı mı kalacak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar anlayamıyorum” diyebiliyor. O zaman kendisine hatırlatalım, bu tür sözleri demokrasi ile yönetilen ülkelerin başbakanları asla dile getirmezler. Bunu kendisi de, yanındakiler de çok iyi biliyor.
 
Bundan sonra çok sık hatırlatacağım sözlerle bitirelim.

“Arkasında devlet olana öfke yakışmaz” sözünü hiç duymadınız mı?

“Bir anlık kızgınlığını engelleyebilirsen, yüz günlük kederden kurtulursun” sözünü bilmez misiniz?

Ya da "En büyük zafer insanın kendine hâkim olmasıdır" sözünden haberiniz yok mu?

Bunları duymadık, bilmiyoruz, haberimiz yok diyorsanız, durumunuzu ancak “Kötülük cehaletten gelir” sözü açıklayacaktır.

Gürbüz Evren - Siyaset Bilimci

ANALİZ | SANSURSUZHABER.COM

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com