'Başbakan'ın psikolojisi iyi değil'

'Başbakan'ın psikolojisi iyi değil'
İstanbul Taksim'deki Gezi Parkı'nda yer alan ağaçların sökülerek buraya bir Alış Veriş Merkezi(AVM)'nin yapılmak istenmesiyle başlayan gösteriler, 6. gününde İzmir'de devam ederken; yaşanan şiddete karşı ilk toplu tepki İzmir Barosu'ndan geldi.

İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Mete Güzelant, TÜRK-İŞ İzmir Temsilcisi Hüseyin Kırakçe, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, TMMOB Dönem Sözcüsü Ferdan Çifçi ve KESK İzmir Temsilcisi İsmail Akyol'un hazır bulunduğu ortak basın açıklaması toplantısında konuşan İzmir Baro Başkanı Av. Sema Pekdaş, en temel insan haklarına yönelik olağanüstü hal uygulamasına karşı gelişen meşru direnişin bir parçası olduklarını söyledi. Ülke çapında halkın demokratik tepkilerini gösterdiğini açıklayan Pekdaş, "İstanbul Taksim Gezi Parkına AVM yapılmasına karşı koyan, kentini ve doğasını korumak amacıyla demokratik haklarını kullanan yurttaşların polis şiddetine maruz kalması üzerine ülkemizde ve İzmir'de olağanüstü günler yaşanmaktadır. Bu demokratik tepkilere karşı siyasi iktidarın emrindeki emniyet güçleri, onlarla birlikte hareket eden ve ellerinde sopa, demir çubuklar olan siviller akıl almaz ölçüde şiddete başvurarak insanların yaralanmasına ve hatta sakat kalmasına yol açacak biçimde şiddet uygulamışlardır" diye konuştu.

 
Kolluk kuvvetlerin orantısız güç kullanımı işkence boyutuna ulaştığını kaydeden Pekdaş, "Biber gazları doğrudan insanlar hedef alınarak mermi gibi kullanılmaya başlanmış, polisin fiziki saldırısı sonucu yaşamsal risk taşıyan ağır yaralanmalar meydana gelmiştir" dedi. Pekdaş, "Demokratik taleplerle direnme hakkını kullanan yurttaşlarımız baskıya, aşağılanmaya, harekete, yasaklara karşı halka rağmen bir şey yapılamayacağını ve sessiz kalmayacağını fiili olarak ortaya koymuş; faşizan uygulamalar karşı sesini yükseltmiş ve hükümetin istifa etmesini talep etmiştir" ifadesinde bulundu.
 
İzmir'de üç gündür demokratik muhalefet gece gündüz alanlarda yüzbinlerce İzmirlinin meydanları doldurduğunu vurgulayan Pekdaş, "Gösteriler devam ederken 1 Haziran cumartesi günü ben ve İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Mete Güzelant, İzmir Valisi Mustafa Toprak ile görüştük. Kendilerine demokrasilerde muhalefetin gösteri hakkı bulunduğunu, bu demokratik hakkın evrensel ve meşru olduğu, bu hakkı kullanan insanlara karşı şiddet kullanılmamamsı gerektiğini ifade ettik. Vali Toprak da, kendilerine güvenlik güçlerine şiddete başvurmamaları ve biber gazı kullanmamaları yönünde emir verdiğini ifade etmiştir" şeklinde konuştu.
 
Pekdaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak aynı gün akşam ne yazık ki, konuşulanların tam aksi bir durum ortaya çıkmış, Basmane'ye yürüyen bir gruba çok yoğun bir şekilde biber gazı atılmıştır. Birçok insan gazdan etkilenmiş, gaz kapsüllerinden ve taşlardan yaralanmıştır. Güvenlik güçleri ile birlikte hareket eden sivil bir grup, taş ve sopalarla polis şiddetine karşı direnme hakkını kullanan ve hatta olaylarla hiçbir ilgisi olmayan insanlara sert bir biçimde saldırmıştır. Benzer saldırılar pazar gecesi de yoğun bir şekilde devam etmiş ve İzmir'de bir korku iklimi yaratılmak istenmiştir. Bu durum açıkça demokrasiye aykırıdır."
 
 Pekdaş, İzmir'de yaşanan toplu gözaltı vakalarında ilk andan itibaren İzmir Barosu görevlendirmesi ile gönüllü müdafii olarak görev yapan avukatların katkılarıyla, gözaltında bulunanların tümünün avukat eşliğinde ifadelerinin alınmasının sağlandığını vurguladı.
 
PROVAKASYONA GELMEYİN
 
İzmirlileri provakasyonan gelmemeleri konusunda uyaran Pekdaş, "İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Eskişehir ve Adana ve diğer illerde 31 Mayıs Cuma gününden itibaren demokratik tepkiler şiddetle bastırılmış ve tüm Türkiye savaş alanı haline getirilmiştir. İzmir emek ve demokrasi bileşenleri olarak bizler, İzmir'deki yurttaşlarımıza tepki ve taleplerini göstermek için yaptıkları gösterilerde barışçı alana özen göstermeye, kamunun kullanımına ayrılmış alanlara ve diğer yurttaşların mal ve haklarına zarar vermemeye ve provakasyonlara karşı uyanık olmaya çağırıyoruz" diye konuştu.
 
GÖREVE ÇAĞIRDI
 
Kolluk görevlilerinin barışçı sınırda kalan eylemlere saygı göstermeleri gerektiğine dikkat çeken Pekdaş, "İki günden bu yana polisler ile birlikte ellerinde sopa ve demir çubuklarla göstericilere saldıran ve şehirde terör estiren siviller ve onları koruyan kamu görevlilerinin tesbitiyle haklarında derhal işlem yapılması için İzmir Valiliği'ni ve İzmir Cumhuriyet Savcılığı'nı göreve çağırıyoruz" dedi.
 
HALA GÖZALTILAR VAR
 
Yaşanan gösteriler sonrası birçok vatandaşın gözaltına alındığı bilgisin veren Pekdaş, "Gözaltında olan 108 kişi bulunuyor. Bunların ifade alma işlemleri henüz bitmiş değil. Eylemlerin ilk günü 90 kişi gözaltına alınmışken bu rakam daha sonra 197'ye çıktı. Dün gece itibariyle 600'den fazla insan yakalanmış ve Kantar Polis Karakoluna götürülerek kimlik kontrolleri yapılmıştır. Daha sonra da bunlar serbest bırakılmıştır. Dediğimiz gibi tüm şehirde korku ikliminin egemen kılınması istenmektedir" ifadesinde bulundu.
 
BAŞBAKAN'IN PSİKOLOJİSİ İYİ DEĞİL
 
Bugüne kadar yaşanan olaylarda bu ölçüde hiçbir şiddet kullanımıyla karşılaşmadıklarını ifade eden İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Mete Güzelant, "Eylemler sırasında, insan boyunda sopalar gördük. Biz bile korkarak geçtik. Bu işle hiçbir ilgisi olmayan insanlar ciddi şekilde şiddet gördü" dedi. Güzelant, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın psikolojisinin iyi olmadığını söyleyerek, saldırgan tutumun bunun bir göstergesi olduğunu açıkladı. Güzelant, bugüne kadar olaylar nedeniyle 800'e yakın kişinin hastanelere başvurduğunu bildirdi.
 
KOCAOĞLU GELDİ
 
Konuşmalar devam ederken İzmir Büyükşehir Belediyi Başkanı Aziz Kocaoğlu, toplantıya gelerek izleyiciler kısmına oturması dikkat çekti. Toplantı sonuna kadar kalan Kocaoğlu, herhangi bir açıklama yapmadan salondan ayrıldı. (BCK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com