"Başbakan'ın tek derdi MHP'nin oylarını kapmak"

"Başbakan'ın tek derdi MHP'nin oylarını kapmak"
Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Yakup Yılmaz, Kürt meselesi üzerinden Başbakan Erdoğan ve Beşir Atalay’ı eleştiriyor.

Mehmet Y. Yılmaz, Kürt sorununu gerçekten çözmek isteyen bir siyasi irade olmadığını söylediği yazısında Erdoğan’ın tek derdinin MHP’nin oylarını kapmak olduğunu iddia ediyor.
 
İşte Yılmaz’ın o yazısı:
 
Kiminle görüşülmesi gerektiğini söyleyemezseniz!
 
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay geçen gün, “Akan kanı durdurmak için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa görüşürüz” dedi.
 
Atalay, “Kürt açılımının” mimarı sayılırdı, iyi niyetli bir girişim başlatmıştı. Ama arkasında bir siyasi irade ve tutarlı bir program olmadığı için bu proje Habur vakasıyla çöktü.
 
Başbakan’ın, “Teröristler ile görüştüler” diye BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak için nutuk üzerine nutuk attığı bir dönemde, Atalay’ın “Akan kanı durdurmak için kiminle görüşülmesi gerekirse görüşürüz” demesi de Habur sonrası günleri hatırlatıyor bana.
 
Sırf muhalefet etmek için yazıyor olsam şöyle diyebilirdim: 10 senedir kiminle görüşeceğinize bir türlü karar veremediğiniz için mi akan kan bir türlü durmuyor?
 
Hayır, böyle bir şey söylemeyeceğim tabii.
 
Ama burada yine “açılım” günlerine dönüp, o zaman söylediğimi tekrarlayacağım: Bu işi gerçekten çözmek isteyen bir siyasi irade var mı?
 
Bence yok!
 
Eğer olsaydı, Başbakan bugün konuştuğu şeylerin hiç birini söylemezdi. Şu anda Başbakan’ın bir tek derdi var: Bahçeli’nin yetersizliklerinden yararlanıp, cumhurbaşkanlığı seçiminde MHP oylarını kapmak!
 
Bunun için gerekirse Türkiye’yi yeni bir kaosa sürüklemeyi de göze almış durumda, dokunulmazlıklara kafayı takmış olmasının nedeni bu.
 
Bu konuyu çözmek için siyasi iradenin olmadığını gösteren başka bir husus da zaten bizzat Atalay’ın sözlerinin içinde yatıyor.
 
Terör sorununu çözmek için kiminle görüşülmesi gerektiğini artık sokakta top oynayan çocuklar bilirken, Başbakan Yardımcısı “kiminle görüşmemiz gerekirse” tanımından ileriye gidemiyor.
 
Açıkça konuşamıyor, kiminle görüşeceklerini ya da halen görüşüldüğünü söyleyemiyor.
 
Bunu söylerken bile bin dereden su getiren bir siyasi yaklaşımın, bu sorunu kökünden çözecek iradeyi ortaya koyabileceğine ben inanmıyorum!
 
İsteyen inansın tabii. Ama boş inanç, gencecik insanların ölüp gitmesine engel olmuyor ne yazık ki. (CTE)
 
Yazının tamamı için tıklayın:  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22087623.asp

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com